TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU...


TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Levent Gök'ün başkanlığında toplandı. Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Yapan Kanun Teklifinin ilk 20 maddesi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.

09 Ocak 2019 Çarşamba

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Levent Gök'ün başkanlığında toplandı.

MHP İzmir Milletvekili Hasan Kalyoncu, "bioçeşitlilik ve biokaçakçılık", CHP Osmaniye Milletvekili Baha Ünlü ile AK Parti Osmaniye Milletvekili İsmail Kaya ise "Osmaniye'nin düşman işgalinden kurtuluşunun 97. yıl dönümü" konularında gündem dışı konuşma yaptı.

Gündem dışı konuşmaların ardından Grup Başkanvekilleri yerlerinden söz aldı.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, Halide Edip Adıvar ile Cemal Süreya'nın vefatlarının yıl dönümü olduğunu hatırlatarak, Adıvar ve Süreya'yı rahmet, minnet ve saygı ile andığını belirtti.

Yeni yıl ile kitaba erişimin zorlaştığını savunan Türkkan, buna karşılık kurşuna erişimin de kolaylaştığını iddia etti. Gençlerin mermiye değil kitaba ihtiyacı olduğunu dile getiren Türkkan, gençlerin mermiye ihtiyaç duyduğu dönemde milletin, ciddi faturalar ödediğini söyledi.

Kilis'in nüfusundan fazla Suriyelinin bu kentte ikamet ettiğine dikkati çeken Türkkan, asayişi sağlamak ve Suriyeliler ile anlaşabilmek için polislere il emniyet müdürlüğü tarafından Arapça kursu açıldığını anlattı. Türkkan, "Bu acı tablo, Türkiye'yi yanlış Suriye politikası neticesinde getirdiğiniz vahim noktanın gerçek bir özetidir. Bu noktayı değiştirmezseniz, Kilis'ten başlayan bu durum yakında tüm memleketi saracaktır." dedi.

Türkkan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun, Suriyelilere yapılan harcama konusunda verdikleri rakamların çelişkili olduğunu belirterek, bu konuda hükümetten, Suriyelilere harcanan para konusunda ciddi, net bir açıklama beklediklerini dile getirdi.

MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, partisince hazırlanan ve daha önceden TBMM Başkanlığına sunulan ruh sağlığı yasası teklifinin kanunlaşması için milletvekillerinden destek istedi.

Gelişmekte olan ülkelerin pek çoğunda ruh sağlığı yasası bulunduğunu ifade eden Bülbül, Türkiye'nin bugüne kadar bir ruh sağlığı yasasının bulunmadığını söyledi. Ruh sağlığı alanının, bu konuda eğitimi olmayanların istismarına maruz kaldığını belirten Bülbül, "Ülkemizde tüm toplumu temsil eden Türkiye Ruh Sağlığı Profili Çalışmasında, 12 aylık yaygınlık yüzde 17,2 olarak tespit edilmiştir. Sağlık Bakanlığı verilerine göre her geçen yıl Türkiye'de antidepresan ilaç kullanımı artış göstermektedir. Antidepresan kullanan erkeklerin 2 mislini kadınlar kullanmaktadır." diye konuştu.

Bülbül, 2019'da bu teklifin yasalaşmasını arzu ettiklerini söyledi.

HDP Batman Milletvekili Mehmet Ruştu Tiryaki, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katıldığı AK PARTİ Grup toplantılarında özel güvenlik önlemi alındığını ifade etti.

Mecliste, milletvekillerinin dahi koridorlarda yürüyemediğini savunan Tiryaki, bunun bir benzerinin dün yaşandığını anlattı. Tiryaki, "Dün yine pek çok yer kapatılmıştı. Açılması konusunda uyarılarda bulunan Mardin Milletvekilimiz Tuma Çelik, bir milletvekili tarafından darbedildi. AK PARTİ Grubunun bu konuda daha duyarlı davranması gerektiği kanısındayım. Bir milletvekilimiz eğer koridorlarda, bir başka milletvekilinin saldırısına uğramadan yürüyemeyecekse bu hepimiz açısından sorundur." ifadelerini kullandı.

HDP'li Tiryaki, bugün partisinin Ankara İl Başkanlığı önünde basın açıklaması yapmak isteyen partililere polisin müdahale ettiğini söyledi. Aralarında bulunan milletvekillerinin de polisler tarafından darbedildiğini savunan Tiryaki, "Bu bütün Meclise yapılmış bir saygısızlıktır." dedi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, çiftçilerin geçim sıkıntısı bulunduğunu, ektikleri üründen emeklerinin karşılığını alamadığını ve ürününü ekmek için de yeterli imkana sahip olmadığını öne sürdü. Çiftçinin, sütünü Ziraat Bankası önüne döktüğünü, tütününü yaktığını anlatan Özkoç, bu sıkıntıların sokağa taştığı değerlendirmesinde bulundu.

Çiftçileri destekleyecek Ziraat Bankasının, doğru yönetilmeyen futbol camiasının borcunun yapılandırılmasında görevlendirildiğini söyleyen Özkoç, "Futbol dünyasını yönetenler ilk önce dediler ki '3 yabancı futbolcu yeter'. Sonra 'sınırsız yabancı futbolcu alalım' dediler. Bu futbolcuları dövizle alıyoruz. Düşük vergi ile bu transferler yapılıyor. Ülkemizde imkan verildiğinde o yıldızları cebinden çıkarak futbolcuların önü kesiliyor." diye konuştu.

Kulüpler ve başkanların birbiri ile yarıştığını, yanlış yönetimden dolayı da Türk futbolunun bugünkü durumuna geldiğini savunan Özkoç, Ziraat Bankasının borçları yapılandırmasının da çözüm olmayacağını, borçların ikiye, üçe katlanacağını öne sürdü.

AK PARTİ Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ise Osmaniye'nin düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümünü kutladı, şehitleri rahmet ve minnetle andı.

Osmaniyeliler ve milletin tek bilek olarak düşmana gereken cevabı verdiğini belirten Akbaşoğlu, şunları kaydetti:

"Bugün de aziz milletimiz ve güçlü devletimiz, emperyalistlerin her türlü oyununu tarihin çöp sepetine atmaya muktedirdir. Türkiye Cumhuriyeti güçlü, kararlı ve dirayetli bir liderlikle, Cumhurbaşkanı'mızın liderliğiyle her türlü terör koridorunu hem de her türlü terör koalisyonunu yerle yeksan etmeye, tarihin çöp sepetine atmaya bugün de muktedirdir."

Genel Kurulda, gündem dışı konuşmaların ardından grup önerilerinin görüşmelerine geçildi.

İYİ Parti, Danışma Kurulu toplanamadığı için tarım ve hayvancılığın geliştirilmesine yönelik araştırma önergesinin görüşülmesini, grup önerisi olarak Genel Kurul gündemine getirdi.

İYİ Parti Konya Milletvekili Fahrettin Yokuş, Türkiye'de tarım ve hayvancılığın hak ettiği yerde olmadığını, Türk tarımının, çiftçisinin ve hayvancılığının hak ettiği seviyelere yükselmesi ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanması gerektiğini söyledi.

Türkiye'yi kalkındırmanın çiftçiye ve tarıma sahip çıkmakla mümkün olduğunu belirten Yokuş, çiftçinin mazot vergisinden muaf tutulmasını, yasal takibe düşen borçlarının faizsiz şekilde yeniden yapılandırılmasını, meraların köylülere verilmesini, köyde kalıp tarım yapmak isteyen gençlere destek verilmesini istedi.

HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, AK PARTİ hükümetleri döneminde hayvancılığın bitirildiğini, 2011-2017 yıllarında 2,8 milyon büyükbaş hayvanın ithal edildiğini, hayvan yetiştiriciliğinin durduğunu öne sürdü.

CHP Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu, girdi fiyatlarının düşürülmesi, çiftçinin daha fazla gübre, mazot, su, elektrik, tohum, ilaçla buluşturulması gerekirken bunların fiyatlarına zam yapıldığını savundu.

Gaytancıoğlu, "Vergileri düşürmenize rağmen fiyatlar düşmüyor, yem fiyatları tavan yapıyor. Birçok kurumu, başta Toprak Mahsulleri Ofisi olmak üzere, devre dışı bırakıyorsunuz. Piyasalar başıboş. Tarımda kaptan var, kaptan gemiyi kullanmayı bilmiyor, liyakati yok, tarımın dışından birilerini getirerek gemiyi yürütmeye çalışıyorsunuz." dedi.

AK PARTİ Kars Milletvekili Yunus Kılıç, tarımda herkesin amacının, daha çok üretmek, üretene daha çok destek vermek olduğunu dile getirdi. Kılıç, Türkiye'nin, tarım arazisi açısından bölünmüşlüğü ve parçalanmışlığı en fazla olan ülkelerden biri olduğunu söyledi.

Kılıç, çiftçinin 16 milyarın üzerinde destekleme alacağını, tarımda desteğin yüzde 2,5'un üzerinde olduğunu, bunun da AB'nin 3 katı olduğunu kaydetti. Kılıç, AK PARTİ döneminde mazota desteğin başladığını belirterek, "Yüzde 50'sini vatandaşa verdik. Ülkenin şartlarına göre bir gün tamamını vermek gerekirse onu da yaparsa yine AK PARTİ yapar." diye konuştu.

Konuşmaların ardından yapılan oylamada İYİ Parti'nin grup önerisi kabul edilmedi.

Daha sonra HDP'nin, İşsizlik Fonu'nun amaç dışı kullanıldığına dair önergesinin bugün görüşülmesine dair grup önerisi ele alındı.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, "İşsizlik Fonu'nu, yandaşlara sermaye yaptığınız bankaların açığını kapatmak için bankalara aktardınız. Merkez Bankasının Genel Kurulu her yıl nisanda yapılır, temettü dağıtır, nisanı bekleyemediniz, ocak ayına aldınız. Çünkü 31 Mart'ta seçim var. Çuvalın dibi delindi. Temettü dağıttıracaksınız, İşsizlik Fonu'nda yaptığınız gibi bunları tekrar bankalara aktaracaksınız. İşsizlik Fonu meselesi değil bu, Türkiye'nin yolsuzluk meselesi. Bankaların görev zararı yok, birileri tarafından dolandırılıyor." değerlendirmesinde bulundu.

AK PARTİ Konya Milletvekili Halil Etyemez, bugün dünyaya baktıklarında hemen her ülkede işsizliğin en önemli sorunlardan biri olduğunu dile getirdi. Etyemez, özellikle 2008'de başlayan küresel krizin, ekonomilere etkilerinin yanı sıra pek çok ülkede işsizliği de tetiklediğini anımsatarak, Türkiye olarak bu dönemde yaşanabilecek olumsuzluklara karşı bir dizi tedbir aldıklarını, istihdam paketlerini uygulamaya koyduklarını, bu sayede istihdam edilenlerin sayısını istikrarlı bir şekilde artırmayı ve işsizlik oranlarını aşağıya çekmeyi başardıklarını anlattı.

Etyemez, iktidarları döneminde istihdamı 19,6 milyondan yaklaşık 29 milyona çıkardıklarını, çalışanları hiçbir dönemde enflasyona ezdirmediklerini, asgari ücretlileri koruduklarını dile getirdi.

HDP'nin grup önerisi de yapılan oylamada kabul edilmedi.

CHP'nin beyin göçünün nedenlerinin araştırılmasına dair önergesini açıklamak üzere kürsüye gelen CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, bu konunun yabancı bir gazetede yayımlandığı için gündeme gelmediğini belirtti.

Gençlerin yurt dışına gitme istediğinde son yıllarda artış olduğunu öne süren Çakırözer, eskiden yurda dönmek istenirken şimdi gidenlerin geri gelmek de istemediğini söyledi.

Çakırözer, Türkiye'nin, dünyada en çok yatırımcısını kaçıran üçüncü ülke olduğunu da ileri sürdü.

AK PARTİ Konya Milletvekili Orhan Erdem, New York Times gazetesinin haberinde, 250 bin Türk'ün ülkeden göç ettiğinin yazdığını anımsatarak, bu sayının doğrusunun 113 bin 326 kişi olduğunu bildirdi. Erdem, yurt dışından Türkiye'ye göç eden Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı sayısının 101 bin 772, yurt dışına verilen net göç sayısının 11 bin 554 olduğunu ifade etti.

Erdem, "Göç olarak ifade edilen konunun bir kısmını ülkemiz de sağlıyor. Sadece Milli Eğitim Bakanlığı 1416 sayılı kanunla, her yıl bin kişiyi yurt dışına gönderiyor. YÖK, TÜBİTAK, üniversiteler gönderiyor. AK PARTİ ile birlikte bu konuda bir hareketlilik yaratılmıştı. Bu göç, kalan bir göç değil, aksine birçoğu dönen kişilerden. Böyle olmasa, 2002'de bu ülkenin savunma sanayisinin yüzde 80'i yabancıyken bugün bu oran yüzde 35'lere düşürülebilir miydi? Birçok alanda ülkemizin yetişmiş insanları önemli konularda başarılara imza atıyor." dedi.

Konuşmalardan sonra CHP'nin grup önerisi de kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulunda, Finansal İstikrar ve Kalkınma Komitesi kurulması, yaşlılık aylıkları için 1000 liranın alt sınır belirlenmesi, yapılandırma süresinin uzatılması gibi düzenlemeleri içeren Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine devam ediliyor.

Teklifin birinci bölümü üzerinde söz alan İYİ Parti Bursa Milletvekili İsmail Tatlıoğlu, teklifin bazı maddelerine olumlu, bazılarına da olumsuz baktıklarını söyledi.

Bu teklifin, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin kanun yapma tekniğinin, "torba kanunlar"la gideceğini gösterdiğini söyleyen Tatlıoğlu, "Esasında sistemin üstü kurulmuş ama altı boş. Biz bunun altını doldurmazsak, yarın 'şipşakçı Meclis' gibi bir tanımlama yaparlarsa bu tanımlamayı yapanlara 'haksız' diyemeyiz." ifadesini kullandı.

HDP Siirt Milletvekili Meral Danış Beştaş, Fransa'nın başkenti Paris'te 2013'te öldürülen Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Söylemez için verdikleri araştırma önergesinin "kaba ve yaralayıcı" bulunduğu gerekçesiyle reddedildiğini belirterek, "Önergemizi reddeden zihniyeti kınıyorum." dedi.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in, "Hiç kimse Kürt kardeşlerimize sahip çıkma konusunda Türkiye Cumhuriyeti'ne ders veremez. Kürtlerin en büyük dostu, hatta tek dost devlet Türkiye Cumhuriyeti'dir diyebilirim." sözü ile AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş'un, "Suriye, Irak, Türkiye'deki tek koruyucusu ve sahibi biziz." ifadesini aktaran Beştaş, şöyle konuştu:

"Halklar kendileri bir varlıktır ve iradelerini kendileri temsil ederler. Bu sahiplik meselesi, kardeşlik meselesi sadece gerçekten soyut, dostlar alışverişte görsün misali söylenen sözlerdir. Kürtlerin bir sahibe ihtiyacı yok. Kürtler, Kobani'de IŞİD'e karşı bütün dünyaya insanlık değerleri için verilen mücadelede ders verdiler. Kürtler kendi başlarının çaresine bakabilirler. Aman, sahip ve kardeşlik lafını bırakın, gölge etmeyin, başka ihsan istemiyor Kürtler sizden. Burada kimseye sahiplik iddiasında da bulunmayın."

HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu Demir, bugün partisinin Ankara İl Başkanlığı önünde HDP Ağrı Milletvekili Abdullah Koç ve partinin yöneticileriyle yapmak istedikleri basın açıklamasına polisin müdahale ettiğini söyledi.

"Anayasal hakkımı kullanmak istedim. Ankara HDP İl Başkanlığının önündeydik. Portakal gazlı ve darbedilerek saldırıya uğradık." diyen Demir, şöyle konuştu:

"Bu konuda bilgilendirme yapılırken bütün grup başkanvekilleri de buradaydı. Bu kadar mı alıştınız? Burada karşınızda gözyaşı dökmek istemiyorum ama burası nasıl bir Meclis? Bir taneniz kalkıp da 'Bu vekillerimize böyle bir muamelede bulunulmuş, bunu kınıyoruz.' demek içinizden gelmedi mi? Ben şu anda ara vermenizi, bunu bakanlığa sormanızı ve hep birlikte kınamanızı istiyorum. Bu muameleleri kınamanız gerekiyor. Bunları yaptırmamanız gerekiyor."

Meclis Başkanvekili Gök, hangi partiden olursa olsun her bir milletvekilinin her yerde konuşma özgürlüğü ve basın toplantısı yapma hakkının anayasal bir hak olduğunu belirterek, "Bu konunun takipçisi olduğumu bilmenizi isterim. Bu konuda gerekli yerleri de aradım, bilgi aldığım zaman sizlerle paylaşacağım. Milletvekillerimizin hiçbirinin böyle bir olayla karşılaşmasını kabullenmemiz söz konusu dahi olamaz, mümkün dahi olamaz." diye konuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, HDP Ankara Milletvekili Demir ile HDP Ağrı Milletvekili Koç'un yaşadığı konuyla ilgili kendisinin de bilgi istediğini söyledi.

Akbaşoğlu, Siirt İl Nüfus Müdürlüğünde yaşanan bazı sorunlara ilişkin ise şu anda il müdürlüğünde 19 personelin çeşitli kademelerde çalıştığını, bunlardan 4'ünün adrese dayalı kayıt sisteminde güncelleştirme işlemleri için görevlendirildiğini bildirdi. Bir adreste 700 kişinin olduğu iddialarına ilişkin de bilgi istediğini dile getiren Akbaşoğlu, "Evet, bu doğru ama tıpkı öğrenci yurtlarında olduğu gibi burada uzman çavuşlardan müteşekkil askerlerimiz var. Aynı yerde kalıyorlar." açıklamasını yaptı.

HDP Siirt Milletvekili Beştaş, Siirt Polisevi'nde bin 963 seçmenin kayıtlı olduğunu aktararak, bu kişilerin de uzman çavuş ya da polis olup olmadıklarını sordu.

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, HDP'li Demir'in, Meclis'te grup başkanvekilliği yaptığını, çok da saygın, değerli bir milletvekili olduğunu söyleyerek, şöyle devam etti:

"Türkiye Cumhuriyeti devleti sınırları içerisinde yasama hakkına sahip, dokunulmazlığı olan milletvekillerimizin konuşmalarından ve basına karşı bilgilendirmelerinden dolayı bu şekilde bir davranışı hak etmediklerini düşünüyorum. Kaldı ki Filiz Kerestecioğlu Demir hiç hak etmiyordu. Burada bu milletvekillerimize karşı eğer böyle bir tutum ve tavır emniyet güçleri tarafından sergilendiyse bunun gereği derhal yapılmalıdır."

AK Parti Konya Milletvekili Ziya Altunyaldız, teklifin birinci bölümü üzerinde yaptığı konuşmada, kanun teklifinde, kamu hizmetlerinin sunumunda ortaya çıkan yeni ihtiyaçların karşılanması amacıyla bazı kanunlarda değişiklik öngören önemli düzenlemelere yer verildiğini belirtti.

Türkiye ekonomisinin güçlü ve büyük bir ekonomi olduğunu vurgulayan Altunyaldız, iktidarları süresince ekonominin tüm kesimlerini kapsayan politikalar uygulandığını belirtti. Gerek hane halkı gerek reel ve finans sektörüne yönelik her kesimin ihtiyaçlarını gözeten uygulamaların yürürlüğe girdiğinin altını çizen Altunyaldız, "Kamu maliyesinde uygulanan disiplinli politikalar sonucunda kamu açıkları ve kamu borcu önemli ölçüde azaltılmış ve küresel kıyaslamalarda borç-milli gelir oranında en önde gelen yani iyilik oranında en önde gelen ülkelerden biri olmuştur." dedi.

Tekliftin ekseninde ve kapsamında üreticiler, çalışanlar, iş dünyası ve emeklilerin olduğunu dile getiren Altunyaldız, "Teklif aslında tüm yönleriyle ekonomik hayatı ve vatandaşlarımızı doğrudan ilgilendiren hükümler getirmektedir." ifadesini kullandı.

Teklifin maddelerinin görüşülmesine geçildi.

HDP Ağrı Milletvekili Abdullah Koç, TBMM Başkanı Binali Yıldırım'ın, hem İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı hem de Meclis Başkanı olarak görev yaptığını belirterek, bu şekliyle Anayasa'nın askıda olduğunu savundu.

Anayasa'nın 94. maddesinin çok açık olduğunu belirten Koç, Meclis Başkanı ve başkanvekillerinin siyaset yürütemeyeceğini öne sürdü.

AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ise yerinden söz alarak, Meclis Başkanı'nın istifasıyla ilgili sadece Anayasa'nın 94. maddesinin olmadığını, Anayasa, Siyasi Partiler Kanunu ve Mahalli İdareler Kanunu'nun birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Akbaşoğlu, 94. maddedeki hükmün Siyasi Partiler Kanunu'ndan aynen alındığını, bir istisna getirilerek, "Yeniden milletvekili adayı olmaya ilişkin faaliyetleri bu hükmün dışındadır." denildiğini anımsattı.

2972 sayılı mahalli idareler kanununun, "Milletvekilleri, belediye başkanları, il genel meclisi ve belediye meclisi üyeleri ile muhtarlar mahalli idareler seçimlerinde adaylıklarını koyabilmek veya aday gösterilebilmek için görevlerinden istifa etmek zorunda değildir." hükmüne işaret eden Akbaşoğlu, bir milletvekilinin, belediye başkanı adayı seçildiğinde 15 gün içerisinde tercih hakkı getirildiğini belirtti.

Akbaşoğlu, "Bu kanun, Milletvekilleri Kanunu, Siyasi Partiler Kanunu, Seçimlerin Temel Hükümleri Kanunu'na atıf yaparak, hüküm bulunmayan hallerde Mahalli İdareler Kanunu'nun ilgili maddesinin uygulanacağını dercetmiş. Sadece Anayasa'nın 94. maddesine bağlı kalarak yorum yapılırsa yanlış ve eksik bir hükme varılır. Milletvekili seçimi için hiçbir Meclis Başkanı'nın da görevinden istifa etmek suretiyle milletvekili seçimlerine katıldığı bir uygulama örneği yok." diye konuştu.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, "Sayın Meclis Başkanı'nı, Anayasa'ya uymamak gibi bir yola itiyorsunuz. Sayın Meclis Başkanı'na suç işletiyorsunuz." dedi.

CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Bursa'da yaşayan ve 16 yıldır taşeron şirkette temizlik görevlisi olarak çalışan 59 yaşındaki Emine Arık'ın, bulduğu boş çikolata kutusunu evine götürdüğü için işten atıldığını anlattı.

Elindeki boş çikolata kutusunu gösteren Kayışoğlu, 8 yıl sonra sonuçlanan davada, yerel mahkemenin tazminata hükmederken, Yargıtayın bu kararı bozduğunu, tazminat alamayan Arık'ın halen adalet aradığını belirtti.

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.