TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

ÇEVRE KOMİSYONU...


Çevre Komisyonu, AK Parti Gümüşhane Milletvekili Cihan Pektaş başkanlığında toplandı. Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanun Tasarısı'yla, korunan alanlarla ilgili mevzuattaki boşlukların giderildiğini, aynı sahada birden fazla koruma kategorisinin çakışmasından kaynaklanan yetki karmaşasının giderildiğini bildirdi. Çevre Komisyonunda, Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu Tasarısı'nın "amaca ilişkin" birinci maddesi kabul edildi.

08 Kasım 2017 Çarşamba

Çevre Komisyonu, AK Parti Gümüşhane Milletvekili Cihan Pektaş başkanlığında toplandı. Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanun Tasarısı'yla, korunan alanlarla ilgili mevzuattaki boşlukların giderildiğini, aynı sahada birden fazla koruma kategorisinin çakışmasından kaynaklanan yetki karmaşasının giderildiğini bildirdi.

Toplantıda, Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanun Tasarısı görüşülüyor. Tasarı, CHP Tunceli Milletvekili Gürsel Erol'un, "Doğanın ve Biyolojik Çeşitliliğin Korunmasına İlişkin Temel İlkelerin Belirlenmesi ve Munzur Havzasının Doğal Varlığının Yaşatılmasına Dair Kanun Teklifi" ile birleştirildi.

Tasarıyla ilgili bilgi veren Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, tasarının, büyük bir katılım ve istişareyle hazırlandığını ifade etti.

Biyolojik çeşitliliğin korunması ile ilgili özel bir kanunun bulunmadığını belirten Eroğlu, tasarıyla, korunan alanlarla ilgili mevzuattaki boşlukların giderilmesi ve aynı sahada birden fazla koruma kategorisinin çakışmasından kaynaklanan yetki karmaşasının giderileceğini anlattı.

Korumanın güçlendirilmesi gerekçeleriyle tasarının hazırlandığını belirten Eroğlu, tasarıyla, tabiatı koruma sisteminin uluslararası sistemle uyumlaştırılacağını, Uluslararası Sözleşmelerden kaynaklanan taahhütlerin de yerine getirileceğini vurguladı.

AB müzakerelerindeki 2009 Çevre Faslının Kapanış Kriterlerinden biri kapsamında Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu'nun çıkartılmasının taahhüt edildiğini anımsatan Eroğlu, tasarıyla, ilgili taraflarla iş birliği yapmak için mahalli ve ulusal düzeyde istişare ve karar alma mekanizmasının oluşturulduğunu ifade etti.

Uluslararası kabul görmüş olan korunan alanlar sistemi ile uyumlaştırılarak tabiatı korumaya yönelik sistemin yeniden düzenlendiğini aktaran Bakan Eroğlu, "Korunan alanların tespit ve ilan süreçlerinin alanı yöneten kurum tarafından yürütülmesi sağlanmaktadır. Aynı alanda en uygun koruma kategorisi belirlenerek çakışmalar önlenmektedir." dedi.

İlan edilmiş korunan alanlarının sınırlarının bu tasarı hükümlerine göre değiştirilebileceği, kısmen veya tamamen farklı koruma kategorisi kapsamına alınabileceği veya ilan edilmiş koruma kararının kaldırılabileceğine yönelik düzenleme getirildiğine işaret eden Eroğlu, "Korunan alanların koruma kullanma dengesi kapsamında sürdürülebilir yönetimi için ihtiyaç duyulan planlara yönelik düzenleme yapılmıştır. Biyolojik çeşitliliğin, türlerin ve habitatların korunması ve alan yönetimi için ihtiyaç duyulan taşınmazların kamulaştırılması, tahsisi ve takasına yönelik düzenleme getirilmiştir." diye konuştu.

Korunan alanlar içerisinde yer alan taşınmazlar ile taşınmazlar üzerinde bulunan yapı ve tesislerin, planlarına uygun olarak yapılması, kullanılması veya işletilmesi maksadıyla izin, tahsis ve kiralama işlemlerine yönelik düzenlemeler de yapıldığını belirten Eroğlu, tasarıyla ilgili şu bilgileri verdi:

"ÇED izni kapsamında olmasa dahi verilen izinler müstakil olarak Ekolojik Etki Değerlendirmesi'ne tabi tutululacak.

Ülkemizin gen kaynaklarının korunması maksadı ile araştırma izinleri, biyolojik çeşitliliğimizin tespiti, veri tabanında kayıt altına alınması ve izlenmesi sağlanacak; gen kaynaklarımızın yurt dışına kaçırılması önlenecek.

Korunan alanlar ve biyolojik çeşitliliğin unsurlarına zarar verilmesini, tahrip edilmesini veya yok edilmesini önlemek maksadıyla yasaklanan fiiller tanımlanıyor. Denetim ve korumaya, adli ve idari yaptırımlar ile tazmin yükümlülüğü belirleniyor.

Tabiatın ve biyolojik çeşitliliğin korunması, iyileştirilmesi ve geliştirilmesine yönelik ihtiyaç duyulacak gelir kaynakları tanımlanıyor.

Koruma tedbirlerinden etkilenen yöre halkına kaynak aktarılmasına; tabiatın ve biyolojik çeşitliliğin korunmasına katkı verecek ilgililere destek ve teşvik verilmesine yönelik düzenleme yapılıyor.

Korunan alanlara, tür ve habitatlara muhtemel baskıları azaltmak ve halkın dinlenme ihtiyaçlarını karşılamak maksadıyla, ormanlık alanlar ve bu maksatla Bakanlığa tahsis edilmiş hazine taşınmazları üzerinde mesire yerleri belirlenebilecek.

Orman alanlarında, yaş, çap ve boy itibarıyla kendi türünün alışılmış ölçüleri üzerinde boyutlara sahip olan, yöre folklorunda, kültür ve tarihinde özel yeri bulunan, geçmiş ile günümüz, günümüz ile gelecek arasında iletişim sağlayabilecek uzun bir ömre sahip olan ağaçlar, Bakanlıkça 'anıt ağaç' olarak belirlenip koruma altına alınacak."

Eğitim ve sosyal tesis maksadıyla kamu kurum ve kuruluşları lehine verilmiş izinlerin, bu tesislerin maksadına uygun olarak kullanılmaması sebebiyle iptal edilmesine yönelik düzenleme getirildiğini belirten Bakan Eroğlu, Özel Çevre Koruma Bölgeleri içerisinde kalan, yaban hayatı koruma ve geliştirme sahaları ile milli park, tabiat parkı, tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanlarının da iptal edilmesine yönelik düzenlemeye gidildiğini kaydetti.

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, enerjide dışa bağımlılığın azalmasını HES'lere borçlu olduklarını söyledi.

Eroğlu, Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu Tasarısı üzerinde milletvekillerinin eleştirilerini yanıtladı.

Tunceli'ye pozitif ayrımcılık yaptıklarını belirten Eroğlu, Tunceli'ye barajların hayat verdiğini ifade etti.

Munzur Vadisini koruduklarını, Tunceli'ye büyük destek verdiklerini dile getiren Eroğlu, HES'lerin en temiz, yenilenebilir enerji kaynağı olduğunu vurguladı.

Eroğlu, "Uygun olmayan HES'leri yaptırmıyoruz, iptal ettiriyoruz. Endemik tür varsa bunu koruma altına alıyoruz. Rastgele HES'ler yapılmıyor. Türkiye'de bugün enerjide dışa bağımlılık bir noktada azaltılmışsa bunu HES'lere borçluyuz. HES'ler çevreye zarar vermiyor." dedi.

2017 yılında son 44 yılın kuraklığının yaşandığını ancak "sessiz sedasız bunun atlatıldığını" ifade eden Eroğlu, bu kuraklığın barajlarda ve göletlerde yeteri kadar su olduğu için atlatılabildiğini dile getirdi.

Bakan Veysel Eroğlu, "Biz HES'leri lüks olsun diye yapmıyoruz, zaruretten yapıyoruz. Orada bir güç var, ondan faydalanıyoruz." diye konuştu.

Tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanarak maddelerine geçildi.

Çevre Komisyonunda, Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu Tasarısı'nın "amaca ilişkin" birinci maddesi kabul edildi.

Tasarının tümü üzerinde söz alan MHP İzmir Milletvekili Kenan Tanrıkulu, düzenlemenin oldukça gecikmiş bir kanun tasarısı olduğunu belirterek, "Bu da tabiatı ve biyolojik çeşitliliğin korunmasına verilen önemsizliği gösteriyor." dedi.

Geçtiğimiz yıllarda AB İlerleme Raporları’nın Çevre başlığında sürekli bu konunun eleştirildiğini anımsatan Tanrıkulu, son olarak AB 2016 İlerleme Raporu’nda da yine aynı ağır eleştiriler yer aldığını bildirdi.

Tanrıkulu, şunları kaydetti:

"Doğa koruma alanında kurumsal olarak 15 yıldır süregelen karmaşa ve yetki çatışması, ülkemizdeki doğa koruma politikalarına ve buna paralel uygulamadaki tutarsızlıklarda da kendini göstermektedir. Tasarıdaki 'koruma' vurgusu çok zayıf ve yetersizken, kullanmaya yönelik düzenlemeler daha ağırlıktadır.

Tasarıyla doğal sit kararları, milli parklar, tabiat parkları, doğal alanların korunması ve bu alanların kullanıma açılması Çevre ve Orman Bakanlığının yetkisine verilmek istenmektedir. Hazine arazileri, meralar ve ormanlar üstün kamu yararı gerekçesiyle bakan tarafından kullanıma açılabilecektir. Orman ve Su İşleri Bakanlığı korunan alanı devredebilecek, sınırları değiştirecek, sit derecesini düşürebilecek, koruma kararını kaldırabilecektir. Oysa gerekçede çok sık atıf yaptığınız AB direktifleri bunları söylemiyor."

CHP Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm, tasarıda daha önce itiraz ettikleri düzenlemelerin farklı maddeler yoluyla sürdürüldüğünü ifade etti.

Tasarının “doğayı, habitatı korumayı değil; mevcut koruma alanlarını yatırım, kalkınma, turizm adı altında talan anlayışına terk ettiğini" öne süren Tüm, "Tasarıda yer alan maddeler de bir o kadar tehlikeli ve rant projelerine hukuki kılıf yaratma çabasıyla hazırlanmıştır." dedi.

Tüm, şu görüşlere yer verdi:

"Bu tasarıyla mevcut korunan alanların da kullanıma açılması uluslararası kriterlere ne kadar uygun düşmektedir? Doğal sit alanlarının imara açılmasına neden olacak bir tasarı, Avrupa Birliği’nin ilerleme raporlarına ne kadar uygundur? Kanun tasarısının gerekçesinde, yine öncekiler gibi, korunan alanların turizm yatırımlarına, toplumsal fayda ve ülke kalkınmasına yönelik kullanımına ilişkin ifadeler yer almaktadır. Bu toplumsal fayda ve ülke kalkınması nedir? Koruma sahalarına maden ve taş ocağı dikmek midir? Turizm yatırımları denilen HES projeleri midir? Toplumsal fayda Kaz Dağlarına 17 tane termik santral dikmek midir? Ulusal kalkınma, altın madeni için Kaz Dağları’ndaki bütün doğa hayatı yok etmek midir?"

Bu yaz Ayvalık Şeytan Sofrası’nda bir yangın çıktığını anımsatan Tüm, nedense Ayvalık Tabiat Parkı'nın parsel parsel yandığını savundu.

Tüm, "Yangının nasıl çıktığı bilinmiyor. Tabiat Parkı tam bir otel merkezinin kurulacağı alan kadar yandı. Bu kanun tasarısı geçerse, Bakanlık yangın sonrası tahribatı bahane ederek, Tabiat Parkını koruma statüsünü değiştirip orayı yandaş adamına ranta açabilir." ifadesini kullandı.

HDP İstanbul Milletvekili Erdal Ataş, "Bu ülkede para her şey midir? Üzerinde yaşayacağımız bir alan, dünya yoksa paran olsa ne olacak? Herkes kanser oluyorsa paranın ne anlamı var." dedi.

Ataş, tasarının, bugüne kadar getirilenlerin "yüz katı kadar tahribat ve rant yaratacağını" öne sürdü.

CHP Tunceli Milletvekili Gürsel Erol, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu ve komisyon üyelerini Munzur Vadisi'ne davet ettiğini belirterek, "Her beraber Munzur Vadisi'ne gidelim, oraları görelim. İçinizden birisi 'buraya HES yapılabilir' derse, söz veriyorum ilk kepçeyi ben vuracağım." diye konuştu.

Tasarının, amaca ilişkin birinci maddesi kabul edildi.

Çevre Komisyonu Başkanı Cihan Pektaş, birinci maddenini kabul edilmesinin ardından, toplantıyı 15 Kasım Çarşamba günü toplanmak üzere kapattı.
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.