TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

MİLLİ EĞİTİM, KÜLTÜR, GENÇLİK VE SPOR KOMİSYONU...


Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda, Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, kabul edildi.

09 Ocak 2019 Çarşamba

Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu, Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifini görüşmeye başladı.

Komisyon Başkanı Emrullah İşler, teklifle ülkenin tanıtımına katkı sağlayacak film ve dizi sayısının artırılmasının amaçlandığını söyledi.

Teklifin yasalaşması durumunda, baştan başa doğal plato olan ülkenin, önemli film merkezlerinden birisi olacağını kaydeden İşler, 2002 yılında vizyona giren yerli film sayısı 9 iken, 2018 yılında bu sayının 180'e çıktığını vurguladı.

Komisyon Başkanı İşler, 2002'de 2 milyon olan yerli film izleyici sayısının da 2018'de 44,5 milyonu aştığını bildirdi.

156 ülkeye ihraç edilen dizi filmlerin 350 milyon dolarlık ihracat büyüklüğüyle Türkiye'yi dünyada ikinci sıraya yükselttiğine dikkati çeken İşler, "Teklifle kurulması öngörülen, kamu kurum ve kuruluşları ile sektör temsilcilerini bir araya getirecek olan Destekleme Kurulu ile Dizi ve Yabancı Filmleri Destekleme Komisyonuyla kamu ile özel sektör arasında eşgüdüm sağlanarak bürokrasi ve kırtasiyenin önüne geçilecektir." ifadelerini kullandı.

İşler, yoğun şikâyete neden olan sinemalardaki uzun reklam sürelerinin 10 dakikaya düşürülmesinin öngörüldüğünü belirtti.

Teklif sahibi olarak teklif hakkında bilgi veren AK PARTİ Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, "Aramızda farklı takımları tutan insanlar var. 'Galatasaraylılar el kaldırsın' desem, salonda bir kısım insanlar el kaldıracak; 'Fenerbahçeliler el kaldırsın' desem bir kısım insanlar el kaldıracak; 'Beşiktaşlılar, Trabzonsporlular el kaldırsın' desem bir kısım insanlar el kaldıracaktır ama 'Neşet Ertaş'ı ya da Sezen Aksu'yu sevenler el kaldırsın' desem, muhtemelen bütün salon el kaldıracaktır. İşte kültür, bizi biz yapan değerlerdir." diye konuştu.

Arjantin, Japonya ve Hindistan'da Türk dizilerinin izlendiğini ve fenomen olduğunu dile getiren Yayman, Türkiye'nin sinema ve dizi alanında çok önemli mesafeler aldığını söyledi.

Yayman, gazetecilerin kendisine, "Cem Yılmaz ya da Şahan Gökbakar da gelecek mi?" diye sorduklarını aktararak, "Gelmeyecekler ama o replikteki gibi bizi görecekler." dedi.

AK PARTİ'li Yayman, teklifin, "15 yıldır yoğun bir biçimde sinemacılar ve yapımcılarla birlikte çalıştıkları, beraber tartıştıkları ve olgunlaştırdıkları sinema yasası" olduğunu ifade etti.

Amaçlarının sinema sektörünü daha ileri taşımak olduğunu kaydeden Yayman, Türkiye'nin dünyanın açık hava müzesi olduğunu, bu nedenle dünyanın sinema platosu haline gelebileceğini ve bunun için de bu teklifin desteklenmesi gerektiğini söyledi.

Teklifle, ortak yapım desteği getirdiklerini anlatan Yayman, "Bütün film yapımcılarının bir araya gelmesi, potansiyel pazarlar oluşturulması konusunda ortak yapım desteği getirmekteyiz." diye konuştu.

Türkiye'nin Avrupa'da yüzde 63 ile en çok yerli film izlenen ülkelerin başında geldiğine işaret eden Yayman, Türkiye'nin dünyada ABD'den sonra en çok dizi ihraç eden ikinci ülke olduğunu belirtti. Hüseyin Yayman, ihraç edilen dizi filmlerinin, ülkenin tanıtımı için güçlü bir enstrüman haline geldiğini vurguladı.

Yayman, terör ve pornografi ile ilgili düzenlemelerin de teklifte yer aldığını söyledi.

2005 yılından itibaren sinemaya verilen destekler için yapılan başvuru sayısının arttığını aktaran Yayman, "2005'de başvuru sayısı 538 iken, 2018'de bu sayı 4 katına çıkarak 2081 oldu." bilgisini paylaştı.

AK PARTİ'li Yayman, teklifle, reklam sürelerinin 10 dakika ile sınırlandırılacağını ifade etti.

Son günlerde tartışılan önemli konulardan birisinin, "yapımcılarla sinema salonu sahipleri arasındaki anlaşmazlık" olduğunu anımsatan Yayman, "Bu konuda ortak aklı kullanmak, beraberce bu sorunu çözmek anlamında teklifte şunu öneriyoruz: Eğer yapımcı ile sinema salonu sahibi bir araya gelip anlaşma yaptıkları takdirde, promosyonların yapılması hususunda bir düzenlemeye gidebilirler, anlaşmaya varabilirler. Bunu, sinema salonu işletmecisiyle yapımcının inisiyatifine, ortaklaşmasına bırakıyoruz." dedi.

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Haluk Dursun da sinema sanatının önünü açmak, desteklemek ve tanıtmak amacıyla bir çalışma yapıldığını belirterek, "Bunu yaparken, 'ben yaptım oldu' düşüncesi yerine, 'gelin beraber yapalım' düşüncesi ön planda oldu." diye konuştu.

Teklifin; sinema sanatının önünü açmak, sorunlarını çözmek, desteklemek, kamu ve özel sektör arasındaki dengeyi sağlamak amacı taşıdığını vurgulayan Dursun, yapacakları değişikliklerin, Türk sineması ve dizilerinin uluslararası arenada ülke kültürünü yayma amacı taşıyacağını söyledi.

Komisyonda, daha sonra milletvekilleri söz aldı.

CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, 9 kurum temsilcisinin toplantıda olduğunu belirterek, milletvekillerinden önce bu temsilcilerin görüşlerini aktarması gerektiğini vurguladı.

Teklife ilişkin eleştirilerini dile getiren Kaya, Dizi ve Yabancı Filmleri Destekleme Komisyonunda çoğunluğun, sinemacılarda olmasının önemine işaret etti.

İYİ Parti Ankara Milletvekili Şenol Bal, hangi filmlerin çekileceği konusuna Kültür ve Turizm Bakanlığının karışmaması gerektiğini belirtti.

Emrullah İşler, milletvekillerinin teklifle, filmlerin yasaklanabileceğine ilişkin endişelerini dile getirmeleri üzerine; son yıllarda İngiltere'de 8 film yasaklanırken, Türkiye'de 2004 yılından bu sayının 3 olduğuna işaret etti.

Milletvekilleri teklifin tümü üzerinde söz alarak değerlendirmelerde bulundu.

CHP Hatay Milletvekili Serkan Topal, teklif yasalaşırsa sadece siyasi iktidarın sinemasının oluşacağını ileri sürerek, "Sanat ve sanatçı özgür olduğu müddetçe bizim çocuklarımız yaratıcı olur." diye konuştu.

Topal, meslek temsilcilerinin de görüşünü alan bir teklif hazırlanmasını istedi.

Komisyon Başkanı Emrullah İşler ise 2002 yılında vizyona giren yerli film sayısı 9 iken, 2004 yılında çıkarılan yasadan sonra devlet tarafından verilen destek neticesinde 2018 yılında bu sayının 180'e çıktığını vurguladı.

2002 yılında 2 milyon olan yerli film izleyici sayısının da 2018'de 44,5 milyona ulaştığını belirten İşler, "Yerli film izlenme oranında ülkemiz yüzde 63 ile Avrupa'da birinci. 156 ülkeye dizi film ihraç ediyoruz ve 350 milyon dolarlık bir ihracat elde ediyoruz. Sanat özgür olmasa, sanatçı faaliyetini yerine getiremese 16 yıl içerisinde bu mesafeyi kat edebilir miydik?" dedi.

Teklif sahibi AK PARTİ Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman ise hakikatin ortada olduğunu belirterek, "Arkadaşlar illa sanatı belli bir yere çekmek istiyorlar. Sizin bir kategorileştirme çabanıza karşı çıkıyoruz. Siz istiyorsunuz ki sanatçılar belli bir zümrenin inisiyatifinde olsun. Tayyip Erdoğan, 'ben Fazıl Say'ın konserine gideceğim' diyor ve sizin ezberiniz bozuluyor." dedi.

Yayman, teklife destek veren meslek örgütlerinin isimlerini okudu.

HDP Batman Milletvekili Mehmet Ruştu Tiryaki, sansür konusunun altını çizmek gerektiğini belirterek, "İki tip sansür vardır. Biri dışarıdan yasaklamak, diğeri ise otosansürdür." ifadesini kullandı. Teklifle kamusal yayıncılıktan hızla vazgeçildiğini öne süren Tiryaki, dizilere destek verilmesini de doğru bulmadıklarını söyledi.

Komisyon Sözcüsü ve AK PARTİ Konya Milletvekili Orhan Erdem, teklifin, sinema sektörünü ileriye taşıyacağına inandığını belirterek, itirazlar olduğunu ancak teklifin kısıtlayıcı olmadığını vurguladı.

İYİ Parti Adana Milletvekili İsmail Koncuk ise teklifin mutabakatla çıkarılması gerektiğini kaydetti. Kanunlarda subjektif maddeler olmaması gerektiğini dile getiren Koncuk, "Bazı maddeleri incelediğimizde, 'bakanlık yapabilir, yapar' gibi ifadeler içeriyor. Böyle bir kanun görüşülürken böylesine subjektif ifadelerin kanunda yer alması, elbette 16 yıldır yaşadıklarımızı düşündüğümüzde şahsen beni huylandırır." görüşünü savundu.

AK PARTİ Bitlis Milletvekili Cemal Taşar, Avrupa'da 2018 yılının "Avrupa Kültür Miras Yılı" olduğunu anımsatarak, bu kapsamda soyut, somut, görsel ve benzeri anlamdaki kültürleri kendilerinden sonraki nesle aktarma konusunda ciddi bir çalışma yapıldığını söyledi. Sinemanın kültürün gelecek nesillere aktarılmasında çok önemli bir rolü olduğunu vurgulayan Taşar, "Onun içindir ki 2004'te kanun çıkarılmış ama kanunlar da canlılar gibidir. İhtiyaçlar ön plana çıktıkça bunların da değişmesi gerekiyor. Bununla ilgili teklifi veren milletvekilimiz, yürütmedeki arkadaşlar ve STK'lar ciddi bir çalışma yapmışlar." diye konuştu.

CHP İstanbul Milletvekili Saliha Sera Kadıgil Sütlü, kendisinin sinema eserleri uzmanı olduğunu ve 10 yıldır da sinema örgütlerinin avukatı olarak toplantılara katıldığını anlattı. Sütlü, "Maddeleri elbette tek tek inceleyeceğiz ama Sayın Yayman'ın verdiği kanun teklifinde tam olarak şöyle bir durum var: Bazı maddelere evet ama yetmez. Sektördeki sıkıntı belli bir çerçevede tartışılıyor. Bu sıkıntıda Türk yapımcıları haklıdır. Bu konuda düzenleme yapılması da yerindedir ve gereklidir. Evet ama yetmez dememin sebebi de bu." dedi.

Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda görüşülen, Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanarak maddelerine geçildi.

Teklifin tümü üzerinde sektör temsilcileri söz aldı.

Televizyon ve Sinema Filmi Yapımcıları Meslek Birliği (TESİYAP) temsilcisi Timur Savcı, TESİYAP olarak teklifin bütününe destek verdiklerini söyledi.

Sinema Oyuncuları Meslek Birliğinden (BİROY) Emre Yetim, teklife ilişkin eleştirilerini dile getirerek, Dizi ve Yabancı Filmleri Destekleme Komisyonu tarafından filmlerin yasaklanmasını doğru bulmadıklarını belirtti.

SİSAY Yönetim Kurulu Başkanı Sezgin ise yapımcısından figüranına, salon işletmecisinden yer göstericisine kadar yaklaşık 200 bin kişiye ekmek sağlayan sinema sektöründe yerel sinema işletmecilerinin, son 10 yıldır sinema biletlerine enflasyonun dörtte biri kadar bile artış yapamadığını ifade etti.

Sezgin, 2009'da 8,35 lira olan ortalama bilet fiyatının bugün 12,23 lira olduğunu belirterek, "Bu artış yüzde 49'a denk gelmektedir. Aynı dönemde döviz yüzde 240, enflasyon yüzde 199 artmıştır. Biz aslında ortalamanın altında bilet satıyoruz." dedi.

Cenk Sezgin, salon yatırımcılarının borçlarını ödeyemez hale geldiğini dile getirerek, "Bu tamamıyla gerçektir, ajitasyon değildir. Bunun yanında sinema salonlarının tabi olduğu gelir vergisi dışındaki ek vergiler, yan gelirler olmaksızın faaliyeti imkansız kılmaktadır. Haklı gerekçelerle sınırlama getirilen reklam süreleri ve iptal edilen kampanyalardan doğacak kayıpları telafi etmezsek, işletmecilerimiz süratle, yabancı menşeli sinema gruplarına teslim olarak el değiştirecek veya kapanacaktır." değerlendirmesini yaptı.

Devlet büyüklerinin oynadığı kamu spotlarında, sinemaya gitme alışkanlığı mesajının verilmesi gerektiğini söyleyen Sezgin, kendilerinin her yıl ekim ayında kurdele keserek insanların sinemaya gelmesini sağlamaya çalıştıklarını kaydetti.

Cenk Sezgin, yüzde 10 eğlence vergisini peşin ödediklerini ve buna da hiçbir zaman af getirilmediğini belirtti. Sezgin, kendileri yüzde 18 KDV öderken, biletten yüzde 8 vergi alındığına dikkati çekti.

Türkiye Sinema Eseri Sahipleri Meslek Birliğinden (SESAM) Yılmaz Atadeniz de 87 yaşında olduğunu ve 68 yıldır sinema sektörü içinde bulunduğunu anlatarak, "Dünyada gösterimde olan, oynayan bir filmimiz var mı?" diye sordu.

Bugüne kadar 48 tane film yapıldığını ve yarısının iflas ettiğini dile getiren Atadeniz, "Bana göre film bankası diye bir banka kurulması lazım ki bu işleri rayına oturtalım. Genç arkadaşlarımıza fırsat tanınmıyor. Sanatçılar 506 sayılı İşçi Kanunu'na tabi olarak emekli oluyor. Biz vasıfsız işçiyiz, duyun bunu. Bunun kabahati kimin? Bilemiyorum. Ankara'da büyük inşaatlar görüyorum ama bizim arşivimiz, büyük platomuz yok." dedi.

Milli kültürün uluslararası tanıtımına katkı sağlar nitelikte olan dizi filmlerin desteklenmesi, sinema sektörünün uluslararası alanda rekabet gücünün artırılması ve Türkiye'nin film üretim merkezlerinden biri haline gelmesi amacı taşıyan teklif, Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda kabul edildi.

Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, kanunda, dizi film desteğinin yeni bir destek türü olarak eklenmesi sebebiyle "dizi film" tanımı yapılmasını öngörüyor.

Teklife göre, proje geliştirme, ilk uzun metrajlı kurmaca film yapım, uzun metrajlı sinema film yapım, ortak yapım, senaryo ve diyalog yazım, animasyon film yapım, kısa film yapım, belgesel film yapım, çekim sonrası, dağıtım ve tanıtım ile yerli film gösterim destek türlerinde yapılan başvuruları değerlendirmek ve desteklenecek olanları belirlemek üzere, sayısı dördü geçmemek üzere "destekleme kurulları" oluşturulacak.

Destekleme kurulları, ilgili alan meslek birlikleri tarafından belirlenecek üç sektör temsilcisi ile yapımcı, yönetmen, senaryo ve diyalog yazarı, oyuncu, sinema salonu işletmecileri, film dağıtımcıları, yayıncı kurum veya kuruluş temsilcileri ve üniversitelerin sinema alanında eğitim veren bölümlerinde görev yapan öğretim üyeleri arasından, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından belirlenecek üç üye ve bir bakanlık temsilcisi olmak üzere yedi üyeden oluşacak. Bakanlık temsilcisi, kurulun başkanı olacak.

Dizi film ile yabancı film yapım destek türlerinde yapılan başvuruları değerlendirmek ve desteklenecek olanları belirlemek üzere de Dizi ve Yabancı Filmleri Destekleme Komisyonu oluşturulacak.

Komisyon; Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı, Sinema Genel Müdürü, Tanıtma Genel Müdürü, Dışişleri Bakanlığı Yurtdışı Tanıtım ve Kültürel İşler Genel Müdürü, ilgili alan meslek birlikleri tarafından önerilen sektör temsilcileri arasından bakanlık tarafından belirlenecek iki üye, film yapımcıları, dağıtımcıları ve yayıncı kurum veya kuruluş temsilcileri arasından bakanlıkça belirlenecek iki üye olmak üzere 8 üyeden oluşacak.

Ülke içinde üretilen veya ithal edilen sinema filmlerinin, ticari dolaşıma veya gösterime sunulmasından önce değerlendirilmesi ve sınıflandırılması yapılacak. Değerlendirme ve sınıflandırma sonucunda uygun bulunmayan filmler, ticari dolaşıma ve gösterime sunulamayacak.

Değerlendirme ve sınıflandırması yapılmamış olan sinema filmleri, festival, özel gösterim ve benzeri kültürel ve sanatsal etkinliklerde ancak "18+" yaş işaretiyle gösterilebilecek.

Daha önce bakanlıkça değerlendirme ve sınıflandırması yapılan filmler, ilgili etkinliklerde aldıkları işaret ve ibarelere uygun olarak gösterilebilecek. Söz konusu etkinliklerde gösterimi yapılacak olan filmlerin taşımaları gereken işaret ve ibarelerin, her türlü tanıtım ve gösterim alanında kullanılması zorunlu olacak.

Destek başvuruları, ülke içinde yerleşik gerçek veya tüzel kişiler tarafından yapılacak.

Destek tutarı; proje geliştirme, ilk uzun metrajlı kurmaca film yapım, uzun metrajlı sinema film yapım, ortak yapım, belgesel film yapım, çekim sonrası ile dağıtım ve tanıtım destek türleri için başvuruda belirtilen toplam bütçenin yüzde 50'sini aşamayacak.

Animasyon film yapım, kısa film yapım, senaryo ve diyalog yazımı ile yerli film gösterim destek türleri için başvuruda belirtilen toplam bütçenin tamamı desteklenebilecek. Yabancı film yapım destek türü için destek tutarı, ülke içinde harcanan, Kültür ve Turizm Bakanlığınca kabul edilen tutarın yüzde 30'unu aşamayacak. Kanun kapsamındaki bütün destekler, geri ödemesiz olarak verilecek.

Kanun, yönetmelik ve destek sözleşmesinde belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya desteğin haksız alındığının tespiti halinde destek tutarı faiziyle birlikte geri alınacak.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, sinema alanındaki etkinlik, proje ve faaliyetleri destekleyebilecek, düzenleyebilecek, ödüller verebilecek. Uluslararası festivallere ve yarışmalara katılım ile bunlara ilişkin tanıtım faaliyetlerini destekleyebilecek.

Bakanlık, kamu kurum, kuruluş ve kamu tüzel kişilerine sinema donanım desteği verebilecek, ihtiyaç sahibi sinema sanatçılarına veya sinema sektörü çalışanlarına maddi destek sağlayabilecek.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, sinema alanında arşiv veya müze oluşturulmasını teminen yurt içi veya yurt dışından eser ya da çoğaltılmış nüshaları ve sinema ile ilgili diğer materyalleri satın alma veya bağış yoluyla temin edebilecek.

Sinema filmlerinin hazırlık, yapım, yapım sonrası ve gösterim süreçlerinin genellikle bir yıldan daha uzun sürmesi nedeniyle, bütün destek türleri için Cumhurbaşkanlığının uygun görüşü alınarak, yıllara sari destek sözleşmesi yapılabilecek.

Değerlendirme ve sınıflandırma yükümlülüğüne uyulmaması, zorunlu tutulan işaret ve ibarelerin değerlendirme ve sınıflandırma sonrasında her türlü tanıtım ve gösterim alanında ve taşıyıcı materyal üzerinde kullanılmaması veya yanıltıcı şekilde kullanılması halinde, mahallin mülki idare amiri tarafından filmlerin gösterim ve dağıtımı işaret ve ibareler kullanılıncaya kadar durdurulacak ve ilgililer hakkında idari para cezaları uygulanacak.

Sinema filmi öncesinde gösterilen reklamların süresi en fazla 10 dakika olacak. Fragman gösterim süresi en az 3, en fazla 5 dakika olacak.

Kamu spotları ve sosyal sorumluluk projelerine ilişkin gösterimler, bu sürelere dahil edilemeyecek. Sinema filmi gösterim arası 15 dakikayı aşamayacak.

Sinema salonu işletmecileri, izleyici sayısının artırılmasına yönelik kampanya ve toplu satış faaliyetlerini ancak filmin yapımcısı ve varsa dağıtımcısı ile yapılacak sözleşmeler aracılığıyla gerçekleştirecek. Sinema salonu işletmecileri, film gösterimleri ile ilgili bilgileri bakanlığa iletmek üzere bakanlıkça belirlenen donanım ve yazılımı işler halde bulundurmakla yükümlü olacak.

Değerlendirme ve sınıflandırma yükümlülüğüne uymayan, zorunlu tutulduğu halde gerekli işaret ve ibareleri kullanmayan veya yanıltıcı şekilde kullanan film yapımcısı ile değerlendirme ve sınıflandırma yükümlülüğüne uyulmayan filmlerin dağıtımını yapanlara 20 bin lira idari para cezası uygulanacak.

Değerlendirme ve sınıflandırma yükümlülüğüne uyulmayan filmlerin gösterimini yapanlar ile gerekli işaret ve ibareleri kullanmadan veya yanıltıcı şekilde kullanarak film gösterimi yapanlara 50 bin lira; gösterim ve tanıtım alanlarında gerekli işaret ve ibareleri kullanmadan etkinlik düzenleyenlere film başına 20 bin lira; reklam, fragman ve film arası sürelerine uymadan gösterim yapan sinema salonu işletmecilerine ise salon başına 50 bin lira para cezası verilecek.

Sinema ve dizi film çekimlerine ilişkin ihtiyaç ve çözümlerin tespiti, kurumlar arası koordinasyonun sağlanması ile kamuya ait alanlardaki çekim ücret tarifesinin ve çekim güvenliği esaslarının belirlenmesini teminen ihtiyaç duyulan illerde bakanlıkça film çekim koordinasyon komisyonu oluşturulacak.

Teklifte öngörülen kurullar ve komisyonlar, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde oluşturulacak.
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.