TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU...


Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülen "torba tasarının", "projesi olan ancak kaynağı bulunmayan girişimcilere finansman sağlayacak kitle fonlamasının hayata geçirilmesini sağlayan" maddeleri, tartışmaların ardından kabul edildi.

19 Ekim 2017 Perşembe

Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülen "torba tasarının", "projesi olan ancak kaynağı bulunmayan girişimcilere finansman sağlayacak kitle fonlamasının hayata geçirilmesini sağlayan" maddeleri, tartışmaların ardından kabul edildi.

Komisyonda, kamuoyunda "torba tasarı" olarak bilinen, Bazı Vergi Kanunları ile Kanun ve KHK'larda Değişiklik Tasarısı'nın bugünkü müzakerelerine başlandı.

Tasarının, "projesi olan ancak kaynağı bulunmayan girişimcilere finansman sağlayacak kitle fonlamasının hayata geçirilmesini sağlayan" 108-109-110-111-112-113. maddeleri birlikte görüşüldü.

Muhalefet milletvekilleri, geçmişte bazı istismarcıların yüksek getiri vaatleriyle vatandaştan para topladığını belirterek, bu maddelere ilişkin endişelerini dile getirdi.

Madde hakkında bilgi veren SPK Başkan Yardımcısı Bora Oruç, bir kişinin proje bazında bir projeye en çok yatıracağı paranın bin lira olacağına dikkati çekerek, "Toplamda en fazla bir milyon lira para toplanabilecek. Girişimcinin toplam parayı toplayamadığında, kalan parayı iade etmesine yönelik düzenleme de var." dedi.

Oruç, projelerle ilgili kararı Yatırım Komitesi'nin vereceğini ve komitede bir hukukçunun da yer alacağını söyleyerek, yatırımcıya yalan yanlış bilgi verilmesi durumunda Yatırım Komitesi'nin sorumlu olacağını vurguladı.

Maliye Bakanı Naci Ağbal ise toplanacak fonun belli bir tutarı aşması halinde, Yatırım Komitesi'nin dışında SPK'dan da izin alınabileceği önerisinde bulunarak, "Yani, biz şöyle yapıyoruz; platformu kurana bakıyoruz ama oradan para toplayanlara çok bakmıyoruz. Halbuki, SPK'nın esas varlığı halktan para toplayanlar, yani projesi olanlar. Buraya o kadar kayıtsız kalmamamız gerekiyor." diye konuştu.

Bu tür platformların kendisi dışında, para toplayanları da gözetleyen, onları da bir şekilde denetleyen bir yapının kurulması gerektiğini ifade eden Ağbal, bu konuda SPK'ya yetki verilmesi önerisinde bulundu.

Komisyon Başkanı Süreyya Sadi Bilgiç de maddenin bu şekliyle yeterli olmadığını, değişiklik yapılması gerektiğini söyledi.

Madde, müzakerelerin ardından TBMM Genel Kurulu'nda değişiklik yapılması koşuluyla kabul edildi.

Kabul edilen maddelere göre, tasarıyla, sermaye piyasası kurumları arasına Kitle Fonlama Platformları ekleniyor.

Kitle fonlamasına aracılık edecek platformlar elektronik ortamda hizmet verecek. Kitle fonlama platformalarının kurulabilmesi ve faaliyete başlaması için, SPK'dan izin alınması zorunlu olacak.

Bu platformların kuruluşlarına, ortaklarına, pay devirlerine, çalışanlanlarına, her bir fon sağlayıcısı tarafından yatırılabilecek veya proje sahipleri ile girişim şirketlerince toplanabilecek paranın azami limitine ve faaliyetleri sırasında uymaları gereken diğer ilke ve esaslara ilişkin hususlar, Sermeye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından belirlenecek.

Kitle fonlaması suretiyle halktan para toplanması, SPK tarafından faaliyet izni verilen kitle fonlama platformları aracılığıyla gerçekleştirilecek ve kanunun izahname ya da ihraç belgesi hazırlama yükümlüğüne ilişkin hükümlerine tabi tutulmayacak.

Halka açık ortaklıklarda payları borsada işlem gören ortaklıklar ile kitle fonlaması suretiyle halktan para toplayan ortaklıklar hariç olmak üzere pay sahibi sayısı 500'ü aşan anonim ortaklıkların payları halka arz olunmuş sayılacak.

Bu maddelerin kabul edilmesinin ardından, "sicile kayıt olmak için Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından belirlenen tutarda veri sorumluluları sicil ücreti alınmasını" öngören 123. madde ele alındı.

Kişisel Verileri Koruma Kurulu yetkilisi, madde hakkında sunum yaptı.

Komisyon Başkanı Bilgiç, yetkilinin sunumunun yetersiz olduğunu belirterek, Kurum Başkanının komisyona gelerek bilgi vermesini istedi. Bilgiç, "Aksi halde maddeyi tasarıdan çıkartacağım." diyerek, toplantıya ara verdi.

Plan ve Bütçe Komisyonunda, "torba tasarının" "sicile kayıt olmak için veri sorumlusu özel hukuk tüzel kişilerinden, Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından belirlenen tutarda veri sorumluluları sicil ücreti alınmasını" öngören maddesi kabul edildi.

Komisyonda, kamuoyunda "torba tasarı" olarak bilinen, Bazı Vergi Kanunları ile Kanun ve KHK'larda Değişiklik Tasarısı'nın görüşmeleri sürüyor.

Komisyona verilen aranın ardından, Kişisel Verileri Koruma Kurulu Başkanı Faruk Bilir toplantıya katıldı.

Bilir, tasarının "sicile kayıt olmak için Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından belirlenen tutarda veri sorumluluları sicil ücreti alınmasını" öngören 123. maddesi üzerinde açıklama yaptı.

Bilir, veri sorumlusu siciline, tüzel kişilerin kayıt yaptıracaklarını ve kayıt yaptıracak kişi sayısını 400 bin olarak öngördüklerini aktardı.

Faruk Bilir, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun, veri işlemeyi disiplin altına almak ve temel hak ve hürriyetleri korumak, diğer taraftan veri temelli ekonominin gelişmesini sağlamak amacıyla hayata geçirildiğini söyledi.

Büyük şirketlerin, bu verileri hem yurtiçinde hem de yurt dışında zaten paylaştıklarını belirten Bilir, bundan sonra ise bu verilerin ilgili kanuna göre paylaşılacağını ifade etti.

Bilir, şöyle devam etti:

"Vatandaşın açık rızası ve kanunda öngörülen istisnalar olmaksızın bu veriler hiç kimseyle paylaşılamayacak. Bunun için de envanter çıkarılması gerekiyor. Bilgiler bizim sicilimize kayıt olduğu zaman, vatandaş bakacak, 'hangi GSM şirketi, benim verilerimi hangi alanda kimlerle paylaşıyor.' Dolayısıyla bir açıklık, aleniyet ve şeffaflık olacak."

Kurul Başkanı Bilir, Kişisel Verilerin Koruma Kurulunca alınması öngörülen sicil ücretinin, kesinlikle herhangi bir kazanç sağlamak amacı taşımadığını belirtti.

Maliye Bakanı Naci Ağbal, "Belki de bugün tartışmada eksik olan husus, 'neden böyle bir kurum kurduk. Bu kurum, özellikle Türkiye'nin uluslararası ticareti ve ekonomisi açısından ne ifade ediyor, bu sistemi kurmuş olmanın Türk firmaları için ne yararlar sağladığını' daha önce tartışmamış olmamız." dedi.

Başvuruyu yapacak firmaların, mevcut kanunlar çerçevesinde, "verileri güvenli bir şekilde alacağının, depolayacağının ve bunların mahremiyeti konusunda standartlara uyacağının" belirtildiğini aktaran Ağbal, bunun da bir menfaat sağladığını bildirdi.

Muhalefet milletvekilleri de bu düzenlemeye ilişkin eleştirilerini aktardı.

Müzakerelerin ardından, 123. madde AK Parti'nin değişiklik önergesi doğrultusunda kabul edildi.

Buna göre, sicile kayıt olmak için veri sorumlusu özel hukuk tüzel kişilerinden, bin gösterge rakamının memur katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunan tutarı geçmemek üzere, Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından belirlenen tutarda veri sorumluluları sicil ücreti alınacak.

Bu madde ile bağlantılı diğer maddeler de kabul edildi.

Buna göre, kurumda geçici olarak hakim ve savcı da görevlendirilebilecek. Kariyer mesleklerden ve öğretim üyeleri arasından, kurumun acil ihtiyaç duyduğu uzman personel atanabilecek.

Komisyon, çalışmalarına ara verdi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu, Şırnak'ta 7 işçinin hayatını kaybettiği ruhsatsız kömür ocağındaki göçükle ilgili, "Burası, süresiz olarak işi durdurduğumuz bir yer. Hafriyat çalışmasının yapıldığı bir yer, üretime kapalı bir alandır, üretim alanı değildir" dedi.

Plan ve Bütçe Komisyonunda, kamuoyunda "torba tasarı" olarak bilinen, Bazı Vergi Kanunları ile Kanun ve KHK'larda Değişiklik Tasarısı'nın müzakereleri sürüyor.

Sarıeroğlu, tasarının 105. maddesindeki, "işverenlerce güvenlik raporlarının hazırlanmasıyla ilgili yükümlülüklerin yer aldığı Tehlikeli Maddeleri İçeren Büyük Kaza Risklerinin Kontrolüne İlişkin Direktifiyle ilgili yükümlülükleri olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının dışında, bu konuyla ilgili hazırlanacak yönetmelikte yer alacak." hükmüne ilişkin açıklama yaptı.

Bakan Sarıeroğlu, düzenlemenin endüstriyel iş yerleriyle ilgili önemli olduğunu belirterek, "Normalde biz bu maddeyi düzenlemesek bile, büyük endüstriyel iş yerlerine yönelik olarak denetim faaliyetlerimiz zaten sürüyor." dedi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının, 5 sene içerisinde her yıl 7 hususla ilgili denetim yapmak yükümlülüğünün bulunduğunu anımsatan Sarıeroğlu, bu kapsamda organizasyon, personel, kazaların belirlenip değerlendirilmesi, risk analizleri, işletmenin kontrolü, sürdürülebilir önlemler alınıp alınmaması, acil durumlar için planlama, performans sistemlerinin buna organizasyon olarak uyumlu olup olmaması, işletmenin şartlarıyla ilgili değişimlere ilişkin uyum kapasitesi gibi konularda denetimler yaptıklarını aktardı.

Sarıeroğlu, "Önerdiğimiz düzenleme ile ilgili olarak güvenlik raporu konusu var. Endüstriyel iş yerlerimiz, kapsam itibarıyla geniş alanları etkileyecek riskte kazaların olma ihtimali olan yerler. Burada biz AFAD'ı sürece dahil ediyoruz. AFAD, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, üçlü bir yapıda bu süreçleri inceleyecek ve takip edecek." ifadesini kullandı.

Jülide Sarıeroğlu, şöyle devam etti:

"Yaptığımız bu düzenlemeyle, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak, iş yerlerinde güvenlik raporlarında belirtilen önlemlerin yerinde incelenerek, gerçekçi olup olmadığı, ne kadar hassasiyetle hazırlandığıyla ilgili daha titiz bir çalışma yapmak istiyoruz. Zaten mevcut yasamızda, bu iş yerlerinin 31 Aralık 2018 tarihine kadar bu güvenlik raporlarını hazırlaması ve bunlara ilişkin bakanlık olarak yükümlülüklerimizi yerine getirme zorunluluğumuz var. Bu düzenleme ile birlikte bu sorumluluğumuzu daha hızlı ve etkin şekilde yapma ile alakalı yetki alıyoruz."

Şırnak'ta ruhsatsız kömür ocağındaki göçükte hayatını kaybeden 7 işçi için Allah'tan rahmet dileyen Sarıeroğlu, şöyle konuştu:

"Bir kardeşimizin durumu ağır, tedavisi devam ediyor. Acil şifalar diliyorum. Sosyal güvenlik kurumumuz ve çalışma il müdürümüz hemen olay yerine intikal etti. Görevlendirdiğimiz müfettişlerimiz hala incelemelerine devam ediyor. Müfettiş raporları geldikten sonra şeffaf bir biçimde olayla ilgili durumu açıklayacağız. Burası, süresiz olarak işi durdurduğumuz bir yer. 2017 yılına kadar üretime kapalı olarak devam etmiş. Harfiyat çalışmasının yapıldığı bir yer, üretime kapalı bir alandır, üretim alanı değildir."

Sarıeroğlu ayrıca Bursa'daki hızlı tren inşaatı sırasında meydana gelen kazada can kaybının olmadığını, sadece 37 yaşındaki Osman Demirci adlı işçinin hafif yaralandığını belirtti.

Bakan Sarıeroğlu, Türkiye'deki iş kazaları hakkında bilgi vererek, "2013 yılında bin 360 kişiyi kaybettik, 2014 yılında bin 626 kişiyi kaybettik, bu yıl ise bin 60 kişiyi kaybettik." dedi.

İş kazalarındaki koruyucu ve önleyici önlemlerin alınmasının, okul öncesi eğitim kurumlarından başlayarak verilmesi gerektiğini kaydeden Sarıeroğlu, "Bununla ilgili okullarda dağıtılacak görselleri, materyelleri hazırladık. Bu konuda kararlılığımız en üst seviyede. İş kazalarının önlenmesi, hiç yaşanmaması için elimizden gelen çabaları kararlılıkla sürdüreceğiz." diye konuştu.

Bakanlık olarak denetimlerini sürdürdüklerini vurgulayan Sarıeroğlu, güvenlik raporlarının hazırlanmasının, çok teknik, kapsamlı ve uzun soluklu çalışmayı gerekli kıldığını söyledi.

Jülide Sarıeroğlu, "Şu anda hali hazırda, güvenlik raporlarını vermeyle alakalı kapsama giren 630 iş yeri var. Bunların 321'i üst seviyede, 309'u alt seviyede. Üst seviye ve alt seviye ayırımı da bu iş yerlerinde bulunan kimyasalların yoğunluğuna bağlantılı olarak belirleniyor. Gelen güvenlik raporlarının incelemesini gerçekleştiriyoruz. 321 rapordan 268'i geldi, 165'ini inceledik." şeklinde konuştu.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, kamuoyunda "torba tasarı" olarak bilinen, Bazı Vergi Kanunları ile Kanun ve KHK'larda Değişiklik Tasarısı'nın bugünkü müzakereleri tamamlandı.

Komisyonda bugün 15 madde kabul edildi, bir madde ihdas edildi, 3 madde de tasarıdan çıkarıldı. Böylece kabul edilen madde sayısı 114'e ulaştı.

Kabul edilen maddelere göre, projesi olan ancak kaynağı bulunmayan girişimcilere finansman sağlayacak kitle fonlaması uygulaması hayata geçiriliyor.

Sermaye piyasası kurumları arasına Kitle Fonlama Platformları ekleniyor.

Kitle fonlamasına aracılık edecek platformlar elektronik ortamda hizmet verecek. Kitle fonlama platformlarının kurulabilmesi ve faaliyete başlaması için Sermeye Piyasası Kurulundan (SPK) izin alınması zorunlu olacak.

Bu platformların kuruluşlarına, ortaklarına, pay devirlerine, çalışanlanlarına, her bir fon sağlayıcısı tarafından yatırılabilecek veya proje sahipleri ile girişim şirketlerince toplanabilecek paranın azami limitine ve faaliyetleri sırasında uymaları gereken diğer ilke ve esaslara ilişkin hususlar, SPK tarafından belirlenecek.

Kitle fonlaması suretiyle halktan para toplanması, SPK tarafından faaliyet izni verilen kitle fonlama platformları aracılığıyla gerçekleştirilecek ve kanunun izahname ya da ihraç belgesi hazırlama yükümlülüğüne ilişkin hükümlerine tabi tutulmayacak.

Halka açık ortaklıklarda payları borsada işlem gören ortaklıklar ile kitle fonlaması suretiyle halktan para toplayan ortaklıklar hariç olmak üzere pay sahibi sayısı 500'ü aşan anonim ortaklıkların payları halka arz olunmuş sayılacak.

Sicile kayıt olmak için veri sorumlusu özel hukuk tüzel kişilerinden, bin gösterge rakamının memur katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunan tutarı geçmemek üzere, Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından belirlenen tutarda veri sorumluluları sicil ücreti alınacak.

Kurumda geçici olarak hakim ve savcı da görevlendirilebilecek. Kariyer mesleklerden ve öğretim üyeleri arasından, kurumun acil ihtiyaç duyduğu uzman personel atanabilecek.

İşverenlerce güvenlik raporlarının hazırlanmasıyla ilgili yükümlülüklerin yer aldığı Tehlikeli Maddeleri İçeren Büyük Kaza Risklerinin Kontrolüne İlişkin Direktifi'yle ilgili yükümlülükleri olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına ilaveten bu konuyla ilgili hazırlanacak yönetmelikte yer alacak.

İşletmelere güvenlik raporlarını hazırlamaları için 31 Aralık 2018 yılına kadar süre verilecek.

Tasarı, Terörle Mücadele Kanunu'nda da değişiklik yapıyor. Kanun kapsamında istihdam hakkı bulunan hak sahiplerinin, yaş sınırı aranmaksızın bu haktan yararlanması sağlanıyor.

Terörle mücadele sırasında yaralanan vazife malulleri ile 15 Temmuz FETÖ'nün darbe girişiminin bastırılmasında yaralanan ancak memur kadrolarına atanamayan ilköğretim, ortaokul ve ilkokul mezunları için de düzenleme yapılıyor. Tasarıyla, bu kişiler, hizmetli unvanlı kadro ve pozisyonlar yerine memur unvanlı kadro ve pozisyonlara atanabilecek.

Belediye ve bağlı idareler, mabetlerin yanı sıra eğitim kurumlarına, yurtlara, okul pansiyonlarına ve hastanelere de indirimli bedelle ya da ücretsiz olarak içme ve kullanma suyu verebilecek.

Kamu kurum ve kuruluşlarına uygulanan su ve atık su tarife ücreti, tüketim miktarına bakılmaksızın sabit tarife ücreti olarak belirlenecek ve konutlar için belirlenen en düşük su ve atık su tarife ücretinin yüzde 50'den fazlasını geçemeyecek.

Belediyeler, temiz şebeke suyu hizmeti vermediği yerleşim yerlerindeki kamu kurumlarından ücret talep edemeyecek. Kamuya ait eğitim kurumları, yurtlar, okul pansiyonlar ve hastanelerden abonelik, açma kapama, bağlantı, teminat, güvence bedeli, katılma payı ve benzeri ad altında herhangi bir ücret talep edilemeyecek.

Görüşmelerde, "Yerleşim alanları içinde kalan sanayi sitelerinin taşınması kapsamında sanayi sitesi gelişim alanı içinde Hazine veya kamu kurumlarına ait arazilerin bulunması halinde, bu arazilerin sanayi sitesi yapı kooperatiflerine, belediyelere, il özel idarelerine bedelsiz devredilmesini veya satılmasını" öngören madde tasarıdan çıkarıldı.

Plan ve Bütçe Komisyonu, tasarının görüşmelerine yarın devam edecek.



Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.