TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

10 OCAK ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ...


10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla, siyasi parti grupları ayrı ayrı Parlamento Muhabirleri Derneği'ni ziyaret etti.

10 Ocak 2019 Perşembe

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla, siyasi parti grupları ayrı ayrı Parlamento Muhabirleri Derneği'ni ziyaret etti.

İlk olarak, HDP Grup Başkanvekili Ayhan Bilgen, TBMM İdare Amiri Mahmut Toğrul ve partisinin Muş Milletvekili Şevin Coşkun ile 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla Parlamento Muhabirleri Derneği (PMD) Başkanı Göksel Bozkurt'u ziyaret etti.

Gazetecilerin çalışma koşullarına değinen Bilgen, "Bizim açımızdan sadece bir gün hatırlanmayacak kadar önemli bir sorumluluk, görev ifa ediliyor. Özellikle de yeni sistemde, güçler ayrılığıyla birlikte olmazsa olmaz denge denetleme sisteminin dinamiklerinden birisi medyanın özgürlüğüdür." ifadesini kullandı.

Ayhan Bilgen, Toğrul ve Coşkun, ziyaret öncesinde Meclis Basın Koridorundaki ajans, gazete ve televizyon bürolarındaki çalışanlara karanfil verdi.

Daha sonra AK PARTİ Bilecik Milletvekili Selim Yağcı, PMD'yi ziyaret ederek, dernek başkanı Göksel Bozkurt ve Mecliste görev yapan gazetecilerle bir araya geldi.

Türkiye'deki gazeteciliğin geçmişi ve çalışanların elde ettiği kazanımları dile getiren Yağcı, zamanını ülkenin aydınlanması ve geleceği için harcayan basın çalışanlarının gününü kutladığını belirtti.

Yağcı, şunları kaydetti:

"Türkiye'nin, demokratik, hukuk devleti sınırları içerisinde gelişimi için basınımızın önemli bir yer tuttuğuna canı gönülden inanıyorum. Eğer bir yere ulaşacaksak, bir ve beraber olarak el ele gönül gönüle vererek ulaşacağız. İnşallah daha güzel yarınları inşa etmek için hep birlikte çalışıyoruz. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün gösterdiği muasır medeniyet seviyesinin üzerinde bir ülkeyi oluşturmanın gayreti içerisindeyiz. Bunu da hep birlikte gerçekleştireceğiz."

AK PARTİ'li Yağcı, PMD ziyaretinde, gazetecilere Bilecik'in yöresel ürünleri olan boza ve Osmanlı tatlısı ikram etti.

Ardından, AK PARTİ Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla Parlamento Muhabirleri Derneğini ziyaret ederek, Mecliste görev yapan gazetecilerle bir araya geldi.

TBMM Başkanı Binali Yıldırım'ın, "Benim bir teklifim var; bütün seçime girecekler bulundukları görevleri bıraksınlar. Meclis bu düzenlemeyi yapsın, o zaman bu tartışmalar da sona ersin. Buyursun herkes istifa etsin, biz de edelim." çağrısının hatırlatılmasının ardından değerlendirmesi sorulan Akbaşoğlu, Yıldırım'ın, bu çıkışının günün en önemli çağrısı olduğunu belirtti.

Binali Yıldırım'ın, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adaylığı sürecinde hukuki olarak herhangi bir problem olmadığı konusunun dün ve önceki gün Mecliste gündeme geldiğini anımsatan Akbaşoğlu, "Hem milletvekillerimiz için hem Meclis Başkan ve Meclis Başkanvekillerimiz için böyle bir istifa zorunluluğu söz konusu değildir. Bu hakikaten üzerinde tartışılmayacak kadar açık ve net bir düzenlemedir. Bununla beraber Meclis Başkanımızın 'hodri meydan' demesi bence çok önemlidir." diye konuştu.

Anayasa'nın 94. maddesinin 1982, Siyasi Partiler Kanununun 24. maddesinin 1983 ve Mahalli İdareler Seçimi Kanunuyla ilgili düzenlemelerin 1984 tarihli olduğunu hatırlatan Akbaşoğlu, "Siyasi Partiler Kanunu'nun 24. maddesi, Anayasa'da geçen maddeyi olduğu gibi alıyor ve bir istisna getiriyor. 'Ancak' diye başlayarak, 'Meclis Başkanı, milletvekili adayı olabilmek için bu görevinden istifa etmek durumunda değil ve siyasi faaliyetlere de katılabilir, seçim propagandası yapabilir' diyor. Bu yeni bir düzenleme değil." ifadesini kullandı.

Akbaşoğlu, Meclis Başkanı ve Meclis Başkanvekillerinin aynı hukuki statüye tabi olduğunu anımsatarak, şunları söyledi:

"Uygulamada, Meclis Başkanvekillerimizin parti grup toplantılarına katıldıklarına şahit değil misiniz? Dolayısıyla sadece Anayasa'nın 94. maddesini ele alıp, bu maddenin nasıl uygulanacağını gösteren Siyasi Partiler Kanunu'nun 24. maddesini görmezden gelmek mümkün olabilir mi? Seçim kanunları bir bütün olarak kanun koyucu tarafından telakki edilmiş. Bir bütün olarak, Anayasa, Siyasi Partiler Kanunu ve Mahalli İdareler Seçimi Kanunu birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde herhangi bir istifanın söz konusu olmadığı açık bir şekilde düzenlenmiş vaziyette."

Meclis Başkanı Yıldırım'ın çağrısının ardından istifa öncülüğünü kimin yapması gerektiği konusunda bir soru üzerine de Akbaşoğlu, "Her beraber, aynı anda, aynı konumda olan herkes istifalarını kamuoyu önünde açıklayabilirler. Bu usul belirlenebilir." ifadesini kullandı.

CHP'nin, Kılıçdaroğlu'nun kaybettiği davalara ilişkin tazminatları ödemek üzere oluşturduğu fona dair bir soru üzerine Akbaşoğlu, şunları kaydetti:

"Fona gerek yok. Hakikat ortaya konduğu zaman, herhangi bir hukuki yanlışlığa sebebiyet vermeden siyasi eleştiri getirilebilir. Doğru, yanlış, yalan, iftira birbirine karıştırılarak bir yaklaşım sergilenecekse o zaman fonları yetmez. Herhalde 1 milyon lirayı aşan bir ödemede bulunuldu."

Muhammet Emin Akbaşoğlu, ziyareti sırasında gazetecilere memleketi Çankırı'nın kaya tuzu ve yöresel ürünlerini hediye etti.

Daha sonra MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül ile Parlamento Muhabirleri Derneği (PMD) Başkanı Göksel Bozkurt'u ziyaret etti.

Ziyarette basın mensuplarının 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nü kutlayan Akçay, böyle günlerin farkındalık oluşturmak ve bilinç yaratmak için önem taşıdığını dile getirdi. Akçay, "Gazetecilerimizi Meclisin gören gözü, duyan kulağı, konuşan dili olarak değerlendiriyoruz." diye konuştu.

Bir basın mensubunun "Meclis Başkanı Binali Yıldırım'ın istifa taleplerine yönelik açıklamaları var. Başkan 'Bütün adaylar istifa etsin ve 'seçim kampanyası siyasi bir faaliyet değildir' ifadesini kullandı. Siz nasıl değerlendirirsiniz?" sorusu üzerine bu konunun partisi açısından yaklaşık 1 ay önce kapandığını söyledi.

Akçay, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin basın mensuplarına bu konuda değerlendirmede bulunduğunu da anımsattı.

Bugünkü programında TBMM Başkanı Yıldırım'ın detaylı açıklamalarda bulunduğunu anlatan Akçay, şunları kaydetti:

"TBMM Başkanı'nın istifasını gerektiren hukuki bir durum olmadığı kanaatindeyiz. Bu kanaati yinelemek isterim. Meclis Başkanı bunu bir örnek babında ifade etmiştir. TBMM Başkanı'nın daha çok manevi temsil özelliği söz konusudur. Aslında bütün seçilmişler bakımından mütalaa ettiğimizde bu meseleyi bir polemik ve demagoji konusu yapmanın anlamsız olduğu kanaatindeyiz. Bir milletvekili, bu görevi esnasında, bir TBMM Başkanlığı yaparken milletvekili adayı olabiliyor. Bu durumda Meclis Başkanlığından istifa etmesini gerektirecek bir durum söz konusu değil. Diğer seçilmişler bakımından da bütün belediye başkanları da aday olabiliyor, aday olduktan sonra başkanlıktan istifa etmesi gerekmiyor. O bakımdan TBMM Başkanı'nın da bir belediye başkanlığına aday olduğunda istifa etmesini gerektirecek herhangi bir husus görmüyoruz."

Akçay, seçilmiş milletvekillerinin, grup başkanvekillerinin de tekrar aday olmak için istifa etmediklerine işaret etti. TBMM Grup Başkanvekillerinin parti divanlarında görev alamadıklarını anımsatan Akçay, "Tüm seçilmiş görevlilerin, o makamlara aday olmaları halinde 'istifa etmeleri gerekir.' gibi bir anlayışa ulaşılır ki bu da doğru değil. Kurumsal ve devletin devamlılığı bakımından tartışma dışı tutmakta biz yarar görüyoruz." ifadelerini kullandı.

Akçay, "Seçim faaliyetleri siyasi faaliyet değil midir?" şeklindeki soruya karşılık da "Sayın Binali Yıldırım, aynı zamanda Cumhur İttifakı'nın adayı olarak bu çalışmaları yapacak. Aslında parti faaliyeti yürüteceği söylenemez. İstanbul gibi dünya ölçeğinde büyük bir metropol şehrimize, bilgi birikimiyle ülkemize çok güzel hizmetler yapmış ve toplumumuzun tamamı tarafından hüsnü kabul gören bir şahsiyettir. Onun aday konusunun, polemik konusu yapılmaması gerekir." dedi.

Erkan Akçay, Ruh Sağlığı Kanun Teklifi'ne yönelik bir soru üzerine de bu teklifin temel bir yasa olarak sunulduğunu söyledi. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde buna yönelik yasaların olduğunu ancak Türkiye'de bulunmadığını belirten Akçay, "Bunda siyasi polemik konusu yapılacak husus söz konusu değil." dedi.

Basın mensuplarının, CHP tarafından, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun davalarda ödemesi gereken tazminatlara yönelik bir fon oluşturulacağını anımsatmaları üzerine Akçay, "Buna dava konusu hadisenin mahiyetine bakarak karar verebiliriz. Milletvekilleri ve Sayın Kılıçdaroğlu dava açmıyor mu? Ayrıntılandırmak ve isimlendirmek istemiyorum ama öyle ifade ve ithamlar söz konusu olabiliyor ki yenilir yutulur değil. İftiraya hakarete varan, eleştiriyi aşan ifadeler söz konusu oluyor." diye konuştu.

Herkesin olduğu gibi hakkını aramak isteyen siyasilerin mahkemelere başvurmasının etik bir hadise olduğuna işaret eden Akçay, çıkacak mahkeme kararlarına saygı duymaktan başka bir tepki verilemeyeceğini söyledi.

Tazminat tutarlarının yüksek olduğu yönündeki eleştiri üzerine de Akçay, "Neticede tazminata hükmedecek mahkemeler. Hakim karar verecek. Kıstaslar ve ölçüleri çerçevesinde hakim takdir edecektir." diye konuştu.

Akçay, siyasetin iftira ve hakaret dilinden korunması gerektiğine de dikkati çekti.

TBMM'nin yerel seçimler öncesi kapatılma tarihinin sorulması üzerine Akçay, önceki dönemlerde bunun seçimden 30 ila 45 gün öncesinde gerçekleştirildiğini anlattı. Akçay, "Kesin tarih vermek mümkün değil ama 18 Şubat veya 1 Mart gibi..." dedi.

Akçay, ekonomideki gelişmelere yönelik bir soruya karşılık da şu yanıtı verdi:

"Ekonomi düz bir çizgi izlemez. Hazine ve Maliye Bakanı'nın açıkladığı, Cumhurbaşkanı'nın, hükümetin aldığı tedbirleri olumlu buluyoruz. Herhalde kimsenin de karşı çıktığı yok. Sadece biz olumlu değil, herhalde CHP de olumlu buluyordur."

Söz konusu ekonomik paketlere yönelik "seçim yatırımı" eleştirisinde bulunulduğunun anımsatılması üzerine de Akçay, 24 Haziran seçimleri öncesindeki çalışmalara da benzer eleştirilerin getirildiğini, her dönemde buna yönelik bir açıklamanın doğru olmadığını söyledi. Akçay, "Seçim yatırımı olarak değerlendirmiyoruz. Eskiden beri öyle değerlendirmiyorduk. Olumlu düzenlemelerdir. Mümkün mertebe, bütçe imkânları içerisinde, Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik vasat, uluslararası ekonomik şartları çerçevesinde olumlu adımların atıldığını söylemek bir insaf ve vicdan borcu olsa gerek." diye konuştu.

MHP Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla Parlamento Muhabirleri Derneği'ni ziyaret ederek, Mecliste görev yapan gazetecilerle bir araya geldi.

Gazetecilerin gündeme ilişkin soruları üzerine Enginyurt, Cumhur İttifakı'nın ruhuna zarar verecek hiçbir açıklamada bulunmayacağını belirterek, bunun dışında sorular sorulmasını istedi.

Hacca gitmek isteyip de uzun süredir bekleyenler için yaptığı çağrıyı hatırlatan Enginyurt, bu yöndeki taleplerin çok fazla olduğunu kaydetti.

Bu yöndeki açıklamasının ardından kendisini ülkenin pek çok yerinden arayanların olduğunu aktaran Enginyurt, "Ben Ordu'da böyle bir sıkıntı var gibi düşünüyordum ama Türkiye'nin her yerinde büyük bir sıkıntı olduğunu gördüm. İnşallah çözümlenir." diye konuştu.

Enginyurt, fındık taban fiyatının belirlenmesi öncesinde yaptığı açıklamaların Cumhur İttifakı'nı etkilemediğini vurgulayarak, "Fındık fiyatının şu anda 14-14,5 lira gibi bir seviyede seyretmesi, seneye bu fiyatın altına düşmeyeceğini gösteriyor. O anlamda da üretici adına güzel bir şey olacak." değerlendirmesinde bulundu.

TBMM İdare Amiri Orhan Yegin ile TBMM Genel Sekreteri Mehmet Ali Kumbuzoğlu, parlamento muhabirlerinin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nü kutladı.

Yegin, TBMM Genel Sekreteri Mehmet Ali Kumbuzoğlu ile 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla Meclis basın koridorundaki ofisleri gezerek, parlamento muhabirleriyle sohbet etti.

Daha sonra Parlamento Muhabirleri Derneği (PMD) Başkanı Göksel Bozkurt'u ziyaret eden Yegin, "Güzel bir anma günü, gazetecileri kutluyoruz." dedi.

TBMM Başkanı Binali Yıldırım'ın, günün anlam ve önemine ilişkin gazetecilerle kahvaltıda bir araya geldiğini hatırlatan Yegin, programda gazetecilerin bazı sorunları dile getirdiğini aktardı.

Yegin, söz konusu problemlerin tamamını gelecek süreçte değerlendireceklerini belirtti.

TBMM Genel Sekreteri Kumbuzoğlu, gazetecileri tebrik ederek, "Basın çalışanlarının bu güzel gününü yürekten tebrik ediyorum. Şuna inanıyorum ki TBMM'nin önemli bir gücüsünüz. Bizim her şeyimizsiniz." dedi.

Kendilerini gazetecilerle daha iyi ifade etme özgürlüğünü ve güzelliğini yakaladıklarını vurgulayan Kumbuzoğlu, "15 Temmuz'da gösterdiğiniz yürekli direnişi 80 milyon vatandaşımız ve Meclis çalışanları da unutmayacaktır. Siz gerçekten bu ülke için çok değerlisiniz. Genel Sekreter olarak size daha iyi çalışma ortamları sağlama, sorunlarınızı giderme noktasında her zaman yanınızdayız." diye konuştu.

Ziyarette, TBMM Genel Sekreter Yardımcısı Hakan Suat Ölmez, TBMM Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Başkanı Necati Sungur da yer aldı.

BBP Genel Başkanı ve Ankara Milletvekili Mustafa Destici, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla Parlamento Muhabirleri Derneği'ni ziyaret ederek, Meclis'te görev yapan gazetecilerle bir araya geldi.

Gazetecilerin Meclis'te yaşadığı sorunları bildiğini belirten Destici, sorunların çözümü için gerekli girişimlerde bulunacağını ifade etti.

TBMM Başkanı Binali Yıldırım'ın, "Benim bir teklifim var; bütün seçime girecekler bulundukları görevleri bıraksınlar. Meclis bu düzenlemeyi yapsın, o zaman bu tartışmalar da sona ersin. Buyursun herkes istifa etsin, biz de edelim." çağrısının hatırlatılmasının ardından değerlendirmesi sorulan Destici, bir partinin il ve ilçe başkanının, seçimler öncesinde aday olacağında istifa etmek zorunda olduğunu ama belediye başkanı, Meclis başkanı, milletvekili gibi görevlerde bulunanların istifa etmek zorunda bulunmadığını kaydetti.

Bu durumu tuhaf olarak değerlendiren Destici, şunları söyledi:

"Bir partinin il başkanını, ilçe başkanını aday olması halinde istifa ettiriyorsunuz. Halbuki tam siyasetçi... Halbuki adam kendi partisinden aday oluyor ve kendi imkanlarıyla seçime gidiyor. Bunlar istifa ederken, bir milletvekilinin, bir belediye başkanının adaylık sürecinde istifa etmemesi bence tezat. Bence bu sorunun çözümü için köklü bir çalışma yapılması gerekir."

İstifa tartışmalarının kişiler üzerinden yapılmasının da doğru olmadığını vurgulayan Destici, "Siyasi Partiler Yasası ve Seçim Kanunu'nda çok esaslı bir değişikliğe ihtiyaç var." dedi.

Seçim bölgesinde belediye başkanı olup da belediye imkânlarını kullanarak seçim çalışmalarını sürdürenlerin bulunduğunu anlatan Destici, "Devletin, milletin malıyla hiç kimsenin seçimlerde yarışa gölge düşürmemesi lazım. Bu konuda herkesin hassasiyet göstermesi gerektiğini düşünüyorum." diye konuştu.
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.