TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

HAYVAN HAKLARININ ARAŞTIRILMASI KOMİSYONU...


TBMM Hayvan Haklarının Araştırılması Komisyonu, AK Parti Tekirdağ Milletvekili Mustafa Yel başkanlığında toplandı.

23 Mayıs 2019 Perşembe

TBMM Hayvan Haklarının Araştırılması Komisyonu, AK Parti Tekirdağ Milletvekili Mustafa Yel başkanlığında toplandı.

Toplantıda komisyona bilgi veren Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Klinik Bilimler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Oytun Okan Şenel, Hayvanları Koruma Kanunu'nun 2004 yılında yürürlüğe girdiğini anımsatarak, "Eksiklikler anlatılmaya çalışılırken kanunun tamamında sıkıntı varmış gibi izlenim oluşturuluyor. İyi bir yasamız var aslında. Bize düşen de bu yasayı iyi bir şekilde revize etmektir. Bu konudaki genel yaklaşımımız mevzuatın yenilenmesidir." dedi.

Şenel, özgür şehir hayvanları olarak isimlendirmekten hoşlandığı sokak hayvanlarının yaşamlarının güvenceye alınacağı ilkelerin esas alınması gerektiğini belitti. Yasanın istisnalar dışında iyi olduğunu düşündüğünü dile getiren Şenel, kanundaki kusuru ise kanunun yürütülme sürecindeki çok başlılık olarak niteledi.

Kanun hükümlerinin uygulanabilmesi için tek merkezden yönetimin önemine işaret eden Şenel, şöyle konuştu:

"Kanunda tanımlanmış olan il hayvanları koruma kurulları var ama temsilcileri, açıklık ve şeffaflık kazanamadığından kurul çalışmaları sürekli eleştiriye tabi oluyor. Yasanın hangi merci tarafından uygulanacağının iyi tanımlanması gerekiyor. Hayvan haklarında esaslı bir yaklaşımın izlenebilmesi için hayvan hakları üst mercisinin net bir şekilde belirlenmesi gerekiyor. Hayvan haklarının net bir şekilde savunulması için Hayvan Bakanlığı kurulabilir. Geçmişte 'hayvan refahı polisi' gibi bir uygulama konuşulmuştu. Örneğin köpeklerin kulağı ve kuyruğunun kesilmesi yasaktır. Sokağa çıktığınızda kulağı ve kuyruğu tamamen insan zevki için kesilmiş bir yığın hayvan görüyoruz. Uygunsuz kesimler nedeniyle yaşanan komplikasyonlardan ötürü çok fazla hayvan kliniklere geliyor.

Realite şu ki bu yasak ama bunu denetleyecek merci yok. Ankara için söyleyebileceğim çok az sayıda denetim personeli var. Çıkarılacak mevzuatın denetiminin sağlanması gerekiyor. Şu an denetim sıfır diyebilirim. Sahipsiz ve güçten düşmüş hayvan ile süs hayvanı tanımı tam yapılamadığı için belediyelerin denetimleri gevşek. Ayrıca kanunu tarattığımızda 'sağlık' ile ilgili bir sözcük yok. Hayvanların insanlara çıkarttıkları sorunun temelinde sağlık hizmeti yatmaktadır. En temel hasta hakkı, sağlık hizmetine eşit ulaşabilme hakkıdır. Biz bunu ülkemizde hiçbir şekilde hayvanlara sunmuyoruz. Yasamızın altyapısı buna uygun ama yoruma çok açık."

Okan Şenel, yasaya göre alınan sokak hayvanlarının rehabilitasyon sürecinin belirtildiğini ancak belediyelerin rehabilitasyon kavramından anladığının aşılama ve kısırlaştırmadan ibaret olduğunu söyledi.

Rehabilitasyonun, yitirilen özellikleri yeniden kazanma kavramlarını içerdiğini vurgulayan Şenel, şunları kaydetti:

"Belediyeye sadece barınak kurma sorumluluğu yüklenmiş. Belediyelerdeki veteriner hekim sayısının belli bir yazılı karara bağlanması gerekiyor. Günümüzde birçok belediyenin veteriner hizmetleri birimi dahi yok. Yürütülen hizmetler ise bütçenin diğer kalemlerinden sağlanıyor. Buna ayrıca pay aktarılabilir. Ayrıca belediyelerde üst yöneticilerin cezai sorumluluk üstlenmesi gerekiyor. Bugün çok trajik olaylar yaşıyoruz, köpekler insanları öldürüyor. Bu belediyede çalışan veteriner hekimin, işçinin hatası değil. Bu belediyelerin yönetsel olarak yarattığı problemdir. Sahipsiz hayvanların yakalanması için kullanılan yöntemler zayıf. Uysal hayvanlar yakalanıyor, saldırganlar yine sokakta ve bunlar bir köşede sürekli nüfuslarını artırmaktadırlar.

Öte yandan hayvan satış yerlerinde bir başı boşluk söz konusudur. Merdiven altı tabir edilen ya da kaçak olarak yurda sokulan hayvan popülasyonu çok fazla. Denetimsizlik ve işaretleme noksanlığından dolayı takip yapamıyoruz. Sokaklarda yaşayan kedi ve köpeklerle ilgili şöyle bir gerçeğimiz var; atıklarımızın bertaraf edilme usulü henüz Avrupa standartlarında değil. Çöp konteynerlerimizde ciddi miktarda gıda atığımız bulunuyor. Gıda atıklarının da mutlaka bir müşterisi olacaktır. Kedi ve köpekler çöp karıştırma noktasında alışkanlık kazanıyorlar. Atık yönetimimizi kontrol altına almamız gerekiyor. Köpeği ortadan kaldırdığımız takdirde çöplerimizi tilkiler karıştırır. Yaban hayatı ile iç içe yaşar hale geldik. Bu döngüyü düzenlememiz gerekiyor aksi halde kontrol etmekte zorlanır hale geleceğiz."

Komisyon üyelerini bilgilendiren Hayvan Hakları Federasyonu Ankara Temsilcisi Pelin Sayılgan Kırmızıgül, hayvan bakımevlerinin rehabilitasyon merkezine dönüştürülmesini istedi. Petshoplarda hayvan satışının önüne geçilmesi gerektiğine dikkati çeken Kırmızıgül, "Petshoplarda hayvan satışının ve merdiven altı satışının yasaklanmasını istiyoruz. Hayvanlarını terk eden kişilere ciddi yaptırım uygulanması gerekiyor. Hayvana şiddet, Kabahatler Kanunu'ndan çıkarılarak Türk Ceza Kanunu kapsamına alınmalı. Hayvana karşı suç bir kamu görevlisi tarafından işlendiğinde cezaların daha da artırılması gerekir." değerlendirmesinde bulundu.

Kırmızıgül, toplumun bakımevlerinden hayvan sahiplenmeye teşvik edilmesi, bütün ülkede hayvanlar için standart bir çipleme sistemine geçilmesi, hayvan sahiplerine eğitim ve sertifika alma zorunluluğunun getirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Pelin Sayılgan Kırmızıgül, sahipli hayvanların kapalı mekanlarda tutulduğuna şahit olduklarını kaydederek, bu tür durumlarda kolluk kuvvetlerinin savcılar eliyle hayvana el koymasını talep etti.

Kırmızıgül, "Yeni hayvanat bahçelerinin açılmasının engellenmesi lazım. Biraz duyarlı ve akıllı olan çocuk oradan ağlayarak çıkıyor. Kademeli olarak hayvanat bahçelerinin doğal yaşam alanına döndürülmesini istiyoruz." diye konuştu.

Köpek eğitim uzmanı Veteriner Tarkan Özvardar da sokak hayvanları ve sahipli hayvanların üremesinin kontrol altına alınması gerektiğini belirtti.

Özvardar, hayvanlar için "yasaklı ırk" yaklaşımının yanlış olduğunu, genetik bir araştırma yapılması durumunda sokaktaki birçok köpeğin yasaklı ırk kapsamına alınabileceğini kaydetti.

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasret Demircan Yardibi, her canlının yaşama hakkı olduğunun, konunun Kabahatler Kanunu'ndan çıkarılarak Türk Ceza Kanunu çerçevesinde ele alınması gerektiğinin altını çizdi.

Hayvan hakları konusunda farkındalık oluşturulması için kamu spotu yayınlarına ağırlık verilmesi gerektiğine işaret eden Yardibi, "Acısız kesimlerin gündeme gelmesi gerekir. Her kurban bayramında bundan çok rahatsız oluyoruz." dedi.

Yardibi, petshoplarda ve merdiven altı yerlerde hayvan satışının yasaklanıp köpek dövüşlerinin önüne geçilmesi gerektiğini vurgulayarak, çevre polis masasının kurulması önerisinde bulundu.
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.