TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU...


TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Mithat Sancar başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, Kapadokya'nın tarihi, kültürel ve doğal dokusunun birlikte korunması, farklı kurumlara ait planlama yetkilerinin kurulacak Kapadokya Alan Başkanlığında toplanmasını öngören Kapadokya Alanı Hakkında Kanun Teklifi ile Turizmi Teşvik Kanunu'nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi, kabul edilerek yasalaştı.

23 Mayıs 2019 Perşembe

TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Mithat Sancar başkanlığında toplandı.

Sancar, gündeme geçmeden önce üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.

AK Parti Artvin Milletvekili Ertunç Erkan Balta, yapımı devam eden baraj nedeniyle Yusufeli halkının birçok sorunla karşı karşıya kaldığını, ancak girişimleriyle bu problemleri tek tek çözdüklerini söyledi.

Yusufeli'nde, hak sahipliği konusundaki sıkıntıların çözümü için ilgili bakanlıklarla görüştüklerini anlatan Balta, kısa sürede çözüme ulaşacaklarını belirtti. Balta, "2 Haziran'da Yusufeli'nde seçimler yenileniyor. Yusufeli'nde inşallah 2 Haziran'da emanet ehlinde kalacak. Yusufeli, doğru kararı verecek." diye konuştu.

MHP Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk, gençlerin ve sporcuların her alanda desteklenmesi ile teşvik edilmesi; CHP İstanbul Milletvekili İbrahim Özden Kaboğlu ise İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin 70. yıldönümü hakkında gündem dışı konuşma yaptı.

Bu arada Denizli'den gelen bir grup öğrenci ve öğretmen de Genel Kurulu bir süre izledi.

TBMM Genel Kurulunda, grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Yavuz Ağıralioğlu, Tunceli Belediye Meclisince alınan kararla belediye hizmet binasında bulunan tabelalarda yazılı "Tunceli" ibaresinin değiştirilerek, yerine "Dersim" ibaresinin yazılması kararının alınmasını eleştirdi.

Ağıralioğlu, şunları söyledi:

"Bu tip hevesi tolere etme imkanımız yok. Kanunlarımızda açık hükümler var. Bu tür düzenleme yapma salahiyeti TBMM'dedir. Bu mevzuda en küçük bir müsamaha bile göstermeyiz. Resmi yazışmanın Türkçe olduğu anayasada açıktır. Orta zeka seviyesinde herkes okuyunca anlayabilir o hükmü. Bu hükmün inadına davranmak açık olarak 'anayasayı tanımıyorum.' demektir. Böyle bir yöneticilik yapılmaz. 'Buğdayı organik, nohutu makul fiyatlara yetiştiriyorum, istihdam problemlerini çözüyorum, belediye başkanı olarak makam arabası kullanmıyorum, belediye otobüsüne biniyorum'un sonu 'devlete de meydan okuyorum' şekline dönüşemez. Herkes işini yapsın. İlgilileri ciddiyetle bu işe müdahaleye, sorumluluğa davet ediyorum."

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin iptaline ilişkin gerekçeli kararını açıkladığını anımsatarak, AK Parti'nin itirazlarının haklı olduğunun gerekçeli kararda ortaya konulduğunu söyledi.

Başkanı kamu görevlisi olmayan sandık kurullarının teşkilinin hiçbir hukuki gerekçeyle savunulamayacağına dikkati çeken Akçay, şöyle konuştu:

"YSK gerekçesinde kamu görevlisi olması gereken sandık kurulu başkan ve üyelerinin listesinin talepte bulunmalarına karşın siyasi partilere verilmediği belirtilmiş, YSK bu konuda ilçe seçim kurullarının görevlerini kanuna uygun olarak yerine getirip getirmediklerinin tespitinin olağanüstü gerekçeyle ortaya çıktığına dikkati çekmiştir. Bu ifade olağanüstü itiraz dilekçesinin meşruluğunu kanıtlar niteliktedir. Yine seçim sonucunun belirlenmesinde en önemli unsurlardan biri olan sayım döküm cetvellerinin 108 sandıkta usulüne uygun olarak düzenlenmediği belirtilmiştir. Bu 108 sandıkta oy kullanan seçmen sayısı 30 bin 281 yani iki aday arasındaki farkın 2 katından fazla. Bu durum seçim sonucunun güvenilirliğini ciddi biçimde zedelemiştir. Netice itibarıyla seçim hukuku bir şekil hukukudur. Seçimlerin hukukiliği ve meşruiyeti kanunda gösterilen emredici şekil kurallarına uyumla sağlanır. Öz olarak söylemek gerekirse İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin yenilenmesi hukukidir, meşrudur."

HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç da YSK'nin gerekçeli kararına ilişkin şunları kaydetti:

"Yüksek Seçim Kurulu, iktidar ittifakından aldığı talimatla halkın iradesine açıkça el koymuştur. YSK'nin bu kararından açık şekilde anlaşılan 7 hakimin seçmen iradesine kurulan tuzağı kabul ettiğidir. Bu kararın hiçbir yerinde oyların çalındığına ilişkin bir ifade bulunmamaktadır. Zorlama bir karardır. Minare çalınmış ama kılıf uydurulamamıştır. 'Hiçbir şey olmasa da bir şey oldu' kararı olarak hukuk literatürüne geçecek ibretlik bir metindir. Aslında bu seçim iptali gerekçesinden çok, suçüstü yakalanma gerekçesi olarak da tarif edilebilir. Bu hakimlerin yargılanmaları için artık herhangi bir iddianameye de ihtiyaç yoktur. Bu gerekçe, onların yargılanma iddianamesi olabilecek derecededir. Bu cübbesiz hakimlerin yeri aslında Yüce Divan'dır. Derhal istifa etmelidirler."

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, sözlerine görevi sırasında Soğanlı Dağı'nda uçuruma düşen Anadolu Ajansı muhabiri Abdulkadir Nişancı'nın günlerdir süren arama çalışmalarının sonuçlandığını ve cansız bedenine ulaşıldığını belirterek, "Kendisine ve arama çalışmalarında yaşamını yitiren Jandarma Arama Kurtarma Timindeki Astsubay Mustafa Gidergelmez ile Uzman Çavuş Eyüp Kapaklıkaya'ya Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı diliyorum." ifadelerini kullandı.

YSK'nin gerekçeli kararına ilişkin de Özkoç, 250 sayfalık rapor içerisinde sandık kurullarının bir oyu bile değiştirdiğine yönelik herhangi bir ifade bulunmadığını söyledi. Özkoç, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Karara şerh koyan, bu hukuksuzluğa dahil olmak istemeyen 4 üyenin ortak noktası, somut bir delilin bulunamayışı ve seçmen iradesinin yok sayılmasıdır. Elimizde tuttuğumuz gerekçeli karar Ekrem İmamoğlu'nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildiğinin tespiti ve tescilidir. Bunu tespit ve tescil edenlerden biriyse Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Sadi Güven'dir. Yine kazanacağız. Hukuksuzluğa, adaletsizliğe, zorbalığa karşı birleşecek, Ekrem İmamoğlu, milletin adayı olarak yine İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilecektir. Hukuksuzluğa karşı mücadelemiz bununla da kalmayacak, bunun arkasında duranlarla, buna destek olanlarla tarih sayfasında aldıkları yerlerde daima mücadele edecek ve tarihimizin Türkiye Cumhuriyeti'ne yakışır bir şekilde var olması için mücadele edeceğiz."

AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ise YSK'nin gerekçeli kararında, sandık başkanlarının kamu görevlisi olma zorunluluğuna riayet edilmediği, buna aykırılığın seçimin güvenirliliğine ve dürüstlüğüne halel getirdiği, söz konusu içtihatların farklı bir kanuni düzenlemeye istinaden ortaya çıktığı, aslında yeni kanuni düzenlemenin önceki içtihatları geçersiz kıldığı hususunun tespit edildiğini söyledi.

18 adet sandıkta sayım döküm cetvelinin hiç bulunmadığının, 90 adet sandıkta ise sayım döküm cetvellerinde sandık kurulu imzalarının yer almadığının tespit edildiğinin altını çizen Akbaşoğlu, şunları kaydetti:

"Sayım döküm cetveli olmayan veya imzasız olmakla esasen yok hükmünde olan toplam 108 adet sandıktaki oy kullanan seçmen sayısı ise 30 bin 231'dir. Büyükşehir Belediye Başkanlığı için sayım ve döküm cetvelinin düzenlenmediği 18 sandığın 16'sında ilçe belediye başkanlığı ve ilçe belediye meclis üyeliği için sayım döküm cetvelinin düzenlenmiş olduğu gerçeğidir. 90 sandığın 41 tanesinde ilçe belediye başkanlığı için, 47 tanesinde ise ilçe belediye meclis üyeliği için sayım döküm cetvelinin düzenlendiği görülmektedir. Sayım döküm cetvellerindeki bu eksikliklerle sandıkta sandık kurulu başkanlarının kanuna aykırı biçimde belirlenmesinin birlikte değerlendirilmesi neticesinde kanuna aykırılık ve usulsüzlüklerin seçimin güvenilirliğini ve dürüstlüğünü ortadan kaldırması ve seçim sonucuna doğrudan etki etmesi sebebiyle seçimin iptaline ve yenilenmesine karar verilmiştir. 23 Haziran'da yapılacak olan seçimlerde millet iradesiyle sonuç belirlenecektir. Hayırlı olsun."

Genel Kurulda, İYİ Parti'nin, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu'na yönelik bazı sözleri üzerine verdiği Meclis araştırma önergesi üzerine tartışma yaşandı.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Yavuz Ağıralioğlu, öneri üzerine yaptığı konuşmada, Soylu'nun 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerine gidilen süreç içinde iktidar partisi aracılığıyla devlet ciddiyetinden uzak siyasi söylemler tercih ettiğini savundu.

Soylu'nun, İçişleri Bakanı olarak terörle mücadelede yakalanan ritme, güvenlik bürokrasisinin arkasında duruş şekline, güvenlik bürokrasisiyle beraber teröre nefes aldırmayacak şekilde davranmasına teşekkür ettiklerini belirten Ağıralioğlu, "Ama bunca teşekküre rağmen, oradan edindiğiniz itibarı, sırf seçim kazanmak için, sizin siyasi vizyonunuzun hilafına davranan insanları karalama avantajına dönüştürmemelisiniz. İftira, iftiraya teşebbüs edenin üzerine zillet olarak kalır." diye konuştu.

Ağıralioğlu, Süleyman Soylu'nun ağzından defalarca, "Temel Karamollaoğlu ve Meral Akşener Kandil'le sözleşme imzaladı. Bu sözleşmenin altında imzaları var." vurgusunu dinlediğini söyleyerek, şunları kaydetti:

"Devlet, devleti yönetenler nezdinde ciddiyetini muhafaza edemezse millet vicdanında ciddiyetinin karşılığını bulamaz. Türk devletinin yöneticiliği, özellikle seçim sathına girildiği andan itibaren görünürlüğü, İçişleri Bakanlığı'dır. İçişleri Bakanı daha çok devletin görünürlüğünü temsil ettiği için, eski Türkiye'de geri çekilir, siyasi angajmanın dışında bağımsızlara tevdi edilirdi. Yeni sistem içerisinde böyle bir imkanınız olmamış olabilir ama Türk devletinin yöneticilerinin devletin vakarına uygun davranma mesuliyeti, mecburiyeti vardır, devlet devlet gibi konuşur. Devletin yöneticisi olanlar, seçimi kazanmak için siyasi rakip gördüklerine her şeyi söylemeyi mubah göremezler."

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, öneri üzerine yaptığı konuşmada, Soylu'nun bir televizyon programında, "Bizim yerimiz CHP'nin tam karşısıdır. O neredeyse biz onun karşısındayız." dediğini savundu. Ayrıca Soylu'nun geçmişte FETÖ, AK Parti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan için kullandığı iddia edilen birtakım sözlerini de aktaran Özkoç, "Allah'a bin şükür olsun ki CHP'nin kıyısından geçmemiş." dedi.

AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can, Soylu'nun, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en başarılı, en çalışkan bakanı olduğunu ifade etti. Yerli ve milli olan herkesin, Soylu'ya terörle mücadelede destek vermesi gerektiğini vurgulayan Can, "Süleyman Soylu'nun demek istediği şudur. Terörle, PKK'yla mücadele ederken kahraman güvenlik güçlerimizin moral ve motivasyonuna halel getirecek davranışlardan, imalardan, beyanlardan, söylemlerden, görüntülerden siyasi partilerin ve temsilcilerin uzak durması gerektiğini beyan etmiştir. Bu yanlış anlamalara meydan verebilecek davranışlardan ve söylemlerden imtina etmemiz lazım, Sayın Süleyman Soylu'nun dediği de budur." şeklinde konuştu.

Can, Soylu'nun söz konusu ifadesinin, "Urfa, Adıyaman, Ankara ve İstanbul seçimlerinde bizim desteğimizle belediye alabilirsiniz, batıda size kaybettireceğiz." söylemine karşı söylendiğini ifade etti.

HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, partisinin seçimlerdeki taktiğinin iktidar ittifakının, iktidar alanını daraltacak doğrulta olduğunu anlatarak, "Bunu eleştirebilirsiniz ama bunu herhangi bir şekilde bir suçmuş gibi topluma anlatmak, bunun büyük bir vebal yarattığını topluma anlatmak demokratik siyasetten nasibinizi almamış olmanız demektir." diye konuştu.

Tartışmalar üzerine TBMM Başkanvekili Mithat Sancar, grup başkanvekillerine yeniden söz verdi.

AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, "Kandil beni destekliyor." diyen bazı belediye başkanlarına verilen destekler ve "Batıda AK Parti ve MHP'ye kaybettireceğiz." şeklindeki stratejik ortaklıklar nedeniyle İçişleri Bakanı Soylu'nun siyasi eleştirilerini ortaya koyduğunu söyledi.

Akbaşoğlu, "Milletin huzurunda bunlar gündeme gelmiştir ve milletimiz de bununla ilgili kanaatini ortaya koymuştur. Dolayısıyla, olayı kendi bağlamında değerlendirmek ve onu bağlamından kopartarak değerlendirmemek gerekir." diye konuştu.

CHP Grup Başkanvekili Özkoç, CHP'nin, FETÖ ve tüm terör örgütleriyle ilgili önlerine fatura konulmayan siyasi partilerin TBMM'de önüne fatura konulmasıyla ilgili talepte bulunduğunu, AK Parti'nin buna "evet" demediğini söyledi.

Özkoç, "Burada 'Terör örgütünün yanında duran, arkasında duran.' diye hamaset yapmayın. Yüreğinizi de biliyoruz, vicdanınıza da biliyoruz, aklınızı da biliyoruz." şeklinde konuştu.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Ağıralioğlu, 17-25 Aralık'ın, bütün yolsuzlukların ortaya çıktığı önemli bir milat olduğunu öne sürdü.

Ağıralioğlu, "İthamlar doğrudur kahir ekseriyet, mutlaka birtakım ilaveler yapılmıştır, çıkarılmıştır ama ana şemada ben suiistimalin, yolsuzluğun, usulsüzlüğün, ahlaksızlığın belgelendiğini düşünüyorum. Ama bunların belgelenme şeklinin süreç içerisinde seçime ramak kala, seçim sonucunu değiştirecek bir yargı darbesine dönüştürüldüğünü de ifade ediyorum." dedi.

Bu ifadeler üzerine Akbaşoğlu, eski CHP Genel Sekreteri Kasım Gülek'ten, merhum Turgut Özal, Süleyman Demirel'e kadar, yıllarca FETÖ'nün anlaşılamadığını ve herkesin, bütün siyasi partilerin referans mektupları yazdığını anımsattı.

Akbaşoğlu,"Kasım Gülek ile Fetullah Gülen'in arasındaki münasebetlerden tutun bugünlere kadar hangi serencamdan geldiğini bütün hepimiz biliyoruz. Dolayısıyla bunu anlayan AK Parti, bununla mücadele eden AK Parti. Herkes sivil toplum kuruluşu olarak bildiğinde bu münasebetleri devam ettire geldiler. Ancak ne zaman ki yargı darbesiyle 15 Temmuz'da ve bu konuda devleti ele geçirmeye yöneldi, takiyeci bir terör örgütü olduğu ortaya çıktı." ifadesini kullandı.

Genel Kurulda, AK Parti milletvekillerinin, Kapadokya'nın tarihi, kültürel ve doğal dokusunun birlikte korunması, farklı kurumlara ait planlama yetkilerinin kurulacak Kapadokya Alan Başkanlığı'nda toplanmasını öngören kanun teklifi kabul edilerek yasalaştı.

Kapadokya Alanı Hakkında Kanun Teklifi'ne göre, Kapadokya'da geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları ile meri planlara ve komisyon kararlarına aykırı uygulama yapılamayacak.

Kapadokya Alan Başkanlığı bu alanda her türlü aykırı uygulamanın giderilmesini sağlamaya, gerektiğinde aykırı uygulamaya konu yapı ve tesisleri yıkma veya yıktırmaya yetkili olacak.

Kapadokya alanında bulunan Hazine ile kamu kurum ve kuruluşlarının özel mülkiyetindeki taşınmazların satışı, trampası, arsa veya kat karşılığı inşaat yaptırılması, kiraya verilmesi, ön izin verilmesi ve üzerlerinde irtifak hakkı kurulması, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin kiraya verilmesi, ön izin ve kullanma izni gibi işlemler Kapadokya Alan Başkanlığının uygun görüşüyle yapılacak. Vakıflar Genel Müdürlüğünün idaresi ve denetiminde bulunan mazbut vakıflar ile temsilen yönetilen mülhak vakıflara ait taşınmazlar bu kapsamın dışında tutulacak.

Kapadokya Alanı'nda yapılacak uygulamalar meri planlar ile geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartlarına göre yürütülecek. Kapadokya Alanı'nın bütününe ilişkin üst ölçekli plan Kapadokya Alan Başkanlığınca hazırlanacak ya da hazırlatılacak. Bu plan, komisyonun uygun görüşü ve bakan onayı ile yürürlüğe girecek. Üst ölçekli planlara uygun olarak hazırlanan ya da hazırlatılan nazım ve uygulama imar planları ise komisyonun uygun görüşü ve idarenin onayıyla yürürlüğe girecek. Böylece, alandaki plan hazırlık ve onama sürecinde bugüne kadar yaşanan yetki karmaşasının ortadan kaldırılması amaçlanıyor.

Kapadokya Alanı'nda, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ile kültür varlıklarını koruma bölge kurulları ile tabiat varlıklarını koruma bölge komisyonlarına verilen yetki ve görevler Kapadokya Alan Komisyonu tarafından kullanılacak. Komisyon ayrıca, Kapadokya Alanı içinde doğal sit alanlarının tescili, sınır değişiklikleri ve yeniden değerlendirilmesine yönelik karar almaya yetkili olacak.

Komisyonun, Kapadokya Alanı'nda geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları ile meri planlara ilişkin her türlü fiziki ve inşai uygulamaya yönelik karar yetkisi bulunacak. Kamu kurum ve kuruluşları, belediyeler ile gerçek ve tüzel kişiler komisyon kararlarına uymak zorunda olacak.

Nevşehir İl Özel İdaresi, Kapadokya Alanı sınırları içerisindeki belediyeler, Ürgüp Ticaret ve Sanayi Odası ve Nevşehir Ticaret ve Sanayi Odasının bir önceki yıl kesinleşmiş bütçe gelirlerinden en az yüzde bir oranında ayrılacak paylar, idarece verilecek idari para cezalarından elde edilecek gelirler, Bakanlık Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğü bütçesinden aktarılacak tutarlar Başkanlığın gelirlerini oluşturacak.

Başkanlık, faaliyetleri dolayısıyla yapılan işlemler yönünden Harçlar Kanunu ile Belediye Gelirleri Kanunu gereğince alınan harçlardan ve harcamalara katılma paylarından, düzenlenen kağıtlar yönünden damga vergisinden, kendisine yapılan bağış ve yardımlar nedeniyle veraset ve intikal vergisinden, sahip olduğu taşınmazlar dolayısıyla Emlak Vergisi'nden ve tapu ve kadastro döner sermaye hizmet bedelinden muaf olacak.

Kapadokya Alanı'nın tarihi ve kültürel değerleri ile jeolojik/jeomorfolojik dokusunun ve doğal kaynak değerlerinin korunmasına ve yaşatılmasına yönelik alınan tedbirlere aykırı davranılması halinde 50 bin liradan 200 bin liraya kadar, bu kapsamda olmayan ve Kapadokya'nın mevcut durumunu bozmayan ve yapısal uygulamalar içermeyen konulara ilişkin belirlenecek tedbirlere aykırılık halinde ise 500 liradan 5 bin liraya kadar idari para cezası uygulanacak. İdari para cezası uygulanacak fiiller ile idari para cezasının miktarı Başkanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.

Başkanlık tarafından talep edilmesi halinde Kapadokya Alanı sınırları içerisinde kalan Hazinenin özel mülkiyetindeki veya devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlar, ormanlık alanlar dahil tahsisli olanların tahsisleri kaldırılarak yasada belirtilen amaçlara uygun olarak kullanılmak üzere bedelsiz olarak idareye tahsis edilecek.

İdareye ait taşınır ve taşınmazlar devlet malı hükmünde olacak. Bunlar aleyhine suç işleyenler devlet malları aleyhine suç işleyenler gibi cezalandırılacak. Kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen devlet memurları, kamuda çalışan sürekli işçiler ile öğretim elemanlarından gerekli nitelikleri taşıyanlar, kendilerinin isteği ve kurumlarının muvafakatiyle idare kadrolarında istihdam edilebilecek.

****HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.