TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU...


TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Levent Gök başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, Kapadokya'nın tarihi, kültürel ve doğal dokusunun birlikte korunması, farklı kurumlara ait planlama yetkilerinin, kurulacak Kapadokya Alan Başkanlığında toplanmasını öngören kanun teklifinin 1. bölümü kabul edildi.

16 Mayıs 2019 Perşembe

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Levent Gök başkanlığında toplandı.

MHP Kahramanmaraş Milletvekili Sefer Aycan, kürtajın, kadın sağlığını tehdit eden bir durum, en ehil ellerde bile kadın sağlığı için risk olduğunu belirterek, "Kürtaj istenmeyen durumdur. Ancak bunu yasaklayarak da engelleyemeyiz. Bunun için istenmeyen gebelikleri baştan önlemek gerekir." dedi.

Aycan, yaptığı gündem dışı konuşmada, gebeliğin, çok ciddi sağlık sorunlarına, annenin sağlığını tehdit eden durumlara, hatta ölümlerine neden olabildiğini belirtti. Aycan, diğer yandan da gebeliğin insan neslinin bir gereği olduğunu vurgulayarak, annenin sağlığının sadece kendisini ilgilendirmediğini, çocuğun, toplumun sağlığının da bundan etkilendiğini ifade etti.

Aycan, gebeliğin başlangıcından lohusalık sonuna kadar olan dönem kapsamında anne ölüm hızının, 2017 yılı için yüz binde 14,7 olduğunu, bunun annelik nedeniyle 280 kadının bir yıl içinde ölümü anlamına geldiğini aktardı.

Kürtajın da kadın sağlığını tehdit eden bir durum ve hukuki, dini tartışma konularına neden olduğunu kaydeden Aycan, "En ehil ellerde bile kürtaj, kadın sağlığı için risktir. Kürtaj istenmeyen durumdur. Ancak bunu yasaklayarak da engelleyemeyiz. Bunun için istenmeyen gebelikleri baştan önlemek gerekir. Eğer önleyemezsek kürtajı yasaklasak da devam eder, kadın sağlığını tehdit eder. Sağlık araştırmalarına göre, bu sorunlar ve buna bağlı ölümlerin yüzde 85'i önlenebilir. Yapılması gereken ana sağlık hizmetlerinin daha da etkin hale getirilmesidir." ifadelerini kullandı.

AK Parti Aydın Milletvekili Bekir Kuvvet Erim, FETÖ'nün belediyeler imamı ve tutuklu Erkan Karaarslan'ın, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu ve 15 belediye çalışanıyla birlikte yargılandığı Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinde verdiği ifadeyle algı oluşturmak istediğini belirterek, "11 adet derdest olan yani devam eden davaların yanı sıra 1 tanesi FETÖ'yle iltisaklı 80'inin üzerinde soruşturma dosyası bulunmaktadır. Karaarslan ve Özlem Çerçioğlu ikilisinin ve bazı üst düzey bürokratlarının elle tutulacak yerleri yok, al birini vur ötekine." değerlendirmesinde bulundu.

En pahalı suyun Aydın'da olduğunu, belediye meclisinde su indirimi önergesinin reddedildiğini anlatan Erim, "Bunların eli vatandaşın cebinde. Çarçur edilen kaynaklarda tüyü bitmemiş yetimin hakkı var. Belediye şirketlerinin hesabını, göreve geldiğinden beri veremeyen bir belediye başkanı var. Liyakat, işe göre adam hak getire." dedi.

Erim, belediye başkanlığı yaptığı dönemde imarla ilgili öz babasını bile savcılığa verdiğini anlattı.

CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Erim'e, "Siz belediye başkanlığı yaparken resmi evrakta sahtecilik, ihaleye fesat karıştırmak, görevi kötüye kullanmak suçlarından ceza aldınız mı?" diye sordu.

Erim ise sahtecilik yapmadığını, boğazından bir kuruş geçmediğini, 10 daire parası kaybettiğini, kendisini inceleyen müfettişin, "Seninle çalışmak zevk." dediğini anlattı.

CHP Bursa Milletvekili Erkan Aydın da Eczacılar Günü'ne ilişkin gündem dışı söz aldı.

Gündem dışı konuşmaların ardından grup başkanvekilleri yerinden söz aldı.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, Akkuyu'da henüz başlangıçta bir sorunla karşı karşıya kalındığını, Akkuyu Nükleer Santrali‘nin temelinde çatlak oluştuğunu, Akkuyu'nun bölgenin, Türkiye'nin Çernobil'i haline gelebileceğini söyledi.

HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, RTÜK'ün anayasal bir kurum olduğunu ancak bunun farkında olmadığını, iktidarın maşası gibi hareket ettiğini savundu. Oluç, HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli'nin grup konuşmasını, haber saatinde değerlendiren bir televizyon kanalına ceza verdiğini ifade etti.

AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, Şule Çet davasını hassasiyetle takip ettiklerini, bu olayları takip ederken hayatını kaybeden kadının önüne geçen tartışma mecralarının oluştuğunu söyledi. Zengin, Çet'in nasıl öldüğünün ortaya çıkmasının birinci mesele olduğunu, olaylardan yola çıkarak bir daha tekrarlanmaması için üzerlerine düşeni yapacaklarına inandığını belirtti.

Ekşi sözlüğün kontrolden çıktığını, öğretmenlerle ilgili yeni bir başlık açıldığını ifade eden Zengin, anne, babası öğretmen biri olarak, öğretmenlerin önemini bilen kişi olarak başlık açılmasına tahammül edilmemesi gerektiğini kaydetti.

AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Ali Özkaya, Sincan'da görülen FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin davaya müdahil olduğunu belirterek, "Ben gidip takip ediyorum. Siyasi ayak arıyorsak, milletvekili olduğu halde oraya gidip müdahil olmayan, o davaları takip etmeyen kişilere dönmemiz lazım." dedi.

TBMM Genel Kurulunda, İYİ Parti'nin "FETÖ'nün darbe kalkışmasının askeri ayağı ve Yurtta Sulh Konseyi'nin, darbenin gerçekleştiği geceye kadar gidilen süreçte siyasi bir taraf ve grupla ilişkilerinin belirlenmesine" ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesine yönelik grup önerisi görüşüldü.

Önerge üzerine söz alan İYİ Parti İzmir Milletvekili Aytun Çıray, FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin TBMM'de araştırma komisyonu kurulduğunu ancak bu komisyonun, kalkışmayı "Allah'ın büyük lütfu" olarak niteleyenler tarafından çalıştırılmadığını öne sürdü.

"FETÖ'cülükleri tescilli" bazı kişiler ortalıkta gezinirken, bazı kişilerin, rakiplerini "FETÖ'cülükle suçlayarak" karalamaya çalıştığını belirten Çıray, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Dün de bir cahil çıkıp seçilmiş başkanın olmadığı İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinde Genel Başkanımıza dil uzattı. Hainlerin kullandığı adıyla Yurtta Sulh Konseyi'nden mülhem, Akşener'in de daha önce 'yurtta sulh' dediğinden yola çıkarak Genel Başkanımızın güya FETÖ'yle ilişkisi var demeye getirdi. İlgili şahsı ciddiye almıyoruz tabii. Çünkü ahmakça bir kibirle Suriye politikalarını bu sözün inkarı üzerine kuran bakanlarınız varken bu zavallı müfteriyi biz niçin ciddiye alalım? Başta Atatürk olmak üzere, Osmanlı paşalarının acı tecrübelerinden damıttıkları bir kurtuluş mirası olan 'Yurtta sulh, cihanda sulh' sözünü anlamasını beklemek bu çocuktan haksızlık olur."

HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu ise Genel Kurulda en çok tartışılan konulardan birinin FETÖ'nün darbe girişimi olduğunu belirterek, bu konudaki tartışmalara son verilmesi için araştırma komisyonu kurulmasını istedi.

CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan da kendisinin 15 Temmuz'da Meclis'e ilk gelenlerden olduğunu belirtti. "Yurtta Sulh Cihanda Sulh Konseyi"ni ilk kez AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin'den duyduğunu ifade eden Bayraktutan, Atatürk'ün sözlerinin subliminal mesajlarla başka yerlere aktarılmaması gerektiğini söyledi.

Darbenin kimler tarafından yapıldığı, kimlerin de onlara lojistik destek verdiğini bildiklerini ifade eden Bayraktutan, İYİ Parti'nin önerisini desteklediklerini dile getirdi.

Bunun üzerine söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Zengin, darbe metni okunduğu zaman darbe metninin içerisinde "Yurtta Sulh Konseyi" ifadesinin defaatle söylendiğine dikkati çekti.

Zengin, "O terör örgütü başı 'Eğer bir şefaat hakkım olacaksa onu Bülent Ecevit'e kullanmak isterim.' demiştir. Buradan bize öyle gülerek nutuk irat ederken gerçeği unutmayın. Bülent Ecevit de gitmiştir, onların okullarını açmıştır. Nasıl bunları unutuyorsunuz CHP vekilleri? O yüzden buradan yola çıkarak bize parmak sallamaktan vazgeçin. Yapacaksanız eğer bir şey 15 Temmuz'dan itibaren her türlü terör örgütünden uzak durun. Şu an hala beraber yürümeye devam ediyorsunuz." şeklinde konuştu.

AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Özkaya ise Sincan'da görülen davalarda FETÖ üyelerinin yargılanmasının devam ettiğini kendisinin de o davaya müdahil olduğunu belirterek, "Ben müdahilim ve gidip takip ediyorum. Siyasi ayak arıyorsak, milletvekili olduğu hâlde oraya gidip müdahil olmayan, o davaları takip etmeyen kişilere dönmemiz lazım." dedi.

"Bu Meclisi savunacaksan bu milleti savunacaksan bu Meclise bomba atanlara karşı mahkemeye gidip müdahil olacaksın." diyen Özkaya, Meclisin "şu suçludur bu suçludur" diyemeyeceğini, yargılamayı ancak yargının yapabileceğini söyledi.

Sataşmadan söz alan CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç da Sincan'daki davaya CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile o gece TBMM'de bulunan tüm milletvekillerinin müdahil olduğunu kaydetti.

Darbe girişimine ilişkin gerçeklerin TBMM tarafından araştırılmasını isteyen Özkoç, "Mehmet Dişli'yi göreve kim getirdi? FETÖ'cülerin karısı veya çocukları Bank Asya'ya para yatırdı diye iş akdini feshederken Şaban Dişli'yi Hollanda büyükelçisi kim yaptı? Bunu öğrenmek istiyoruz. Bu doğal hakkımız. TBMM bunu araştırmak zorunda." diye konuştu.

HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç ise 15 Temmuz döneminde Meclis'te olan partisinin milletvekillerinin şu an "FETÖ'cü savcıların hazırladığı iddianameler" nedeniyle cezaevinde olduğunu savundu. Bu araştırma önergesinin neden bu kadar vahim bulunduğunu soran Oluç, "Her türlü meslek grubundan FETÖ'cü bulundu, bir tek siyaset alanından yok? Bu size çok acayip gelmiyor mu?" değerlendirmesinde bulundu.

Konuşmaların ardından yapılan oylamada İYİ Parti'nin araştırma önerisi reddedildi.

Öte yandan, Genel Kurulda, HDP'nin "işsizlik", CHP'nin "kamu özel iş birliğiyle gerçekleştirilen projeler" konusundaki grup önerileri de kabul edilmedi.

Grup önerilerinin ardından Kapadokya Alan Başkanlığı kurulmasına ilişkin kanun teklifinin görüşmelerine geçildi. TBMM Genel Kurulunda, Kapadokya'nın tarihi, kültürel ve doğal dokusunun birlikte korunması, farklı kurumlara ait planlama yetkilerinin, kurulacak Kapadokya Alan Başkanlığında toplanmasını öngören kanun teklifinin 1. bölümü kabul edildi.

TBMM Genel Kurulunda "temel kanun" olarak görüşülen ve AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan teklif, Kapadokya'nın tarihi ve kültürel değerlerinin, jeolojik dokusunun ve doğal kaynak değerlerinin korunması, geliştirilmesi, tanıtılması, gelecek kuşaklara aktarılması, yönetilmesi ve denetlenmesini düzenliyor.

Kapadokya'da geçiş dönemi koruma esaslarına, kullanma şartlarına, meri planlara ve komisyon kararlarına aykırı uygulama yapılamayacak.

Kapadokya Alan Başkanlığı, bu alanda her türlü aykırı uygulamanın giderilmesini sağlayacak, gerektiğinde aykırı uygulamaya konu olan yapı ve tesisleri yıkacak veya yıktırmaya yetkili olacak.

Kapadokya alanında bulunan Hazine ile kamu kurum ve kuruluşlarının özel mülkiyetindeki taşınmazların satışı, trampası, arsa veya kat karşılığı inşaat yaptırılması, kiraya verilmesi, ön izin verilmesi ve üzerlerinde irtifak hakkı kurulması, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin kiraya verilmesi, ön izin ve kullanma izni gibi işlemler, Kapadokya Alan Başkanlığının uygun görüşüyle yapılacak. Vakıflar Genel Müdürlüğünün idaresi ve denetiminde bulunan mazbut vakıflar ile temsilen yönetilen mülhak vakıflara ait taşınmazlar, bu kapsamın dışında tutulacak.

Kapadokya alanında yapılacak uygulamalar, meri planlar, geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartlarına göre yürütülecek.

Kanunla, alandaki plan hazırlık ve onama sürecinde bugüne kadar yaşanan yetki karmaşası da ortadan kaldırılıyor. Kapadokya alanının bütününe ilişkin üst ölçekli plan, Kapadokya Alan Başkanlığınca hazırlanacak ya da hazırlatılacak. Plan, komisyonun uygun görüşü, Kültür ve Turizm Bakanının onayıyla yürürlüğe girecek. Üst ölçekli planlara uygun olan nazım ve uygulama imar planları ise Kapadokya Alan Komisyonunun uygun görüşü ve idarenin onayıyla yürürlüğe girecek. Bu kanunun yürürlüğünden sonra ilgili diğer idarelerce yeni plan onaylanamayacak.

Kapadokya Alan Komisyonu, üniversitelerin arkeoloji, sanat tarihi, mimarlık, şehir/şehir ve bölge planlama, jeoloji, hukuk, biyoloji ve kimya bölümlerinden mezun, en az 10 yıl deneyime sahip 7 üye, Nevşehir İl Özel İdaresi Genel Sekreteri veya görevlendirilecek 1 üye, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü ile Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünce görevlendirilecek alanlarında uzman birer üye, Nevşehir Ticaret ve Sanayi Odasınca görevlendirilecek bir üye, görüşülecek konuyla ilgili belediye başkalığından görevlendirilecek bir temsilci üye, görüşülecek konu Vakıflar Genel Müdürlüğüyle ilgiliyse Vakıflar Bölge Müdürü veya Vakıflar Bölge Müdürlüğünden görevlendirilecek bir temsilci üyeden oluşacak.

Kapadokya alanında, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ile kültür varlıklarını koruma bölge kurulları, tabiat varlıklarını koruma bölge komisyonlarına verilen yetki ve görevler, komisyonca kullanılacak. Komisyon, Kapadokya alanı içerisinde doğal sit alanlarının tescili, sınır değişiklikleri ve yeniden değerlendirilmesine yönelik karar almaya da yetkili olacak.

Komisyon, Kapadokya alanında geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları ile meri planlara ilişkin her türlü fiziki ve inşai uygulamaya yönelik karar alabilecek.

Kamu kurum ve kuruluşları, belediyeler, gerçek ve tüzel kişiler komisyon kararlarına uymak zorunda olacak.

Teklifin 1. bölümünün görüşmelerinin ardından, 2. bölümün tümü üzerinde görüşmeler de tamamlandı.

Görüşmelerde söz alan İYİ Parti Isparta Milletvekili Aylin Cesur, gecelerin gündüzlere uzadığını, sandıkları saymaya devam ettiklerini, en sonunda seçimi Ekrem İmamoğlu'nun kazandığını ancak YSK tarafından seçimin iptal edildiğini söyledi. Cesur, demokrasinin sandığa değil, bu kez toprağa gömüldüğünü savundu.

Cesur, "Bu kürsüden ve her yerde 24 Haziran'dan beri millete sizin söz verip yapmadıklarınızı sayıyorduk. Biz saymaya devam ediyorduk, siz de saydırmaya devam ediyordunuz. Şimdi, siz bize saydırdınız, saydırdınız, saydırdınız da acaba siz mi saymayı unuttunuz düşüncesiyle, ben bugün hepimizin bildiği temel eğitim yöntemiyle tekrar millete söz verip yapmadıklarınızı saymaya başlayacağım." diyerek, kürsüye getirdiği abaküsü bıraktı. Cesur, konuşmasını abaküsle yaptı.

HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan da Esenler Belediye Başkanı ve İstanbul Büyükşehir Meclisi AK Parti Grup Başkan Vekili Tevfik Göksu'nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu'na yönelik, Trabzonlu olması üzerinden "Rum" imasında bulunduğunu savunarak, "Esenler Belediye Başkanı açık bir ırkçılığa imza atmıştır." dedi.

Rum olmanın bir hakaret olmayacağını dile getiren Paylan, Türkiye'de yaklaşık bin 500 Rum'un kaldığını öne sürdü.

Bazı yerlerde Hristiyanlıkla ilgili tarihi eserlere zarar verildiğini ileri süren Paylan, kültürel varlıkların ancak tarihle barışılarak korunabileceğini söyledi.

Bunun üzerine söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan ise Paylan'ın konuşmasına tepki göstererek, Paylan'ın kin ve düşmanlığı tahrik etmeye çalıştığını söyledi. Özkan, "Bu coğrafyada değişik dinlere sahip tüm insanların dinine, kadim milletimiz, medeniyetimiz sahip çıkmış, saygı duymuştur." dedi.

MHP Grup Başkanvekili Levent Bülbül de "ülkedeki Rum varlığının yok edildiği, bin 500 Rum kaldı" gibi ifadeler kullanılarak "asimilasyon" imasında bulunulmasını şiddetle kınadığını belirterek, asıl ırkçılığın Garo Paylan tarafından yapıldığını belirtti.

Genel Kurul'da teklifin ikinci bölümün tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından TBMM Başkanvekili Levent Gök, birleşime ara verdi. Gök, verdiği aranın ardından komisyonun yerini almaması nedeniyle birleşimi 21 Mayıs Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere kapattı.
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.