TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

ADALET KOMİSYONU...


Adalet Komisyonunda, terörle mücadelede yeni düzenlemeler içeren "Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"nin ilk 13 maddesi kabul edildi.

19 Temmuz 2018 Perşembe

Adalet Komisyonu, 27. Dönem'de ilk toplantısını gerçekleştiriyor.

Komisyon Başkanı, AK Parti Kastamonu Milletvekili Hakkı Köylü, Adalet Komisyonu'nun teknik çalışma yapan tam bir hukuk komisyonu olduğunu belirterek Türkiye'deki çok önemli kanunların bu komisyondan geçtiğini söyledi.

Köylü'nün konuşmasının ardından komisyonun ilk mesaisi terör örgütleriyle mücadele kapsamında, AK Parti Grup Başkanvekillerinin imzasını taşıyan Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi oldu.

Teklif sahibi olarak komisyona AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin bilgi verdi. Görüşmelerde Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Milli Savunma Bakan Yardımcısı Şuay Alpay da hazır bulundu.

Zengin, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından 21 Temmuz'da OHAL'in ilan edildiğini anımsatarak OHAL'in anayasal bir kurum olduğunu ve kendisinin de "Türkiye, yaşadığı bu çok önemli problemden OHAL olmasaydı çıkamazdı." diye düşünenlerden olduğunu söyledi.

15 Temmuz darbe girişiminin geçmişteki darbelerin hiçbirisine benzemediğine işaret eden Zengin, "Yöntemi, bürokrasi içerisindeki yerleşme süreci, alaka gösterdiği kurumlar itibarıyla Türkiye ve dünya da hiç görülmeyen yöntemlerle gerçekleşmiş bir darbe girişimiydi. Bu sebeple OHAL, aslında bu darbenin gerçek hacminin anlaşılması açısından çok önem arz etti. OHAL aslında Türkiye'de darbenin anlaşılması, ortadan kaldırılması, önlenmesi konusunda önemli bir fonksiyonu ifa etti." diye konuştu.

Dün itibarıyla OHAL'in sonlandığına dikkati çeken Zengin, şöyle devam etti:

"OHAL içerisinde temel anlamda darbeyle alakalı, bunu yapan FETÖ'nün önlenmesiyle ilgili çok fazla girişim olmakla beraber Türkiye'nin bir geçiş sürecine ihtiyacı olduğu kanaatindeyiz. Çünkü bu terör örgütünün yapılanması, alıştığımız yöntemlerle değil çok sofistike yöntemlerle Türkiye bürokrasisi içerisinde yer aldı. Hatta öyle bir yapılanma hali içerisinde oldu ki bu terör örgütü, örgütün içinde bulunan mensupları bile hangi fonksiyonu ifa ettiklerini bilmeden aslında bu terör örgütünün içinde oldular. Dini duygular istismar edilerek kendilerine hangi amaçla kullanılacağı bilinmeyen özel görevler verildi. Böyle bakıldığı zaman peyderpey olayların çözülmesi çok tabiidir. İşte bu devam eden süreç neticesinde yargının ve emniyet güçlerinin özenli çalışması ile hemen hemen her gün 5, 10, 15 yeni isim, yeni tutuklamalar ve bilgiler çerçevesinde işlemler yapılmaktadır.

Böyle olduğu için de OHAL'in sonlanmasıyla beraber Türkiye'nin normal şartlarda altında yapmış olduğu hukuk düzeninin, bu terör örgütüyle mücadelede gecikme, bazı önlemlerin alınmasında bir noksanlık olması ihtimaline binaen bir geçiş sürecine ihtiyaç duyduğu kanaatindeyiz. Teklif ettiğimiz maddelere bakıldığı zaman bir üç yıllık geçiş süreci öngörülüyor. Bazı işlemlerin yapılmasında bir ara döneme ihtiyaç duyuyoruz. Aslında ümit ettiğimiz şey, bu üç yıllık sürenin sonunda Türkiye'de bu terör örgütüyle olan mücadelenin hak ettiği şekilde neticelenmiş olmasıdır."

AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, 15 Temmuz'da TBMM, hükümet, cumhurbaşkanı ve milletin muazzam bir saldırı ile karşılaştığını, 251 kişinin şehit olduğunu ve Türkiye'nin bekasıyla ilgili çok önemli bir problemin yaşandığını belirterek 15 Temmuz akşamı hangi siyasi partiden, fikirden olursa olsun bütün Türkiye'nin kenetlendiğini, darbenin önlenmesine dair sivil unsurların ve darbenin dışındaki asker ile emniyet mensuplarının kenetlenerek Türkiye'nin korunması adına destansı bir hikaye yazdığını söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinin de altını çizmenin çok önemli olduğunu aktaran Zengin, TBMM Başkanı Binali Yıldırım ve dönemin bakanları ile milletvekillerinin o geceki duruşunun takdire şayan ve destansı olduğunu dile getirdi.

Zengin, şunları kaydetti:

"Tüm insanlarımız darbeye bu kadar direnç göstermişken siyasilere düşen de onların yüzü ve dili olarak Türkiye'de bir daha asla darbelerin yaşanmaması için bu önemli süreçte üzerimize düşen görevi yerine getirmektir. Bizler, Türkiye'nin bir daha asla FETÖ gibi bir terör örgütüyle yüz yüze gelmemesi, mevcut terör örgütünün tamamen ülkeden kazınması ve muhtemel başka terör örgütlerinin uygulayacakları eylemler ve planlarla ilgili olarak hukuki düzenlemelerin bir geçiş dönemi süreci içerisinde olması gerektiğine inandığımız için böyle bir düzenlemeye ihtiyaç duyduk."

Toplantı, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül'ün konuşması ile devam ediyor.

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, terörle mücadelenin yeni dönemde de hukukun sınırları içerisinde devam edeceğini, hükümet olarak terörle mücadelede yeni düzenleme içeren kanun teklifini olumlu bulduklarını belirtti.

AK Parti Grup başkanvekilleri Bülent Turan, Özlem Zengin, Muhammet Emin Akbaşoğlu ve Cahit Özkan'ın imzasını taşıyan, terörle mücadelede yeni düzenlemeler içeren Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Adalet Komisyonunda görüşülüyor.

Görüşmeler sırasında söz alan Adalet Bakanı Gül, bu yeni dönemde artık hükümet tasarısı olmayacağını, milletvekillerinin vereceği kanun tekliflerinin görüşüleceğini söyledi.

Gül, bugün bu sistemin ilk adımını attıklarını, yeni dönemde bütçe dışında tasarı olmayacağını, milletvekillerinin doğrudan hazırladıkları tekliflerin görüşüleceğini ifade etti.

Bakan Gül, 21 Temmuz 2016'dan beri 2 yıldır uygulanan OHAL döneminden geçilen olağan dönemde ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeler hakkında verilen teklifin hayırlı olmasını diledi.

İki yıl önce tarihin en büyük ihanetlerinden birisinin, darbe girişiminin de ötesinde FETÖ'nün işgal girişiminin yaşandığını vurgulayan Gül, "İhanet girişimine karşı milletimizin cansiperane mücadelesiyle işgal girişimi 15 Temmuz gecesi büyük bir demokrasi kahramanlığıyla sona erdirildi. Şehit olan 251 vatandaşımızı, gazi olan 2 bin 194 vatandaşımızı hayırla, rahmetle, minnetle yad ediyorum." diye konuştu.

Adalet Bakanı Gül, Meclisin ikinci kez gazi unvanı aldığı 15 Temmuz'un ardından, Anayasa'nın 120. maddesi uyarınca 21 Temmuz'dan itibaren OHAL ilan edilmesine karar verildiğini anımsatarak şöyle devam etti:

"OHAL rejimi, istisnai ancak meşru bir yönetim biçimidir, anayasal bir müessesedir. Usulü, şartları, şekli ve sınırları Anayasa'da açıkça düzenlenmiştir. Tüm bu düzenlemelere uygun bir şekilde, 2 yıl hem Meclisimiz hem hükümetimiz tarafından Anayasa'ya uygun şekilde bu süreç yönetilmiştir. Anayasa'daki bu imkan, devletin varlığına yönelen tehlikelerin bertaraf edilmesi ve alınması gereken zorunlu tedbirlerin alınmasına matuf olarak düzenlenmiştir. Bu zorunluluk ortaya çıktığında MGK'nin de tavsiye kararı dikkate alınarak Bakanlar Kurulunca OHAL ilan edildi. Bugüne kadar OHAL 7 kez uzatıldı. OHAL uygulamasının sosyal ve ekonomik düzen üzerindeki sınırlayıcı etkileri asgari seviyede tutulmuş, vatandaşlarımızın da günlük hayatını olumsuz olarak etkilememesi için büyük bir hassasiyet gösterilmiştir. Bu süreçte 32 ayrı KHK yayınlandı. Bu KHK'lerde Meclisin onayına derhal sunulmuş ve Meclisimiz tarafından da kanunlaştırılmıştır."

Bakan Gül, OHAL kararnameleri ile etkilenen tüzel ve gerçek kişilerin itiraz ve başvuru yolu olarak müracaat etmesi adına, OHAL İşlemleri Komisyonu kurulduğunu söyledi.

"AK Parti'nin OHAL ilanı keyfekeder tercih değildi, bu bir zaruretti. Devleti saran kanserli hücreleri temizlemek için düşünülmüş bir çare idi." diyen Gül, bu süreçte ne özgürlüklerin güvenliğe ne de güvenliğin özgürlüğe asla feda edilmediğini aktardı.

Adalet Bakanı Gül, OHAL döneminde başta FETÖ olmak üzere bütün terör örgütleriyle etkin ve hızlı mücadelenin sürdürüldüğünü anlatarak "Son 40 yıldır devletin sinir uçlarına kadar nüfuz eden bir casusluk organizasyonu ve terör örgütünü bünyemizden temizlemek başka türlü mümkün olamazdı." değerlendirmesini yaptı.

OHAL'in kaldırılmasından sonraki yeni dönemde, ekonominin de moral bulacağını, yerli ve yabancı yatırımcıların ülkeye güveninin artacağını vurgulayan Abdulhamit Gül, yeni dönemin reform ve atılım dönemin olacağına dikkati çekti.

Adalet Bakanı Gül, OHAL'in sonlandırılmasının terörle mücadelenin bittiği anlamına gelmeyeceğini vurguladı.

Türkiye'ye diz çöktürmek isteyen terör örgütleriyle mücadelenin kararlı bir şekilde süreceğini ifade eden Gül, şunları söyledi:

"Bu teklifin de olağan döneme geçiş sürecinde, bu amacı sağlamak için hazırlandığı anlaşılmaktadır. Benzer bir tecrübeyi yaşayan Fransa da olağanüstü dönemden olağan döneme geçişte, terörle mücadele mevzuatını gözden geçirmiş, ihtiyaç duyduğu mekanizmaları olağan döneme yansıtmıştır. Ülkemiz çok daha özel ve çetin tecrübenin içinden geçmektedir. Terörle mücadelemizin olağan dönemde de aksamadan kararlı bir şekilde sürdürülmesi için benzer bir atımın atılmasına ihtiyaç duyulduğu ortadadır. Teklifle geçiş döneminde ihtiyaç duyulacak bazı mekanizmalar geçici olarak ihdas edilmektedir. Mevzuatta olan bazı yetkiler somutlaştırılarak yeniden düzenlenmektedir. İtirazları OHAL Komisyonu tarafından kabul edilen kişilerin göreve geri dönüşleri ve mali haklarının düzenlenmesi, AİHM önünde dostane çözümle sonuçlanan dosyalarla ilgili iadei muhakeme hakkının verilmesi gibi hak ve özgürlükleri güçlendiren konu başlıkları da yer almaktadır."

Bakan Gül, terörün kanlı ve kirli yöntemleriyle devletin istiklalini kıskaca almaya, milletin istikbalini biçimlendirmeye yeltenenlerin geçmişte başarıya ulaşamadığını, gelecekte de asla başarıya ulaşamayacağını dile getirdi.

Terörle mücadelenin yeni dönemde de hukukun sınırları içerisinde devam edeceğini kaydeden Gül, "Teklifte öngörülen düzenlemeleri hükümet olarak olumlu bulduğumuzu beyan ediyoruz." dedi.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, "OHAL'i bitirmek demek, adını değiştirmek değildir. Önümüzdeki kanun teklifi, OHAL'in ismini kaldırır cismini bırakır." dedi.

AK Parti Kastamonu Milletvekili Hakkı Köylü başkanlığında toplanan TBMM Adalet Komisyonunda, AK Parti Grup Başkanvekillerinin imzasını taşıyan Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmeleri devam ediyor.

Teklifin tümü üzerinde söz alan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni anımsatarak, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül'ün komisyon toplantısına katılmasının nedeninin izah edilmesi gerektiğini söyledi. Özel, "Sayın Bakan, herhangi bir yasama görevi yaparken, kaliteli yasama yapmak için bir akademisyen, sivil toplum örgütü veya kaliteli yasamaya katkı yapacak birikimde birisi nasıl çağrılıyorsa, buraya kaliteli yasamaya katkı sıfatıyla davet edilerek mi geldi?" sorusunu yöneltti.

Özel, kendilerinin parlamenter sistemde bakanların Meclisten çıkması ve Meclise karşı sorumlu olmasını arzu ettiklerini bildirdi.

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan'ın bedelli askerlikle ilgili yaptığı açıklamaları anımsatan Özel, Turan'ın, "Aslında 1 Ekim'e bırakabilirdik ancak Sağlık Bakanlığımız ve Gençlik Spor Bakanlığımız kendileriyle ilgili önemli çalışmaları bir torba haline getirdik, bu torbanın içine bedelli askerlik düzenlemesini de koymak suretiyle sevk ediyoruz." dediğini hatırlattı.

Özel, şöyle devam etti:

"Burada hepimiz, birbirimizin gözünün içine baka baka, birbirimize, Meclise, milli iradeye hile yaptığımızı, muvazaalı ilişkiler içinde olduğumuzu ve kampanya boyunca milleti kandırdığımızı söyleyeceksek, bu gerçeklik üzerinden yol alalım. Ama Sayın Bülent Turan, partinizin genel başkanı, grup başkanı adına konuşur, imza atar, söz söyler ve ciddiye alınır. Bir cümlede iki itirafı var. 'Bakanlıklarda hazırlanan şeyi torba yaptık, içine bedelliyi attık' diyor. Şimdi kuvvetler ayrılığı, anayasa sadakat diyoruz. Anayasaya sadakat üzerine yemin ediyoruz. Yeminin içeriğini hatırlatmaktan sıkıntı duyarım."

OHAL ile ilgili bir düzenleme yapıldığını ve OHAL'in dün akşam itibariyle kalktığını aktaran Özel, piyasaların ve yabancı sermayenin OHAL'in isminden değil cisminden rahatsızlık duyduğunu savundu. Özel, "OHAL'i bitirmek demek, adını değiştirmek değildir. Önümüzdeki kanun teklifi, OHAL'in ismini kaldırır cismini bırakır." ifadesini kullandı.

Komisyon Başkanı Köylü, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül'ü kendilerinin davet ettiğini ve tüzükte bakanların toplantılara katılamayacağına dair bir hükmün olmadığını, anayasa değişikliği teklifinde "bakanlar, Meclis toplantılarına katılamaz" şeklinde bir şeyin olduğunu ama sonradan çıkarıldığını hatırlattı.

Özel'in "Sayın Bakanı, Ankara Barosuna görüş sorar gibi, bir sivil toplum örgütünü çağırır gibi mi çağırdınız?" sorusu üzerine Köylü, "Elbette öyle oldu. Bundan sonra da çağırırız." yanıtını verdi.

Söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, Özel'in kanun teklifi verme yöntemine ilişkin sözlerine tepki gösterdi. Zengin, "Gündelik hayatta hile, muvazaa kelimeleri belki rahat kullanılabilir ama bunların hukuki birer karşılığı var. O yüzden şahsen çok ağır buluyorum. Bizler, bu kanun teklifini verirken milletvekilleri olarak özgür irademizle buradayız. Zanlar üzerinden ağır ithamlarla karşılaşmayı çok yakışıksız buluyorum." dedi.

Bütün milletvekillerinin kanun teklifi verebileceğini anımsatan Zengin, "Milletimizin önüne çıkıp anlattığımız her şeyde samimiyiz. Bugüne kadar kapının önünde farklı arkasında farklı konuşmadık." ifadesini kullandı.

Zengin, Adalet Bakanı Gül'ün komisyon toplantısına katılmasıyla ilgili olarak ise ellerinde bir TBMM İçtüzüğü'nün bulunduğunu ve yeni İçtüzük konusunda da destek beklediklerini bildirdi.

Yeniden söz alan Özel, "Bülent Turan, (Sağlık Bakanlığı ile Spor Bakanlığı iki ayrı kanun hazırlıyordu onları bir torba yaptık içine de bedelli yaptık.) diyor. Oysa siz bakanlıkların kanun hazırlamayacağını söylüyordunuz. Zaten bu sistemde mümkün değil. Altına da başkalarına imza attırmışlar. Benim söylediğim muvazaa budur." ifadesini kullandı.

AK Parti Grup Başkanvekili Zengin, "Burada arkadaşlarımızın izah etmek istedikleri şey; bedelli askerlikle alakalı uzun zamandır bir şey var. Türkiye kamuoyunda beklenti, hazırlıklar var. Bu manada bir bilgi paylaşımından bahsediliyor. Yoksa kanun teklifinin hazırlandığı yer elbette ki Meclis çatısı altındadır." dedi.

İYİ Parti Antalya Milletvekili Hasan Subaşı, terörle mücadeleye saygı duyduklarını ve 15 Temmuz darbe girişiminin siyasi birliktelik ve halkın büyük özverisiyle bertaraf edildiğini anımsattı.

Subaşı, şunları kaydetti:

"Bugün de böyle bir örgütün darbe yapma, tehdit ve tehlikesinin hiç kalmadığını hepimiz de bilmekteyiz. Türkiye, darbelerle imtihan olmuş bir ülkedir. 15 Temmuz'a karşı halkın ve siyasetin aldığı tavır da artık Türkiye'de hiçbir suretle darbe yapılamayacağının en önemli delilidir. Hal böyleyken tehdit uyarılarıyla istenilen bir sisteme doğru gidildiği tehlikesini yaşıyoruz. Bu nedir? Güçlerin birleşerek, hürriyetlerin kısılarak, otorite arttırılarak tek yönetim anlayışına doğru bir gidiş için bahane edilmemelidir. En büyük kaygımız ve endişemiz odur."

CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, teklifin bu haliyle geçmesinin Türkiye'nin hukuk güvenliğine zarar vereceğini düşündüklerini belirterek, "Zor bir coğrafyadayız ama Türkiye'de kuvvetler ayrılığının olması, özgürlük ortamının artmasıyla kalıcı hale gelebilir." diye konuştu.

Emre, bu kadar önemli bir konunun komisyonda hızlıca görüşülmesini istemediklerini, alt komisyona gönderilip orada etraflıca değerlendirilmesini istedi.

HDP Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, görsel basının komisyon görüşmelerini sonuna kadar izlemesi gerektiğini vurgulayarak, "Burada OHAL'i konuşurken, OHAL koşullarında konuşmayalım, görsel basının, danışmanların içeride olmadığı, kapıların kapatıldığı bir ortamda konuşmayalım." ifadesini kullandı.

Teklifle valilere çok geniş yetkiler tanındığını iddia eden Başaran, "Halkın seçtiği milletvekilinin şehrine alınmaması ve özgürlüklerin yok edilmesi gibi algılanırsa yanlış olur. Böyle olursa ben milletvekili olarak çalışmalarımı yürüttüğüm şehrime giremeyeceğim. Hatta geçmişte bakan bile 'sokağa çıkma yasağı var' diye şehre alınmadı." dedi.

MHP Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk, iki yıl süren OHAL uygulamasının dün sona erdiğini anımsattı.

Türkiye'nin hem FETÖ hem de PKK terör örgütüyle mücadele ettiğini belirten Öztürk, "Türk coğrafyası öteden beri terör coğrafyası haline getirilmeye çalışıldı ama biz buna izin vermedik ve vermeyeceğiz." görüşüne yer verdi.

Öztürk, terörün kökünün kazınacağını vurgulayarak, terör örgütleri ile mücadelesinde Hükümete hep destek verdiklerini ve vermeye de devam edeceklerini kaydetti.

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.