TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM BAŞKANI ŞENTOP, İSİPAB 14. KONFERANSI'NDA KONUŞMA YAPTI


TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, "Bugün dünyaya demokrasi ve medeniyet dersi verdiğini zanneden Batılı siyasetçiler, mülteci düşmanlığı üzerinden iktidara gelmenin hesaplarını yaparken, biz vatandaşlarımız hangi sağlık imkanlarından yararlanıyorsa mültecilerin da aynı hizmetleri almasını temin ettik." dedi.

13 Mart 2019 Çarşamba

TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, "Bugün dünyaya demokrasi ve medeniyet dersi verdiğini zanneden Batılı siyasetçiler, mülteci düşmanlığı üzerinden iktidara gelmenin hesaplarını yaparken, biz vatandaşlarımız hangi sağlık imkanlarından yararlanıyorsa mültecilerin da aynı hizmetleri almasını temin ettik." dedi.

Şentop, Fas'ın başkenti Rabat'ta düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliği (İSİPAB) 14. Konferansı'nda yaptığı konuşmada, İslam İşbirliği Teşkilatı'nın (İİT) 50. kuruluş yıl dönümünde, Kudüs ve Filistin meselesinin gündemin en üst sırasında kalmaya devam ettiğini üzüntüyle gördüklerini ifade etti.

Şentop, bundan 50 yıl önce Al-Aksa Camisi’nin acımasızca kundaklanması olayından bu yana İsrail’in, Müslümanların ibadet özgürlüğünü kısıtlama, Kudüs’ün İslami kimliğini yok etme gibi eylemlerini her geçen gün artırarak sürdürdüğünü kaydetti.

Filistin’de tüm dünyanın gözü önünde ve her türlü uyarıya rağmen çağın en büyük adaletsizliklerinden ve zulümlerinden birisinin yaşandığına işaret eden Şentop, “Oysa iki milyara yakın Müslümanın kalbi duygularla bağlı olduğu Kudüs, şiddetin ve gerilimin değil, barışın hüküm sürdüğü bir şehir olmalıdır.” dedi.

Kudüs bilincinin her daim diri tutulması gerektiğini belirten Şentop, şöyle devam etti:

“Bu anlayışla İslam İşbirliği Teşkilatı’nın Zirve Dönem Başkanı olarak 13 Aralık 2017 ve 18 Mayıs 2018 tarihlerinde İstanbul’da iki Olağanüstü Zirve düzenledik. Söz konusu zirvelerde ABD Yönetiminin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanımasının ve Tel Aviv’deki Büyükelçiliğini Kudüs’e taşımasının uluslararası hukuka ve ilgili Birleşmiş Milletler kararlarına aykırı olduğunu vurguladık. Bu adımları hukuk dışı ve geçersiz saydığımızı tüm dünyaya duyurduk." diye konuştu.

Şentop, Orta Doğu'daki 5,4 milyon Filistinli mültecinin hayati ihtiyaçlarını karşılamakta olan Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Ajansına (UNRWA) değindi.

Şentop, şöyle devam etti:

"Yıllardan beri yeri doldurulamaz faaliyetlerde bulunarak, Filistinli kardeşlerimize eğitim, sağlık, iş, aş desteği sağlayan Ajansın mali sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla tüm uluslararası toplumun elini taşın altına koyması insani bir sorumluluktur.
Önümüzde bizleri zorlu bir süreç beklemektedir. İsrail’in ve belli çevrelerin Kudüs’e yönelik saldırılarının son bulmayacağı, aksine yeni oldu-bittiler yaratılmaya çalışılacağı aşikardır. Bu faaliyetler karşısında Filistin’in hürriyeti, Kudüs’ün statüsünün korunması için mücadelemizi her düzeyde ve her platformda yoğunlaştırmalıyız."

Konuşmasında Suriye'deki gelişmeleri değerlendiren ve Türkiye'nin Suriye politikası hakkında bilgi veren Şentop, "Suriye’nin geleceğinin Suriyelilerin öncülüğü ve sahipliğinde yürütülecek bir siyasi süreçle belirlenmesi gerekmektedir." dedi.

Türkiye'nin, Suriye’de siyasi çözümün yol haritası olan 2254 sayılı BM Güvenlik Konseyi Kararını ve bu doğrultuda BM arabuluculuğunda yürütülen Cenevre sürecini başından beri desteklediğini anımsatan Şentop, şöyle devam etti:

"Çabalarımızı Astana platformu bünyesinde, Batılı ortaklarımızla ve bölge ülkeleriyle yakın temaslar marifetiyle azim ve kararlılıkla sürdürmekteyiz.

Bilhassa Astana sürecindeki gayretlerimiz sonucunda, Suriye’de şiddetin kayda değer ölçüde azaltılması mümkün olmuş, çatışan taraflar arasında güven artırıcı önlemlerin geliştirilmesi sağlanmış ve tıkanmış durumdaki Cenevre süreci canlandırılmıştır.

Türkiye, Suriye’yi siyasi birliği ve toprak bütünlüğünü muhafaza etmiş, terörden arındırılmış, komşularına tehdit arz etmeyen; istikrarlı, müreffeh ve halkının meşru talepleri doğrultusunda yönetilen demokratik bir ülke olarak görene kadar gayretlerini sürdürecektir. İlk aşamada, 300 bine yakın Suriyeli kardeşimiz, ülkemizin teröristlerden arındırdığı Azez, El Bab, Cerablus ve Afrin gibi yerlere geri dönüş yaptı. Güney sınırımız boyunca tesis edeceğimiz güvenli bölge ile inşallah bu sayının milyonları geçeceğine inanıyoruz.

Türkiye, terör örgütleriyle mücadelenin yanı sıra çatışmaların sebep olduğu insani krizlerin etkilerinin hafifletilmesi için de büyük çaba sarf etmektedir. Bugün dünyaya demokrasi ve medeniyet dersi verdiğini zanneden batılı siyasetçiler, mülteci düşmanlığı üzerinden iktidara gelmenin hesaplarını yaparken, biz vatandaşlarımız hangi sağlık imkanlarından yararlanıyorsa mültecilerin da aynı hizmetleri almasını temin ettik. Bugün Türkiye 8 milyar doları aşan tutar ile milli gelire göre dünyanın en fazla yardım yapan ülkesidir. Bu da göstermektedir ki insani yardım bir imkan meselesi değil, bir vicdan meselesidir."

Irak’ta yaşanan gelişmelerin tüm bölge ülkeleri üzerinde doğrudan etkisi bulunduğunu belirten Şentop, Türkiye olarak Irak’ın istikrarı, güvenliği ve refahına büyük önem atfettiklerini söyledi.

Irak'ın, DEAŞ karşısında kazandığı askeri başarının ardından yeniden imar sürecini gerçekleştirebilmek için uluslararası toplumun desteğine ihtiyacı olduğuna dikkati çeken Şantop, Türkiye'nin, komşusu Irak’ın yeniden imarına katkıda bulunmaya hazır olduğunu dile getirdi.

Yemen’de yaşanan insani krize ivedi bir çözüm gerektiğini kaydeden Şentop, "Ülkemiz kardeş Yemen’in toprak bütünlüğünü, bağımsızlığını, egemenliğini, birlik ve istikrarını güçlü bir şekilde desteklemektedir. Bu kapsamda, Türkiye olarak Yemen’de uzun bir süredir devam eden ve yıkıcı çatışmalara siyasi bir çözüm bulunması gerektiğini düşünüyor ve Birleşmiş Millerler (BM) öncülüğündeki çabaları destekliyoruz. " diye konuştu.

Şentop, Kuzey Afrika ülkelerinin, sürdürülebilir barış ve istikrarın temini için ve ekonomi alanında yapısal reformlar gerçekleştirilebilmesi amacıyla önemli politikalar yürüttüklerini ifade etti.

Bu gayretlerinde dost ülkelerle işbirliğinin artırılarak desteğin sürdürülmesi gerektiğine işaret eden Şentop, "Bu bağlamda, Libya’da istikrarın kalıcı şekilde tesis edilebilmesi amacıyla Birleşmiş Millerler (BM) kolaylaştırıcılığında, Libyalıların önderliğinde ve sahipliğinde yürütülen siyasi çözüm sürecine desteğimiz tamdır." ifadesini kullandı.

Afganistan’da barış ve uzlaşı çabalarının yeni bir ivme kazanmasından memnuniyet duyduklarını anlatan Şentop, Türkiye'nin, Afganlar arası görüşmelerin önünü açabilecek her türlü çabayı desteklemeye hazır olduğunu bildirdi.

Pakistan ve Hindistan arasında son dönemde yaşanan gerginliğin kendilerini derin endişeye sevk ettiğini belirten Şentop, Türkiye olarak, gerilimin başından beri taraflara itidal ve sağduyu çağrısında bulunduklarını anımsattı.

"Tarafların rızası olduğu takdirde, elimizden gelen yardımı yapmaya hazır olduğumuzu her vesileyle vurguladık." diyen Şentop, şu ifadeleri kullandı:

"Pakistan Başbakanı Sayın İmran Han’ın açıklamaları ve ardından Pakistan’ın Hint pilotu serbest bırakması bizi bir ölçüde rahatlatsa da yaşananlar, Keşmir sorununun bir an evvel barışçıl yollarla çözülmesi gerektiğini bir kez daha göstermiştir. 1947 yılından bu yana süregelen bu sorun, Güney Asya bölgesinin üstünde Demokles’in Kılıcı gibi sallanmaktadır. Keşmir halkı, yarım asrı aşkın bir süredir acı içerisinde, bu sorunun çözümlenmesini beklemektedir. Bu gerginliğin kazananı yoktur. Kaybedecek olan tüm dünyadır. Uluslararası toplum artık elini taşın altına koymalıdır.

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) olarak bizim de Keşmir sorununun diyalog yoluyla ve ilgili Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararları çerçevesinde suhuletli bir biçimde nihayete erdirilebilmesi için çabalarımızı yoğunlaştırmamız gerekmektedir."

TBMM Başkanı Şentop, "Terörizmden ve terörist örgütlerden günümüzde en çok İslam ülkeleri ve Müslüman toplumları mağdur olmasına rağmen, maalesef yine de İslam ve Müslümanlar terörizmle ilişkilendirilmekte ve töhmet altında bırakılmaktadır." dedi.

TBMM Başkanı Şentop, Kıbrıs meselesine değindi.

Mustafa Şentop, barış ve diyaloğun tesisi için kurulan masaya oturan tarafın Kıbrıslı Türkler olduğunu, her defasında masadan kalkan, hatta masayı deviren tarafı ise Rumların oluşturduğunu dile getirdi.

Buna rağmen, uluslararası toplumun özellikle Batılı devletlerin Rumlara destek verdiğini söyleyen Şentop, "Kıbrıslı Türk kardeşlerimiz de meselenin adil ve kalıcı bir şekilde çözülmesi için İslam aleminden, Müslüman kardeşlerinden dayanışma ve destek beklemektedir." değerlendirmesinde bulundu.

Yunanistan'da Müslüman Türk azınlığa karşı haksız uygulamaların devam ettiğini ve bazı alanlarda yeni boyutlar kazandığını belirten Şentop, sadece Batı Trakya bölgesinde değil, Rodos ve İstanköy adalarında, Selanik'te yaşayan Müslüman Türklerin de hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiğini vurguladı.

Mustafa Şentop, Kırım'ın yasa dışı ilhakının üzerinden beş sene geçtiğini ve Kırım Tatarlarının durumunun hassasiyetini korumayı sürdürdüğünü ifade etti.

Uluslararası toplumun Kırım Tatarlarını sahiplenmesinin büyük önem taşıdığını kaydeden Şentop, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) tarafından Kırım'a düzenlenmesi beklenen teknik ziyaretin gerçekleştirilmesini ve İslam Dünyasının Kırım Tatarlarına olan desteğinin yeniden vurgulanmasını arzu ettiklerini aktardı.

Şentop, Ermenistan işgali altında bulunan Azerbaycan toprağı Yukarı Karabağ meselesinde, Türkiye'nin başından beri bu ihtilafın Azerbaycan'ın toprak bütünlüğü ve egemenliği çerçevesinde barışçıl şekilde çözülmesi için çaba gösterdiğini, bu çabanın devam ettiğini söyledi.

Müslüman bir toplum olan Uygurların, gayri insani muameleye tabi tutulduğuna işaret eden Şentop, İslam İşbirliği Teşkilatı ve üye ülkeleri Uygur meselesinde daha fazla etkin ve duyarlı olmaya davet etti.

Şentop, Uygurların yaşadığı dramın bir benzerini de Arakanlı Müslümanların yaşadığını, Rohingya krizinin, zamanın en büyük trajedilerinden biri olmaya devam ettiğini belirtti.

Mustafa Şentop, şöyle konuştu:

"İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyeleri olarak Arakanlı Müslüman kardeşlerimizi mülteci kamplarında kaderlerine terk edemeyiz. Hep birlikte dayanışma içinde bu kardeşlerimizin sıkıntılarını gidermek ve Bangladeş'in yükünü hafifletmek amacıyla çalışmak zorundayız. Diğer taraftan, Myanmar'ı kalıcı bir çözüm bulmaya ikna etmek amacıyla bu ülkeye yönelik siyasi girişimlerimize devam etmeli, Myanmar üzerindeki uluslararası siyasi baskıyı artırarak sürdürmeliyiz."

Mustafa Şentop ayrıca, Türkiye'nin, Filipinler’in güneyinde nihai, adil ve kalıcı barışın tesis edilmesi amacıyla, Güney Filipinler Barış Sürecine aktif şekilde destek verdiğini kaydetti.

Terörizmin her türlüsünü kınadıklarını belirten Şentop, "PKK, FETÖ, DEAŞ'la mücadele bahanesi altında Batılı devletlerce silahlandırılan ve desteklenen PYD/YPG, El-Kaide, DEAŞ, Boko Haram ve Eş-Şebab başta olmak üzere, terörizmden ve terörist örgütlerden günümüzde en çok İslam ülkeleri ve Müslüman toplumları mağdur olmasına rağmen, maalesef yine de İslam ve Müslümanlar terörizmle ilişkilendirilmekte ve töhmet altında bırakılmaktadır. İslam coğrafyasının, artık adı gibi selam ve barış ile anılması gerekiyor." diye konuştu.

Şentop, şunları söyledi:

"Türkiye, gerek yakın çevresinde, gerek dünyanın farklı coğrafyalarında yaşanan tüm gelişmeleri uluslararası toplumun sorumlu bir üyesi olarak yakından izlemekte; Afrika, Asya ve Latin Amerika'da açtığı yeni temsilcilikleri sayesinde küresel çapta girişimci ve insani bir dış politika yürütmektedir.

Uyguladığımız politikanın temelinde her zaman zalime karşı mazlumların safında yer alma yaklaşımını benimsiyoruz. Ayrıca, üyesi olduğumuz uluslararası kuruluşların günün gereklerine uygun biçimde reformdan geçerek etkin ve sonuç odaklı bir yaklaşım benimsemelerine katkı sunmaya gayret ediyoruz.

İSİPAB'ın her üyesinin benzer sorumluluk içerisinde davranması mevcut krizlerin aşılmasına ve yenilerinin ortaya çıkmasının engellenmesine yardımcı olacaktır. Bu noktada, Pakistan'ın Keşmir'de ortaya çıkan son krizde gösterdiği sağduyulu yaklaşım örnek nitelikte olup, övgüyü hak etmektedir."

Şentop, krizlerin suhuletle çözülmesi kadar, ortaya çıkmalarından önce gerekli önlemleri almanın da önemli olduğuna işaret ederek, "Bu bağlamda, önleyici diplomasi ve arabuluculuk faaliyetleri alanında bilgi ve tecrübemizin artırılması yararlı olacaktır. Ülkemizin İstanbul'da düzenlediği arabuluculuk konferansları bu boşluğu doldurmaya yöneliktir." ifadelerini kullandı.

Abu Dabi'de 1-2 Mart tarihlerinde gerçekleştirilen İslam İşbirliği Teşkilatı Dışişleri Bakanları 46. Toplantısında konunun İslam İşbirliği Teşkilatı tarafından da sahiplenilmesinin ve gelecek yıllarda arabuluculuk alanında konferans düzenlenmesi kararı alınmasının memnuniyet verici bir gelişme olduğunun altını çizen Şentop, böylece, İslam coğrafyasında arabuluculuk alanında sürdürülmekte olan kapasite inşa çalışmalarının hızlanacağını ve İslam dünyasında yaşanan ihtilaflara çözümler bulunması yönündeki arayışların hız kazanacağını belirtti.

Şentop, dünyadaki çatışmaların yüzde 60'ının İslam coğrafyasında yaşandığı dikkate alındığında, çatışmaların ve ihtilafların barışçıl bir şekilde çözümünün Müslümanlar için her zamankinden daha fazla önem arz ettiğini, aksi takdirde bu durumun, Müslümanlar arasındaki çatışmalardan beslenenlerin işini kolaylaştıracağını dile getirdi.

TBMM Başkanı Şentop, "Bu noktada, İslam İşbirliği Teşkilatının arabuluculuk kapasitesinin artırılmasına yönelik somut adımlar atmamız gerektiğini kabullenmeliyiz. İslam İşbirliği Teşkilatı içinde tesis edilen Arabuluculuk Dostları Temas Grubu ve İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelerin genç diplomatlarına yönelik olarak ülkemizde düzenlenen Barış İçin Arabuluculuk Sertifika Programı gibi örnekleri çoğaltmalıyız." dedi.

Öte yandan, Şentop, konuşmasında, toplantıya İran'ın katılmamasını eleştirdi. İSİPAB'ın 13. Konferans Başkanlığını yürüten İran'ın, toplantıya katılarak başkanlığı devretmesi gerektiğini de hatırlatan Şentop, ayrıca İSİPAB'ın, İslam ülkelerinin bir ve beraberliği için kurulmuş bir teşkilat olduğunun unutulmaması gerektiğine dikkati çekti.

İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliği (İSİPAB) 14. Konferansı Açılış Töreni’ne katılan TBMM Başkanı Şentop ve beraberindeki heyet, Açılış Töreni’nin ardından İSİPAB’a üye ülkelerin temsilcileri ile birlikte Fas Parlamentosu önünde aile fotoğrafı çektirdi.
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.