TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU...


TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Levent Gök başkanlığında toplandı. Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun Teklifi, Genel Kurulda kabul edilerek, yasalaştı.

06 Aralık 2018 Perşembe

TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Levent Gök başkanlığında toplandı.

AK PARTİ Grup Başkanvekili Cahit Özkan, "Türk savcısı milli iradeyi korumak için bir dava açmışsa Mecliste bulunan siyasi parti gruplarının da aynı istikamette milli iradeyi korumak üzere sürece müdahil olması gerekir." dedi.

AK PARTİ Kayseri Milletvekili Hülya Atcı Nergis, gündem dışı konuşmasında, engelli sorunlarının gündeme taşınması ve toplumda farkındalığın oluşması açısından 3 Aralık Dünya Engelliler gününün önemli olduğunu vurguladı.

Engellilerin yaşamlarını kolaylaştıran imkanların oluşmasına dönük projelerin AK PARTİ hükümetlerinin öncelikleri arasında bulunduğunu ifade eden Nergis, şunları söyledi:

"Hükümetimiz, 2005 yılında ilk defa engelliler için kanun çıkardı. 2004-2005 öğretim yılında 7 bin civarında öğrencimiz ücretsiz taşıma hizmetinden faydalanmakta iken 2016- 2017 öğretim yılı sonunda bu rakam yaklaşık 87 bin öğrenciye ulaşmıştır. Engelli vatandaşlarımız için ilk defa Türk İşaret Dili Dil Bilgisi kitabı hazırlanmıştır. 2018 eylül ayı itibarıyla kamuda 15 bin, özel sektörde 105 bin toplamda 120 bin kişi istihdam edilmiştir. Engelliler için ilk defa KPSS sınavı yapılmıştır. Evde bakım aylığı hizmetinden 513 bin 216 kişi faydalanıyor. 2010 yılından itibaren evde bakım hizmetinden faydalanmak için sırada bekleyen engellimiz kalmamıştır."

HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, BM Engelli Hakları Sözleşmesinin altında Türkiye'nin imzasının bulunduğunu anımsatarak, engelli vatandaşlar için çeşitli noktalara konulan asansörlerin kullanılamadığını, engellilere verilen sözlerin tutulmadığını, konunun seçim malzemesi olarak kullanıldığını ve sorunun çözülmesine sadaka kültürü ile bakıldığını öne sürdü.

CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur, Hatay'da birçok inanç ve düşüncenin yaşandığını dile getirerek, kentin Avrupa'nın ve Türkiye'nin Orta Doğu'ya açılan kapısı olması nedeniyle önemli bir lojistik merkez olduğunu söyledi. Hatay'ın, Amik Ovası ile altın değerinde bir tarım şehri olduğunun altını çizen Güzelmansur, "Ancak iktidarın yanlış politikaları nedeniyle potansiyelini kullanamıyor. Sınır kapılarının kapatılması ile ticaretimiz geriledi. Sadece sebze ve meyve ihracatımızda 110 milyon dolarlık bir gerileme oldu. Türkiye'de enflasyonun en fazla artış gösterdiği ve işizlik oranın en çok arttığı il Hatay'dır. TÜİK verilerine göre mutsuz olan iller arasında Hatay dördüncü sıradadır." diye konuştu.

Yerinden söz alan İYİ Parti Grup Başkanvekili Yavuz Ağıralioğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın savcısı, ana muhalefetin avukatı olduğu Ergenekon davasının çöktüğünü belirtti.

Ağıralioğlu, Türk siyasetinin yargıyı siyasallaştırmanın bedelini ödediğini, siyasetin savcı, gazetecilerin bilirkişi olmayacağı bir yargı sisteminin kurulması gerektiğini ifade etti.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Kerkük'teki Kayseri Çarşısı'nda çıkan yangına değinerek, bölgedeki Türkmen varlığının hedef alındığını dile getirdi. Akçay, Türkiye'nin güney sınırlarında Fırat'ın doğusuna kaydırılan teröristlerin yeni kamplar kurduğunu söyledi.

HDP Grup Başkanvekili Ayhan Bilgen, Hakkari Milletvekili Leyla Güven'in tutukluluğunu anımsatarak, tutuklu HDP'lilerin durumuna ilişkin çözüm talebinde bulundu. Bilgen, Gezi olaylarında çadırları yakan polislerin FETÖ davası kapsamında yargılandığını, demokratik tepkilerin bir kalkışma olarak görülmemesi gerektiğini savundu.

CHP grubu adına söz alan Bursa Milletvekili Erkan Aydın, KKTC'de meydana gelen sel felaketi ile Gezi olaylarında hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle andı. Aydın, üzerinden yaklaşık 6 yıl geçmesine rağmen Gezi olaylarının bugünlerde gündeme getirilmesini seçime dönük bir tutum olarak gördüklerini ifade etti.

AK PARTİ Grup Başkanvekili Cahit Özkan, KKTC'de meydana gelen sel felaketi nedeniyle hayatını kaybedenlere rahmet diledi.

Özkan, mili iradeyi hedef alan saldırıların değişik şekillerde sahnelendiğini vurgulayarak, "Saldırılar bazen Gezi olayları, bazen Madımak, bazen Başbağlar, bazen 7 Şubat MİT krizi şeklinde kendini gösteriyor. Eğer demokrasimize karşı bir kalkışma olmuşsa hukukumuzu koruma görevi de başta savcılılarımıza düşer. Türk savcısı milli iradeyi korumak için bir dava açmışsa Mecliste bulunan siyasi parti gruplarının da aynı istikamette milli iradeyi korumak üzere sürece müdahil olması gerekir. Ama eğer bir kumpas varsa da milli iradeden yana olmak bizim vazifemizdir." dedi.

AK PARTİ İstanbul Milletvekili Hulusi Şentürk, son zamanlarda istinat duvarlarında olduğu gibi yollarda çökmelerle karşılaştıklarını belirterek, "Bunların büyük bölümünde sorun proje, kontrolden değil mevcut statik hesaplama modelimizden kaynaklanıyor. İnşallah bir, iki ay içinde yeni statik ölçüm modelini belirleyecek yönetmelik yayına girecek." dedi.

İYİ Parti, Danışma Kurulu toplanamadığı için İstanbul'un ilçelerinde meydana gelen çökme, göçük ve toprak kaymalarına ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesini, grup önerisi olarak Genel Kurul gündemine getirdi.

İYİ Parti İstanbul Milletvekili Hayrettin Nuhoğlu, İstanbul'u yöneten ilçe ve büyükşehir belediyesinin işe ciddi yaklaşmadığını savundu. Nuhoğlu, inşaatların çok kısa sürede bitirilmek istenildiğini, mühendislik hizmetlerinin ya alınmadığını ya da eksik alındığını, bu konularla ilgili jeoloji, inşaat ve jeofizik mühendislerinin koordineli çalışamadığını, düşük ücretli olsun diye yeni mezunların işe alındığını öne sürdü.

Nuhoğlu, yıkılan bütün yapılarda teknik hataların olduğunu gördüklerini, bazılarında hesap yanlışlığı bulunduğunu, kazı başlamadan önce yumuşak zeminlere kazık çakıldığını savunarak, "İstanbul'da yaşayan bir mühendis olarak söylüyorum, AKP yönetimleri mühendisle çalışmıyor, mühendisleri devre dışı bırakmıştır. Yüzlerce mühendis barındırıyor ama birçoğu devre dışıdır. " diye konuştu.

HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay Pekgözegü, Kamu İhale Yasası'nın 16 yılda 186 kez neden değiştiğini sorarak, "İhale almak için tek şey yeterli; yandaş olmak." dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, devletin gerekli denetimi yapmadığını, işverenin gerekli eğitimi vermediğini, belediyelerin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getiremediğini ifade etti.

AK PARTİ İstanbul Milletvekili Hulusi Şentürk, tüm yapım işlemlerinde can, mal, çevre güvenliğini sağlamanın asli görevleri olduğunu, bu konuda kurumların çalıştığını, buna rağmen istenmeyen olayların yaşandığını belirtti. Şentürk, bunlardan birinin Ümraniye'deki metro kazası olduğuna işaret ederek, bunun, önceden öngörülmesi mümkün olmayan, kısa anda, kısa mesafedeki kaymadan kaynaklı olduğunu anlattı.

Şentürk, tüm projelerde sıkıntı olmadığını, mühendislik hizmetlerinin yerli, yabancı uzmanlarca verildiğini, bölgede 5 dakika aralıklarla ölçüm yapan elektronik ölçüm sistemlerinin de bulunduğunu söyledi.

Son zamanlarda istinat duvarları olaylarında olduğu gibi yollarda çökmelerle karşılaştıklarını kaydeden Şentürk, bunların büyük bölümünde sorunun proje, kontrolden kaynaklanmadığını ifade etti. Şentürk, "Sorun mevcut statik hesaplama modelimizden kaynaklanıyor. Değişen iklim koşulları nedeniyle yoğun yağmur ve kar karşısında mevcut model yetersiz kalıyor. Bunun farkında olan bakanlığımız geçtiğimiz ay ODTÜ, Boğaziçi ve İstanbul üniversitelerinden akademisyenlerin de yer aldığı 11 kişilik bilim kurulu oluşturdu, çalışıyor. İnşallah bir, iki ay içinde yeni statik ölçüm modelini belirleyecek yönetmelik yayına girecek." değerlendirmesinde bulundu.

Konuşmaların ardından İYİ Parti Grup önerisi Genel Kurulda kabul edilmedi.

MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, "Konkordato ilanı hakkının kötüye kullanılması gözden uzak tutulmamalıdır. Kötü niyetli bir şekilde bilançolarını çok önceden konkordatoya hazır hale getiren işletmelerin olduğu söylenmektedir." dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun Teklifi'nin görüşmeleri devam ediyor.

HDP Grup Başkanvekili Ayhan Bilgen, ülkenin borç batağında olduğunu ve insanların borçlarını ödemek için böbreğini satılığa çıkardığını öne sürdü.

Dünyadaki egemen ekonomik sistemin daha fazla üretip tüketmeye ve borçlandırmaya dayalı olduğunu ifade eden Bilgen, "Bu sistemde tarımı tartıştığınızda önünüze tohum, sağlığı tartıştığınızda önünüze ilaç firmalarının insan hayatını hiçe sayan sınırsız tükettirme hırsı ve güvenliği tartıştığınızda karşınıza savaş lobilerinin silah üretiminin çıktığını göreceksiniz." diye konuştu.

İYİ Parti Antalya Milletvekili Hasan Subaşı, Türkiye'de toplumsal bir kriz yaşandığını savunarak, yetkilerin tek elde toplanmasıyla 81 milyonluk Türkiye'nin yönetilemeyeceğini bildirdi.

Antalya'da sadece ekim ayında 100'e yakın şirketin kapandığını belirten Subaşı, "Türkiye'de bu yıl 10 bin 295, geçen yıl 95 bin iş yeri kapandı. Ayrıca işsizlik ilk defa, son yıllarda en yüksek seviye olan yüzde 12'yi geçmiştir." dedi.

Köse, ülkede ekonomik kriz olduğunu ileri sürerek, "Bunun en önemli nedeni rant ve inşaata dayalı adaletsiz bir düzenin devam etmesidir. Zengini daha çok zengin, fakiri daha çok fakir eden bir ekonomik düzen var. Türkiye'de 20 milyon insan icralık. Ekonomi iyi ise bu kadar insan niye icralık oluyor?" ifadelerini kullandı.

MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, kanun teklifinin icra iflas dairelerinin iş yükünü hafiflettiğini, maddi külfetleri azalttığını ve işlemleri hızlandırdığını belirtti.

Konkordato ilan eden firma sayısının arttığına değinen Bülbül, "Konkordato ilan eden firmalar daha çok inşaat sektöründe görülmektedir. Diğer sektörlerde de ilanların artması bizi endişeye sevketmektedir. Konkordato ilanı hakkının kötüye kullanılması gözden uzak tutulmamalıdır. Kötü niyetli bir şekilde bilançolarını çok önceden konkordatoya hazır hale getiren işletmelerin olduğu söylenmektedir. Bu sıkıntılı durumun önüne geçilmeli. Yeni bir düzenleme ile konkordato ilan şartları belirlenmelidir." diye konuştu.

Bu arada kanun teklifi görüşmeleri öncesinde HDP'nin OHAL Komisyonu ve CHP'nin çiftçilerin sorunlarına ilişkin grup önerileri yapılan oylamalar sonucu kabul edilmedi.

Adalet Komisyonu Başkanvekili, AK PARTİ Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, Türkiye'de şirket sayısının 930 bin, son 8 ayda konkordato talep eden şirket sayısının bin 401 olduğunu belirterek, "11 konkordato talebi kabul edilmiş, 100'ü dava şartı yokluğundan reddedilmiş, 129'u sübut bulmadığından reddedilmiş. Verilen karar sayısı da 382." dedi.

Tunç, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun Teklifi üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Teklifin önemli düzenlemeler içerdiğine işaret eden Tunç, icra dairelerinin iş yükünü rahatlatacak, merkezi takip sisteminin oluşmasıyla beraber mevcut dosya yükünü aza indirecek ve işleyişi daha da hızlandıracak bir sistemi getirmek istediklerini anlattı.

Yılda ortalama 8 milyon icra dosyası açıldığını, bu 8 milyon dosyanın yarıya yakınının 3,5 milyonun abonelik sözleşmelerinden kaynaklandığını aktaran Tunç, "Abonelik sözleşmelerinden kaynaklanan bu dosyalar vesilesiyle takip talebinden ödeme emrine, ödeme emrinin tebliğinden diğer haciz işlemlerine kadar çok sayıda işlem yapılıyor. Dolayısıyla diğer bireysel takip yapan alacaklıların ve avukatların da orada işlerini aksatan bir durum var. Teklif yasalaşırsa bu 3,5 milyon dosyanın, haciz ve muhafaza işlemine kadar tüm işlemlerin elektronik ortamda yapılabileceği bir sistemi getiriyoruz." diye konuştu.

Türkiye'deki abone sayısı artışana değinen Tunç, son 16 yılda internet abonesinin 65 milyona ulaştığını vurgulayarak şunları söyledi:

"Cep telefonu abonesinin nüfusumuza neredeyse eşdeğer olduğunu görüyoruz. 81 milyon nüfusumuz var, 79 milyon cep telefonu abonesi var. Son 4 yıl içerisinde elektrik abonesi sayısının 10 milyon arttığını görüyoruz, 33 milyon 43 milyona çıkmış. Doğal gazın tüm illerde yaygınlaşması vesilesiyle orada da abone sayısı artışı var. Tüm bu abone sayısının artışıyla tabii ki icra takiplerine yansıması da bu derece fazla oluyor. Merkezi takip sistemiyle icranın önemli bir yükü de alınmış olacak. Sadece alacaklıların değil borçluların da lehine olacak çünkü icra masrafları az olacak, takip harcı daha az olacak. Hem alacaklı açısından hem borçlu açısından olumlu bir düzenlemeyi gerçekleştiriyoruz."

Tunç, alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin, özellikle arabuluculuğun iş davalarında önemli bir başarı sağladığını, zorunlu arabuluculuğun iş davalarında olumlu yansımalarını gördüklerini kaydetti.

Arabulucu görevlendirilen iş davası dosya sayısının 323 bin olduğunu, 203 binin anlaşmayla sonuçlanarak, yüzde 68 bir başarının görüldüğünü belirten Tunç, "Geçen yılın aynı dönemine göre 190 bin iş davası açılmışken, dava şartı arabuluculuk nedeniyle sadece 78 bin iş davası açılmış, burada büyük bir başarı sağlanmış. İhtiyari arabuluculukta da yüzde 92 bir başarı var. Teklifle, bu olumlu yansımanın ticari davalara da teşmilini öngörüyoruz." dedi.

Konkordatoyla ilgili eleştirilere de yanıt veren Tunç, Türkiye'de şirket sayısının 930 bin, son 8 ayda konkordato talep eden şirket sayısının bin 401 olduğunu aktardı.

Tunç, bu oranın binde 1'e tekabül ettiğine vurgu yaparak, "Konuşmalarda çok büyük rakamlardan bahsedildi, resmi rakamlar o şekilde değil. Bu bin 401'in 11'i kabul edilmiş, 11 konkordato talebi kabul edilmiş, 100'ü dava şartı yokluğundan reddedilmiş, 129'u sübut bulmadığından reddedilmiş. Verilen karar sayısı da 382. Uygulamadaki aksaklıkları da gideren önemli bir düzenlemeyi gerçekleştiriyoruz." bilgisini paylaştı.

*** HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ ***




Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.