TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

2019 YILI BÜTÇESİ PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONUNDA...


TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı kuruluşların 2019 yılı bütçeleri kabul edildi.

16 Kasım 2018 Cuma

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı kuruluşların 2019 yılı bütçelerinin görüşmeleri başladı.

AK Parti Isparta Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç başkanlığında toplanan komisyonda, Tarım ve Orman Bakanlığı bütçesinin yanı sıra, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Orman ve Su İşleri Bakanlığının 2017 yılına ilişkin kesin hesap ve Sayıştay raporu görüşülecek.

Toplantıda Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu, Orman Genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, Meteoroloji Genel Müdürlüğü ve Türkiye Su Enstitüsünün bütçeleri de ele alınacak.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Tarım ve Orman Bakanlığının 2019 yılı bütçesi, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nın 2017 yılı kesinhesabı ve Sayıştay raporu ile bağlı kuruluşların 2019 yılı bütçesi üzerinde görüşmelere başlandı.

Bakan Pakdemirli, komisyon üyelerini selamlarken, bir milletvekilinin buğday ithalatına ilişkin sözleri üzerine sunumundan önce bu değerlendirmelere yanıt verdi. Türkiye'nin buğday üretiminin 21,5 milyon ton olduğuna dikkati çeken Pakdemirli, "İhracatımız 7,35 milyon ton, ithalatımız mamul madde dahil 5 milyon ton. Türkiye'nin fakir fukaranın buğdayı ekmeği üzerinden spekülasyon yapılmasına müsaade etmem. Türkiye'nin buğday üretimi kendi kendisine yeterli." diye konuştu.

Komisyonda yaptığı sunumda, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile iki bakanlığın Tarım ve Orman Bakanlığı çatısı altında birleştirildiğini anımsatan Pakdemirli, doğal kaynakların tek elden, en etkin şekilde yönetilebilmesi hedefini, yerinden yetkin yönetim anlayışıyla gerçekleştireceklerini dile getirdi.

Pakdemirli, ilk olarak Bakanlığın ağırlık merkezini, Ankara'dan taşraya kaydıracaklarını, havza bazlı bir organizasyon yapısı üzerinde çalıştıklarını ifade ederek, bu organizasyon yapısını yıl sonuna kadar, norm kadro çalışmasını da 2019 yılı 2'nci çeyreğine kadar tamamlamayı hedeflediklerini söyledi.

Dünyada, 12 milyon hektar tarım alanının amaç dışı kullanım nedeniyle tarım dışı olduğunu aktaran Pakdemirli, Türkiye'de ise 1989 yılından 2005 yılına kadar, her yıl ortalama 117 bin hektar alan tarım dışına çıkarken, 2005 yılından 2017 yılına kadar bu rakamın 40 bin hektara kadar düştüğünü vurguladı.

Pakdemirli, bugün, mera alanları dahil olmak üzere, toplam 38 milyon hektar tarım alanında 3 milyonun üzerinde çiftçinin özverili çalışmaları sonucunda 2017 yıl sonu itibarıyla toplam 120 milyon ton olan bitkisel üretimi 2019 yılında 122 milyon tona, 24 milyon ton olan hayvansal üretimi 2019 yılında 26,6 milyon tona çıkaracaklarını bildirdi.

Bu yıl sonu dikkate alındığında, son 16 yılda üreticilere toplam 117,4 milyar lira nakit hibe desteği sağlanmış olacağının altını çizen Pakdemirli, "2019 yılında ise destek miktarımızı, bu seneye göre yüzde 10,7 oranında artırarak, toplam 16,1 milyar liraya çıkarıyoruz." dedi.

Pakdemirli, azot ve gübreye bugüne kadar, 17,3 milyar lira destek verdiklerini dile getirerek, hayvancılık destekleri kapsamında ise 2003 yılından bugüne kadar toplam 28 milyar lira destek verdiklerini belirtti.

Ormancılık alanında da destekler vermeye devam ettiklerini vurgulayan Pakdemirli, bu kapsamda 2003-2018 döneminde doğrudan ve dolaylı olarak ormancılık faaliyetlerine toplam 16,3 milyar lira destek sağladıkları bilgisini verdi.

Pakdemirli, Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından 2018 yılının ilk 9 ayında çiftçilere toplam 29,3 milyar lira tarımsal kredi kullandırıldığına işaret ederek, 2010 yılı ağustos ayından 2018 yılı ekim ayına kadar olan dönemde 446 bin üreticiye toplam 14,3 milyar lira faizsiz hayvancılık kredisi kullandırıldığını bildirdi. Pakdemirli, kredi borcu yapılandırması kapsamında, 3 binden fazla ailenin yaklaşık 25 milyon lira tutarındaki kredi borcu ile 7 adet kooperatife ait 661 bin lira tutarındaki kredi borçlarını yapılandırdıklarını dile getirdi.

Gıda kontrol ve denetim faaliyetlerinin aralıksız bir şekilde devam ettiğinin altını çizen Pakdemirli, bu kapsamda gıda denetim görevi yapan denetçi sayısı 2002 yılında bin 500 iken bugün itibariyle 6 bin 840’a çıkardıklarını vurguladı.

Pakdemirli, 2002 yılında toplam 39 bin olan denetim sayısını 2017 yılında toplam 1 milyonun üzerine çıkardıklarını ifade ederek, 2018 yılında 900 bini aşan denetim çalışmalarının devam ettiğini belirtti.

2009 yılında başlatılan 174 ALO GIDA hattına bugüne kadar toplamda yaklaşık 2,1 milyon defa arama yapıldığına dikkati çeken Bekir Pakdemirli, bu aramalardan ihbar ve şikayet kapsamında olan 554 bin çağrı için kontrol ve denetimler yapıldığını bildirdi.

Pakdemirli, okul kantini ve yemekhane gibi ortamlarda sadece 2017-2018 eğitim ve öğretim döneminde 45 bin denetim gerçekleştirdiklerini belirterek, 248 işletmeye yaptırım uyguladıklarını söyledi.

Kırsal Kalkınma Yatırımlarını Destekleme Programı (KKYDP) kapsamında 81 ilde toplam 9 bin 498 projeye 3,5 milyar lira hibe desteği sağladıklarını anlatan Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, 2011 yılında başlattıkları IPARD kapsamında sözleşmesi yapılan 13 bin 586 proje için yatırımcılara toplam 3,6 milyar lira hibe desteği ödendiğini ve kırsal kalkınma alanında yapılan yatırımlar ile toplam 147 bin kişi istihdam edildiğini kaydetti.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Ankara Gerede İçme Suyu Sistemi'nin tamamlanmasıyla Ankara'nın 2050'ye kadar içme suyu ihtiyacının karşılanacağını belirterek, "İstanbul'da 2021'de içme suyu ihtiyacının ortaya çıkması tahmin ediliyor. Melen, Sungurlu ve Osmangazi Barajlarının devreye girmesiyle 2035'e kadar içme suyu ihtiyacı karşılanacak." dedi.

Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, bakanlığı ve ilgili kurumlarının 2019 Bütçesi'nin sunumunu yapan Pakdemirli, en değerli sermaye olan toprağı, iyi kullanmanın, milli bir sorumluluk olduğunu belirterek, toprakları koruma konusunda azami gayreti gösterdiklerini ifade etti.

Pakdemirli, bu kapsamda parçalı tarım arazilerini birleştirip toplulaştırarak, hem toprak kaybını önlediklerini hem üretimi artırdıklarını hem de üretim maliyetlerini düşürdüklerini anımsattı.

Bugüne kadar 16 senede toplam 6,1 milyon hektar alanda toplulaştırmayla ilgili çalışmaları tamamlandıklarını anlatan Pakdemirli, "3,2 milyon hektar alanda tescil işlemleri gerçekleştirildi. Önümüzdeki 5 yıllık süreçte de 8,3 milyon hektar alanda olmak üzere toplamda 14,4 milyon hektar arazinin toplulaştırma çalışmalarını tamamlamayı hedefliyoruz." diye konuştu.

İçme suyu temin çalışmaları kapsamında Türkiye genelinde 2018 Ekim ayı itibarıyla işletmeye alınan 225 içme suyu tesisiyle yaklaşık 43 milyon kişiye ilave içme suyu sağlandığını kaydeden Pakdemirli, 80 modern içme suyu arıtma tesisiyle günde 8,3 milyon metreküp AB standartlarında arıtılmış su üretildiğini aktardı.

Pakdemirli, Ankara Gerede İçme Suyu Sistemi'nin tamamlanmasıyla Ankara'nın 2050'ye kadar içme suyu ihtiyacının karşılanacağını, İstanbul'da 2021'de içme suyu ihtiyacının ortaya çıkmasının tahmin edildiğini, Melen, Sungurlu ve Osmangazi Barajları'nın devreye girmesiyle 2035'e kadar içme suyu ihtiyacının sağlanacağını bildirdi.

İzmir'de Gördes Sistemi'nin devreye girmesiyle 2050'ye kadar içme suyu ihtiyacının karşılandığını vurgulayan Pakdemirli, 25 Aralık'a kadar yapımı tamamlanacak olan Düzbağ içme suyu isale hattının devreye girmesiyle Gaziantep'in 2028'e kadar içme suyu ihtiyacının karşılandığını belirtti.

Bursa'da içme suyu ihtiyacının Doğancı ve Nilüfer Barajı ile 2032'ye kadar karşılandığına işaret eden Pakdemirli, uzun vadeli içme suyu ihtiyacının Çınarcık Barajı ile sağlanacağını anlattı.

Dünyada ortalama orman varlığı azalırken, Türkiye'nin son 16 yılda orman varlığını artıran nadir ülkelerden biri haline geldiğine değinen Pakdemirli, FAO verilerine göre Türkiye'nin, Vietnam ve Çin'in ardından oransal olarak orman varlığını en çok artıran 3'üncü ülke konumunda bulunduğunu bildirdi.

Türkiye'nin ağaçlandırmada rekor kırdığına işaret eden Pakdemirli, 2023'e kadar 7 milyar fidanın toprakla buluşturulacağını, bu yıl sonu itibarıyla 254 bin hektar alanda 258 milyon fidan dikileceğini aktardı.

İllerde şehir ormanları ve Millet Bahçeleri Projesi'ni başlattıklarını anımsatan Pakdemirli, "Bu kapsamda 2003-2018 döneminde toplam 141 şehir ormanı kurulumunu gerçekleştirdik. 2019'da 75 mesire alanı ve 5 şehir ormanı kurulması planlandı." diye konuştu.

Pakdemirli, özel ağaçlandırma çalışmalarına son 15 yılda 125 milyon lira destek sağladıklarını belirterek, ülke genelinde 44 Milli Park, 243 Tabiat Parkı, 112 Tabiat Anıtı ve 30 Tabiatı Koruma Alanı bulunduğunu, gelecek yıl bir yeni Milli Park, 11 yeni Tabiat Parkı'nın ilan edilmesi hedeflendiğini kaydetti.

Orman yangınına müdahale süresini yapılan çalışmalarla 45 dakikadan 15 dakikaya indirerek yangın zararlarını azalttıklarına vurgu yapan Pakdemirli, "Önümüzdeki süreçte 10 dakikaya indirmeyi hedeflemekteyiz." dedi.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün tutarlılık oranının yüzde 90'lar seviyesindeki tahminlerle başta ulaştırma, tarım, enerji, milli savunma, çevre, turizm, sağlık, şehircilik, adalet, spor ve afet yönetimi olmak üzere pek çok sektörün meteorolojik ürün ve hizmet taleplerinin karşılandığını bildiren Pakdemirli, meteorolojide çağı yakalamak adına 74'ü havalimanlarında, 83'ü denizlerde, bin 635'i karada olmak üzere, toplam bin 792 Otomatik Meteoroloji Gözlem Sistemi kurduklarını anlattı.

Pakdemirli, yatırımlarla yağış tahmin tutarlılığının yüzde 90'nın üzerine, sıcaklık tahmin isabet oranının ise yüzde 85 civarında gerçekleştirileceğini belirtti.

TİGEM vasıtasıyla üreticilere bu yıl 170 bin ton ve 2019'da 200 bin ton sertifikalı hububat tohumu dağıtımı yapılacağını, yem bitkileri tohumluğu dağıtımının bu yıl 2 bin 300 ton ve 2019'da ise 3 bin tona çıkarılmasının hedeflendiğini bildirdi.

Pakdemirli, bu yılın eylül ayı itibarıyla 241 baş tay satışı gerçekleştirilirken, gelecek yıl 275 baş tay satışının yapılacağına değindi.

Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü (ÇAYKUR) yurtiçi ve yurtdışı çay satışı ve çay ürünlerinin satışından gelir sağlandığını anlatan Pakdemirli, "2018 Ekim ayı itibarıyla 74 bin 472 ton çay satışı karşılığı 1,461 milyon lira, 87 milyon litre Didi soğuk çay satışından 104 milyon lira olmak üzere toplam 1,565 milyon lira gelir elde edildi." değerlendirmesinde bulundu.

Pakdemirli, 2019 Yılı Bütçesi'nin, hedeflerle uyumlu, ülkenin sürdürülebilir büyüme ve kalkınmasını destekleyen bir çerçevede hazırlandığını belirterek, kamu harcamalarını ekonominin üretken potansiyelini artıran alanlara yoğunlaştıracaklarını vurguladı.

Gelir politika ve uygulamalarla yatırım ve istihdamı desteklemeye devam edeceklerini anlatan Pakdemirli, böylece bir yandan ülkenin büyüme potansiyelini desteklerken diğer yandan da güçlü kamu maliyesiyle makroekonomik istikrarı koruyacaklarını bildirdi.

Bakanlığın 2019 Yılı Bütçesi'nin 23 milyar 712 milyon 275 bin lira, bağlı kuruluşlar dahil 33 milyar 743 milyon 778 bin lira olarak öngörüldüğünü anımsatan Pakdemirli, bunun 16 milyar 72 milyon lirasının yani bütçenin yüzde 47,6'sının tarımsal desteklemelere ayrıldığını kaydetti.

AK Parti Antalya Milletvekili İbrahim Aydın, "Orman alanlarımızın artışına paralel olarak ağaç sayımız da artmıştır. 1992-2002 yılları arasında 743 bin hektar alanda ağaçlandırma çalışması yapılmışken, 2003- 2017 yılları arasında yaklaşık 4,9 milyon hektar alanda ağaçlandırma çalışması yapıldı." dedi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı kuruluşların 2019 yılı bütçe görüşmeleri devam ediyor.

Toplantıda milletvekilleri bütçe üzerinde söz alarak görüş ve önerilerini sundu.

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'nin Türkiye gerçekleriyle uyuşmayan bir tablo çizdiğini öne sürerek, "Bu bütçe modern kölelik bütçesidir. Ormanlarımızın yağmalanması ve talan bütçesidir. Köylünün daha çok köyünü terk ederek, kentlere göç edip yoksullukla boğuşma bütçesidir." ifadesini kullandı.

Sarıbal, 2002 yılından bu yana 32 milyon dönüm alanın tarımsal araziden çıkarılarak amaç dışında kullanıldığını, mısır ve pirinç dışında hiçbir kalemde üretimde artış olmadığını ve gıda piyasasının yabancı güçlerin tekeline girdiğini savundu.

HDP Mersin Milletvekili Rıdvan Turan, 2011 yılından beri sürdürülen Kemal Derviş politikalarının çöktüğünü dile getirerek, "Tarım alanlarının yüzde 12'si, AKP politikaları nedeniyle ortadan kalktı. Betonlaşma politikasının sonucu olarak bu gerçekleşti. Girdi fiyatları ile çiftçinin cebine giren para arasındaki makas her geçen gün artıyor. Tarım ithalatı dört kat artmış durumda." diye konuştu.

MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, tarım arazilerinin son 15 yılda yüzde 12 oranında azaldığını, çayır ve mera alanlarında da benzer bir durumun yaşandığını dile getirdi.

Kalaycı, sözlerine şöyle devam etti:

"Tarım sektörünün toplam istihdam içindeki oranı azalıyor. Tarım ürünlerimizde ithalat yönünde bir artış meydana geldi. Çiftçilerin her tarafa borcu bulunuyor. Çiftçilerimiz artık elektrik borcunu ödeyemiyor. Ürünü para etmiyor. Girdi fiyatlarının artışı karşısında çiftçimiz üretimini devam ettiremiyor. İthalata dönük politikalar terk edilmelidir. Çiftçinin temel girdilerinden vergi alınmamalıdır. Çiftçimiz borç batağından kurtarılmalıdır. Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı önlenmelidir."

İYİ Parti Bursa Milletvekili İsmail Tatlıoğlu, Türkiye'de şehirleşme sürecine paralel olarak tarım politikalarının yenilenemediğini ifade ederek, hükümetin ulaştırma ve sağlık alanındaki olumlu politikalarının, tarım için söylenemeyeceğini kaydetti.

Şehirleşmeye paralel bir şekilde tarım politikalarına, sanayi politikası yaklaşımında bulunulması gerektiğini belirten Tatlıoğlu, "Tarıma sanayi yaklaşımında bulunmalıyız. Türkiye, yüzde 85'inin köyde yaşadığı bir dönemden yüzde 85'inin kentte yaşadığı bir döneme girdi." diye konuştu.

AK Parti Antalya Milletvekili İbrahim Aydın ise orman alanlarının ve ürünlerinin korunduğuna dikkati çekerek, bunların, toplumun faydasına sunulması için önemli çalışmaların yapıldığını ifade etti.

AK Parti hükümetleri döneminde orman alanlarının arttığını vurgulayan Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Orman alanlarımızın artışına paralel olarak ağaç sayımız da artmıştır. 1992-2002 yılları arasında 743 bin hektar alanda ağaçlandırma çalışması yapılmışken, 2003-2017 yılları arasında yaklaşık 4,9 milyon hektar alanda ağaçlandırma çalışması yapıldı. Yani önceki 10 yıllık dönemin 6 katı kadar ağaçlandırma çalışması yaptık. 2013 yılından 2017 yılı sonuna kadar 4 milyar fidanı toprakla buluşturduk. Hedefimiz 2019 yılı sonuna kadar 4 milyar 500 milyon fidanı toprakla buluşturmak.1992-2002 yılları arasında yılda ortalama 75 milyon fidan üretirken, 2017 yılında 322 milyon fidan ürettik."

****HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.