TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU...


TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Mithat Sancar başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı. TBMM Başkanvekili Mithat Sancar, birleşimi 5 Şubat Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere kapattı.

17 Ocak 2019 Perşembe

TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Mithat Sancar başkanlığında toplandı.

CHP İstanbul Milletvekili Aydoğan, avukatların ve savunmanın yaşadığı sorunlar hakkında yaptığı gündem dışı konuşmada, "Savunma olmadan yargılama olmaz, yargılama olmadan adalet olmaz." diye konuştu.

Adalet terazisinin dengede tutulması, bunun için de yargının bağımsız olması gerektiğini ifade eden Aydoğan, "Savunmanın güçlü olması bireyin devlet karşısında güçlü olması demektir." dedi.

Aydoğan, ülkede tutuklu avukatlar sorunu olduğunu da savunarak OHAL boyunca 570 avukatın tutuklandığını söyledi. CHP'li Aydoğan, "İktidar, 'onlar görevleri dolayısıyla değil başka nedenlerden dolayı tutuklandı' diyor. Gazeteciler için de böyle diyorlar ama durum tabii ki öyle değil." ifadesini kullandı.

Turan Aydoğan, "Bir devlet avukatlığı yaratma yoluna gidiyorsunuz, tıpkı hakimlik savcılık gibi. Ama ne kadar baskı yapılırsa yapılsın avukatlar biat etmeyecektir. Avukatlar 85 hafta adalet nöbeti tuttu, bunu herkes duydu ama bir tek iktidar duymadı." diye konuştu.

Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Nazır Cihangir İslam, insan hakları ihlalleri konusundaki gündem dışı konuşmasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Sakarya'daki tank palet fabrikasının özelleştirilmesini kendisine göre farklı bir şekilde açıkladığını kaydederek "Borç faizlerini ödemek üzere Sakarya'daki tank palet fabrikası Katar'a ve iki yerli firmanın da olduğu işletmeye devredildi. Bu çok büyük bir yanlıştır, hatadır, bundan dönülmesini istiyorum." dedi.

Türkiye'nin hukukun üstünlüğü konusunda 113 ülke içinde 101. sırada olduğunu iddia eden İslam, "Bu gerçekliği kabul etmeden insan hakları sorunlarına herhangi bir çözüm bulamayız." diye konuştu.

AK PARTİ Mersin Milletvekili Hacı Özkan da gündem dışı konuşmasında, Mersin'e yapılan yatırımlar hakkında bilgi verdi.

AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, Seçim Kanununun tüm vatandaşlara ve siyasi partilere yükümlülükler getirdiğini belirterek, "Bugün saat 17.00'ye kadar, 'ne kadar hayali seçmen var, bir daireye ne kadar çok seçmen kaydı yapılmış, ne kadar çok yaşlı seçmen var...' konularının takibi hepimizin üzerine vazifedir." dedi.

TBMM Genel Kurulunda, gündem dışı konuşmaların ardından, grup başkanvekilleri söz aldı.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Yavuz Ağıralioğlu, seçim güvenliği konusunda basına yansıyan haberlerin devletin itibarını zedelediğini söyledi.

"Hayali seçmenler, yaşı 165'i bulan seçmenler, taşınan seçmenler, bir apartmanda birkaç bin kişinin yaşadığının görünmesi itibarımızı zedelemektedir." diyen Ağıralioğlu, geçen seçimde, yurt dışında kullanılan oyların, bütün partilerin yetkililerinin nezaretinde bekletildiği bir fotoğraf karesinin basına yansıdığını kaydetti.

Ağıralioğlu, "Her sandığın üzerinde beşer tane kilit var, sandıkların etrafında da beşer tane adam var. Bu fotoğraf iğrençti. 'Birbirine itibar etmeyen beş parti temsilcisi ve bunlar oylarını çaldırabilirler.' görüntüsü... Dünyaya bizi rezil edebilecek bundan daha kötü bir fotoğraf olamazdı." diye konuştu.

Seçim güvenliğini oluşturacak mekanizmaların hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Ağıralioğlu, "Dünyaya seçim güvenliğiyle ilgili büyük endişelerin yaşandığı bir ülke görüntüsü vermek, Türk milletinin ayıbı haline gelmesin." ifadesini kullandı.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Türkiye'nin güney sınırları ve Suriye'nin kuzey sınırları boyunca büyük bir oyun kurgulandığını söyledi.

Bu oyunda Türkiye'yi oyalama, masada tutarken sahada kaybettirme girişimlerini gördüklerini belirten Akçay, "Fırat'ın doğusuna yönelik operasyonda, yolumuza devam etmeliyiz. Fırat'ın doğusunu ve Münbiç'i terör örgütünün tasarrufundan kurtarmak, insanı ve hukuki bir haktır, sorumluluktur." dedi.

HDP Grup Başkanvekili Ayhan Bilgen, Hrant Dink'in 19 Ocak 2007'de öldürüldüğünü hatırlattı.

Bugün bir araştırma önergesiyle Dink'in katillerinin yargılanma sürecini yeniden gündeme getireceklerini ifade eden Bilgen, Dink öldürülmeden önce hakkında açılan davanın seyri ile onu öldürenlerin davasının seyrinin hemen hemen aynı hızla gittiğini kaydetti.

Ayhan Bilgen, hayali seçmenler konusundaki araştırma önergelerinin kabul edilmediğini de söyledi.

Küçük yerlere ait adreslerde yüzlerce seçmenin olduğunu dikkate sunduklarını ancak "buraları garnizon denilerek" geçiştirildiğini kaydeden Bilgen, "Son aylarda Mersin, Adana, Gaziantep ve Hatay gibi illerden Beytüşşebap'taki tek bir adrese 500 seçmen taşınmış. Kim tarafından taşındığı, hangi aday tarafından organize edildiği çok açık." dedi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç ise 2016 yılında Aladağ'da, yoksul ailelerin okula giden çocuklarının kaldığı yurtta çıkan yangında, aralarında Cennet isimli bir öğrencinin de olduğu 10 öğrenci ve iki yetişkinin yanarak hayatını kaybettiğini anımsattı.

2016 yılından beri ailelerin, çocuklarıyla ilgili yaşadıkları acıdan dolayı, her gece kabus dolu rüyalarla uyandıklarını aktaran Özkoç, "Cennet'in annesi, 'ben onun cennete gittiğine inanıyorum, cehennemde de bunu ona yapanlar yanacaklardır ama bundan sorumlu olanların bu dünyada cezalarını çekmeleri lazım' diyor." ifadesini kullandı.

Özkoç, konuya ilişkin görüşülen davada hiçbir tutuklunun bulunmadığına işaret ederek, "Allah'a, adalete, öbür dünyaya ve bu dünyaya inanan, vicdanı olan herkesin bu davaya sahip çıkması gerekiyor. Aileler verilen kan paralarını kabul etmediler. Tek bir şey istiyorlar, adalet istiyorlar. Mecliste onların sesini bir kez daha duyuruyorum." diye konuştu.

AK PARTİ Grup Başkanvekili Cahit Özkan da Ankara Siteler'de çıkan yangında 5 Suriyeli işçinin hayatını kaybettiğini, 8 işçinin de yaralandığını anımsatarak, ölenlere rahmet, yaralılara da geçmiş olsun dileğinde bulundu.

İş Sağlığı ve Güvenliği Yasasının 20 Haziran 2012 tarihinde kabul edildiğini ifade eden Özkan, "İş yerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve mevcut sağlık, güvenlik şartlarının iyileştirilmesi, bu bağlamda işverenlere ve işçilerimize görev, yetki ve sorumluluk yükleyen bu yasal düzenleme, gelişmiş ülkelerdeki düzenlemelerin üzerindedir. Ancak uygulamada bunların sonuçlarını çok daha etkin alabilmek için, her birimize de bunların takibini yapma görevi veriyor." diye konuştu.

Cahit Özkan, seçmen listelerinin bugün saat 17.00'ye kadar muhtarlıklarda askıda bulunacağına da işaret etti.

Seçim Kanunu'nun 43. ve 47. maddelerininin, tüm vatandaşlara ve siyasi partilere yükümlülükler getirdiğini belirten Özkan, "Bugün saat 17.00'ye kadar, 'ne kadar hayali seçmen var, bir daireye ne kadar çok seçmen kaydı yapılmış, ne kadar çok yaşlı seçmen var...' konularının takibi, hepimizin üzerine vazifedir. Bunları doğru şekilde takip etmek, her şeyden önce milli iradenin tecelligahı Meclisimize ve seçilmiş belediye başkanlarımıza meşruiyet sağlayan bir durumdur." şeklinde konuştu.

TBMM Genel Kurulunda, İYİ Parti, HDP ve CHP gruplarının, araştırma önergelerinin gündeme alınmasına ilişkin önerileri görüşüldü.

Partisinin, emeklilerin ekonomik şartlarının iyileştirilmesine ilişkin önerisi üzerinde söz alan İYİ Parti Konya Milletvekili Fahrettin Yokuş, emeklilerin ekonomik olarak yaşadığı sıkıntıları anlatarak taleplerini sıraladı.

Yokuş, "Vallahi, çok şey istemiyorlar aslında. İki yıl Mecliste vekillik yaptıktan sonra, ben de dahil, şimdi ben de alacağım herhalde, yani bir anlamda kıyak emeklilik yapıyorsanız, vicdanınıza sesleniyorum; gelin, asgari ücrete kadar çıkaralım en düşük emekli maaşını, ona göre hepsini yeniden düzenleyelim çünkü TÜİK'in rakamları bunu söylüyor çünkü Türk-İş'in araştırmaları açlık sınırını 2 bin lira civarında tutuyor." diye konuştu.

HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay Pekgözegü, Bireysel Emeklilik Sistemi'ni (BES) eleştirerek, şunları söyledi:

"BES ile fonlar oluşturarak ücretlilerden adına 'emeklilik' dedikleri sermayeye para aktarma sistemini oluşturdular. Halbuki bunun emeklilikle bir ilgisi yok, bu bir fon. Bu fon da yine her zaman olduğu gibi işçilerden, emekçilerden alınıp sermayeye aktarılacak bir fon. BES'ten hemen çıkılması gerekiyor, zorunlu Bireysel Emeklilik Sistemi'ne de 'hayır' denmesi gerekiyor. Çalışanlar ileride bu BES konusunda daha fazla soyulacaklarına emin olabilirler." dedi.

CHP Grubu adına söz alan Burdur Milletvekili Mehmet Göker de en düşük emekli aylığının bin liraya yükseltildiğini anımsatarak, emeklilerin yaşadıkları ekonomik zorlukları hesaplama yaparak anlatacağını söyledi. Elindeki banknotları sayarak hesap yapan Göker, "Bu arada paralar gerçek değil çünkü bu kadar para bir Müslüman'da bulunmaz." şeklinde konuştu.

HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan'ın "Hristiyan'da da bulunmaz." sözleri üzerine Göker, "Evet, Hristiyan'da da bulunmaz Sayın Paylan." ifadelerini kullandı.

AK PARTİ Ankara Milletvekili Orhan Yegin, partisinin iktidarlarında emeklilerin reel gelirinin artmasına yönelik her türlü iyileştirici düzenlemeyi hayata geçirdiklerini vurguladı. Söz konusu düzenlemeleri anlatan Yegin, şunları kaydetti:

"2002 yılında emeklilerimize yapılan ödemelerin Gayrisafi Yurt İçi Hasıla'ya oranı 4,8'ken bu oran 2018 yılında 6,75'e, 6,8'e yükseldi. Yani 2002'de emeklilere yapılan ödemelerin GSYH'ye olan oranını 2018'e geldiğimizde yüzde 40'ın üzerinde artırmayı Allah bize nasip etti, hepimize nasip etti. Yeter mi, her ihtiyacı karşılar mı? Buna kim 'Evet' diyebilir? İnsanlarımız, milletimiz her şeyin, her güzelliğin en iyisine, en fazlasına layık. Biz hepimiz insanlarımız daha yüksek gelire, daha yüksek standarda sahip olsun, daha mutlu olsun, yaptığımız düzenleme ve icraatlar onun hayatının yükünü daha da azaltsın istiyoruz ve 16 yıldır bu ideal için, bu refahı yakalamak ve sürekli kılmak için, altını çiziyorum sürekli kılmak için gece gündüz çalışıyoruz."

Genel Kurulda daha sonra, HDP Grubu'nun, Hrant Dink cinayetinin araştırılmasına yönelik önerisine geçildi. Partisinin önerisi üzerinde söz alan Garo Paylan, konuşmasını kürsüye koyduğu Hrant Dink fotoğrafıyla yaptı.

Hrant Dink'in 12 yıl önce katledildiğini hatırlatan Paylan, Dink'in hayatını kaybetmeden önce kaleme aldığı yazısından satırlar okudu. Paylan, "Hrant Dink, 12 yıldır Şişli'deki o kaldırımda yatıyor. TBMM'den sesleniyorum; Hrant'a bir borcumuz var." şeklinde konuştu.

CHP İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu, Hrant Dink cinayetine ilişkin "Hazırlanışı, işlenişi ve sonraki soruşturması AK Parti iktidarı döneminde olan bir cinayettir. Aradan on iki yıl geçmiştir, halen İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılamalar devam ediyor. Asıl faillerin ortaya çıkmadığı bir yargılama süreci devam ediyor." ifadelerini kullandı.

AK PARTİ İstanbul Milletvekili Abdullah Güler de cinayete yönelik davaları partisinin milletvekilleriyle birlikte ilk günden itibaren takip ettiklerini söyledi. Güler, "Cumhuriyet Halk Partisi ne yapıyordu o zaman biliyor musunuz? 17 Nisan'da 'Biz sözde değil özde cumhurbaşkanı istiyoruz' diyen bir genelkurmay başkanının peşine düşmüş onu takip ediyordu." diye konuştu.

Güler'in ifadeleri üzerine söz alan CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, "Demokrasiye sadakat konusunda CHP'ye dil uzatmak için abdest almanız lazım. İftira atıyorsunuz. Generallerin peşinde koşan namerttir. Hrant Dink cinayetinde siz üç maymunu oynadınız." şeklinde konuştu.

CHP'li Sezgin Tanrıkulu da "CHP o zaman da bu davayı izliyordu, bugün de izliyor. AK PARTİ izleyemiyor çünkü soruşturma izinlerini vermediler. FETÖ mü izin vermedi? Şu anda neden izin verilmiyor?" dedi.

AK PARTİ Grup Başkanvekili Cahit Özkan, "Başta Sayın Cumhurbaşkanımız ve AK PARTİ Grubu olarak, bugüne kadar her zaman korunması gereken bir değer varsa, onun da bizi bir arada yaşatan değer olduğuna inanıyoruz. Yani demokrasimize, milli irademize, hukuk devletine ve medeniyet değerlerimize sahip çıkarak bütün sorunlarımızı aşacağımıza inanıyoruz." ifadelerini kullandı.

Genel Kurulda daha sonra CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, Grubu'nun Sakarya Tank Palet Fabrikası'nın Özelleştirme sürecine yönelik önerisi hakkında konuştu.

Özkoç, "fabrikanın 25 yıllığına Türk ordusundan alınarak Katar ordusunun sahibi olduğu şirkete verildiğini" iddia etti.

Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Sivas Milletvekili İsmet Yılmaz, fabrikanın Türkiye savunmasına çok önemli katkılar sağladığına işaret etti. Fabrikanın 45 yıllık savunma sanayi bilgi, birikim ve tecrübesine sahip olduğuna dikkati çeken Yılmaz, "Savunma sanayinde kamu tecrübesiyle özel sektör dinamizmini harmanlayarak sinerji yaratan uygulamaları hayata geçirmek istiyoruz. Bu sadece ekonomik değil, aynı zamanda bizi hedefe götürecek stratejik bir tercihtir." diye konuştu.

Fabrikaya yönelik özelleştirme kararı alındığını anımsatan Yılmaz, şunları kaydetti:

"Satmak yok, personel tasfiyesi yok. Personelin özlük haklarında herhangi bir kayıp da yok. Burada esas olan fabrikada verimliliğin artırılması ve stratejik ürünlerin üretilmesidir. Fabrikası arazisi ve arazide bulunan her türlü taşınmaz ile üretim, bakım ve onarımda kullanılan her türlü tezgah ve ekipmanların mülkiyeti devlette kalacaktır. İşletme süresi boyunca fabrikanın yeteneklerinin korunması ve yeni yetenekler kazanmasına yönelik yatırımlar Milli Savunma Bakanlığı kontrolünde yapılacaktır.

Bir uygulama yaptık, bunun milletimizin lehine olduğunu düşünüyoruz. Süreç sonunda savunma sanayimizin daha da güçlendiği görülecektir, milletimiz de buna şahit olacaktır. Kamu ve özel sektör iş birliği yapacaktır."

İYİ Parti, HDP ve CHP'nin grup önerileri kabul edilmedi.

Genel Kurulda, Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerinde görüşmelere geçildi.

**** HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.