TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU...


TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Levent Gök başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, kabul edilerek, yasalaştı. Ayrıca Genel Kurulda, 5 parti grubunun ortak önergesiyle hayvanlara uygulanan şiddet ve kötü muamele olaylarının incelenerek, bu olayların önlenmesi için alınacak tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu kuruldu.

20 Şubat 2019 Çarşamba

TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Levent Gök başkanlığında toplandı.

Gök, gündeme geçmeden önce üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.

MHP Mersin Milletvekili Olcay Kılavuz, Ege Üniversitesi öğrencisi Fırat Yılmaz Çakıroğlu'nun öldürülmesinin üzerinden 4. yıl geçtiğini anımsatarak, "Fırat Yılmaz Çakıroğlu kardeşimizin davası davamız, emanetleri emanetimiz, yolu yolumuzdur. Şehidimizi sonuna kadar gönlümüzde yaşatacağız." dedi.

Meclis Başkanvekili Levent Gök de "Öğrenim görmek için üniversite okuyan kardeşimiz Fırat Yılmaz Çakıroğlu'na, vefatının 4. yılı münasebetiyle bir kez daha Allah'tan rahmet diliyorum, sevenlerine başsağlığı dileklerimi iletiyorum. Ülkemizin bir daha bu acılarla karşılaşmaması dileğiyle." ifadesini kullandı.

AK PARTİ Denizli Milletvekili Şahin Tin, seçim bölgesine ilişkin gündem dışı konuşmasında, "İnşallah Denizlispor'umuzu en yakın zamanda Süper Lig'de ve yeni stadımızda izleyeceğiz." diye konuştu.

CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan da gündem dışı söz alarak, Artvin Cerattepe'de onur ve hukuk savaşı verildiğini savunarak, bu mücadelenin devam edeceğini söyledi. Bayraktutan, "Artvin'de Türkiye Cumhuriyeti yasaları değil, Mehmet Cengiz yasaları geçerli." iddiasında bulundu.

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, iktidarın yerel seçimlere yönelik bazı çalışmalarını eleştirerek, "Binali Yıldırım'ın başarısı için dua eden hoca... Dini kullanıyorsunuz ama milleti paçavraya çevirdiniz, bunun hesabını hem bu dünyada, hem öbür dünyada vereceksiniz." dedi.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, Fırat Yılmaz Çakıroğlu'nun vefatının 4. yılı olduğunu anımsatarak, "Tarih bölümü birincisi olan ve okulunu bitirmesine aylar kala saldırıya uğrayan Fırat Çakıroğlu, uzunca bir süre hain terör örgütü PKK'nın hedefindeydi. Ege'de öğrenci kılığına girmiş teröristler tarafından şehit edilen evladımızı rahmetle yad ediyorum." diye konuştu.

Çakıroğlu'nun katilinin öğrencilikten atılma kararını kaldıran, Ege Üniversitesi eski rektörü Prof. Dr. Beril Dedeoğlu'nun Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar üyeliğine atanmasını kabul etmediklerini belirten Türkkan, "Bu kararı şiddetle kınıyoruz. Bunu şehidimize yapılan çok büyük bir haksızlık olarak görüyoruz." ifadesini kullandı.

Suriyeli sığınmacıların Türkiye için ekonomik, güvenlik ve sosyal bir vakaya dönüştüğünü savunan Türkkan, önlem alınmazsa 20 yıl içerisinde Türkiye'deki her 13 kişiden birinin Suriyeli olacağını söyledi. Türkkan, "ABD hala PYD'ye silah gönderirken, 'çekileceğiz' diyerek oyalarken, Sayın Erdoğan hala icraata geçmeyip 'geldik, geliyoruz' demeyi sürdürüyor. Devlet sözünün ağırlığını ayaklar altına düşürmeyin, bir şey yapılacaksa yapın. Münbiç'e girilecekse girin, Kandil'e gidilecekse gidin. İYİ Parti arkanızda." değerlendirmesini yaptı.

MHP Grup Başkanvekili Muhammet Levent Bülbül de Çakıroğlu'nu ölümünün 4. yılında rahmetle yad etti. Çakıroğlu'nun da diğer şehitler gibi vatanı uğruna canını verdiğini belirten Bülbül, şunları söyledi:

"Allah onlardan razı olsun. Hepimize, onlar gibi bu memleket, bu millet, inandıkları değerler için hiçbir şekilde taviz vermeden, sapmadan, dönmeden bir hayat sürmeyi nasip etsin. Canımızı da Allah o şekilde alsın. Şehidimize Allah'tan rahmet, değerli ailesine ve bütün ülkücü hareket camiasına başsağlığı diliyorum."

HDP Grup Başkanvekili Fatma Kurtulan, Mersin'de işçilerin yaşamını yitirdiği kazanın ihmal nedeniyle meydana geldiğini ileri sürerek, bu konuda önlemler alınmasını istedi.

Kurtulan, Van'da 3 çocuğun gözaltı sırasında işkence gördüklerinin doktor raporlarıyla belgelendiğini savundu.

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, sosyal adaletin Türkiye'nin artık unutmaya başladığı bir unsur olduğunu öne sürdü. 2019 Yılı Yatırım Programı'nın Türkiye'nin gerçeklerinin bir tarafa bırakıldığını ileri süren Özkoç, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Esnafımız mağdur, çiftçilerimiz iflas etmişler, tarlalarımız boş, ekilmiyor ama yatırım bütçesi açıklanırken tarımı 10 milyar liradan 5 milyar liraya düşürerek, yani yüzde 50 azaltılırken, sarayın bütçesi 500 milyon liradan 1 milyar liraya çıkarılıyor. Peki saray bu parayla ne yapacak? Onu da inanın yüzleri kızarmadan, utanmadan, soğan patates kuyruğundakilere acımadan yazmışlar. Okluk'ta yeni saray, Ahlat'ta köşk, Cumhurbaşkanına tahsis edilen Yıldız Sarayına restorasyon. Allah bunların gözünü doyursun, sadece kendi şaşaaları, rantları için yaptıkları her şeyin cezasını bu dünyada adaleti yok ederek alamıyorlarsa, öbür dünyada karşılarına çıkartsın. Bu kadar insafsızlık, bu kadar adaletten yoksunluk olamaz."

AK PARTİ'nin yerel seçimlerde oy toplamak için caminin içerisinde kahvaltı verdiğini iddia eden Özkoç, "Binali Yıldırım'ın başarısı için dua eden hoca... Dini kullanıyorsunuz ama milleti paçavraya çevirdiniz, bunun hesabını hem bu dünyada, hem öbür dünyada vereceksiniz." ifadelerini kullandı.

AK PARTİ Grup Başkanvekili Özlem Zengin, şöyle konuştu:

"Allah hesap görücüdür fakat biz siyasilerle ilgili hesap günleri seçimlerdir. Önümüzde seçimler var. Vatandaşlarımız karar verecek. Bağırsak da çağırsak da vatandaşlarımız görüyor, anlıyorlar. Bu seçim, hepimiz için imtihandır. Ettiğiniz bu dualar Rabbim karşılığını verecek ben inanıyorum. Dünyada da ahirette de hepsinin karşılığını alacağız. Ben dua ediyorum, beddua değil; Allah hepimize iyi işler yapmayı nasip etsin, iktidara da muhalefete de."

Tarlalarda en çok kadınların çalıştığına işaret eden Zengin, Mersin'deki kazada hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diledi.

Eski TBMM Başkanı Binali Yıldırım'ın hayvan hakları konusunda araştırma komisyonu kurulmasına yönelik teklifine, Meclis'teki 5 partinin grubunun da destek verdiğini bildiren Zengin, kendisinin de bir kedisi olduğunu söyledi.

Kamuoyuna yansıyan hayvan hakları ihlallerinden büyük rahatsızlık duyduklarını ve bu konuda yasal düzenleme yapılması gerektiğini ifade eden Zengin, "Bu manada komisyon kurulmasına destek veren bütün siyasi gruplarımıza teşekkür ediyorum. Hayırlı bir netice olmasını temenni ediyorum." dedi.

TBMM Genel Kurulunda CHP, HDP ve İYİ Parti'nin gündeme ilişkin verdikleri grup önerileri kabul edilmedi.

Genel Kurulda ilk olarak İYİ Parti'nin, "İstanbul Havalimanı"na yönelik grup önerisi görüşüldü.

İYİ Parti Bursa Milletvekili İsmail Tatlıoğlu, "İstanbul Havalimanı projesinin, 2019-2030 yıllarında 4,5 milyar avro zarara uğrayacağı" iddialarının bulunduğunu belirterek, ilgililerin konuya ilişkin bilgilendirme yapmadıklarını ifade etti.

Tatlıoğlu, "Bu, devletin imajını ve siyaseti yıpratır. Bu nedenle bunun ciddi anlamda Meclis araştırma komisyonu konusu olduğu açıktır." dedi.

HDP Gaziantep Milletvekili Mahmut Toğrul, İstanbul Havalimanı projesinin birçok işçinin canı üzerinde yükseldiğini, aynı zamanda ekolojik felaket olduğunu ileri sürdü.

CHP İstanbul Milletvekili Emine Gülizar Emecan, Türkiye'de kamu-özel iş birliğiyle yürütülen projelerle vatandaşın cebindeki paraların, birkaç şirketin cebine aktarılır hale geldiğini iddia etti.

İstanbul Havalimanı'nın da bu projelerden olduğunu savunan Emecan, projenin "22 milyar 152 milyon avroluk bir yılan hikayesi"ne dönüştüğünü belirtti.

AK PARTİ İstanbul Milletvekili Eyüp Özsoy, dünyanın en büyük havalimanı olan İstanbul Havalimanı'nın açıldığı günden bu yana yurt içi ve yurt dışı uçuş sayısını artırarak, hizmet vermeyi sürdürdüğünü anlattı.

İstanbul Havalimanı'nın, Gezi Parkı eylemlerinde sözde çevrecilerin engellemeye çalıştığı eserlerin başında geldiğine işaret eden Özsoy, "İstanbul Havalimanı, taşınma işlemleri bittikten sonra Teknoloji Festivali gibi birçok etkinliğe ev sahipliği yapacak bir millet bahçesine dönüşecektir." dedi.

İYİ Parti'nin önerisi ile HDP'nin "hayat pahalılığı" ve CHP'nin "işsizlik" ile ilgili verdiği araştırma önergelerinin bugün ele alınması önerileri de kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulunda, 5 parti grubunun ortak önergesiyle hayvanlara uygulanan şiddet ve kötü muamele olaylarının incelenerek, bu olayların önlenmesi için alınacak tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu kuruldu.

AK PARTİ, CHP, HDP, MHP ve İYİ Parti gruplarının, birleştirilerek görüşülen Meclis araştırma önergeleri üzerinde İYİ Parti Grubu adına söz alan Samsun Milletvekili Bedri Yaşar, Mecliste böyle bir ortak görüşün sağlanması dolayısıyla mutluluğunu dile getirdi.

Yürürlükte olan Hayvanları Koruma Kanunu'nun isminin yeterli ve doğru olmadığını söyleyen Yaşar, söz konusu kanunun adının Hayvan Hakları Kanunu olarak değiştirilmesini istedi.

Mevcut kanun hükümlerinin hayvan hakları konusunda etkisiz kaldığını dile getiren Yaşar, "Failin işlediği suçtan, idari para cezasıyla 'kabahat' adı altında kurtulması, maddi imkanları yeterli kişilerin hayvanlara diledikleri ölçüde ve oranda eziyet edebilecekleri izlenimi yaratmaktadır." diye konuştu.

Hayvanları Koruma Kanunu'nun, hayvanlara mal ya da eşya olarak bakılması anlayışını gözetmemesi gerektiğine dikkati çeken Yaşar, hayvanları yakan, zehirleyen, hayvanlara işkence ve tecavüz eden kişilere yaptırım olarak para cezası uygulamanın, kamu vicdanına aykırı olduğunu belirtti.

MHP Kahramanmaraş Milletvekili Sefer Aycan, hayvan haklarıyla ilgili yasal düzenleme yapılması gerektiğini belirtti.

Hayvanlara eziyet etmenin, kötü muamelede bulunmanın, hayvanları öldürmenin insanlığa yakışmayan davranış kalıpları olduğunu söyleyen Aycan, "İnançlarımıza göre hayvanlar, insanların emrine verilmiş olsa bile hayvanlara kötü muamele etme hakkımız yok." dedi.

Aycan, doğal denge açısından da hayvanlara ihtiyaç olduğuna işaret ederek, "Hayvanlar olmasa belki dünya bu haliyle olmayacak veya başka sorunlar ortaya çıkacaktır. İnsanla hayvanın yaşantısı son derece ortaktır. Birlikte yaşıyoruz. Bazen can yoldaşımız oluyor, bazen hizmetimizde oluyorlar ve aslında yalnızlığımızı paylaştığımız durumlar da var." ifadesini kullandı.

HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, "Hayvanların, 'küçük dostlarımız', 'canlarımız' gibi güzellemelerle üzerinde hakimiyet kurduğumuz canlılar değil, yaşam haklarını ellerinden aldığımız canlılar olduğunu vurgulamak istiyorum." dedi.

Dünyanın yalnızca insanlara değil, bütün canlılara ait olduğunu ifade eden Kerestecioğlu, şöyle konuştu:

"Hayvan hakları ihlalleri yalnızca sokaktaki hayvanların gördüğü muameleyle sınırlı değil, söz konusu olan aslında hayvanat bahçelerinden yunus parklarına, mezbahalardan deney laboratuvarlarına, faytonlardan süt üretim tesislerine, barınaklardan 'pet shop'lara kadar pek çok yerde hayvanlara nasıl muamele edildiği. Avcılık, hayvan dövüşleri, kürk ve deri üretim tesisleri, hayvan ithalatı ve taşımacılığı da bu kapsamda muhakkak ele almamız gereken konular. Hayvanların sistematik olarak şiddete ve zulme uğraması bunlardan ayrı düşünülemez."

Kerestecioğlu, Türkiye'nin, sokak hayvanlarıyla yaşama kültürü olan bir ülke olduğunu, bunu devam ettirmek istediklerini kaydetti.

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, "Keşke Meclis hep böyle olsa yani uzlaştığımız, herkesin yüzünün güldüğü, gergin olmayan ve hepimizin ortaklaştığı konularda bir arada davranabilsek." dedi.

Binali Yıldırım'ın, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adaylığı'nın hayırlara vesile olduğunu söyleyen Tanrıkulu, "Adalet ve Kalkınma Partisi nihayet parlamentoyu hiç olmazsa hayvan hakları konusunda bütünleştirecek, adım atacak bir noktaya getirdi. Vesile olanlara teşekkür ediyorum." değerlendirmesinde bulundu.

Mahatma Gandi'nin, "Bir milletin büyüklüğü ve ahlaki gelişimi, hayvanlara olan davranış biçimi ile değerlendirilir." sözünü hatırlatan Tanrıkulu, "Hayvanlarla ilgili kadim geçmişimiz var ama toplum olarak hayvanlara işkence yapan, tecavüz eden, hayvanları kasten öldüren haberlerle gündeme geliyoruz. Böyle bir komisyonun kurulmasına, bütün hayvanlar konusunda Türkiye ölçeğinde ortak tutum alınmasına, bu komisyonun parlamentoya, kurumlara yol göstermesine büyük ihtiyaç vardı." ifadesini kullandı.

AK PARTİ Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç, "Elbisesinin eteğinin üzerinde uyuyan kedisi Müezza'yı uyandırmamak için elbisesini kesip kalkan bir Peygamberin ümmeti olarak, göç yolunda güçsüz düşen leylekler için dünyadaki ilk hayvan hastanesi olan Gurabahane-i Laklakan'ı Bursa'da açan bir medeniyetin varisleri olarak hayvan haklarına bakışımız ziyadesiyle ileridedir." dedi.

Türkiye'de, sokak hayvanlarının refahının bozulması ve karşılaşılan sorunların ortaya çıkmasının pek çok nedeni olduğunu dile getiren Kılıç, Hayvanları Koruma Kanunu'nun, AK Parti iktidarı tarafından sokak hayvanlarının rehabilitasyonu amacıyla 2004'te yürürlüğe girdiğini hatırlattı.

Bu konuda yerel yönetimlerin uyguladığı güzel örnekler bulunduğunu ancak bunların yeterli olmadığını belirten Kılıç, "Bu konularla ilgili 2009-2018 yılları arasında 61 yerel yönetime, 31,5 milyon lira mali destek sağlanmıştır. Aynı şekilde yerel yönetimler tarafından 2004-2018 yılları arasında 1 milyon 352 bin sahipsiz hayvan aşılanmış, 1 milyon 79 bin hayvan kısırlaştırılmış, 315 bin 500 hayvan bakım evlerinden bizatihi sahiplendirilmiştir." açıklamasında bulundu.

Genel Kurulda konuşmaların ardından yapılan oylamada, 5 parti grubunun ortak önergesiyle hayvanlara uygulanan şiddet ve kötü muamele olaylarının incelenerek, bu olayların önlenmesi için alınacak tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu kuruldu.

Komisyon 12 üyeden oluşacak, gerektiğinde Ankara dışında da görev yapabilecek.

TBMM Başkanvekili Levent Gök de komisyonun kurulmasına destek veren siyasi parti gruplarına teşekkür etti.

TBMM Genel Kurulunda, Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Teklifi'nin birinci bölümü, AK PARTİ'nin 4 ve 5. maddelere yönelik değişiklik önergeleriyle kabul edildi.

Teklifin birinci bölümü üzerindeki görüşmeler sırasında söz alan CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, kanun teklifini eleştirdi.

Yargıya ulaşmanın zorlaştığını savunan Tanal, "Yargıya ulaşmak için iktisadi kar amacıyla vatandaşı soymamak lazım; yargının ucuz, seri, ulaşılabilir olması lazım. Bu felsefeyle bir tebligatı 14 lira yaparsanız, bir memurun icra yolunu 104 lira yaparsanız, 10-15 lira yazan bir yere Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfının araçları için en az 30 lira veya 40 lira yazarsanız orada adaletsizliğin en büyüğü vardır." diye konuştu.

Teklif hazırlanırken icra iflas hukuku ve medeni usul hukukunda uzman olanların görüşlerinin alınmadığını savunan Tanal, "Öyle katılımcılık olmayınca da yasaları hızlı yaparsak işte bu hızlı tren kazaları oluyor ya, ondan farkı kalmıyor." dedi.

İYİ Parti Trabzon Millettekili Hüseyin Örs, teklifle temyiz başvurularının zorlaştırıldığını, Hazine'yi güçlendirmeyi amaçlayan yüksek tutarlı yargı harçlarının, vatandaşın adalet arayışını engellediğini iddia etti. Örs, "Örneğin, işten atıldığı için patronuna karşı 30 bin liralık dava açmak isteyen bir işçi, kendini işten atan patronuyla uzlaşamaz ise avukat tutmasa dahi önce devlete maktu harç, nispi harç ve üçlü bilirkişi ücreti olarak 1416,73 lira yatırmak zorundadır. Benzer şekilde, birine verdiği hizmetin karşılığını alamayan çalışan, parasını vermeyen kişiye yine 30 bin liralık dava açmak isterse aynı kalemden olmak üzere, önce devlete avukat tutmadan 1581,73 lira yatırmak zorundadır." ifadelerini kullandı.

Türkiye'deki iktisadi ve idari bilimler fakültesi mezunu işsiz sayısının 90 ülke nüfusundan fazla olduğunu dile getiren Örs, bu konudaki mağduriyetin giderilmesi gerektiğini söyledi.

CHP Çorum Milletvekili Tufan Köse de hakimlik sınavı mülakatlarının kayıt altına alıması ve jüride kura ile seçilecek akademisyen üye bulundurulmasını önerdi.

Teklifin birinci bölümünde AK PARTİ'nin dördüncü ve beşinci maddeler üzerinde verdiği önergeler kabul edildi.

Dördüncü madde üzerinde kabul edilen önergeye göre, Adalet Bakanlığı Mülakat Kurulu, adalet bakanının görevlendireceği bakan yardımcısı başkanlığında teftiş kurulu başkanı, ceza işleri, hukuk işleri ve personel genel müdürleri olmak üzere toplam 5 üyeden oluşacak. Üyelerin hukuki veya fiili sebeplerle katılamamaları halinde, yerine vekalet edenler Mülakat Kuruluna katılacak.

Beşinci maddede yapılan değişikliğe göre de hakim ve savcı adaylığı eğitimi sonunda yapılacak yazılı sınavda 70 puanı alamayarak başarı gösteremeyenlere iki ay içinde yeni bir sınav daha açılacak.

Genel Kurulda teklifin ikinci bölümü üzerindeki görüşmeler devam ediyor.

****HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.