TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

MİLLİ EĞİTİM, KÜLTÜR, GENÇLİK VE SPOR KOMİSYONU...


Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu, AK PARTİ Ankara Milletvekili Emrullah İşler başkanlığında, Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Yapan Tasarıyı görüşmek üzere toplandı. Dördü vakıf olmak üzere 20 yeni üniversite kurulmasını öngören tasarı Komisyonda kabul edildi

25 Nisan 2018 Çarşamba

Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu, AK PARTİ Ankara Milletvekili Emrullah İşler başkanlığında, Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Yapan Tasarıyı görüşmek üzere toplandı.

Aralarında İstanbul, Gazi, Karadeniz Teknik, İnönü, Selçuk, Erciyes üniversitelerinin de bulunduğu 10 üniversitenin bazı bölümlerinin yeni kurulacak üniversitelere bağlanması, ayrıca 3 yeni ve 2 vakıf üniversitesinin kurulmasını öngören tasarının görüşmeleri başladı.

Tasarının görüşmelerinde söz alan AK PARTİ Sakarya Milletvekili Mustafa İsen, Türkiye'de üniversitelerin gelişme seyrine bakıldığında iyi sonuçlar çıktığını ifade etti.

İsen, "Doğramacı'nın hatıralarına bakıldığında Hacettepe Üniversitesinin açılışına bile karşı çıkıldığını görüyoruz. Özal ile birlikte başlayan bilimin Anadolu'ya yayılması Türkiye için iyi sonuçlar verdi." dedi.

Anadolu'ya açılan üniversitelerin iyi performans sergilediğini belirten İsen, çok amaçlı, çok kampüslü üniversitelere yönelinmesi gerektiğini vurguladı.

CHP Bursa Milletvekili Ceyhun İrgil, ilkesel olarak itirazları bulunduğunu vurgulayarak, komisyon üyelerinin bir çoğunun, bu üniversitede çalışanların, bu tasarıdan etkileneceklerin düzenlemeden haberdar olmadığını savundu. İrgil, tartışma ortamı yaratılması, tasarıyla ilgili olanların da fikirlerinin alınmasını istedi.

Üniversitelerin anılarının, öykülerinin bulunduğunu aktaran İrgil, birden bire markaların adının bir günde değiştirilip, yok edilemeyeceğini bildirdi.

CHP Antalya Milletvekili Mustafa Akaydın, yükseköğretimle ilgili hayati kararlar almanın son derece kritik bir süreç olduğunu, rastgele, hızla yapılacak şeyler olmadığını söyledi.

İstanbul Üniversitesinin bölünemeyeceğini, bunun için hiçbir gerekçe bulunmadığını ifade eden Akaydın, hantal olmayan bir yapı sağlamanın düzenlemelerle mümkün olduğunu belirtti.

Akaydın, dünyada İstanbul Üniversitesinin 2-3 katı öğrencesi olan üniversiteler olduğuna işaret ederek, İstanbul Üniversitesinin bilime en çok katkı sunan tıp, eczacılık, orman fakültelerinin yeni kurulacak üniversiteye aktarılacağını anımsattı. Akaydın, yeni kurulacak İbni Sina Üniversitesinin tanınmasının ise uzun zaman alacağını vurgulayarak, üniversitelerin yaşlarıyla övündüğünü dile getirdi.

Akaydın, tasarının geri çekilmesini istedi.

CHP Eskişehir Milletvekili Gaye Usluer, İstanbul'da 3 devlet, 65 vakıf üniversitesi olduğuna işaret ederek 65 vakıf üniversitesinin, üniversite eğitiminin özelleştirildiğinin, kazanç kaynağı olduğunun, ranta dönüştüğünün göstergesi olduğunu savundu.

Türkiye'de üniversiteli işsizlik oranının yüzde 30 olduğunu iddia eden Usluer, "Biz üniversite diplomasını insanlar iş bulsun diye mi yoksa ceplerinde bir kenarda diploması olsun diye mi veriyoruz?" diye sordu.

Usluer, "Bu tasarı yasalaştığında, 2017-2018 yılının sonunda bu üniversitelerde okuyan kişiler, şu üniversiteye dahil olacak diyoruz. İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesinde okuyan öğrenci, yeni açılan İstanbul İbni Sina Üniversitesine dahil olduğunda diploması İstanbul mu yoksa İbni Sina üniversitelerinden mi olacak? " sorusunu yöneltti.

Usluer, tasarının reddedilmesi gerektiğini, yangından mal kaçırmayı bırakıp, akademisyen, ülkesini seven yurttaşlar gibi düşünmeleri gerektiğini kaydetti.

AK PARTİ Eskişehir Milletvekili Nabi Avcı, Anadolu Üniversitesinden bölümler, fakülteler alınacağını, Eskişehir Teknik Üniversitesi kurulacağını, Eskişehir'de üçüncü üniversitelerinin olacağını söyledi.

Optimum ölçek ekonomisi bulunduğuna işaret eden Avcı, ihtisas üniversitelerinin kurulmasının hem kalkınma planlarında hem hükümet programlarında yer aldığını anlattı. Avcı, bu düzenlemelerin arkasındaki mantığın, bunların ihtisaslaşacak şekilde kurulması olduğunu ifade etti.

Usluer'e, "Osmangazi Üniversitesi nasıl kuruldu? Böyle kuruldu. Kuruldu kötü mü oldu? Kötü olsaydı rektör adayı olmazdınız? " diye yanıt veren Avcı, "Eskişehir Teknik Üniversitesi kuruyorsunuz fen fakültesi, mühendislik fakültesi olmayacak mı? Bütün bunlar Anadolu Üniversitesinde var mı? Hem Anadolu Üniversitesinin ihtisaslaşması hem yeni kurulacak üniversitenin ihtisaslaşması hem de akademik verimlilik açısından bunun doğru çözüm olduğunu düşünüyoruz." dedi.

Usluer, Anadolu Üniversitesinin bölünmesine karşı olduğunu ifade etti.

CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay, üniversitelerin bölünmesine karşı olduklarını vurgulayarak, "Bu üniversitelere kıymayın efendiler." ifadesini kullandı.

"FETÖ'den dolayı kapattığınız 15 üniversiteden 14'ünü siz kurdunuz." diyen Balbay, 300 bin kontenjanın boş olduğunu, planlama yapmadan yeni üniversiteler kurulduğunu bildirdi.

CHP Bursa Milletvekili Lale Karabıyık, köklü üniversitelerin bölünmesinin nedeni hantallaşma ise bunun başka çözümlerinin de olabileceğini belirtti.

Bir dekan bir mekan anlayışıyla kurulan üniversiteler olduğunu savunan Karabıyık, üniversitelerin sağlıklı, kaliteli yapıda kurulmasını istediklerini söyledi.

AK PARTİ Konya Milletvekili Hacı Ahmet Özdemir, dünyada değişmeyen tek şeyin değişimin kendisi olduğunu, değişime direnerek, statükoculukla büyük sıkıntı çekileceğini belirtti.

Meslek edindirme noktasında herkesin üniversiteye gitmesi yerine ilkokuldan başlayarak üniversiteye yönlendirme yapılması, ara eleman açığının da bakanlıktan karşılanmasını öneren Özdemir, "Üniversite mezunu olan herkese iş garantisi veren hiçbir devlet yoktur. Muhakkak büyük oranda ihtiyacını üniversite mezunlarından karşılar. Her üniversite mezununa iş garantisi, kısmen ütopiktir." diye konuştu.

Özdemir, üniversitenin kadrosu şişmiş, öğrenci sayısı artmışsa bu üniversitelerin bölünmesinin dünyada da örneği olan kaçınılmaz bir sonuç olduğunu bildirdi. Özdemir, bunun diplomayı, iş bulmayı etkilemediğini, sadece isim değişikliği olduğunu, değiştirilen ismin de kötü olmadığını belirtti.

"İnönü ile Özal'ı karşı karşıya getiriyorsunuz." eleştirisine de yanıt veren Özdemir, şunları kaydetti:

"Niye yan yana getiriyorsunuz demiyorsunuz da karşı karşıya diyorsunuz. Malatya, bu iki insanı karşı karşıya getirmemiş, saygıyla karşılamış, büyüğü olarak, siyasi lider olarak Türk toplumuna armağan etmiştir. İstanbul Üniversitesi ile İbni Sina adı arasında çok büyük çelişki yoktur. İbni Sina adı da çok saygın, benimsenecek addır. İsim konusunda tutuculuk sergiliyoruz, dogmatizme gidiyoruz.

Üniversite sayısı artması iyi mi kötü mü nereden baktığınıza bağlı. Anadolu insanı kız çocuğunu Ankara, İstanbul'a eğitime göndermekte çekinir davranırken, üniversite kendi iline geldiği için kız çocuklarını üniversiteye gönderiyorsa fevkalade olaydır. Üniversitedeki kız öğrenci sayısı inanılmaz artmıştır."

CHP İstanbul Milletvekili Bihlun Tamaylıgil, İstanbul İşletme Fakültesi mezunu olduğunu anlatarak, tasarıyla, mühendis, öğretmen, doktor hangi düzeyde olursa olsun etkin vazife yapılmasında önemli olan bir enstitünün kapatılmak istendiğini kaydetti.

Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Yusuf Tekin, bazı büyük üniversitelerin bölünmesi, bazı illere yeni üniversiteler kurulmasıyla yüksek öğretim hayatına yeni bir dinamizm kazandırmayı amaçladıklarını söyledi.

Tekin, TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda görüşülmeye başlanan Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı hakkında sunum yaptı.

Tasarının dört bölümden oluştuğunu anlatan Tekin, özel öğretim kurumları kapsamında sahada karşılaşılan birkaç problemin çözümü için önerilerde bulunduklarını kaydetti.

Tasarıda Yüksek Öğretim Kurumunun ihtiyaç duyduğu bazı kadro taleplerinin karşılanmasına yönelik düzenleme yer aldığını anlatan Tekin, "Bazı büyük üniversitelerimizin bölünerek ve bazı illerimize de yeni üniversiteler kurularak Türkiye'deki yüksek öğretim hayatına yeni bir dinamizm kazandırmayı amaçlıyoruz." diye konuştu.

Türkiye'nin, özel öğretim kurumları sektöründe ciddi bir ivme kazandığını dile getiren Tekin, şunları söyledi:

"Yeni kurumlarımız faaliyete geçti fakat bu kurumlarımız işletme realitelerinden dolayı bazı sıkıntılar yaşıyorlar. Özel öğretim kurumları işletmecileri iflas ve benzeri durumlarla karşılaştıklarında okuldaki eğitim öğretim sürecini aksatacak bir haciz işlemi yapılacaksa bu haciz işleminin eğitim öğretim döneminin sonuna ertelenmesini talep ediyoruz. Bu ciddi bir ihtiyaçtan doğuyor. Aynı kapsamda özel yurtları da bu şekilde değerlendirdik. Özel yurt işletmecisi, mallarının haczedilmesi durumuyla karşı karşıya kalırsa haciz işlemini eğitim öğretim sürecinin sonuna ertelemiş olacağız."

Tekin, tasarıda, güzellik uzmanları sektörünün sorunlarını giderecek düzenleme de bulunduğuna işaret ederek, Milli Eğitim Bakanlığı olarak bu alanda kurslar düzenlediklerini ve kursları başarıyla tamamlayanlara iş yeri açma ruhsatı ve belgesi verdiklerini bildirdi. 1998 yılında çıkarılan bir yasa nedeniyle bazı güzellik uzmanlarının fiilen işi yapmalarına rağmen hukuken yapamadıklarını belirten Tekin, "Problemi çözmek adına güzellik uzmanlarının bakanlığımızdan aldıkları belgeleri geçerli hale getirecek bir teklif sunduk. Bu türden eğitim veren, sertifika programı düzenleyen özel eğitim kursları, aynı zamanda döner sermaye mantığıyla ticari bir gelir elde edebilsin diye talep olmuştu. Buna ilişkin de düzenleme yaptık." ifadelerini kullandı.

Tekin, tasarıyla FETÖ ile ilişkisi olan kişilerin özel öğretim kurumu açmasına izin vermeme yetkisi almak istediklerini de söyledi.

Tasarıda YÖK'ün kendi işleyişi ile ilgili ihtiyaç duyduğu bazı konuların da yer aldığını aktaran Tekin, YÖK bünyesindeki üniversitelerin artmasının personel ihtiyacını gündeme getirdiğini kaydetti.

"YÖK Denetleme Kurulunun ve YÖK'teki uzman personel ihtiyacının giderilmesi için kadro talebinde bulunuldu." diyen Tekin, şöyle devam etti:

"Tasarıda, YÖK ile ilgili bir yetki daha söz konusu. Özellikle vakıf üniversitelerinin kendi arazilerinin kiralanması ya da işletilmesi ile ilgili hususta bir mevzuat eksikliği var. YÖK, Milli Eğitim ve Maliye bakanlıkları iş birliğinde üniversite alanlarının kiralanması konusunda yönetmelik çıkarma yetkisi talep ediyor. Belli bir büyüklüğe ulaşmış üniversitelerin yeni bir üniversite şemsiyesi altında bölünerek ya da bazı illerimizde yeni üniversiteler kurularak Türkiye'nin eğitim öğretim ve bilim hayatına katkı sağlamak üzere hem yerelin talepleri hem de YÖK bünyesinde oluşturulan ekiplerle yapılan çalışma neticesinde talep olmuştu. Biz de bunu hükümetimize sunduk. Hem devlet üniversitesi hem de vakıf üniversitesi şemsiyesi altında yeni üniversiteler kurulması da tasarıda yer alıyor."

YÖK Başkanvekili Prof. Dr. Safa Kapıcıoğlu da son yıllarda yüksek öğretim alanında çok ciddi değişimler yaşandığını ifade etti.

Kapıcıoğlu, 2006 - 2008'de çok sayıda üniversite kurulduğunu dile getiren Kapıcıoğlu, "1982'de 27 olan üniversite sayısı 185'e ulaştı. Bununla beraber niteliksel büyümenin de çok önemli olduğunu düşünerek birtakım hususları gerçekleştirdik. Bir kalite kurulu oluştu. YÖK'ten bağımsız bir kalite kurulu ile akademinin, yüksek öğretimin niteliksel olarak akredite edilmesi ve değerlendirilmesi söz konusu olacak." dedi.

Araştırma üniversitelerinin bölgesel kalkınma odaklı misyon farklılaşması çerçevesinde değerlendirildiğini belirten Kapıcıoğlu, "Akademik hayatımızda, üniversitelerimizde belli alanlara yoğunlaşarak daha kapsamlı, nitelikli ve rekabetçi bir bilimsel alana yönlenmemiz için bu tasarı hükümetimize sunulmuştur." diye konuştu.

Tasarının komisyondaki görüşmeleri devam ediyor.

TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda, Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı'nın tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.

Tasarı üzerinde söz alan AK PARTİ Eskişehir Milletvekili Emine Nur Günay, Eskişehir Osmangazi Üniversitesinde elim bir olay yaşandığını, bunu kabul etmelerinin mümkün olmadığını, sorumluların adalet önünde hesap vereceğini söyledi.

Günay, olayla ilgili idari ve adli sürecin sürdüğünü, konuyu yakından takip ettiklerini, 3 savcının görevlendirildiğini, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için Emniyet Genel Müdürlüğünde özel ekip oluşturulduğunu anlattı.

AK PARTİ Konya Milletvekili Leyla Şahin Usta, tasarının, kadro bekleyen pek çok akademisyene de imkan sağlayacağını vurguladı.

AK PARTİ İstanbul Milletvekili İsmet Uçma, "FETÖ denilen şebeke, -kimin kusuru varsa, her neyse ummadığımız kadar bizi zorda bıraktı. Devletimizin ayarları bozuldu, bunu FETÖ yaptı. Ekonomimizin, insan kaynağımızın, okullarımızın, ülkemizin ayarları bozuldu. Bunu iktidarıyla, muhalefetiyle topyekun yeniden ayarlarına çekmek gerekiyor. Ülkemizde ayarı bozulmadık hiçbir şey bırakmadılar." diye konuştu.

MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, Konya'da yeni üniversite kurma çalışmasının, şehrin tarihi misyonuyla da örtüştüğünü söyledi. Konya olarak teknik üniversite istediklerini dile getiren Kalaycı, Konya sanayicisinin iş yapma kapasitesini artıracağını, dünya ile rekabette önünü açacağını kaydetti.

Bu arada tasarıya, iki yeni vakıf üniversitesi daha eklenmesi, ayrıca bölünerek kurulacak yeni üniversite sayısının arttırılmasını öngören önergeler verilecek.

Konuşmaların ardından tasarının maddelerine geçildi.

Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.