TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU...


TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ahmet Aydın başkanlığında toplandı. Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı

19 Ekim 2017 Perşembe

TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ahmet Aydın başkanlığında toplandı.

TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, Bosna Hersek'in efsanevi lideri Aliya İzzetbegoviç'in ölümünün 14'üncü yılına ilişkin, "Bosna Hersek'in bağımsızlığı için verdiği mücadeleyle başta ülkesi olmak üzere tüm İslam alemine adını altın harflerle yazdırmıştır." dedi

Aydın, demokrasi ve idari yapılanmanın yapıtaşı konumunda olan, vatandaşın köyünde, mahallesinde hem komşusu hem de hizmetkarı olan muhtarların "19 Ekim Muhtarlar Günü"nü kutladığını belirtti. Aydın, milletin devletiyle arasındaki köprü olma vazifesini, her türlü cefayı, çileyi, göğüsleyen mahalle muhtarlarının her daim devletin başının tacı olacağını ifade etti.

"Biz de zalimlerden olursak zulme karşı savaşmamızın bir anlamı kalmaz, kitaba uyacağız" sözlerinin sahibi Aliya İzzetbegoviç'in ölümünden 14 yıl geçtiğini anımsatan Aydın, şunları kaydetti:

"100 yılın mücahitlerinden Aliya İzzetbegoviç 19 Ekim 2003 yılında Hak'ka yürümüştür. Aliya İzzetbegoviç Bosna Hersek'in bağımsızlığı için verdiği mücadeleyle başta ülkesi olmak üzere tüm İslam alemine adını altın harflerle yazdırmıştır. Ülkesinin ve milletinin bağımsızlığı için savaş alanında siperlerden diplomasi masasına her alanda en önde yer alan bu büyük lideri ve şahsında Bosna şehitlerini milletimiz adına rahmet ve mkinnetle yad ediyoruz."

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ve AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, Aliya İzzetbegoviç'i ölümünün 14'üncü yılı münasebetiyle birer konuşma yaptı.

HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu da son bir hafta içerisinde sosyal medya üzerinden paylaşımlarda bulunan İzmir, Muğla, Balıkesir ve Ağrı illerinde birçok kişinin tutuklandığını savundu.

Söz konusu paylaşımların ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesini isteyen Kerestecioğlu, "İfade özgürlüğüne yönelik paylaşımlar tutuklanma sebebi olmamalı." dedi.

Kerestecioğlu, ayrıca tedavisi devam eden eski CHP Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal'ı ziyaret ettiklerini, yetkililerin açıklamalarında durumunun iyiye gittiğini işittiklerini sözlerine ekledi.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bazı belediye başkanlarına yönelik basına yansıyan ifadelerinin bulunduğunu hatırlattı.

TBMM çatısı altında Cumhurbaşkanı Erdoğan'a "Bedeli ağır olur" sözlerinin ne anlama geldiğini sormak gerektiğini belirten Özel, "Bedel ödenecek bir suç varsa yapılacak iş tehdit ya da şantaj değil suç duyurusudur. Bir suçun olup olmadığına karar verecek kişi, mecra yargıdır. Bir ceza varsa o da kanunda yazandır. 'Ya istifa et ya da sana hukuk uygulayacağım' demek Türkiye'nin kabile devleti olduğunu göstermektedir. Bunu yapmaya kimsenin hakkı yoktur." ifadesini kullandı.

AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş ise CHP Grup başkanvekili Özgür Özel'in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisine atfen kullanılan bir ifadeyi 'kullanmadım' demesine rağmen ısrarla bu sözün peşinden gitmeye çalıştığını belirtti.

Özel'in, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bunu açıklamasına rağmen konuyla ilgili aynı ifadeleri kullanmaya devam ettiğine işaret eden Muş, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'Eleştiri yapanları kapının önünü koyarım' sözlerini hatırlatarak, "Kendi genel başkanlarına o sözleri söylediği zaman sesini çıkaramayanlar kalkıpta bize bu anlamda eleştiri yöneltmesinler, bize demokrasi dersi vermeye kalkmasınlar. Herkes kendi işine baksın." diye konuştu.

Sağlık Bakanı Ahmet Demircan, "Sağlık sisteminde yapmış olduğumuz, çok başlılığı ortadan kaldıran, tek modele döndüren sistem değişikliğinin uygulanması için KHK'nın yayın tarihinden itibaren 3 aylık süre verilmişti. Şu anda 1,5 aylık süre geçmiş bulunuyor. Atamalar bugün itibariyle başlama noktasında. İl müdürlüklerimizi atayıp bu alandaki vekaletle yürüyen hizmetleri, asaletle yürüyecek şekle getirdik." dedi.

TBMM Genel Kurulunda, MHP'nin, "sentetik uyuşturucuların imalatı, dağıtımı, satışına ilişkin süreçlerin belirlenmesi ve önlenmesine" ilişkin önergenin gündeme alınması önerisi görüşüldü.

Partisinin öneri üzerinde söz alan MHP Mersin Milletvekili Oktay Öztürk, "Üzülerek söylüyorum ki milli ordumuzun asker sayısının beş katı kadar gencimiz, uyuşturucu batağına saplanmış durumdadır." ifadesini kullandı.

Öztürk, sentetik uyuşturucuların özellikle büyükşehirlerde hayatın içine girdiğini ve bir gizli silah gibi gençleri öldürdüğünü kaydetti.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, aynı konuya ilişkin kendilerinin de birden fazla önergesi olduğunu ve konuya ilişkin mutlaka Meclis Araştırması açılmasını istedi.

MHP Grup önerisi yapılan oylamada kabul edilmedi.

Önerinin reddedilmesinin ardından yerinden söz alan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, AK Parti Grubu'nun sentetik uyuşturucu konusunda payına düşen süreyi kullanmadığını iddia etti.

AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, uyuşturucu ile mücadele konusunda 24. Dönemde bir komisyon kurulduğunu ve çalışmalarını gerçekleştirdiğini hatırlattı. Bu komisyonun yapmış olduğu çalışmalar çerçevesinde Türk Ceza Kanunu'nda bazı değişiklikler yapıldığını ve uyuşturucuyla mücadele çerçevesinde ağır cezai müeyideler getirildiğine değinen Bostancı, "Hükümetin, uyuşturucu ile mücadele konusunda kararlı iradesi devam ediyor." diye konuştu.

Daha sonra HDP Grubu'nun, "ataması yapılmayan sağlık emekçilerinin sorunlarına" ilişkin araştırma önergesinin gündeme alınması önerisi ele alındı.

Öneri üzerinde söz alan HDP Diyarbakır Milletvekili Sibel Yiğitalp, güvenlik soruşturmaları nedeniyle aylardır ataması yapılan sağlık emekçilerinin görevlerine başlayamadığını söyledi.

Sağlık Bakanı Ahmet Demircan ise sağlığı siyasete konu etmemek gerektiğini, sağlığın herkesi ilgilendiren bir konu olduğunu belirtti.

Demircan, bakanlık tarafından ataması yapılan 13 bin 506 personelin, güvenlik soruşturması ve arşiv taraması yapılmak üzere Emniyet Genel Müdürlüğüne gönderildiğine işaret ederek, şunları kaydetti:

"Bunların gerekli taramalar, soruşturmalar yapıldıktan sonra 414'ü tabip olmak üzere 12 bin 208'i gönderildi. Bunlardan 9 bin 607'sinin ataması tamamlandı. Geriye kalan 3 bin 887 personelden 27'si tabip olmak üzere 2 bin 589'unun bakanlığımızın güvenlik soruşturması değerlendirme komisyonundaki süreci devam ediyor. Ekim ayı sonuna kadar tamamlanacak. 135'i tabip olmak üzere bin 298 kişinin ise Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından araştırması devam etmekedir.

Sağlık sisteminde yapmış olduğumuz, çok başlılığı ortadan kaldıran, tek modele döndüren sistem değişikliğinin uygulanması için kanun hükmünde kararnamenin yayın tarihinden itibaren 3 aylık süre verilmişti. Şu anda 1,5 aylık süre geçmiş bulunuyor. Atamalar bugün itibariyle başlama noktasında. İl müdürlüklerimizi atayıp bu alandaki vekaletle yürüyen hizmetleri, asaletle yürüyecek şekle getirdik. Bir boşluk olmadı, olmayacak. Çünkü devlette devamlılık esastır. Bir görevli, görevden alındığında yerine vekili aynı görevleri ifa eder."

Demircan, eski CHP Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal'ın sağlık durumuna ilişkin Ankara Üniversitesi (AÜ) Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş'in yaptığı açıklamayı milletvekillerine okudu. Demircan, Deniz Baykal'ın oğlunun bütün süreçlerin takipçisi olduğunu belirterek, Baykal'a acil şifalar dileğinde bulundu.

HDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

Daha sonra görüşülen, CHP'nin, "bireysel silahlanmayı azaltmayla ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesine" ilişkin önerisi görüşüldü. Yapılan oylamada CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulunda, Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı üzerinde görüşmeler devam ediyor.

Görüşmelerde, değişiklik önergesi üzerinde söz alan CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, tasarıda, il ve ilçe müftülüklerine nikah kıyma yetkisi verilmesine ilişkin düzenlemeyi eleştirdi. Tanal, "müftülere nikah kıyma yetkisinin verilmesinin bir FETÖ projesi" olduğuna dair dün yaptığı konuşmanın arkasında olduğunu ifade etti.

FETÖ'nün geçmişte toplantılarının Abant'ta yapıldığını, bu toplantılara katılanların birçoğunun şu an tutuklu olduğunu belirten Tanal, "Bu Abant toplantılarına katılanlar içinde Burhan Kuzu vardı, Bülent Arınç, Mustafa Armağan, Hayrettin Kahraman, Kezban Hatemi vardı." dedi. Abant toplantılarının ikincisinin yapıldığı 1998 tarihinde 300 sayfalık bir toplantı raporunun hazırlandığını öne süren Tanal, söz konusu raporda, "müftülere nikah kıyma yetkisi verilmesi" konusunun da yer aldığını savundu.

Tanal, o dönemde Abant toplantılarına katılanların bugün AK Parti sıralarında oturduğunu, AK Parti'nin kurucuları olduğunu öne sürerek, "Ben bunun FETÖ projesi olduğunu dediğimde haksız hukuksuz şekilde bana saldırdınız. Hiçbir CHP milletvekili delil olmaksızın burada konuşmaz. Bu tasarıya 'Evet' diyenler FETÖ'yü destekleyenlerdir." dedi.

Tanal, kürsüde, ayakkabısını ve çorabını çıkararak, Ergenekon davasını izlemeye gittiği dönemde barikatlardan atlarken ayağını kırdığını hatırlattı ve o dönem kendisinin Ergenekoncu olarak itham edildiğini söyledi.

Tanal, sözlerini, "Biz her türlü haksızlık, hukuksuzluğa karşıyız." ifadeleriyle sonlandırdı.

AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, Tanal'ın dünkü söylemlerinin devamı olarak yeni delillerle ortaya çıktığını iddia ettiğini söyledi.

Elitaş, Tanal'ın söz konusu iddialarına ilişkin şunları kaydetti:

"1998 yılında uzun yıllardır seri halde devam eden Abant toplantıları vardı. O toplantılara her kesimden insan katılır ve fikirlerini beyan ederdi. Bildiğim kadarıyla orada konuşulan ve sonrasında ileri sürülen fikirler kitap halinde yayınlanırdı.

FETÖ, rahmetli Ecevit de dahil olmak üzere din kisvesi altında milletin hassas noktasından yakalayarak Türkiye'yi kuşatmaya çalışmış. Dün Mehmet Muş size çok önemli bir şey söyledi: 'FETÖ'nün bu organları, gazeteleri kapatılırken niye gözyaşı döktünüz?' dedi. 1998 ve önceki dönemler ile 2010 yıllarında biz FETÖ'yü din adamı olarak biliyorduk ama bu ihanet mensubuymuş. Onun farkında değildik. Fakat siz, 15 Temmuz'dan çok yakın bir zaman önce, adamın gazeteleri kapatıldığı anda gittiniz kapısında ağladınız. Dilin kemiği yok, söylenen sözlere dikkat etmek lazım. Terörist başı olduğu devlet tarafından ilan edilmiş, paralel devlet yapılanması olduğunun altı çizilmiş, MGK'da alınmış bir karardan sonra siz adamın gazetesine gidiyor ağlıyorsunuz. Bu nedir? Asıl çelişki burada."

Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek, yasalaştı.

Kanunla, Nüfus Hizmetleri Kanunu'nda bulunan tanımlara, "Veri Paylaşımı Kurulu" ve "yetkili idare" tanımları ekleniyor.

Elektronik ortamda tutulan aile kütüklerinde kişiye ait tek bir kayıt tutulacak, kişi ve olay kayıtları, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası ile ilişkilendirilecek. Bu konuda İçişleri Bakanlığı yetkili olacak.

Aile kütüklerinde yer alacak bilgilere, velayete ve vesayete ilişkin bilgiler ilave edilecek. Velayet ve vesayeti gerektiren hallere ilişkin bilgiler sadece elektronik ortamda tutulacak.

Uluslararası Koruma ve Yabancılar Kanunu kapsamındaki yabancılara kimlik numarası vermeye ve yabancılar kütüğüne kaydetmeye İçişleri Bakanlığı yetkili olacak ancak diplomatik misyon mensupları bu hükmün kapsamı dışında olacak.

Yabancıların Türkiye'de meydana gelen nüfus olaylarına ilişkin olarak nüfus müdürlüklerine yapılan başvurular üzerine ilgili olay formları düzenlenecek ve bir örneği kendilerine verilecek. Bu formlar özel dosyada saklanacak.

Sağ olarak dünyaya gelen her çocuğun, doğumdan itibaren Türkiye'de 30 gün içinde nüfus müdürlüğüne, yurt dışında ise 60 gün içinde dış temsilciliğe bildirilmesi zorunlu olacak. Doğum bildirimleri, doğumu gerçekleştiren sağlık kuruluşlarına da yapılabilecek.

Sağlık kuruluşları ve sağlık kuruluşları dışında sağlık personeli nezaretinde gerçekleşen doğumlar, ilgili sağlık birimince bulunulan yer, nüfus müdürlüğüne 5 iş günü içinde bildirilecek.

Bildirimde doğumun sağlık kuruluşunda veya sağlık personeli nezaretinde olduğunu ispatlayan rapor veya resmi belge ve doğum tescil isteğini belirten form dilekçe yer alacak. Sağlık personeli nezaretinde gerçekleşmeyen doğum bildirimi, gebelik sırasında anneyi takip eden tabip ya da sağlık mesleği mensubunca düzenlenecek rapor veya belge ile yapılacak.

Sağlık personelinin takibi dışında doğan çocukların doğum bildirimi nüfus müdürlüklerine sözlü beyanla yapılacak. Her sözlü beyanda mülki idare amirinin emri ile aile hekimlerince beyanların doğruluğunun araştırılması zorunlu olacak. Doğum bildirimi, veli, vasi, kayyım, bunların bulunmaması halinde çocuğun büyükanne, büyükbaba veya ergin kardeşleri ya da çocuğu yanında bulunduranlar tarafından yapılacak.

Yurt dışındaki doğum bildirimleri, yabancı makamlardan alınan resmi belge veya raporun dış temsilciliğe verilmesi ile yapılacak. Doğum bildiriminin dış temsilciliğe bizzat yapılamaması halinde, yabancı makamlardan alınan resmi belge veya rapor ile çocuğa konulan adın belirtildiği dilekçenin, ana ve babanın kimlik bilgilerini gösteren belgelerle dış temsilciliğe gönderilmesi suretiyle de yapılabilecek.

Ölü doğan çocuklar aile kütüğüne yazılmayacak. Bir doğumda birden ziyade doğan çocuklar doğuş sırasıyla yazılacak.

Yasayla, İçişleri Bakanlığının, evlendirme memurluğu yetkisi ve görevi verebileceği kurumlar arasına il ve ilçe müftülükleri de ekleniyor.

Tanınan veya babalığa hükümle soybağı kurulan çocuklar, babalarının hanesine baba adı ve soyadı ile nakledilecek.

Merkezi veri tabanında yer alan kayıtlara göre, uzun süre işlem görmeyen ve yaşı itibarıyla ölü olması muhtemel kişiler, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünce tespit edilecek. Tespit edilen kayıtların araştırılması, mülki idare amirinin emriyle kolluk kuvvetlerine yaptırılacak. Araştırma sonucu ölü oldukları belirlenenlerin ölümleri tescil edilecek.

Haklı sebeplerin bulunması halinde, aynı konuya ilişkin düzeltme yapılması hakimden istenebilecek. Nüfus müdürlüğü, ad değişikliği halinde, bu kişinin çocuklarının baba veya ana adına ilişkin kaydı, soyadı değişikliğinde ise eşin ve ergin olmayan çocukların soyadını da düzeltecek.

Kişiler, kendileri ve alt ya da üst soylarına ait nüfus kayıt örneklerini, kendileri ve ergin olmayan çocuklarının ise yerleşim yeri belgelerini, güvenli kimlik doğrulama araçlarını kullanarak e-devlet kapısı üzerinden sorgulayabilecek, sonucu fiziki veya elektronik ortamda mercisine verebilecek. E-devlet kapısı üzerinden alınan belgeler, nüfus müdürlüklerinden alınmış diğer belgeler gibi aynı hukuki değere sahip olacak.

İçişleri Bakanlığı, merkezi veri tabanında tutulan verileri kanunda belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde kurumlarla; kimlik verilerini, kamu hizmeti sunan tüzel kişiler, Sigortacılık Kanunu kapsamında faaliyette bulunan sigorta ve emeklilik şirketleri, bankalar, risk merkezi ve bilgi paylaşımı amacıyla kurulmuş şirketler, Finansal Kiralama, Faktöring ve Finansman Şirketleri Kanunu kapsamındaki finansal kiralama şirketleri ile finasman şirketleri; yerleşim yeri ve diğer adres bilgilerini ise İçişleri Bakanlığınca belirlenen adrese dayalı kamu hizmeti sunan kuruluşlar, sigorta ve emeklilik şirketleri, bankalar, bilgi paylaşımı amacıyla kurulmuş şirketler, Finansal Kiralama, Faktöring ve Finansman Şirketleri Kanunu kapsamındaki finansal kiralama şirketleri ile finasman şirketleri ile paylaşabilecek.

Veri paylaşımından yararlanacakları belirlemeye, paylaşımın kapsamına ve hangi yöntemle yapılacağına karar vermek üzere Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Veri Paylaşımı Kurulu oluşturulacak.

Paylaşımda bulunulabilinecek kurum, kuruluş ve tüzel kişilikler kendi iş ve işlemlerine esas olmak üzere sadece ilgili kişilerin bilgilerini alabilecek. Bu bilgileri tanımlanmış hizmetlerin yerine getirilmesi dışında başka hiçbir amaçla kullanamayacak; ilgilisi dışında kimseye veremeyecek. Sistemin bütün aşamalarında görev yapan yetkililer de bu kurallara uymakla yükümlü olacak. Bu yükümlülük, kamu görevlilerinin görevlerinden ayrılmalarından sonra da devam edecek. Bu hükümlere aykırı davrananlar hakkında Kişisel Verilerin Korunması Kanunu hükümlerine göre işlem yapılacak.

Paylaşımda bulunulabilinecek kurum, kuruluş ve tüzel kişilikler, Kimlik Paylaşımı Sistemi'nden alabilecekleri verileri çevrimdışı olarak talep edemeyecek.

Ancak kamusal hizmetin planlanması ve yürütülmesinde zorunlu bir ihtiyaç olduğunun tespit edilmesi, kullanım amacı ve yasal dayanağının belirtilmesi halinde ihtiyaç ile orantılı olarak veri talepleri asgari düzeyde çevrimdışı karşılanabilecek.

Genel Müdürlük, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesini; erişilmesini önlemek ve muhafazasını sağlamak amacıyla uygun güvenlik tedbirlerini alacak ve veri talebinde bulunan kurum ve kamu hizmeti sunan tüzel kişilerin de bu tedbirleri almasını takip edecek.

Genel Müdürlükten alınan bilgilerin iş ve işlemlerde kullanılmasının hukuki sonuçları bilgiyi alan kurum ve tüzel kişiliğinin sorumluluğunda olacak.

Kimlik Paylaşımı Sistemi üzerinden nüfus kayıt örneği, yerleşim yeri belgesi ve kimlik kartı örneğine erişebilen kurum ve tüzel kişiler bu belgeleri ilgilisinden ve nüfus müdürlüğünden istemeksizin Kimlik Paylaşımı Sistemi'nden temin edecek.

Diğer adres, faydalanılan kamu hizmetleriyle sınırlı olmak üzere adrese dayalı olarak yürütülen iş ve işlemlerde, yerleşim yeri adresi gibi aynı hukuki değere sahip olacak. Kurumlar yürütecekleri iş ve işlemlerde yerleşim yeri adresi gibi diğer adres bilgilerini de esas alacak.

Adres bildiriminde kişilerin yazılı beyanı esas alınacak. Bildirim şahsen veya güvenli elektronik imza ile yapılacak. Adres bildirimi, nüfus müdürlüklerine veya dış temsilciliklere yapılacak. Adres bildiriminin, 20 iş günü içinde yapılması zorunlu olacak.

Yetkili idareler adres oluşumuna dayanak teşkil eden yapı belgelerini, belgelerin oluşturulması ile eş zamanlı olarak ulusal adres veri tabanına işlemekle yükümlü olacak.

Kuruluşlarca, adres değişikliği beyan formları elektronik ortamda Genel Müdürlüğe veya kağıt ortamında en geç 10 iş günü içinde kuruluşun bulunduğu yerin nüfus müdürlüğüne gönderilecek. Kontrol edilmek üzere muhtarlara gönderilen adres değişikliği bildirim listeleri, uygulamadan kaldırılıyor.

Nüfus idarelerindeki işlemlere esas olmak üzere üçüncü kişilerin beyanda bulunabilmeleri ancak vekaletname ibrazı ile mümkün olacak.

Nüfus yazımlarından önce ölenler aile kütüklerine tescil edilmeyecek. Ancak yersel yazımdan önce ölen kişiye ait kimlik ile ölüme ilişkin belge ibrazı halinde kişinin kanuni mirasçılarının kaydına açıklama yapılacak.

Beyan edilen bildirimde şüphe duyulması halinde, nüfus olaylarında olduğu gibi adrese yönelik bildirimlerde de mülki idare amirinin emri ile kolluk kuvvetlerine araştırma yaptırılabilecek.

*** HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***



Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.