TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU...


TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Levent Gök başkanlığında toplandı.

14 Mayıs 2019 Salı

TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Levent Gök başkanlığında toplandı.

Gök, geçtiğimiz pazar günü kutlanan Anneler Günü'nü anımsatarak "Bizleri zor şartlarda yetiştiren anneleri sevgi ile kucaklıyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü yetiştiren Zübeyde Hanım başta olmak üzere bütün annelerin Anneler Günü'nü kutluyorum." dedi.

Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla çiftçileri ve Eczacılar Günü dolayısıyla da eczacıları kutlayan Levent Gök, Süper Lig'e yükselen Denizlispor ve Gençlerbirliği spor kulüplerini de tebrik etti.

AK Parti Kayseri Milletvekili İsmail Tamer, "9 Mayıs Dünya Çölyak Günü ve Çölyak Hastaları" üzerine yaptığı gündem dışı konuşmada, çölyak hastalığının arpa, çavdar ve buğdayda bulunan bir proteinden kaynaklandığını belirtti. İsmail Tamer, Mecliste bu hastaların sorunlarına ilişkin yapılan çalışmalara değinerek, Çölyak Hastalığının Araştırılması ve Bu Hastalığa Maruz Kalanlara Yönelik Sağlanabilecek Yardımların Belirlenmesi Amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu kurulduğunu hatırlattı. Tamer, komisyonun Türkiye'deki bütün çölyak derneklerini dinlediğini ve önerilerini ilgili birimlere sunduğunu ifade etti.

HDP Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, "Cezaevlerinde Yaşanan Hak İhlallerine" ilişkin gündem dışı konuşma yaptı.

Başaran, çocukları, kardeşleri, eşleri, yakınları açlık grevinde olan annelerin HDP'nin grup toplantısında oturma eyleminde olduğunu söyledi. Cezaevlerinde binlerce insanın açlık grevini sürdürdüğünü ve 4 milletvekilinin de eyleme açlık grevi yaparak destek olduğunu belirten Başaran, "Bu anneler herkesi hukuka uymaya davet ediyor. Günlerdir insanlar hukukun uygulanması için açlık grevi yapıyor. Tecrit hepimizin meselesi, Türkiye'nin meselesidir. Anneler açıklama yaparken yerde sürükleniyor." diye konuştu.

CHP Karaman Milletvekili İsmail Atakan Ünver, "Türk Dili Bayramı ve Karamanoğlu Mehmet Bey’i Anma Günü" nedeniyle gündem dışı söz aldı. Türkçenin herkesin ortak manevi kültür hazinesi olduğunu vurgulayan Ünver, Karamanoğlu Mehmet Bey'in neşrettiği "Bugünden sonra hiç kimse sarayda, divanda, meclislerde ve seyranda Türk Dilinden başka dil kullanmaya." şeklindeki fermanına atıfta bulundu. Ünver, Mehmet Bey'in, Türkçeyi konuşmayı zorunlu hale getirerek Türkçeye büyük hizmet ettiğini ifade etti.

Daha sonra yerinden söz alan İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, Karamanoğlu Mehmet Bey'in, ilk kez Türkçeyi resmi dil olarak kabul ettiğini hatırlatarak, Türkçe düşünülüp Türkçe konuşulması gerektiğini dile getirdi.

Türkkan, Soma faciasının üzerinden geçen 5 yılda tüm uyarılarına rağmen gereken önlemlerin alınmadığını savundu.

MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, Hakkari'de terör örgütünün saldırısı sonucu şehit düşen Uzman Çavuş Volkan Demirci'yi rahmetle andı.

Bülbül, Engelliler Haftası dolayısıyla engelli vatandaşlara karşı duyarlı davranılması gerektiğini söyledi. Bülbül, Soma faciasına da değinerek bir daha böyle bir iş kazasının yaşanmaması için gereken tedbirlerin alınması gerektiğini vurguladı.

HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, milletvekilleri Feleknas Uca'nın Batman'da kolluk kuvvetlerince darp edildiğini ileri sürdü.

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, şehitlerle gurur duyduklarını ancak onların yaşamalarını istediklerini vurguladı. Özkoç, TBMM'nin Türkiye'de yaşanan bütün sıkıntıların tartışıldığı bir yer olduğunu, bu konuda da Meclisin görevini yerine getirmesi gerektiğine dikkati çekti.

AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, Soma faciasına değinerek konunun sorumluluk alanlarında olduğunu söyledi. Şehit haberlerine de çok üzüldüklerini belirten Zengin, bu konunun bir memleket meselesi olduğunu kaydetti.

TBMM Başkanvekili Levent Gök, AA Bayburt Muhabiri Abdulkadir Nişancı'nın, görev başındayken uçuruma düşmesine ilişkin, "Hepimizin hassasiyetle takip ettiği bir konu. Bir muhabir arkadaşımızın son derece üzücü şekilde, bir kaza neticesinde kaybolması bence Türkiye'yi derinden sarsmıştır. Kardeşimizin bir an önce bulunacağını ümit ediyorum. Bu duygularımı muhafaza ediyorum. Bizler acılarımızda birleşemezsek nerede birleşeceğiz? O bakımdan Anadolu Ajansı başta olmak üzere muhabir arkadaşımızın ailesine, bu ümidimizi kaybetmediğimizi ve bir an önce bulunması temennisiyle heyecanla beklediğimizi ifade ediyoruz." dedi.

Genel Kurulda yerinden söz alan AK Parti Bayburt Milletvekili Fetani Battal, görevi sırasında uçuruma düşen AA Bayburt Muhabiri Abdulkadir Nişancı'nın ailesine ve Anadolu Ajansı çalışanlarına sabır ve metanet diledi. Battal, "Aradan geçen zaman zarfında sanal medya üzerinden yalnızca Anadolu Ajansında çalıştığı için linç edilen, nefret söylemiyle bu hadiseyi intikam duygusuna çevirmek isteyen çevreleri ve insanları da en sert şekilde kınıyorum." diye konuştu.

TBMM Başkanvekili Levent Gök de "Hepimizin hassasiyetle takip ettiği bir konu. Bir muhabir arkadaşımızın son derece üzücü şekilde, bir kaza neticesinde kaybolması bence Türkiye'yi derinden sarsmıştır." dedi.

Türkiye'nin acılarında birleşen bir ülke olduğunu belirten Gök, şöyle devam etti:

"Kardeşimizin bir an önce bulunacağını ümit ediyorum. Bu duygularımı muhafaza ediyorum. Bizler acılarımızda birleşemezsek nerede birleşeceğiz? O bakımdan Anadolu Ajansı başta olmak üzere muhabir arkadaşımızın ailesine, bu ümidimizi kaybetmediğimizi ve bir an önce bulunması temennisiyle heyecanla beklediğimizi ifade ediyoruz. Umuyor ve diliyorum ki arkadaşımız bir yerde sağ salimdir ama ekiplerimizin ona ulaşması herhalde zaman almıştır. Ben arkadaşımızı sağ salim kucaklayacağımıza inanıyorum. Geçmiş olsun."

Daha sonra, İYİ Parti'nin "Gazeteci Yavuz Selim Demirağ'ın darbedilmesi" ile ilgili Meclis araştırması açılması önerisi görüşüldü.

Partisi adına söz alan Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, Demirağ'a yönelik saldırının öldürme kastıyla gerçekleştirildiğini belirtti.

Saldırırken "öldürün" diye bağıran saldırganların, aynı gün içinde hakim karşısına çıkarılmadan serbest bırakıldığını dile getiren Türkkan, "Bunlar, seçim meydanlarında sallanan parmakların, savrulan tehditlerin, hakaretlerin, toplumun yarısının terörist ilan edilmesinin sonuçlarıdır." dedi.

Hükümetin, muhalif görüşlerin şiddetle susturulmasına göz yumduğunu, Türkiye'yi tehlikeli bir şiddet sarmalının içine sürüklediğini iddia eden Türkkan, "Anayasa'nın güvence altına aldığı hak ve hürriyetleri koruma iradesini ortaya koyamaz ve muhalefete yapılan şiddeti meşrulaştırırsanız bunun sonuçlarını hep birlikte öderiz. Siz iktidarsınız, bütün bakanlıklar, kurumlar sizin elinizde. Giderek tırmanan şiddetin önüne geçmez aksine şiddeti körüklemeye devam ederseniz bunun hesabını tarih ve millet karşısında veremezsiniz." ifadelerini kullandı.

HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, Demirağ'a yönelik saldırının, "basın özgürlüğüne yapılan ağır bir saldırı" olduğunu ifade ederek, "Bunu kınıyoruz." dedi.

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer ise "Meslektaşımıza yapılan saldırı kabul edilemez." diye konuştu.

Türkiye'de basın özgürlüğünün "kara leke"ye dönüştüğünü belirten Çakırözer, "Sayın Demirağ'ın, başkent Ankara'da, güpegündüz, kapısının önünde normal bir yurttaşın asla karşılaşmaması gereken bir muameleyle karşılaşması kabul edilemez. Onun başına vurulan sopalar aslında hepimizin adaletine, özgürlüğüne, demokrasisine ve canına vurulmuş olan sopalardır." ifadelerini kullandı.

Çakırözer ayrıca, görev başındayken uçuruma düşen AA Bayburt Muhabiri Abdulkadir Nişancı'nın en kısa sürede bulunması temennisini dile getirdi ve geçmiş olsun dileklerini sundu.

AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, "Gazeteci-Yazar Yavuz Selim Demirağ'a yapılan saldırıyı tasvip etmemiz mümkün değil, saldırıyı kınıyoruz." dedi.

Demirağ'a "geçmiş olsun" dileğinde bulunan Tunç, saldırıyı gerçekleştiren 6 kişiye ilişkin soruşturma başlatıldığını hatırlattı.

Oylamada, İYİ Parti'nin önerisi kabul edilmedi.

Genel Kurulda daha sonra, HDP'nin, cezaevlerinde yaşanan sorunlarla ilgili araştırma önergesinin gündeme alınmasına ilişkin grup önerisine geçildi.

Öneri üzerinde söz alan HDP Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, "Mesele insan yaşamı. Binlerce insan çok basit bir taleple açlık grevinde. İnsanların günbegün erimesinden söz ediyorum. Bu Meclis kendi vatandaşlarına, kendi üyesine bu kadar mı duyarsız?" dedi.

Terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın, avukatlarıyla görüşmesine izin verildiğini hatırlatan Başaran, "Demek ki görüşün önünde hukuki bir engel yok, siyasi bir engel var. Hiç kimseyi aylarca, yıllarca dışarında, toplumdan izole edemezsiniz, hiç kimseyi mutlak bir tecrit altında tutamazsınız ama yıllardır mutlak bir tecrit hali var." ifadelerini kullandı.

CHP Ankara Milletvekili Tekin Bingöl, "Türkiye'de şu anda 300 bine yakın tutuklu ve hükümlü var. Lebaleb, istif halinde o hücreleri doldurmuş durumdalar." dedi. Bingöl, cezaevlerine yönelik "tecrit uygulaması" olduğunu savundu.

AK Parti Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, AK Parti'nin, "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" yaklaşımını benimsediğini belirtti.

Yayman, şöyle devam etti:

"İmralı Adası'nda Abdullah Öcalan'la görüşme meselesi uzun zamandır devam ediyor. Abdullah Öcalan'ın, kendi talebiyle zaman zaman avukatlarıyla görüşmek yerine ailesiyle görüşme talebinin olduğunu biliyoruz ama '8 yıldır görüşme yoktur.' ifadesi doğru değildir. Bu konuda hükümetimizin teması var, arayışları var. Bu konuyla ilgili yapılan çalışmalar var.

Açlık grevleri ise hukuki bir mesele olmaktan çok HDP'nin siyasi kaldıraç olarak kullandığı bir konudur. Açlık grevlerine yatırılan insanların verdiği mücadele, keşke Mecliste çözüm, kardeşlik için ve Türkiye'deki problemin çözümü için verilmiş olsa."

HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç da açlık grevlerinin, siyasi polemik yapılacak noktayı çoktan aştığını söyleyerek, "İnsani bir durumla karşı karşıyayız ve bu sorunun bir an evvel çözülmesi lazım. İlk kez bu kadar kitlesel ve ciddi bir noktaya gelinmiştir. İnsanların hayatları tehlikededir." dedi.

Oylamada, HDP grup önerisi kabul edilmedi. Buna tepki gösteren HDP Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran ile HDP Ağrı Milletvekili Dirayet Dilan Taşdemir, kürsüye geldi.

"Bu tutumu doğru bulmuyoruz, kabul etmiyoruz." diyen Taşdemir ile Başaran, bir süre kürsüde bekledi. Bu sırada AK Parti ile HDP milletvekilleri arasında karşılıklı laf atmalar yaşandı.

Bunun üzerine TBMM Başkanvekili Levent Gök, birleşime ara verdi. Yaşanan gerginlik, verilen arada da bir süre devam etti. Her iki milletvekilinin kürsüden ayrılarak sıralarına geçmesinin ardından Gök birleşimi yeniden açtı.

Genel Kurulda görüşülen, CHP'nin, "Elazığ'ın Maden ilçesindeki bakır madeninin özelleştirilmesi"ne ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi de kabul edilmedi.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, "İstatistiklere baktığımızda ekonomi yönetimi yüzünden milletin boğazından kısmaya başladığını görüyoruz. Geçmiş yıllardaki ramazan sofralarını arar olduk. Patates ve soğan lüks oldu." dedi.

TBMM Genel Kurulunda, Kapadokya Alan Başkanlığı kurulmasına ilişkin kanun teklifinin görüşmelerine başlandı.

Teklifin tümü üzerinde konuşan Türkkan, ülkede demokrasi ve hukukun ayaklar altına alındığını iddia ederek, "Türkiye'nin çok önemli sorunları varken, herkes 'adalet' diye yalvarırken gündem bu olmamalıydı. Yargı, suçu caydırmak bir yana suçu teşvik eder duruma gelmiştir. İstatistiklere baktığımızda ekonomi yönetimi yüzünden milletin boğazından kısmaya başladığını görüyoruz. Geçmiş yıllardaki ramazan sofralarını arar olduk. Patates ve soğan lüks oldu. Bu durum iktidarın umurunda değil. Hani dolar düşecekti? Doları YSK'de yaptığınız darbe ile yükselttiniz. Siz suçluyu dışarıda aramaya devam ettikçe çok daha büyük bedeller ödemeye devam edeceğiz." diye konuştu.

Türkkan, uygulanan ekonomik politikalar ile memur ve işçilerin aylıklarının dahi ödenemeyecek noktaya gelineceğini ileri sürdü. Lütfü Türkkan, demokrasinin ve adaletin yeniden inşa edilmesi durumunda ekonomik durumun düzeleceğini belirtti.

MHP Grubu adına söz alan Iğdır Milletvekili Yaşar Karadağ, Kapadokya bölgesindeki yer şekillerinin 60 milyon yıllık bir zaman sürecinden sonra ortaya çıkan dünyada nadir görülen yer şekilleri olduğunu ifade etti.

Bu coğrafyanın korunup kollanması gerektiğini dile getiren Karadağ, "Turizm açısından büyük bir potansiyele sahip olan bu bölgemizi yıllık yaklaşık 3 milyon turist ziyaret etmektedir. Bu değerli bölgemizde belediyeler ile bakanlıklar arasındaki yetki kargaşası, kaçak yapılaşma başta olmak üzere birçok sorun ortaya çıkıyor. Söz konusu düzenleme ile bu sorunu çözmüş olacağız." şeklinde konuştu.

HDP Grubu adına konuşan Batman Milletvekili Mehmet Ruştu Tiryaki, Kapadokya bölgesinde kaçak yapılaşmaya dikkati çekerek, planlamanın tek makamda toplanmasında bir sakınca olmadığını ancak benzer durumda olan diğer bölgeler için de bir düzenleme yapılması gerektiğini ifade etti.

Her bölge için ayrı ayrı yasa yapmak yerine bütün bölgeleri kapsayan bir düzenlemenin yapılmasının daha doğru olacağını kaydeden Tiryaki, Hasankeyf ve Ihlara Vadisi'nin de bu düzenleme kapsamında değerlendirilmesinin faydalı olacağını söyledi.

Teklifin tümü üzerine konuşan CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya ise 14 Mayıs 1950'de tek partili sistemden çok partili sisteme geçildiğini anımsattı. Kaya, demokrasiyi yok etmek, koltuğunu korumak için her şeyi feda eden bir anlayışın mevcut olduğunu, İstanbul'un koltuk için feda edilmemesi gerektiğini söyledi.

Kaya, Türkiye'nin yeniden güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönmesi gerektiğini, İstanbul seçiminin bunun için bir fırsat olduğunu savundu.

Teklifin tümü üzerindeki konuşmaların tamamlanmasının ardından Meclis Başkanvekili Levent Gök, birleşimi 15 Mayıs Çarşamba günü saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.