TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU...


TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Levent Gök başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Teklifi'nin 1. bölümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.

19 Şubat 2019 Salı

TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Levent Gök başkanlığında toplandı.

Gök, Genel Kurul'un açılışında, eski Gençlik ve Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Fikret Ünlü ile 22. Dönem CHP İstanbul Milletvekili Halil Akyüz'ün vefat ettiği haberini üzüntüyle öğrendiğini belirterek, Ünlü ve Akyüz için Allah'tan rahmet, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diledi.

AK PARTİ Trabzon Milletvekili Bahar Ayvazoğlu, gündem dışı konuşmasında, Birinci Dünya Savaşı sırasında Trabzon'dan Rusya'ya götürülen kültürel varlıklarının Türkiye'ye iade edilmesi konusunda yapılan girişimlere ilişkin bilgi verdi.

1916'da Trabzon işgalinde, daha sonra 1918'de işgal sonrası Trabzon ve diğer vilayetlerden Rusya'ya götürülen tarihi eserlerin ait oldukları yere geri getirilmesiyle ilgili 2009’dan beri AK Parti ve ilgili bakanlıklar nezdinde çalışma yürütüldüğünü vurgulayan Ayvazoğlu, "Eserler arasında 1700 ve 1800’lü yıllara ait çok sayıda Kur'an-ı Kerim, Yenicuma, Ortahisar ve Ayasofya'da yapılan kazılarda çıkarılan mozaikler, Trabzon matbuatına ait gazete ve kitap koleksiyonu, camilerimize ait sancaklar ve değerli eşyalar, padişah fermanları, 497 parça el yazması eser, çeşitli ölçü ve özelliklerde tarihi eser bulunmaktadır." diye konuştu.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığı döneminde başlayan, Dışişleri ile Kültür ve Turizm Bakanlıkları tarafından yakından takip edilen girişimlerle ilgili Türkiye'nin Moskova Büyükelçiliğinin de devrede olduğunu anlatan Ayvazoğlu, "Eserlerin iadesiyle ilgili çok yol katedilerek, Sayın Cumhurbaşkanımız önderliğinde konu takip edilmektedir. Birinci Dünya Savaşı yıllarında Rus işgaline uğrayan Osmanlı vilayetlerinde, özellikle Trabzon ve Van illerinden Rus bilim adamlarınca seçilerek Rusya'ya götürülen kültür varlıklarının ait oldukları yere iadesi, ecdadımızın mirasına sahip çıkma açısından bizlere düşen önemli bir sorumluluktur." ifadesini kullandı.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer de "yerli ve milli tarım" konusunda yaptığı gündem dışı konuşmasında, Anadolu illerinde baş gösteren sıkıntıları, üretilen ürünün değerinde satılamamasının oluşturduğunu aktardı.

İstanbul ve Ankara'da açılan tanzim satış noktalarının Anadolu'da açılmamasının vatandaş ile pazarcı arasında tartışmalara sebep olduğunu savunan Gürer, "Anadolu'nun çoğu ilinde pazarlarda 'tanzim fiyatın' iki katına ürün satılıyor. Oralardaki vatandaşlarımız da iktidara, tanzim satışının kendi illerinde de açılması için çağrı yapıyor." dedi.

HDP Şırnak Milletvekili Hüseyin Kaçmaz da gündem dışı konuşmasında, Şırnak ilinin sorunlarını aktardı.

İYİ Parti, Danışma Kurulunda oybirliği sağlanamadığı için narenciye üreticiliğindeki sorunların belirlenmesi amacıyla verdiği araştırma önergesinin bugün görüşülmesini, grup önerisi olarak Genel Kurul gündemine getirdi.

İYİ Parti Mersin Milletvekili Behiç Çelik, önergenin gerekçesini açıklarken, son günlerdeki gıda, yaş sebze ve meyvedeki aşırı fiyat artışının toplumda infiale yol açtığını, baştan savma icraatlarla infialin geçiştirilmeye çalışıldığını savundu.

Bunun çözümünün bir zaman ve planlama gerektirdiğini ifade eden Çelik, geçen yıl üretilen 40 milyon ton yaş sebze ve meyvenin 15 milyon tonunun çöpe gittiğini, milli servetin heba edilmesinin içler acısı olduğunu kaydetti.

Çelik, çiftçilerin, üreticilerin lehine politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini anlatan, narenciye esnafının ürünlerini 10 yıl önceki fiyattan sattığını belirtti.

HDP Siirt Milletvekili Meral Danış Beştaş, son yıllarda hükümetin tarım politikalarındaki istikrarsızlığının, verimli toprakların heba olmasına yol açtığını öne sürdü.

Beştaş, Türkiye'nin tarımda söz sahibi olması için tarımın yapısal sorunlarının çözülmesi, tarımsal üretimin, ticaret politikalarının güçlendirilmesi, üretici refahının artırılması gerektiğini belirtti.

CHP Mersin Milletvekili Cengiz Gökçel, narenciye üretiminin her aşamasındaki sorunları etraflıca araştırıp, çözüm üretmeleri gerektiğini vurguladı.

Çiftçinin üretim maliyetleri ile piyasa arasında sıkıştığını savunan Gökçel, "Narenciye üreticisi maliyetli şekilde üretim yapıyor. Üretim alanı küçüldükçe üretim maliyetleri daha da artıyor. Narenciye üreticisi olarak, köyde yaşayan çiftçi olarak konuşuyorum, bu öneriye destek olun." dedi.

AK PARTİ Mersin Milletvekili Ali Cumhur Taşkın, narenciyenin, 5 milyon kişinin geçimini sağlayan önemli bir sektör olduğuna işaret etti. Taşkın, tarım destekleri hakkında bilgi verdi.

Yapılan oylama sonrasında İYİ Parti'nin grup önerisi kabul edilmedi.

Genel Kurulda daha sonra HDP'nin, Türkiye'de kadınların siyasette eşit temsilinin önündeki engellerin kaldırılmasına yönelik grup önerisi ele alındı.

HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, kadınları eve, ev işlerine hapsetmeye çalışan her şeyin, kendileri için siyasetin konusu olduğunu belirterek, Meclis kürsüsünde de sokakta da ısrarla "varız" dediklerini aktardı.

Kerestecioğlu, yerel seçimlerde kadın aday sayısının düşük olduğuna işaret ederek, "Bu şehrin merkezindeki ayrımcılığa karşı çıkmak için, belediye meclis üyelerindeki kadınların varlığının önemine dikkat çekmek için, erkek siyaset değil gerçek siyaset demek için, başkanlık odaklı siyaset değil, belediye meclisleri, mahalle meclisleri odaklı siyaset için, rant ve beton odaklı değil yaya ve insan odaklı, yeşil alan odaklı siyaset için, kadınlara her alanda söz ve talep hakkı için, tüm canlıların şehirde yaşam hakkı için, başta Gültan Kışanak olmak üzere, hukuksuzca rehin alınmış tüm kadın belediye eşbaşkan adaylarının sesine ses katmak için, tekçilik değil özgürlükler için Ankara Çankaya Belediye Başkanlığına adayım." diye konuştu.

AK PARTİ Grup Başkanvekili Özlem Zengin, Kerestecioğlu'na başarılar diledi.

Zengin, uzun yıllar İstanbul Kadın Kolları başkanlığı yaptığını anımsatarak, kadın olarak siyasette var olmanın zorluğunu gördüğünü, masalarda çok kavga ettiğini, mücadele verdiğini anlattı.

Zengin, "Birbirimizi itham etmeden güçbirliği yapmaktan yanayım. Zaten çok zor bir iş yapıyoruz." dedi.

Özlem Zengin, Ankara'da katıldığı eylemde gözaltına alınırken taciz edildiği öne sürülen Merve Demirel'in suç duyurusunu anlamlı bulduğunu, parti olarak konunun takipçisi olduklarını ifade etti.

Zengin, mağdurun yanında olduklarını ancak suçu ispatlanmadan kişinin, tacizci olarak tutuklanmasını da doğru bulmadıklarını kaydetti.

AK PARTİ Çanakkale Milletvekili Jülide İskenderoğlu, kadınlarla ilgili sorunları partiler üstü bir konu olarak görmeleri gerektiğini vurguladı. İskenderoğlu, son 17 yılda kadınların siyaset sahnesinde daha etkin rol oynamasının, kadın belediye başkanları, milletvekilleri sayısının artmasının, demokrasi adına son derece mutluluk ve umut verici olduğunu kaydetti.

İskenderoğlu, kadınların siyasetteki temsil oranları ile bürokrasi, sivil toplum kuruluşları, akademi ve iş dünyasındaki sayılarının birlikte artış göstermesinin, geleceğe daha güvenle bakmalarını sağladığını bildirdi.

Konuşmaların ardından yapılan oylamada HDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

AK PARTİ İzmir Milletvekili Binali Yıldırım'ın, TBMM Başkanlığından istifasına ilişkin yazısı TBMM Genel Kurulu'nda okundu.

Meclis Başkanvekili Levent Gök, TBMM Genel Kurulu'nda, Yıldırım'ın, Meclis Başkanlığı görevinden çekildiğini belirten yazısını okuttu.

Binali Yıldırım, TBMM Başkanlığına sunduğu yazısında, "31 Mart 2019 Mahalli İdareler Seçimlerinde aday olarak gösterilmem nedeniyle TBMM Başkanlığından çekiliyorum. Başkanlığım dönemimde katkı ve destekleri nedeniyle Başkanlık Divanı üyelerine ve değerli milletvekillerine teşekkürlerimi sunarım. Yüce Meclis'in bilgilerine saygılarımla arz ederim." ifadesini kullandı.

Gök, Yıldırım ile birlikte yaklaşık 7 aylık bir süre içerisinde, son derece saygılı, nazik ve uygar bir şekilde çalışma yürüttüklerini belirterek, "Meclisimizin güçlenmesi adına yaptığımız kişisel görüşmeler dışında, her ortak platformda yapıcı ve uzlaşıcı bir anlayışı benimsemeye karşılıklı olarak özen gösterdik. Sonuçta siyasi bir karar verdi Sayın Binali Yıldırım. Kendi takdiridir. Sayın Binali Yıldırım'ın bugüne kadar Meclis Başkanı olarak gösterdiği çalışmalardan dolayı kendisini kutluyor ve yaşantısında başarılar diliyorum." diye konuştu.

Meclis Başkanvekili Gök, bugünden itibaren 5 gün içerisinde TBMM Başkanlığı için aday gösterilebileceğini belirtti. Gök, TBMM Başkanı seçiminin, aday gösterme süresinin bitiminden itibaren 5 günde tamamlanacağını ifade ederek, sürecin Meclise hayırlı olmasını diledi.

TBMM Genel Kurulu'nda, partilerin grup başkanvekilleri gündeme ilişkin değerlendirmede bulundu. Grup başkanvekilleri, eski Gençlik ve Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Fikret Ünlü ile 22. Dönem CHP İstanbul Milletvekili Halil Akyüz için Allah'tan rahmet, yakınları ve sevenlerine başsağlığı dileğinde bulundu.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, Muğla'nın Milas ilçesinde, açık arazideki maden sahasında meydana gelen heyelanda hayatını kaybeden işçiler için Allah'tan rahmet diledi.

Türkiye'nin, "ucuz ölümlerin ülkesi" olmaya devam ettiğini savunan Türkkan, ülkenin, işçi kazalarında Avrupa'da ilk sırada olduğunu söyledi. Türkiye'de 2018'de bin 903 işçinin iş kazalarında yaşamını yitirdiğini aktaran Türkkan, "Hükümeti, iş ve işçi güvenliği için ciddi tedbirler almaya ve konuya önemle eğilmeye davet ediyoruz." dedi.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'nin, Türkiye'deki büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığına ilişkin açıklamasını da aktaran Türkkan, "Hayvancılıkta bu kadar varlıklıysak, neden Sırbistan'dan 5 bin ton büyükbaş hayvan ithal ettik?" sorusunu yöneltti.

Kocaeli'deki Honda fabrikasının kapatılacağının açıklandığını dile getiren Türkkan, bu fabrikanın kapanmasıyla işsizler ordusuna yeni işsizlerin katılacağını söyledi.

MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, Milas'taki maden sahasında meydana gelen göçükte işçilerin hayatını kaybetmesinin herkesi üzdüğünü belirtti.

Maden sahalarında gereken denetimlerin yapılmasının büyük önem arz ettiğini vurgulayan Bülbül, "Ruhsatları bulunmayan, hukuki açıdan yeterliliği bulunmayan maden sahalarının yeniden büyük bir ciddiyetle denetim altına alınması çok önemlidir." dedi.

Bülbül, işi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerinin, işletmelerin karlılık veya ayakta kalabilmesi için feda edebilecekleri girdilerden olmadığını, bunların insan odaklı, orada alın teri döken insanların hayatları üzerinde bir hadise olduğunu belirterek, "Bu konuda alınabilecek tedbirlerden geri durmak, bu memlekete yapılacak en büyük kötülüklerden biri olacaktır. Bu konuda MHP olarak, hem toplumumuzun hem işveren kesimimizin gerekli şekilde bilinçlendirilmesi, devletimizce gereken tedbirlerin alınmasını talep ediyoruz." şeklinde konuştu.

TBMM Başkanı Binali Yıldırım'ın dün akşam itibarıyla görevinden ayrılma dilekçesini Meclis Başkanlığına sunduğunu anımsatan Bülbül, şunları kaydetti:

"Sayın Binali Yıldırım'ın, Meclis Başkanlığı sürecinde gösterdiği hassasiyet, iyi niyet ve hiçbir şekilde siyasi ayrım gözetmeksizin ortaya koyduğu duruş ve tavır dolayısıyla kendisine teşekkür ediyoruz. Cumhur İttifakı'nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olarak, kendisine çıktığı siyasi yarışta başarılar diliyoruz. Sonuna kadar kendisinin destekçisi olduğumuzu ifade etmek isterim."

HDP Grup Başkanvekili Fatma Kurtulan, Cumhuriyet gazetesi yönetici ve yazarları hakkında açılan davada, yerel mahkemece verilen hapis cezalarının onandığını hatırlatarak, kararla, "hukuk adına bir kez daha hukuksuzluğun yaşandığına tanıklık ettiklerini" söyledi. Kurtulan, "Bu onama kararı, bir kez daha, gazeteciliğin suç sayıldığını bize gösteriyor. Bunu kınıyoruz." dedi.

Kurtulan, Van'da 3 çocuğun 3 gün önce gözaltına alındığını ve işkenceye maruz kaldığını öne sürdü.

Ankara'da bir polisin, genç bir kadını gözaltına alırken cinsel saldırıda bulunduğunu iddia eden Kurtulan, bu konuya kamuoyunun günlerdir tepki gösterdiğini kaydetti. Bahsi geçen polisle ilgili işlem yapılmadığını söyleyen Kurtulan, "Hiçbir koşul, böylesi iğrenç bir saldırıyı meşru göremez." ifadesini kullandı.

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, "Cumhuriyet gazetesi davası"na ilişkin alınan kararı kınadıklarını belirtti.

"Gazetecileri, yazarları, öğrencileri, hukuk insanlarını cezaevine koyarak eşitlik, özgürlük ilkelerini Türkiye'de büyütebilmek mümkün değil." görüşünü aktaran Özkoç, cezaevine gerçek suçluları koymak gerektiğini dile getirdi.

Mahalli İdareler Seçimi öncesinde Yalova'da bir belediye başkan adayının camide verdiği kahvaltıyı eleştiren Özkoç, bunun siyasi faaliyetten başka bir şey olmadığını savunarak, bu durumu kınadıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, seçimler öncesinde gürültü ve çevre kirliliğine neden olan kampanyalara ilişkin uyarısının bulunduğunu hatırlatan Özkoç, "Ankara'da yaşayan bütün milletvekillerimiz görecek ki, aydınlatma direkleri üzerine 'yapılamaz' denilen bütün siyasi amblem ve afişler asılmıştır. Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ve belediye başkan adayının bütün resimleri her direkte asılıdır, korkunç bir görüntü kirliliği göstermektedir." diye konuştu.

CHP'nin, TBMM'deki grup toplantısının, TRT tarafından 10 dakika yayınlandığını iddia eden Özkoç, bu durumu eleştirerek, seçimin eşit koşullarda yapılması gerektiğinin altını çizdi.

AK PARTİ Grup Başkanvekili Özlem Zengin, görevinden istifa eden TBMM Başkanı Binali Yıldırım'a, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı sürecinde başarılar diledi.

Bir süredir Genel Kurul'da, özellikle emniyet teşkilatına ilişkin nahoş ifadeler kullanıldığını aktaran Zengin, bir ilçe emniyet müdürü için kullanılan "sözde emniyet müdürü" ifadesini şiddetle reddettiklerini söyledi.

Zengin, "Devletimizin görevlendirdiği bir emniyet müdürüne hiç kimsenin 'sözde emniyet müdürü' demeye hakkı yoktur." dedi.

Geçen cumartesi günü Ankara'daki Sakarya Caddesi'nde yasa dışı gösteri yaptıkları gerekçesiyle gözaltına alınan bir kadına yönelik "polisin tacizde bulunduğu" iddialarını da gündeme getiren Zengin, böyle bir konuyu, çok dengeli bir muhakeme ile götürmek gerektiğini belirtti.

Emniyet müdürlüğünün ve olay yerinde çekilen görüntüleri izlediğini anlatan Zengin, "Bu görüntüler kamuoyuna dağıtılırken kastı aşan bir şekilde, olaydan öte emniyet teşkilatını tahkir etmek üzere bir üslup kullanılıyor. Bizim burada yapmamız gereken, her ikisini aynı anda görmek. Prensip olarak bir insan suç işlerken, yakalandığı an ve devam eden süreçler de dahil olmak üzere asla bir cezalandırmaya tabi tutulamaz. Bu görüntünün bir kadını itibarsızlaştırmasına biz müsaade edemeyiz." diye konuştu.

Emniyet teşkilatının "tacizci" diye itham edilmesine de asla tahammüllerinin olmayacağını belirten Zengin, "Bu görüntülerde, özensizlik içerisinde bir tavır görüyorum. Bir telaş içerisinde bir kişiyi arabaya yerleştirmeyle alakalı telaşın verdiği bir yanlış hareket var. Keşke orada bir kadın polis olsaydı, onlar müdahil olsalardı." değerlendirmesini yaptı.

****HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.