TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU...


TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Levent Gök başkanlığında toplandı. Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun Teklifi'nin birinci bölümünde yer alan 9 maddesi kabul edildi.

05 Aralık 2018 Çarşamba

TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Levent Gök başkanlığında toplandı.

Gündeme geçilmeden önce kadın milletvekilleri, 5 Aralık Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Hakkının Verilişinin 84. Yılı dolayısıyla gündemdışı konuşma yaptı.

İYİ Parti Isparta Milletvekili Aylin Cesur, TBMM'de bugün 104 kadın milletvekilinin bulunduğunu ve oranın yüzde 17'lerde olduğunu ifade etti.

46 gelişmiş ülke parlamentolarında temsil oranının yüzde 30-40'ların üzerinde olduğunu belirten Cesur, "Hâlâ bugün kadına şiddet ve çocuk anneleri konuşuyoruz. Bu konuda sağlam bir kültür oluşturamamış olmamız hepimizin suçu. Kadın-erkek eşitliğinde dünyada 125. sıradayız. Çocuk annelerde dünya altıncısıyız." dedi.

CHP Bursa Milletvekili Lale Karabıyık, İsviçre'de bile kadına seçme ve seçilme hakkı tanınmamışken, hele Türkiye'de kadının nüfus sayımında bile yeri yokken, Atatürk'ün Türk kadınına seçme ve seçilme hakkını tanımasının, o dönemde dünyada da büyük takdir kazandığını söyledi.

"Kadın vekiller olarak burada bulunuyorsak, bunu Mustafa Kemal Atatürk'e borçlu olduğumuzu tabii ki biliyorum." ifadesini kullanan Karabıyık, "Daha çok kadın vekil, belediye başkanı, meclis üyesi, daha çok kadın temsili olsun istiyoruz, bunları söylemeye de devam edeceğiz ancak kadınların niceliksel katılımından çok kararlara katılımı önemli." diye konuştu.

AK PARTİ Muğla Milletvekili Yelda Erol Gökcan da Cumhuriyetin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün 1934'te kadınlara seçme ve seçilme hakkını verdiğini, böylece Türk kadınının çok sayıda Avrupa ülkesinden daha önce bu hakka kavuştuğunu ifade etti.

Gökcan, "Bu Meclisin bir üyesi olarak Atatürk'ü rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum." dedi.

Kadın haklarıyla ilgili 16 yıldır ciddi mesafeler kaydedildiğine değinen Gökcan, "2002 yılında kadın milletvekili sayısı 24, oran yüzde 4,4 iken şimdi bu oran yüzde 17,3'e, milletvekili sayısı 104'e yükselmiştir. Yerel yönetimlerden üniversitelere, mülki idarelerden dışişleri misyonlarına kadar, kadın yöneticiler her alanda kendine yer bulmaktadır." diye konuştu.

Kadın hakları, kadına şiddetin önlenmesi, kadın istihdamıyla ilgili yapılan düzenleme ve iyileştirmelerle ilgili bilgi veren Gökcan, kadınlarla ilgili iyileştirmeler ve projeleri daha ileriye taşımakta kararlı olduklarını kaydetti.

TBMM Başkanvekili Gök, 5 Aralık Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Hakkının Verilişinin 84. yılı dolayısıyla yerinden söz isteyen tüm kadın milletvekillerine söz verdi.

TBMM Başkanvekili Levent Gök, yerlerinden söz alan milletvekillerinin konuşmalarının ardından, 5 Aralık Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Hakkının Verilişinin 84. Yılına ilişkin yaptığı değerlendirmede, Kurtuluş Savaşı sonucu kurulan modern Cumhuriyet'in en önemli devrimlerinden birinin kadına seçme ve seçilme hakkı verilmesi olduğunu belirtti.

Kadına seçme ve seçilme hakkı verilmesinin çağdaşlaşmaya dönük önemli bir adım olduğunu dile getiren Gök, bugün ise Türkiye'de siyasette kadının temsilinin son derece yetersiz olduğunu söyledi. Gök, Meclisteki kadın temsil oranının yüzde 17,48 olduğunu kaydetti.

Gök, kadınların fazlasıyla hak ettikleri siyasal alandaki ağırlığının yerine getirilmesi için herkesin ciddi bir uğraş vermesi gerektiğini ifade ederek, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk öncülüğünde gerçekleştirilen, İsmet İnönü tarafından Meclise sunulan bir teklifle kabul edilen 5 Aralık Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Hakkının verilişinin 84. yıl dönümünde bütün kadın siyasetçilerimizi saygıyla selamlıyorum." diye konuştu.

Gök, daha sonra partilerin grup başkanvekillerine söz verdi.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Yavuz Ağıralioğlu, partisinin genel başkanının bir kadın olduğunu hatırlatarak, "Partisinin genel başkanı hanım olan, seçilmeye irade koymuş bir hanımefendinin siyaset etme haklarını kullanmaya teşebbüs ettikten sonra başına gelenleri sessizlikle savuşturan Meclisimizin mesuliyetsizliğine sitem edeyim. İktidarın, seçilmek için ortaya iradesini koymuş bir hanımefendinin izzetine, iffetine bu kadar ağır hakaretler yapılırken sessizliğine sitemi bugün edilmesi gereken bir vazife gibi söylüyorum." ifadelerini kullandı.

Ülkede nitelikli ürün tedarik edilmesinin imkanının depoculukla mümkün olduğunu belirten Ağıralioğlu, "Depoculuğun son noktada, terör envanterine birtakım sebze meyveyi alarak, enflasyonla mücadele aritmetiğinin bir unsuru haline getirilmesini doğru bulmuyoruz." dedi.

Ağıralioğlu, depo basmak yerine ürünlerin pazara ulaşması noktasında ağır maliyet hesaplarının artmasına neden olan akaryakıt ÖTV'si ve nakliye giderlerinin kontrol edilmesi gerektiğini söyledi.

MHP grubu adına konuşan Ankara Milletvekili Nevin Taşlıçay, Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının verilişinin, Türk milletinin kadına verdiği önemi gösterdiğini kaydetti.

Türk kadınının, siyasal haklarını pek çok devletten önce elde etmiş olsa da dünyada ve Türkiye'de kadının karar alma mekanizmasındaki yerinin tartışıldığını dile getiren Taşlıçay, "Kadına yönelik ekonomik şiddet ile mücadele, kadının karar alma mekanizmalarındaki yerinin de en büyük destekleyicisidir. Kadının ekonomik olarak önündeki engelleri aşmamız, ülkemizin temel meselesi olmalıdır." dedi.

HDP Grup Başkanvekili Ayhan Bilgen, kadınların toplumdaki yeriyle ilgili kanunlarla düzenleme yapmak ne kadar değerliyse, zihinsel dönüşümü gerçekleştirmenin de o kadar önemli olacağını vurguladı.

Bilgen, partilerinden, geçen yıl 8 kadın milletvekilinin, bu dönem seçilen bir kadın milletvekilinin, 30'un üzerinde kadın belediye başkanının cezaevinde 2019'u karşılıyor olmasının Türkiye için bir geriye gidişi ortaya koyduğunu savundu.

İstanbul Havalimanı işçilerinin bugün görülen davalarına ilişkin de değerlendirmede bulunan Bilgen, şöyle konuştu:

"Çok ilginç bir iddianame üzerinden yargılama devam ediyor. Sendika temsilcilerinin işçilerle görüşmesi suç gibi tarif edilmiş. 'Sözde sendika yöneticileri', 'Sözde sendika çalışanları' şeklinde ifade edilmiş. Eğer siyasetçiyi sözde diye, gazeteciyi sözde diye, sendikacıyı sözde diye tarif etmeye başlarsanız bu ülkede demokrasinin kırıntısı bile kalmaz. Bir işçi, yanındaki mesai arkadaşı hayatını kaybetti diye slogan atmış."

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, öğretmenin, annenin, kadının bir gün hatırlanmasının kimsenin sorununu çözmeyeceğini ifade ederek, şunları söyledi:

"Olaya, hep birlikte doğru bir pencereden bakabilmemiz lazım. Türk kadınının 1934'te elde ettiği seçme ve seçilme hakkını, Fransız kadını 10 yıl sonra, İtalyan kadını 11 yıl sonra, Yunanistan kadını 20 yıl sonra, İsviçre 30 yıl sonra elde etmiş ama bugün bir Fransız, İtalyan, Yunanistan, İsviçre kadınına baktığınızda oradaki kadınların hayata katılma oranları ve güçleriyle, Türkiye'nin maalesef mukayesesi bile söz konusu değil. Türkiye'de hepimizin bunun üzerinde düşünmesi gerekir."

Meclisteki kadınların sayısına işaret eden Altay, "81 il valimizin 17'sinin bu orana göre kadın olması lazım. 950 kaymakamımızın 160'ının kadın olması lazım. Türkiye'nin niye bir kadın emniyet müdür olmasın?" diye konuştu.

AK PARTİ Grup Başkanvekili Cahit Özkan, Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı İstanbul Milletvekili Canan Kalsın'ın hayatını kaybeden annesine Allah'tan rahmet, milletvekili Kalsın ve ailesine de başsağlığı dileğinde bulundu.

Gelişmiş Batı uygarlıklarındaki kadınlardan önce Türkiye'de kadına seçme ve seçilme hakkının verilmesinin, Türkiye'nin medeniyetiyle gurur duyulmasını gerektiren bir konu olduğunu belirten Özkan, şöyle devam etti:

"Özellikle AK PARTİ hükümetleri döneminde kadınlarımızın sosyal hayatta, akademide, ticarette, sivil toplumda, bürokraside çok etkin, çok daha başarılı roller alabilmeleri için yapısal reformaların gerçekleşmesi gereğinden hareketle bir dizi anayasal ve yasal reform gerçekleştirdik. Bu reformların en büyüğü, 2010'da hayata geçirilen kadınlar lehine pozitif ayrımcılık düzenlemesidir. Yine aynı şekilde yasal reformlarla ve uygulamada atılan adımlarla bugün Türk kadınının sosyal hayatta, akademide, ticarette, sivil toplumda, bürokrasideki rolü ve etkinliği artmıştır."

Özkan, AK PARTİ'nin kadınlara verdiği değeri de anımsatarak, "AK PARTİ, bir kadın hareketidir. Kadın kolları teşkilatımız tamamen kendi teşkilatlarını kurmak, kendi kongrelerini gerçekleştirmek suretiyle siyasi hayatımızda etkin bir rol almıştır." diye konuştu.

Gençlik kolları ve ana kademe teşkilatlarında pozitif ayrımcılık düzenlemesine uygun şekilde kadın kontenjanı olduğunu anlatan Özkan, "Cumhuriyet tarihinde kadın milletvekili sayısı itibarıyla 53 rakamı, bir grupta, AK PARTİ Grubu'nda temsil edilmiştir." ifadesini kullandı.

Kadınların siyasi hayatta çok daha etkin rol alabilmeleri için onların ekonomik, sosyal, siyasi anlamda imkanlarını genişletmekle mümkün olacağını belirten Özkan, "AK PARTİ hükümetleri olarak bugüne kadar her zaman kadın girişimcilerin yanında olduk. Kadın girişimcilere verdiğimiz teşvik ve desteklerle, onların iş hayatında rol almalarını sağladık. Çalışma hayatında, kadınlarımızın daha güçlü yer alabilmesi için doğum yardımları, emzirme izinleri, engelli çocukları olan annelere 5 yıl erken emeklilik imkanları getirdik. Kadınlarımızın çalışma hayatında çok daha etkin rol almalarını sağladık." diye konuştu.

TBMM Genel Kurulunda, CHP, HDP ve İYİ Parti'nin gündeme ilişkin verdikleri grup önerileri kabul edilmedi.

Genel Kurulda, ilk olarak, İYİ Parti'nin "engellilerin sorunlarına" ilişkin grup önerisinin bugün ele alınması önerisi görüşüldü.

Öneri üzerinde söz alan CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık, MHP'nin bir sene önce aynı konuyla ilgili araştırma önergesi verdiğini belirterek, "Bakalım bu sefer ne oy kullanacaklar. Emeklilikte yaşa takılanlarda olduğu gibi önce 'evet' dediklerine şimdi 'hayır' mı diyecekler?" ifadelerini kullandı.

Sataşmadan söz alan MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, "Bu beyefendi ne zaman kürsüye çıksa, MHP'ye atıfta bulunarak bir iki cümle sarf etmeden duramıyor. Bu MHP takıntısı nereden geliyor bilmiyoruz ama bir takıntı olduğu kesin." dedi.

Bütün partilerin verdiği önergelere, kanun tekliflerine saygılı olduklarını ancak bunlara karşı alınan tutuma ilişkin de bütün partilerin birbirine saygılı olması gerektiğini dile getiren Akçay, "MHP, neyi ne zaman vereceğini, neyi destekleyeceğini kendi bilir. Biz, bu beyefendinin keyfine göre hareket edecek değiliz. Bu takıntıdan vazgeçmelerini salık veriyorum." diye konuştu.

CHP'li Arık, yeniden söz alarak, hiçbir partiye takıntılarının olmadığını, hiçbir saygısızlıkta bulunmadığını ifade etti.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Yavuz Ağıralioğlu, MHP'nin, hükümete verdiği desteğin "iktidarın denetimsizliğine döndüğü noktada bunu denetime döndürmek için çabaladıklarını" söyledi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, siyasetin müzakere ve münakaşa işi olduğunu belirterek, "Birbirimizi eleştireceğiz. Birbirimizi millete şikâyet etme hakkımız var. 'MHP, AK PARTİ ile birlikte emeklilikte yaşa takılanlar konusunda birlikte hareket etti' deme özgürlüğümüzün siyasette var olduğunu düşünüyorum. Siz bizi PKK ile iş birliği yapmakla itham ediyorsunuz, PKK'nın bin kere terör örgütü olduğunu söylediğimiz halde." diye konuştu.

İYİ Parti'nin önerisi ile HDP'nin "yargı bağımsızlığı" ve CHP'nin "Çukobirlik" ile ilgili verdiği araştırma önergelerinin bugün ele alınması önerileri kabul edilmedi.

Genel Kurulda, Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.

Öte yandan, TBMM Başkanvekili Levent Gök ile partilerin grup başkanvekilleri ve temsilcileri, MHP Sinop Durağan İlçe Başkanı Osman Yıldırım ile eski Durağan Belediye Başkanı Ali Dalkılıç'ın trafik kazasında hayatını kaybetmesi dolayısıyla başsağlığı dileklerini ilettiler.

Meclis Genel Kurulunda, Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun Teklifi'nin görüşmeleri devam ediyor.

Teklifin birinci bölümü üzerinde MHP Grubu adına söz alan Tokat Milletvekili Yücel Bulut, parti olarak teklifi desteklediklerini belirtti.

Ancak söz konusu düzenlemeye ilişkin bazı eleştirilerinin de bulunduğunu belirten Bulut, İcra İflas Kanunu'na, her gelişme sonrasında, her yeni dönemde ihtiyaca uygun olarak yeni dolgular getirildiğini, bu nedenle de söz konusu yasanın 'yamalı bohçaya' dönüştüğünü söyledi. Bulut, geçici çözümler üretmenin yanında, Meclisin, Türkiye'nin ihtiyaçlarını karşılayacak, bütüncül yaklaşımla yeni bir icra iflas yasasına imza atması gerektiğini vurguladı.

Yurt genelinde ciddi bir toplumsal travma ve mali kriz yaşandığını savunan Bulut, "Vatandaşlar en asgari ödemesi olan borçlarını dahi ödeyemediği için icra müdürlükleri şu anda kilitlenmiş durumda. İcra dairesine doğrudan ya da dolaylı olarak işi düşenler sistemden mutsuz." diye konuştu.

HDP Batman Milletvekili Necdet İpekyüz, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve eski HDP milletvekilleri Sırrı Süreyya Önder ile İdris Baluken'in cezalarının onanmasının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) Demirtaş hakkındaki kararı sonrasında geldiğini ve tesadüfi değil, bilinçli olduğunu savundu.

Demirtaş'ın ceza almasına gerekçe gösterilen konuşmasını hatırlatan İpekyüz, dün mahkemece, aynı kapsamda gerekçelendirilen Demirtaş dışındaki yargılananlara 1, Demirtaş'a 5 yıla yakın ceza verildiğini aktardı.

Türkiye'de birçok meslek grubunda ciddi sıkıntılar yaşandığını dile getiren İpekyüz, ölümler ortaya çıktığında o meslek grubunun sorunlarının konuşulduğunu, aslında ölümlere neden olan ihmallerin de engellenebilir olduğunu belirtti.

İpekyüz ayrıca kanun teklifinin "torba yasa" şeklinde getirilmesini de eleştirdi.

CHP İstanbul Milletvekili Turan Aydoğan, bu tür kanun tekliflerinin Türkiye'de ekonomik krizin olduğunu gösterdiğini söyledi.

Görüşülen kanun teklifinin, krizden kaynaklı tahsilat yasası olduğunu savunan Aydoğan, krizin nasıl sonlandırılabileceği konsunda birlikte fikir üretilmesi gerektiğini ifade etti.

Aydoğan, teklifin hazırlanış şeklini de eleştirerek şöyle konuştu:

"Kanunun ismine bakınca, başlı başına bir 'kanun yarattık' falan diyeceğiz ama aslında bakanlık bürokratları ve birkaç milletvekili arkadaşımız tarafından sipariş edilmiş bir torba ile karşı karşıyayız. Harçlar Kanunu, İcra İflas Kanunu, Türk Ticaret Kanunu, Arabuluculuk Kanunu... Bunlarla ilgili çok önemli değişiklikler, bu teklifin içerisine serpiştirilmiş. Bugüne kadar yaptığınız gibi yapıyorsunuz. Torbaya doldurup, kanunlar çıkarıyorsunuz. Sağlıklı bir tartışmaya müsaade etmiyorsunuz."

Aydoğan, kanun teklifinin gerekçesinde, "adalete erişimin hızlanması" denildiğini ancak burada adalete erişim değil, paraya erişimin esas alındığını iddia etti.

"İstediğiniz kadar tahsilatı hızlandıracak önlem almaya kalkın, vatandaşın ödeyecek gücü yoksa bu borçları tahsil edemezsiniz. Ne yapacaksınız, vatandaşın canını mı alacaksınız?" diyen Aydoğan, vatandaşın keyfinden borçlanmadığını söyledi.

AK PARTİ İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya ise kanun teklifinin içeriğine ilişkin bilgi verdi. Kaya, "Türkiye'de 1 milyonu aşkın şirket var. Binlerce konkordato talebinde bulunulduğu iddia edildi. Dün itibarıyla bin 401 konkordato müracaatı yapılmış ve 509'u hakkında karar verilmiş; bu kararların büyük kısmı da ret noktasında oldu." ifadesini kullandı.

Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun Teklifi'nin birinci bölümünde yer alan 9 maddesi kabul edildi.

Kabul edilen maddelere göre, teklif, ilgili kanun ve mevzuatta düzenlenen abonelik sözleşmeleriyle bu sözleşmelerin ifası amacıyla tüketiciye sunulup bedeli faturaya yansıtılan mal veya hizmetten kaynaklanan ve avukatla takip edilen para alacaklarına ilişkin icra takiplerini kapsıyor.

Teklif, takip işlemlerinin elektronik ortamda yapılmasını sağlamak amacıyla UYAP bünyesinde Merkezi Takip Sistemi oluşturulacak. Sistem sayesinde, takipler elektronik ortamda başlatılacak ve yürütülecek.

Alacaklı avukatı, icra takibini başlatmak için Merkezi Takip Sistemi'nde yer alan takip talebini dolduracak.

Takip talebinin, sisteme kaydedilmesinden sonra sistem tarafından ödeme emri düzenlenecek.

Takiplerde Merkezi Takip Sistemi harcı alınacak ayrıca icraya başvurma harcı ile tahsil harcı alınmayacak.

Merkezi Takip Numarası alan ödeme emri ile tebliğ mazbatalı kapalı zarfa ilişkin bilgiler, sistem üzerinden ilgili PTT'ye iletilecek. PTT, bu bilgileri borçluya tebliğ edecek. Borç, takip harç ve masraflarıyla birlikte, ödeme emrinde belirtilen hesap numarasına ödendiğinde takip sona erecek.

Teklifle, ödeme emrine itiraz usulü de düzenleniyor. Buna göre borçlu, herhangi bir icra dairesine başvurarak ödeme emrine itiraz edebilecek.

Ödeme emrine itiraz edilmemesi veya itirazın hükümden düşürülmesine rağmen borcun ödenmemesi halinde, alacaklının talebi üzerine icraya devam olunacak, bir başka ifadeyle haciz aşamasına geçilecek.

Abonelik sözleşmesinden kaynaklanan para alacaklarının takibine ilişkin hükümler, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihte derdest olan takipler hakkında uygulanmayacak.

TBMM Başkanvekili Levent Gök, birinci bölümün kabul edilmesinin ardından ara verdi. Aranın ardından komisyonun yerine oturmaması üzerine birleşimi, yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.