TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU...


TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Levent Gök başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, tıbbi ve aromatik bitki çeşitliliğinin korunmasında, üretiminde ve pazarlanmasında karşılaşılan sorunları çözmek amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu kuruldu.

07 Kasım 2018 Çarşamba

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Levent Gök başkanlığında toplandı.

Genel Kurulda gündem dışı söz alan Batman Milletvekili Feleknas Uca, "25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü"ne ilişkin gündem dışı konuşmasında, "AK Parti'nin cinsiyetçi ve kadın düşmanı politikalar benimsediğini ve buna uygun adımlar attığını" iddia etti. Uca, yerel seçimlerde kadınların yeni başarılar elde ederek kayyumları koltuklarından kaldıracaklarını öne sürdü.

Gündem dışı konuşmasına Uca'nın sözlerine cevap vererek başlayan AK Parti Düzce Milletvekili Ayşe Keşir, partisinin iktidara geldiği günden bu yana gerek yasama faaliyetleri gerekse projelerle kadına yönelik şiddetle mücadeledeki samimiyetini ortaya koyduğunu belirtti. Keşir, "BM İnsan Hakları İzleme Örgütü 2017 Yılı Raporunda 72'si kız olmak üzere 224 çocuğun PKK tarafından şiddet gördüğü uluslararası belgelere girmiştir. Bu rakamların olmadığı kadına yönelik şiddetle mücadele söylemleri eksiktir." diye konuştu.

Keşir, 12 Kasım ve 17 Ağustos depremlerinde bütün ülkenin acıda bir araya gediğini ve dayanışma örneği sergilediğini ifade ederek, Düzce depreminde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diledi.

Meclis Başkanvekili Levent Gök de Düzce depreminde hayatını kaybeden vatandaşlara Allah'tan rahmet dileğinde bulundu.

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ise Malatya'nın sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşmasında, "İnönü Stadı'nın yıkımının törenle yapıldığını, buradaki hedefin de stat değil, İsmet İnönü'nün ismini yıkmak" olduğunu iddia etti.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Yavuz Ağıralioğlu, İmar Barışı'nın kontrolsüz hale gelerek, deprem riskinin çok fazla olduğu bir ülkede inşaat denetimlerinin gözden kaçırılmasına sebep olacak bir suistimale neden olmaması gerektiğini söyledi.

İstanbul'da büyük bir deprem beklendiğini ifade eden Ağıralioğlu, "İmar barışından istifade eden insanların, bu kapsama alınan binaların kontrolünün yapılabilmesi için imar barışının uygulama alanlarında ne tür suistimallerin olduğunu belirlemek için bir araştırma önergesi vereceğiz. Büyük acıyı yaşamadan bu sefer önleyici tedbirleri ortaya koyalım istiyoruz." dedi.

Taşeron işçilerin kadroya alındıktan sonra belirsizlikle karşı karşıya bırakıldıklarını ileri süren Ağıralioğlu, "Kadroya geçirilen taşeron işçilerine iyilik olsun diye yapılan iş, zulüm haline geldi. Hükümetin böyle bir iradeyle, müjde verir gibi söylediği iş, şu anda boyunlarında sallanan kılıç haline geldi. Bu konuda düzenleme talebi var." ifadelerini kullandı.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, ABD Dışişleri Bakanlığının terör örgütü PKK'nın üç elebaşına ödül verileceğini açıkladığını anımsatarak, bu gelişmenin ilk bakışta olumlu gelmekle birlikte ABD'nin Suriye ve Irak planlarında hangi hamleye karşılık geleceğinin görülmesi gerektiğini kaydetti. Akçay, "Bu kararı biz rüşvet-i kelam olarak görüyoruz. Bundan sonra PKK'dan YPG'ye terörist geçişini net görmeliyiz. Çatı terör örgütünün, PKK'dan YPG'ye doğru kayabileceği göz önünde bulundurulmalıdır." dedi.

Akçay, "ABD'nin bu hamlesi Türkiye'nin Fırat'ın doğusundaki doğru ve haklı duruşunu esnetmesine sebep olmamalıdır. Bu duruşun, Türkiye'nin beka meselesi olduğu da unutulmamalıdır." şeklinde konuştu.

Akçay, tüm SMA hastalarına ilaç temin edilmesi ve ilaç uygulama merkezlerinin sayılarının artırılması gerektiğini de söyledi.

HDP Grup Başkanvekili Ayhan Bilgen, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'un kademeli olarak kaldırılacağını açıkladığı özel eğitim kurumlarındaki teşviklere ve Fatih Projesine ne kadar kaynak ayrıldığının detaylarıyla açıklanması gerektiğini söyledi.

Hayatını kaybeden askerlerle ilgili ailelerin bilgi taleplerinin dikkate alınmadığını ileri süren Bilgen, bu konuda parlamentonun üzerine düşeni yapmasını istedi.

Yemen'de yaşananlara da değinen Bilgen, "Yemen'de açlıktan ölen sadece çocuklar değil, aslında Ortadoğu'nun vicdanı, bütün insanlık, buna karşı tepki vermeyen, sesini yükseltmeyen ve bu tablonun failleri ile ilgili yüksek sesle gündem oluşturmaya çalışmayan siyaset galiba tümden ölüyor." dedi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç da iktidar milletvekillerinin komisyon toplantılarında muhalefet milletvekillerini dinlemediğini savunarak, "Söz konusu milletin hakkıysa neden saray kendi dediklerini, genel başkanı olduğu iktidar partisinin grup başkanvekilleriyle komisyon başkanlarına dayatarak millet iradesine müdahalede bulunuyor? Eğer millete sesimizi duyurmamızı engellemeye çalışıyorlarsa, millete rağmen sarayın dediklerini TBMM'den çıkartmaya çalışıyorlarsa bunu başaramayacaklar." ifadelerini kullandı.

Özkoç, Mecliste muhalefetin iktidardan daha fazla milletvekiline sahip olduğunu, muhalefetin TBMM'de iktidar partisinin dayatmalarına rağmen milletin menfaatine aykırı olan yasaları çıkartmama konusunda başarılı olabileceğini belirterek, milletvekillerinin millet için el kaldırmaları gerektiğini vurguladı. Özkoç, şöyle devam etti:

"AKP'li grup başkanvekillerinin, komisyon başkanına baskı yapmasını, yönlendirmesini, komisyon üyelerinin konuşmalarının engellenmesini, komisyona gelen milletvekillerinin seslerinin kısılmasını şiddetle protesto ediyorum. Millet iradesini göstermiş, birinci sıradaki partiye TBMM'de yeterli çoğunluğu vermemiştir. Yeterli çoğunluğu muhalefete vermiştir. O zaman muhalefet kararını vermelidir; ya milletten yana ya saraydan yana."

AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, CHP'li Ağbaba'nın Malatya'daki stat yıkımına ilişkin sözlerinin gerçeği yansıtmadığını, söz konusu stadın da benzer durumdaki fonksiyonunu yitirmiş yapılar gibi daha iyi hizmet sunumu için yıkıldığını, yerlerine şehir parkları ve millet bahçelerinin yapılacağını söyledi.

AK Parti'nin çok sayıdaki hizmetin açılışına bile yetişemediğini ifade eden Akbaşoğlu, son olarak Cumhuriyet Bayramı'nda dünyanın en büyük havalimanı olan İstanbul Havalimanı'nın açılışının gerçekleştirildiğini, birçok hizmetin kurdelesinin de kesilmeyi beklediğini kaydetti.

Toplum kesimlerinin bütününe ilişkin iyileştirici imkanlar getirildiğini anlatan Akbaşoğlu, tedbirlerle birlikte dış politikanın etkilerinin görüldüğünü, bölgedeki gelişmelerin bunu doğrular nitelikte olduğunu belirtti. Akbaşoğlu, "Terör örgütlerinin bütününe ilişkin içeride ve dışarıda da kararlılıkla ve netice alıcı bitirici mücadele sonuna kadar devam edecek. Bu konuda hem bölgesel hem küresel boyutlarını da inşallah çok yakında göreceğiz." dedi.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin erkler ayrılığını getirdiğini, bu kapsamda Meclis İçtüzüğünde tüm partilerin ortak mutabakatıyla düzenlemeye gidildiğini hatırlatan Akbaşoğlu, yürütmenin Mecliste ne zaman ve nerede bulunacağının bu bağlamda belirlendiğini, ayrıca bütün partilerin yetkililerinin parlamentoda kanaat ve düşüncelerini özgür bir şekilde ortaya koyduğunu vurguladı. Millet ve devletin lehine düzenlemeleri getirmeyi hedeflediklerini dile getiren Akbaşoğlu, "Bu düzenlemeleri getirmeye özgür irademizle devam edeceğiz." diye konuştu.

Meclis Genel Kurulunda, tıbbi ve aromatik bitki çeşitliliğinin korunmasında, üretiminde ve pazarlanmasında karşılaşılan sorunları çözmek amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu kuruldu.

AK Parti, CHP, HDP, MHP ve İYİ Parti gruplarının, birleştirilerek görüşülen Meclis araştırma önergeleri üzerinde CHP Grubu adına konuşan Bursa Milletvekili Erkan Aydın, tıbbi ve aromatik bitkilerin tarihinin Sümerlere, Çinlilere, hatta milattan önce 4 bin yıl öncesine kadar dayandığını söyledi.

Dünya Sağlık Örgütü raporlarına göre, gelişmekte olan ülkelerdeki halkın yüzde 80'inin geleneksel ve bitkisel ilaçları hala kullandığını belirten Aydın, tıbbi ve aromatik bitkilerin piyasasının 2017 yılında 107 milyar dolara yaklaştığını, bundan en yüksek payı da Kuzey Amerika ülkeleri ile Avrupa ve Japonya'nın aldığını kaydetti.

Erkan Aydın, Türkiye'de ormanların ve suların satışıyla, tıbbi ve aromatik bitkilerde önemli olan Bursa gibi yerlerin bu önemini yitirdiğini ifade ederek, "Suyu olmayan İsrail çölde su buluyor ve 1 milyar dolar tarım ihracatı yapıyor; biz ise ne yapıyoruz, bir şey yapmıyoruz." ifadesini kullandı.

AK Parti Hatay Milletvekili Hacı Bayram Türkoğlu, tıbbi ve aromatik bitkilerden elde edilen ürünlerin sağlık başta olmak üzere birçok alanda kullanıldığını söyledi.

Bunların, hastalıkları önlemek ve sağlıklı yaşam için kullanılan bitkiler olduğunu vurgulayan Türkoğlu, Türkiye'nin, farklı hava koşullarına sahip olması, doğal bitki örtüsü ve florasının çeşitli olması nedeniyle, tıbbi bitkiler açısından büyük öneme sahip olduğunu kaydetti.

Türkoğlu, dünyada 1990'lı yıllardan itibaren doğal ilaçlara ilginin giderek arttığını belirtti.

Türkiye'de tıbbi ve aromatik bitkilerin 1,8 milyon dekar alanda ekiminin yapıldığını ifade eden Türkoğlu, "Piyasada satılan tıbbi bitkilerin gerçekten o bitki olup olmadığı konusunda endişeler olabilmektedir, bunu da ancak uzmanı belirleyebilmektedir." dedi.

Hacı Bayram Türkoğlu, tıbbi ve aromatik bitkilerin doğru mevsimde, saatte ve yerden toplanması gerektiğini, bilinçsiz toplamanın bazı ürünleri yok edebileceğini söyledi.

MHP Grubu adına konuşan Adana Milletvekili Ayşe Sibel Ersoy, Türkiye'nin tıbbi ve aromatik bitkiler bakımından zengin olduğunu ancak bu pazarda hak ettiği payı alamadığını söyledi. Dünya standartlarında ve uluslararası kalitede iş yapılması için kaliteli laboratuvarlara ihtiyaç olduğunu vurgulayan Ersoy, buna yönelik yüksek yatırım maliyetlerinin ancak dış pazarlara açılabilecek şirketlerce karşılanabileceğini işaret etti.

Tıbbi ve aromatik bitkilerin tüm dünyada tercih edilmeye başlandığını anlatan Ersoy, bu alanda bilimsel yayınlar, üniversite-sektör ortak projeleriyle ilerleme sağlanabileceğini kaydetti. Ersoy, şunları kaydetti:

"Uzun vadeli bir bakış açısıyla bitki sanayiciliği uzun dönemde sonuçları alınabilen bir yatırım alanıdır. Yetiştirilmesi, analizi, çalışmalar, araştırmalar, analizler, dünya pazarına açılma çabaları ancak uzun yıllar sonunda meyvesini verecek çalışmalardır. Ancak ülkemizde kısa vadeli bakış açısı, 'Bugün ekeyim, seneye parasını kazanayım.' bakış açısı bitki gibi sabır ve ilgi isteyen özel bir varlığın temel felsefesine tamamıyla aykırıdır ve ülkemizde bitki endüstrisinin gelişmesinin önündeki en büyük engeldir."

HDP Grubu adına söz alan Batman Milletvekili Necdet İpekyüz, tarım politikalarını eleştirerek, "Biz saman ithal ediyoruz. Ben, buraya gelmeden önce Isparta'daki Gül Kooperatifinin sorumlusuyla da konuştum, Bismil'deki pamuk üreticisiyle de Batman Kozluk'taki mısır ekenlerle de konuştum. 'Gübre uçmuş, mazot uçmuş, sen nasıl bize bunu soruyorsun? Tarımla ilgili aromatik, bilmem ne… Mazot alamıyoruz, kredimizi ödeyemiyoruz, hiçbir şey yapamıyoruz. Önce biz normal ekmek yiyebileceğimiz unu bile alacak vaziyette değiliz. İşte kriz var, krize göre bir şey. Peki, biz nasıl yaşayacağız?' diyorlar." ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Yavuz Ağıralioğlu, Saadet Patisi İstanbul Milletvekili Cihangir İslam'ın, daha önce Genel Kurulda 15 Temmuz'a ilişkin ifadelerini anımsatarak, "15 Temmuz, hükümetinizin evvelen siyasi hevesini, saniyen siyasi sağırlığını, salisen siyasi körlüğünü kendine avans sağlamış bir cinayet şebekesinin devleti, milleti alma teşebbüsüne milletimizin verdiği olağanüstü reflekstir. Biz 15 Temmuz'u iki batılın çarpışması şeklinde takdim edersek, annelerine-babalarına poşetlerin içinde aziz naaşları verilmiş özel harekatçı polislerimizin ruhlarını muazzep ederiz." diye konuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin ise Ağıralioğlu'nun, Türkiye'nin AK Parti öncesinde yaşadıklarını ve darbeler tarihini hiçe sayarak konuştuğunu ifade etti.

15 Temmuz'da darbenin engellenmesinin milletin başarısı olduğunu ifade eden Zengin, "Bu hissiyatı dönüştüren, Türkiye'de demokratik algıyı dönüştüren AK Parti Hükümeti, sayın Tayyip Erdoğan'dır. Bunlarla dönüştü bu ülke. Daha evvel dışarıya çıkamayan insanlar o gece nasıl dışarıya çıktılar? " ifadelerini kullandı.

AK Parti öncesinde Türkiye'de inanan insanların istediği gibi yaşayamadıklarını, tarihi olayları bir bütün içerisinde değerlendirmenin doğru olduğunu dile getiren Zengin, "Ben başörtülü olduğum için hakimlik sınavına kabul bile edilmedim. Evraklarım iade edildi. Evraklarımızın bile kabul edilmediği bir yerden geliyoruz, geldiğimizi yeri unutmayalım." dedi.

Konuşmaların ardından, tıbbi ve aromatik bitki çeşitliliğinin korunmasında, üretiminde ve pazarlanmasında karşılaşılan sorunları çözmek amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu kuruldu. Komisyon 12 üyeden oluşacak, gerektiğinde Ankara dışında da görev yapabilecek.

TBMM Başkanvekili Levent Gök, birleşimi, 13 Kasım Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere kapattı.
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.