TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU...


TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Levent Gök başkanlığında toplandı. TBMM Genel Kurulunda milletvekilleri, Lösemili Çocuklar Haftası dolayısıyla yüzlerine maske taktı. TBMM Genel Kurulunda, down sendromlu, otistik ve diğer gelişim bozukluklarına sahip bireyler ile ailelerinin sorunlarının çözümü için Meclis Araştırma Komisyonu kuruldu.

06 Kasım 2018 Salı

TBMM Genel Kurulunda milletvekilleri, Lösemili Çocuklar Haftası dolayısıyla yüzlerine maske taktı.

TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Levent Gök başkanlığında toplandı.

Gök, 5 Kasım'ın, eski başbakanlardan Bülent Ecevit'in vefatının 12. yılı olduğunu anımsatarak, "Bülent Ecevit, çalışma hayatında emekten yana koyduğu tavırlarla Türk siyasetinde mümtaz bir şahsiyettir. Eşi Rahşan Ecevit hanımefendi ile birlikte son derece sade ve mütevazı yaşantısında devletin hiçbir olanağını kendisinden yana kullanmamak suretiyle bütün siyasetçilere örnek olmuşlardır." dedi.

AK Parti Kocaeli Milletvekili İlyas Şeker, gündem dışı konuşmasında, Uluslararası Kartepe Zirvesi'nde yapılan "Göç, Mültecilik ve İnsanlık" konulu toplantıya 30 ülkeden 360 milletvekilinin katıldığını ifade etti. Şeker, katılımcıların konuşmalarında Türkiye'nin göç konusunda üstlendiği olumlu role dikkat çektiğini vurguladı.

İYİ Parti Manisa Milletvekili Tamer Akkal ise Manisa'nın sorunlarına değindiği gündem dışı konuşmasında, Manisa'nın ihracatta ve yan sanayi alanında geliştiğini ancak son yıllardaki kontrolsüz endüstrileşme ile Manisa çiftçisinin zor duruma düştüğünü savundu. Akkal, daha önce zeytin ağaçlarının kesilerek yok edildiğini, şimdi ise zeytin ve zeytinyağı üreticilerinin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını savundu.

CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç da Lösemili Çocuklar Haftası nedeniyle konuşmasını yüzündeki maske ile yaptı.

Kılıç'ın herkesi maske takmaya çağırması üzerine Genel Kurulda bulunan milletvekilleri de yanlarında bulundurdukları maskelerini yüzlerine taktı. Kanserin modern çağın vebası olduğuna dikkat çeken Kılıç, Sağlık Bakanlığının 2015-2016 verilerine göre Türkiye'de her yıl 200 bin kişiye kanser tanısı konulduğunu söyledi.

Türkiye'de her yıl yaklaşık 150 bin kişinin kanserden hayatını kaybettiğini belirten Kılıç, "Yani her yıl bir şehir dolusu insanımız bu hastalıktan yaşamını yitiriyor." diye konuştu.

Kılıç, Türkiye'de 31 bin 500 lösemi hastası bulunduğunu, her yıl 2 bine yakın çocuğun lösemi hastalığına yakalandığını sözlerine ekledi.

Gündem dışı konuşmaların ardından Meclis Başkanvekili Gök, Grup başkanvekillerine söz verdi.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Yavuz Ağıralioğlu, ABD askerlerinin Türkiye'nin Suriye sınırında PKK-YPG'li teröristlerle devriye gezmesini eleştirdi. Ağıralioğlu, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD Başkanı Donald Trump'a "dostum" diye hitap etmesinin yanlış olduğunu savunarak, "Trump, sınırlarımızın altında devletimizin güvenlik endişesini tırmandıran kişidir. ABD'den Türkiye'ye uzanan darbenin temsilcisidir. FETÖ denilen örgüte destek veren iradenin kendisidir. Devlet adamlarımız önüne gelene 'dostum' demekten kendilerini kurtarmalıdır." ifadelerini kullandı.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay ise Manisalı zeytin üreticilerin sorunlarına dikkat çekerek, Türkiye'deki zeytinin yüzde 15'inin Manisa'da üretildiğini belirtti. Akçay, zeytine kilogram başına 80 kuruş destek verildiğini, bu rakamın çok düşük olduğunu söyledi.

HDP Grup Başkanvekili Ayhan Bilgen de iki yıl önce gözaltına alınan HDP milletvekillerinin tutukluluk hallerinin devam ettiğini anlatarak, "Birçoğunun fezlekeleri gözaltına alındıktan yaklaşık bir yıl sonra hazırlandı. Bu durum, doğrudan doğruya siyasete yargı eliyle müdahaledir ve Türkiye demokrasisine de bir ayıp olarak, bir kara leke olarak geçecektir." dedi.

Bilgen, Sayıştay raporlarında belediyelerde suistimal ve yolsuzlukların yapıldığının ortaya konulduğunu, konuyla ilgili hükümetten bir açıklama beklediklerini ifade etti.

AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, organ naklinin önemini vurgulayarak, Türkiye'de her yıl 4 bin 500 organ bağışı gerçekleştirildiğini ancak bunun yeterli olmadığını söyledi. Zengin, organ nakli konusunda da bir hassasiyetin oluşması gerektiğini belirtti.

TBMM Genel Kurulunda, 5 parti grubunun, down sendromlu, otistik ile diğer gelişim bozukluklarına sahip bireylerin ve ailelerinin sorunlarının çözümü için ayrı ayrı verdiği Meclis araştırma önergeleri birleştirilerek görüşülüyor.

İYİ Parti Grubu adına söz alan Isparta Milletvekili Aylin Cesur, bu haftanın lösemili çocuklar haftası olduğunu, lösemi isminin korkuttuğunu ancak artık yüzde 80'inin tedavi edilebildiğini söyledi.

Cesur, otizmin kesin nedenin bilinmediğini, genetik temellerinin olduğu yönünde güçlü bulgular bulunduğunu, ağır metaller, endüstriyel atıklar, toksinlerin de otizme neden olabileceğinin söylendiğini belirtti.

Otizmin dünyada hızlı şekilde arttığına işaret eden Cesur, 1985'te 2 bin 500'de bir otizmli çocuk varken bugün her 68 çocuktan birinin otizm tanısıyla hayatına devam ettiğini söyledi. Cesur, 2023'te çocukların yarısının otizmli doğacağının tahmin edildiğini ifade ederek, "Bu çocuklar neredeler? Maalesef çocuklarımız evlerinde, aileler mecbur kalmadıkça dışarı çıkaramıyorlar. Neden yaşıtlarıyla birlikte olmak yerine evlerinde hapis olmak durumunda? Toplum olarak bilerek bilmeyerek yargılıyoruz, toplum olarak otizmin ne olduğunu bilmiyoruz. Aileler bile binlerce otizmli dahi olduğunu bilmiyor. 10 kişiden 7'si bu vahim tablodan bihaber vaziyette." dedi.

Otizmin tedavisinin bulunmadığını söyleyen Cesur, tedavinin her çocuğa farklı eğitim vermekten geçtiğini vurguladı. Cesur, bu çocukları topluma kazandırmanın kendilerinin görevleri olduğunu ifade etti. Cesur, otizmde tek çarenin eğitim olduğunu, bunun da etkili olabilmesi için erken yaşlarda verilmesi ve 2 ile 4 saat olan eğitimin artırılması gerektiğine işaret etti.

MHP Kahramanmaraş Milletvekili Sefer Aycan, lösemiden korkmamak, geç kalmaktan korkmak gerektiğini dile getirdi.

Aycan, Türkiye'de otizm ve down sendromunun sıklığını bilmediklerini, bunun sıklığını belirlemek, kişilerin ve ailelerinin yaşadığı sorunları, çözümlerini araştırmak gerektiğini vurguladı.

Sağlık konuşurken hep hastane ve hastalıkların konuşulduğunu, sağlığı korumanın konuşulması gerektiğini dile getiren Aycan, "Çok pahalı, büyük hastaneler yapmak, ciddi paralar harcamak sağlık hizmeti açısından iyi olduğumuzu, sağlığa önem verdiğimizi göstermiyor. İnsanlar sağlığına önem vermiyor, kaybetmemek için gerekenleri yapmıyor, duyarlı davranmıyor. Pahalı hastanelere ihtiyacımız yok sağlık hizmetinin yaygın, ulaşılır olmasına ihtiyacımız var." dedi.

Aycan, otizmin bir hastalık değil, hastalık grubu olduğunu, tıbbi ilaç tedavisinin net bilinmediğini, tamamen iyileşecek bir durum olmadığını anlattı. Aycan, Türkiye'de otizmin görülme sıklığıyla ilgili ciddi araştırma bulunmadığını, dünyada görülme sıklığının arttığını, bunun kaygı verici bir durum olduğunu söyledi.

Down sendromunun kromozom bozukluğu olduğuna işaret eden Aycan, bin gebelikten birinde down sendromlu çocuk doğduğunu, ilk çocuğu down sendromlu annenin ikinci çocuğun down sendromu olma ihtimalinin 200'de bir olduğunu kaydetti.

Aycan, gebelik sırasında ikili, üçlü testlerin her gebe için zorunlu tutulması, devlet tarafından karşılanması gerektiğini ifade etti.

HDP Diyarbakır Milletvekili Salihe Aydeniz, down sendromu ve otizmin hastalık değil, gelişimsel farklılık olduğunu kaydetti. Aydeniz, 350 bin otizmliden ancak 26 bininin eğitim alabildiğini belirtti.

Engelli olarak görülen down sendromlu ve otizmli bireyleri topluma kazandırmanın mümkün olduğuna işaret eden Aydeniz, bu kişilerin, oluşturulacak eğitim ve sağlık hizmetleri alanlarıyla toplumsal birey olabileceğini anlattı. Aydeniz, bu grubun daha çok dezavantajlı gruplar olarak görüldüğünü dile getirdi.

TBMM Başkanvekili Levent Gök, 26. Dönemde bu komisyonun kurulduğunu, üye bildirim aşaması sırasında erken seçim kararı nedeniyle çalışmalarına başlayamadığını, hükümsüz kaldığını anımsattı.

TBMM Genel Kurulunda, 5 parti grubunun ortak önergeleriyle down sendromlu, otistik ve diğer gelişim bozukluklarına sahip bireylerin ve ailelerinin sorunlarının çözümü amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu kuruldu.

CHP Grubu adına söz alan Kayseri Milletvekili Çetin Arık, otizmli ve down sendromlular ile ailelerinin sıkıntılarına dikkati çekti.

Kendisinin de otizm tanısı konulmuş bir çocuğu olduğunu dile getiren Arık, "Bugün otizmin sıklığı giderek artmaktadır ve en son yapılan çalışmalarda her 58 çocuktan birinde otizm görülüyor. Yapılan araştırmalar 2023 yılında her 2 çocuktan birinin otizmli doğabileceğini ortaya koyuyor." diye konuştu.

Otizmli çocukların ve ailelerinin ciddi zorluklar yaşadığına dikkati çeken Arık, bu sorunların en aza inmesinde eğitimin çok büyük bir rol üstleneceğini belirtti. Arık, "Eğitim daha kreşte, anaokulunda başlamalı, otizmi bilen kreş öğretmenleri ve anaokulu öğretmenleri olmalı çünkü bu çocukların en büyük ilaçları kendi doğal gelişen akranlarıyla bir arada olup onların davranışlarını rol model olarak alabilmeleri." değerlendirmesinde bulundu.

Otizmin bilinmediği için hasta ve ailelerin toplumda yargılandığını, hatta bu çocukların "aileleri tarafından iyi terbiye edilmemiş çocuklar" olarak görüldüğünü belirten Arık, eğitim sürecinin çok kapsamlı ve toplumu kapsayıcı bir şekilde ele alınması gerektiğini söyledi. Beethoven ve Albert Einstein'ın da otizm hastası olduğunu aktaran Arık, eğitimin başarılı olması için erken başlanması, kesintisiz olması ve haftada en az 30 saat olması gerektiğini kaydetti.

AK Parti Grubu adına söz alan Kayseri Milletvekili Hülya Nergis ise AK Parti hükümetleri döneminde engelli bireylerin sorunlarına kalıcı çözümler bulmak için pozitif ayrımcılığı teşvik edici yasal düzenlemelerin yapıldığını vurguladı. Nergis, engellilerin eğitim ve rehabilitasyonunun ücretsiz yapıldığını, 18 yaşından büyük bireylere ve 18 yaşından küçük engelli çocuk sahibi ailelere aylık bağlandığını söyledi.

Nergis, AK Parti olarak otizm ve down sendromuyla ilgili olarak, Türkiye'de yaygınlığının incelenmesi ve bu konuda yürütülen çalışmaların değerlendirilmesi amacıyla araştırma komisyonun kurulmasını istediklerini belirtti.

Otizmin en etkili tedavi yönteminin eğitim olduğuna dikkati çeken Nergis, şöyle konuştu:

"Uygulanan erken müdahale programlarıyla erken yaşta tanı konulup beyin gelişiminin hızlı olduğu erken çocukluk döneminde özel eğitime erişiminin sağlanması, potansiyelinin en yüksek düzeyde değerlendirilebilmesi ve toplumsal hayata katılımının desteklenmesi oldukça önemlidir. Eğitim çocuğun dil gelişimi, sosyal gelişimi, kendine bakabilme becerilerini kazanması ve yaşıtlarıyla birlikte okula devam edilebilmesi için gereklidir. Bu çocuklar mutlaka yoğun, kesintisiz ve özel olarak hazırlanmış eğitim programlarına dahil edilmelidir."

Şahsı adına söz alan CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat ise otizmin bir ruh hastalığı değil, nörolojik bir hastalık olduğunu belirtti. Otizm ile ilgili eğitimcilerin yeteri kadar bilgi sahibi olmadığını dile getiren Polat, Türkiye'de 550 bin otizm hastası olduğunun tahmin edildiğini, uygun eğitimle bu hastaların yaşamlarının kolaylaştırılabileceğini söyledi. Her 20 dakikada bir otizmli çocuğun doğduğunu dile getiren Polat, Sağlık Bakanlığının elde edeceği veri tabanına göre Milli Eğitim Bakanlığının eğitim çalışmaları başlatması gerektiğini vurguladı.

AK Parti Bursa Milletvekili Vildan Yılmaz Gürel, çocuğunun havale geçirdiği anları anlatırken gözyaşlarına hakim olamadı. İki ayı yoğun bakım kapısında geçirdiklerini, hayatının yeniden kurulduğunu ifade eden Gürel, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Böylece annelik vasfıma bir lütuf daha eklenmiş oldu. Hamdüsenalar olsun kızım, Berram yaşıyor. Ne var ki diğer kardeşleri büyüdüler, kendi ihtiyaçlarını karşılıyorlar, gülüp oynuyorlar, koşturuyorlar ama Berram artık benden en sevdiği ev köftesi ve kızartmayı isteyemiyor, 6 yıldır tadını unuttu, yarım kalan bale kursunu bırakın; ayakları üzerinde duramıyor, yatıyor. Çocuğu öyle ya da böyle, teşhis adı ne olursa olsun nörolojik hastalıklardan ötürü özel birey olarak adlandıran ve özel eğitim gerektiren evlatlarımızın anneleriyle aynı kaderi yaşayan, yani damdan düşen bir anneyim. Onlar bizim bebek kalan evlatlarımız, huzurumuz, şükrümüz. Amenna deyip kabullenen ama mücadelesi hiç bitmeyen bizleriz."

Konuşmaların ardından yapılan oylamada TBMM Genel Kurulunda, down sendromu ve otizm ile diğer gelişim bozukluklarının yaygınlığının tespiti ve bunlara sahip bireylerin ve ailelerinin sorunlarının çözümünde alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu kuruldu.

Komisyon geçen dönem 22 Mart 2018'de kurulmuştu. Komisyona üye bildirim aşamasında erken seçim kararı alındığı için komisyon çalışmalarına başlayamamıştı.

TBMM Başkanvekili Levent Gök, kendilerini duygu fırtınası içinde sarsan, bu konuda çok daha fazla şey yapılması için kendi yaşadıklarını anlatan milletvekillerine teşekkür etti.

Türkiye'nin ağır sorunları altında, herkesin ortaklaşa paylaşacağı konuları saptamanın, öne çıkarmanın, Meclisin başlıca görevi olması gerektiğini belirten Gök, "Toplumumuzun böylesine birbiriyle dayanışma içinde olan milletvekillerine, siyasi parti gruplarına ihtiyacı var. " dedi.

Gök, daha sonra birleşimi yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.