TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU...


TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Ahmet Aydın başkanlığında toplandı. Anayasa değişikliği teklifinin 8 maddesi kabul edildi.

12 Ocak 2017 Perşembe

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Ahmet Aydın başkanlığında toplandı.

Genel Kurulda, CHP Hatay Milletvekili Serkan Topal, gündem dışı söz alarak, anayasa değişikliği teklifine ilişkin eleştirilerde bulundu.

Bunun üzerine söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, "Az önceki konuşmacı anayasa değişiklik teklifininin daha demokratik bir teklif değil de sözüm ona 'saltanat sevdalılarının', sözüm ona 'dikta rejimi yandaşlarının' hazırladığı bir metinmiş gibi ifade etmesini şaşkınlıkla izledik. Dün bu salonda, hiç kimseye yakışmayan görüntüler yaşadık. Aslında konuşmacının ifade ettiği saltanat sevdalısı yaklaşımı da milli egemenliğe hayır demenin de kimler tarafından nasıl yapıldığını tüm Türkiye görmüş oldu. Size rağmen daha demokratik bir Türkiye istiyoruz, size rağmen daha milli güvenliğin olduğu bir ülkede yaşamak istiyoruz. Vursanız da kırsanız da bu kürsüyü kaldırmaya kalksanız da biz buradayız. Bu teklifi sizin saltanat yaftalamaya kalktığınız, iftara attığınız, hakaret ettiğiniz bu teklifi millete götüreceğiz. Patron millettir, ne derse o olacak, size rağmen o olacak." diye konuştu.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de Turan'ın dün yaşananlara ilişkin, 'Bu Meclise yakışmadı' sözüne katıldığını bildirdi.

Yaşanan olaylar sırasında yaralanan ya da zor durumda kalan tüm milletvekillerinin üzüntü içerisinde olduklarının belirten Özel, "Ancak siyaset yapıyorsanız, doğrulardan ayrılarak, gerçek dışı konuşarak, algı yönetimi yaparak binlerce sosyal medya hesabındaki trolü kullanarak gerçekleri yanıltamazsınız." dedi.

Dün CHP olarak söz konusu maddenin oylamasının yarına ertelenmesi konusunda uyardıklarını, ısrar edilmesi halinde demokratik tepkilerini göstereceklerini belirttiklerini ifade eden Özel, "Yedi dakika dayanamadınız. Geldiniz 300 kişi bu kürsüyü devirdiniz. Bu kürsüyü buradan söküp saraya götürmeye kalktınız. Daha önce kulisimize bir bardak çayımızı içmeye gelenler dün gece buraya kanımızı içmeye gelmişler." değerlendirmesinde bulundu.

Bu sözler üzerine AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, ister istemez baz tartışmanın, polemiklerin olabileceğini ancak iftiranın, seviyesizliğin, hakaretin bu kadarını şaşkınlık içinde izlediklerini kaydetti.

Turan, "15 Temmuz'da bu Meclisi, bu kürsüyü işgal edemeyen tırnak içerisinde Silahlı Kuvvetler nasıl bir cevapla karşılaşmışsa arkadan vurmaya kalkan, iki arkadaşımızı kalleşçe arkadan, alçakça, şerefsizce arkadan vuracaklar da aynen aynı cevabı alacaklardır. Polatlı'nın sınırlarına gelen düşman askerleri bu kürsüyü işgal edemedi, siz de edemeyeceksiniz. Size rağmen oyuna gelmeyeceğiz. Bu milletin dediğinden başka birşey olmayacak." dedi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay'ın sataşma nedeniyle kürsüye çıktığı sırada AK Parti sıralarından tepkiler geldi. Karşılıklı sataşmalara TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın müdahale etmek istedi. Tartışmaların devam etmesi üzerine Aydın, birleşime 10 dakika ara verdi.

TBMM Genel Kurulunda, bugün yaşanan tartışmanın ardından verilen aradan sonra grup başkanvekilleri yerlerinden söz aldı.

CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, kamuoyunu, anayasa değişiklik teklifiyle ilgili bilgilendirme çabasında olduklarını bildirdi.

Gök, "Yaşanan şiddet görüntüleri tasvip edilemez. Fatih Şahin kardeşimizin operasyon geçirdiğini öğrendim, kendisine geçmiş olsun diyorum. Bu olaylar sırasında, başta milletvekilimiz Fatma Hürriyet Kaplan olmak üzere yaralanan tüm arkadaşlarımıza geçmiş olsun diyorum." diye konuştu.

Önemli olanın halkın bilgilendirilmesine olanak verilmesi olduğunu aktaran Gök, "Ankara Valiliğinin bir ay süreyle aldığı yasak kararlarının ardından biz görüşlerimizi nasıl açıklayacağız? Tüm çabamız yapılacak bu uygulamlarda hakkaniyetli olunması ve meşru kanallarını açılmasıdır." ifadesini kullandı.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, kürsü masuniyetinin, kürsüde sadece hatip varken değil her zaman korunması isteyerek, "Kürsüyü işgal kendi kendimizi inkardır. Kürsü masuniyetini ihlal eden davranışlar hiçbir şekilde kabul edilemez. Bundan sonra kürsü masuniyetine zarar veren davranışlara meydan verilmemesini temenni ediyorum." dedi.

Genel Kurulda yaşanan olayların gözlerinin önünde meydana geldiğine dikkati çeken Akçay, şunları kaydetti:

"Bizzat yaşayarak gördüm ki programlı, organize, fiziki bir davranış sergilendi. MHP olarak geçmişten bugüne kadar kürsü masuniyetini özenle koruyan bir grup olduk. Asla böyle bir şeyi aklımızdan geçirmediğimiz gibi tasvip de etmiyoruz. Bu tür müdahaleler yanlış."

HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, çalışma sürelerinin çok uzun olduğunu belirterek, böyle olunca yorgunluk, psikolojik gerginliğin arttığını, istenmeyen olayların meydana geldiğine değindi.

Yıldırım, Meclisin açılış ve kapanış saatlerinin doğru düzenlenmesi gerektiğini; 4-5 günde bir, bir gün ara verilmesi gerektiğini savundu.

AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, kürsünün, milletten aldığı yetkiyle milletvekillerinin görüşlerini aktarma yeri olduğuna dikkati çekerek, "Hiç kimse kural harici 'ben öyle görüyorum, böyle düşünüyorum' diyerek milletin kendisine vermemiş olduğu bir yetkiyle 'kürsüye millet adına el koyuyorum' diyemez. Bütün partiler yetki alarak buraya geldiler. Kürsüye yönelik bir problem söz konusuyla bunu gidermesi gereken divandır." dedi.

"Kürsüye el koyuyorum" dendiğinde, kim erken kalkarsa kürsüye el koyacağını; garip bir durumun ortaya çıkacağını ve bunun demokratik bir tavır olmayacağını vurgulayan Bostancı, "Faşizm nedir biliyor musuz? 'Ben şöyle düşünüyorum, benim dediğim doğrudur.' demek ve kural harici davranmaktır. Bundan kaçınmak ve kurallar çerçevesinde Meclisin vazifesini yapmasını sağlamak hepimizin ortak hukuku ve ahlakıdır. Zaman zaman gerilimler yaşanıyor, insanız ama bunları gidermek ve hukuk bağlı kalarak çalışmalara devam etmek hepimizin boynunu borcudur. O kürsüde konuşma hakkını korumak hepimizin görevi." değerlendirmesinde bulundu

TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, Meclisin, milli mücadele yıllarında dahi demokrasinin kalbi, bağımsızlığının sembolü olan kürsünün faaliyetlerini sürdürdüğünü, istiklal ve istikbal mücadelesini güçlü şekilde yerine getirdiğini bildirdi.

Aydın, şunları kaydetti:

"15 Temmuz darbe girişiminde, bombalanırken bu kürsüye ve milli iradeye sahip çıktık ve bombalar altında bu Meclisi çalıştırdık. Kelle koltukta buna karşı koyduk. Bizim görevimiz, her şartta Meclisi, milletin talep ve beklentilerine uygun, anayasa ve İçtüzüğe riayete ederek çalıştırmaktır. Elbette tartışmalar olacak, fikirler çatışacak ama saygıyla birbirimizi dinlemek zorundayız. Bu fikir çatışmalarının neticesinde hakikat doğacak ve takdiri kamuoyu yapacak. Fiili bir takım durumlar oluşturmak, hakaret etmek, kavga meydan vermek, kürsüyü işgal etmek ne milletvekiline ne Meclisin mehabetine ne de aziz milletimizin vakarına uygun düşmez. Lütfen anayasa ve İçtüzüğe uygun olarak, milletimize yakışır tarzda buradaki faaliyetlerimizi hep birlikte sürdürelim."

TBMM Genel Kurulu'nda, internet kesintilerine yönelik Meclis araştırmasına ilişkin HDP grubunun önerisi kabul edilmedi.

Öneri hakkında HDP grubu adına söz alan Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, internet kesintilerinin özellikle yaşanan bazı önemli olaylar sonrasında ortaya çıktığını öne sürdü.

Kesintilerle alakalı, ilgili operatörleri aradıklarında ise durumun teknik arızalardan kaynaklı olduğunun savunulduğunu belirten Başaran, "Bu internet kesintileri halkın haber alma hakkının gasbıdır. Halk, yaptığı hiçbir başvurunun sonucuna ulaşamıyor. Halk, eğer internet kesildiyse kesin iktidarın bir gerçeği örtmeye çalıştığını düşünüyor. Bu sosyal medya üzerindeki algılar hiç de yabancı değil. Halkın gerçeklere ulaşmaya çalıştığı süreçte yapılan kesintiler başarıya ulaşamıyor." dedi.

AK Parti Amasya Milletvekili Naci Bostancı, HDP'nin verdiği önerinin muhakkak önemli bir konu olduğunu ancak bu hususu önerge ile değil başka yol ve yöntemlerle çözmenin mümkün olduğunu söyledi.

Ortak bir komisyon kurulması hususunun kendilerine ait bir yaklaşım olmadığını anlatan Bostancı, şöyle konuştu:

"Kültürlerin aşamalarından bahsedilirken sözlü, yazılı ve seyri kültürden bahsedilir. Seyri kültürün de ötesinde yeni bir dünya teşekkül ediyor. Emin olun hepimiz için riskler, tehlikeler ve elbette faydalar vadeden bir dünya bu. Yunan mitolojisinde çobanların tanrısı Pan vardır. Gövdesi keçi, kafası insan. Modern insan bu internet dünyasında biraz böyle bir varlığa doğru evriliyor. Gövdesi ile maddi dünyada, kafası ile hayali bir yerlerde dolaşan bir varlık." dedi.

Bostancı, internetin modern bir teknoloji olduğunu ancak risklerinin de göz önünde bulundurulması gerektiğini sözlerine ekledi.

CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, elinde 2016 yılı medya raporunun bulunduğunu söyledi.

Cezaevinde bulunan birçok gazetecinin hangi suçtan tutuklandığını kendileri gibi bu kişilerin ailelerinin de merak ettiğini belirten Yarkadaş, aradan günler geçmiş olmasına rağmen, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın konuya mahkemelerin karar vereceğini belirttiğini dile getirdi.

Mahkemelerin iş yükünün artırılmasının yanlış olduğunu belirten Yarkadaş, "Gazeteci ağabeyimiz Hüsnü Mahalli iki aydır tutuklu. Hastanede yatıyor. Doktorlar Mahalli'nin günde iki saat yürümesi gerektiğini ve bunun gerçekleşmemesi durumunda felç geçirme riskinin bulunduğunu söylüyor." dedi.

Bununla ilgili birçok isim hakkında benzer örneklerin var olduğunu ifade eden Yarkadaş, "Bütün bunları anlatırken AKP'li milletvekili arkadaşlarımız 'cezaevinde gazeteci mi var' diyorlar. Türkiye böyle bir tabloyu hak etmiyor. Bugün iktidar olabilirsiniz, yarın aynı haksızlıklar sizlere de yapılabilir. Medya, toplumun gerçekliğini yansıtmayacaksa niye var. İşin keyfiyete, bunun da ötesinde zulme dönüştüğü görülmektedir." diye konuştu.

AK Parti Bilecik Milletvekili Halil Eldemir ise internet kesintileri ile ilgili yazılı olarak bilgi edinilebileceğini söyledi. Eldemir, Türkiye'deki altyapının birçok gelişmiş ülkedeki altyapıdan daha iyi olduğunun bir gerçek olduğunu da sözlerine ekledi.

Yerinden söz verilen HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu da önerge vermenin bir partinin asli görevlerinden birisi olduğunu, bunu hiçleştirmeye çalışmanın, o partinin önergesine saygısızlık olduğunu düşündüklerini ifade etti.

Konuşmalar sonrasında HDP'nin grup önerisi yapılan oylama sonucu kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, daha sonra anayasa değişikliği teklifinin 1. turunda altıncı maddenin görüşmelerine başlandı.

Söz konusu maddeyle, kuvvetler ayrılığı prensibine uygun olarak yasamanın yürütmeyi denetlemesi ile Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi vermesi, yasamanın görev ve yetkileri arasından çıkarılıyor.

TBMM; Meclis Araştırması, Genel Görüşme, Meclis Soruşturması ve Yazılı Soru yollarıyla bilgi edinme ve denetleme yetkisini kullanacak. Gensoru, denetleme yetkisinden çıkarılacak.

Meclis Araştırması, belli bir konuda bilgi edinmek için yapılan incelemeden ibaret olacak.

Genel Görüşme, toplumu ve devlet faaliyetlerini ilgilendiren belli bir konunun TBMM Genel Kurulunda görüşülmesi şeklinde gerçekleştirilecek.

Meclis Soruşturması, cumhurbaşkanı yardımcısı ve bakanlar hakkında, anayasanın teklifle değiştirilen 106. maddesinin 5, 6 ve 7. fıkraları uyarınca yapılan soruşturmadan ibaret olacak.

Yazılı Soru, en geç 15 gün içinde cevaplanacak. Milletvekilleri, yazılı soruları bakanların yanı sıra cumhurbaşkanı yardımcılarına da yöneltebilecek.

Meclis Araştırması, Genel Görüşme ve Yazılı Soru önergelerinin verilme şekli, içeriği ve kapsamı ile araştırma usulleri Meclis İçtüzüğü ile düzenlenecek.

AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, TBMM Genel Kurulu'nda yaşanan kavga sırasında AK Partinin kimseye saldırmadığını belirterek, "Egemenliğin temel söz hakkı yeri olan bu kürsüyü, işgalden kurtardık." dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin "basın özgürlüğü" ile ilgili araştırma önergesinin bugün ele alınması önerisi kabul edilmedi.

Öneri üzerinde söz alan MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, bir mesleğin, hiç kimseye suç işleme imtiyazı vermemesi gerektiğini kaydetti. Akçay, "İster gazeteci, ister başbakan, ister milletvekili, ister bir yargı mensubu olunuz, mutlaka birleşmemiz gereken en önemli ortak nokta hukuk olmalıdır." diye konuştu.

HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan, özgür basının olmadığı bir ülkeye, hiçbir standartta demokratik ülke denilemeyeceğini söyledi. Paylan, "Eleştirilmekten korkmayın, eleştirilmemekten korkun. Eleştiri bir ayna tutmaktır." ifadelerini kullandı.

CHP Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan, "Diyelim ki herhangi bir partiden cumhurbaşkanı seçildi. Bir gün, diğer partiden bir milletvekilinin televizyondaki konuşmasından hoşlanmadı, ağır eleştirisi hoşuna gitmedi. Ertesi sabah genel sekreteri çağırıp 'Boş işler bakanlığı ihdas ettim, bu milletvekilini buraya bakan yaptım." diyecek. Bakan yapıldıktan bir dakika sonra da bakanlıktan alacak. Ne olacak? Milletvekilliği düşmüş olacak ve öğleden sonra tutuklatacak. Böyle bir anlayışa 'dur' demeliyiz." görüşünü bildirdi.

AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, dün Genel Kurulda cumhuriyet tarihinde görülmemiş çirkin bir olayın meydana geldiğini söyledi.

Kürsünün, milletvekilleri tarafından işgal edildiğini dile getiren Elitaş, "Televizyon televizyon gezip 'AKP bize saldırdı' deniliyor. Kim saldırdı? Benim Genel Başkan Yardımcımın burnunu kim kırdı?" dedi.

Elitaş, şunları kaydetti:

"Bir milletvekili 'Bazıları tekbir getiriyordu, IŞİD'in nefretini gözlerinde gördüm' diyerek tweet atıyor. Bu, ahlaksızlıktır. Bir kadın milletvekili 'Bana saldırıldı' diye ortaya çıkıyor. Bu da haysiyetsizliktir. Yalan varsa en büyük haysiyetsizliktir. Burada ben oyumu kulanırken benimle ilgili görüntü çekmek kimsenin hakkı değildir. Ancak CHP milletvekillerinde büyük bir kaset yapma sevdası var. Vazgeçin şu kaset sevdasından. Aramda 1 metre mesafe var, canlı yayın yapıyor. O kadın milletvekiline dokunmadım, sadece sözle uyardım ama bu milletvekili çıkıyor 'Grup başkanvekili bana saldırdı' diyor. Ne idare amirimiz ne ben o kadın milletvekiline kesinlikle dokunmadık, yaptığı işin yanlış olduğunu söyledik."

Bir milletvekilinin bacağından ısırıldığını anlatan Elitaş, "Biz burada milletvekillerinin görev yaptığını zannediyoruz. Bir milletvekili bacağından ısırılır mı? Bu yakışık alır mı, doğru iş mi?" diye konuştu.

Genel Kurul'da, AK Parti İstanbul Milletvekili Mihrimah Belma Satır ve Antalya Milletvekili Gökcen Özdoğan Enç, oturdukları sıralarından, üzerinde "Dikkat, köpek giremez" yazılı afiş gösterdi.

Satır ve Enç'e, CHP Sakarya Milletvekili Engin Özkoç ile CHP Bartın Milletvekili Rıza Yalçınkaya tepki gösterdi.

CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu, dün yaşanan kavga sırasında, kürsünün yanındayken, birkaç AK Parti'li milletvekilinin tekbir getirdiğini savundu. Erdoğdu, "Bizden birkaç arkadaş da 'Cumhuriyet, Atatürk' diye bağırdı, bunu da garipsedim." dedi. Erdoğdu'ya, AK Parti'li milletvekilleri tepki gösterdi.

CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, "Nasıl 15 Temmuz'da burayı bombalardan koruduysak, dün de Meclisin içine attığınız bombayı engellemeye çalıştı arkadaşlarımız. Meşru eylemimizi gerçekleştirdik. Bu çok sınırlı bir süre olacaktı ama gelip AKP'liler saldırdı." ifadelerini kullandı.

Gök, hiçbir CHP'li milletvekilinin haysiyetsiz olmadığını, öyle bir itham varsa gidip mahkemelerde hesaplaşılması gerektiğini kaydetti.

AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, "(Tıpkı IŞİD'liler gibi tekbir getirerek saldırdı) benzetmesi çok kırıcı, haksız, yanlış, kışkırtıcı bir benzetme." diye tepki gösterdi.

Yeniden söz alan Elitaş da "AK Parti kimseye saldırmadı. Egemenliğin temel söz hakkı yeri olan bu kürsüyü işgalden kurtardık." diye konuştu.

Daha sonra, anayasa değişikliği teklifinin 1. turunda, altıncı maddenin gizli oylamasına geçildi.

Meclis Başkanvekili Ahmet Aydın, gizli oylamanın nasıl yapılacağına ilişkin bilgileri verdi. Ardından milletvekillerinin isimleri okunarak, altıncı madde için gizli oylama başlatıldı.

Madde üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, anayasa değişiklik teklifi görüşmelerinin milletin gözü önünde cereyan ettiğini söyledi.

"OHAL döneminde anayasa değişikliği görüşülemez, Meclis çalışamaz, Meclis kapatılır gibi bir kural mı var?" diye soran Bozdağ, Meclisin her şart altında çalışmakla vazifeli olduğunu, Türkiye'de anayasa yapmaya engel durum bulunmadığını ifade etti.

Teklifin, yasamanın denetimini ortadan kaldırmadığını, daha etkin ve güçlü hale getirdiğini belirten Bozdağ, "Olmayan siyasi sorumluluk ilk defa anayasaya konuluyor. Cumhurbaşkanın tüm eylemleri yargı denetimine açılıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Bozdağ, oylamaların anayasa uygun gerçekleştirildiğini, bu konuyla ilgili ihtilafların tespitinin divan tarafından yapılması gerektiğini kaydetti.

TBMM Genel Kurulu'nda, anayasa değişiklik teklifinin 8. maddesine 340 kabul, 135 ret oyu verildi.

Genel Kurul'daki gizli oylamaya 481 milletvekili katıldı. Oylamada 340 kabul, 135 ret oyu kullanıldı, 5 boş, 1 de geçersiz oy çıktı.

Düzenlemeyle, Anayasanın "cumhurbaşkanının görev ve yetkilerine" ilişkin maddede değişiklik yapılıyor ve cumhurbaşkanına, "devlet başkanı" sıfatı getiriliyor.

Devletin başı olan cumhurbaşkanına, yürütme yetkisi de veriliyor.

Cumhurbaşkanı, "devlet başkanı" sıfatıyla Türkiye Cumhuriyeti'ni ve Türk milletinin birliğini temsil edecek, anayasanın uygulanmasını, devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını sağlayacak. Gerekli gördüğü takdirde, yasama yılının ilk günü TBMM'de açılış konuşmasını yapacak. Ülkenin iç ve dış siyaseti hakkında Meclise mesaj verecek.

Cumhurbaşkanı, kanunları yayımlayacak ve kanunları tekrar görüşülmek üzere TBMM'ye geri gönderecek. Kanunların, TBMM İçtüzüğü'nün tümünün veya belirli hükümlerinin anayasaya şekil veya esas bakımından aykırı oldukları gerekçesiyle Anayasa Mahkemesinde iptal davası açacak.

Cumhurbaşkanı, cumhurbaşkanı yardımcıları ile bakanları atayacak ve görevlerine son verecek.

Cumhurbaşkanı üst düzey kamu yöneticilerini atayacak, görevlerine son verecek ve bunların atanmalarına ilişkin usul ve esasları Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenleyecek.

Yabancı devletlere Türkiye Cumhuriyeti'nin temsilcilerini gönderecek, Türkiye Cumhuriyeti'ne gönderilecek yabancı devlet temsilcilerini kabul edecek. Milletlerarası andlaşmaları onaylayacak ve yayımlayacak.

Cumhurbaşkanı, anayasa değişikliklerine ilişkin kanunları gerekli gördüğü takdirde halkoyuna sunacak. Milli güvenlik politikalarını belirleyecek ve gerekli tedbirleri alacak.

TBMM adına, Türk Silahlı Kuvvetlerinin Başkomutanlığını temsil edecek.

Sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebi ile kişilerin cezalarını hafifletecek veya kaldıracak.

Cumhurbaşkanı, yürütme yetkisine ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilecek. Kararnamelerle, yürütmenin ihtiyacını karşılaması sağlanacak, temel hak ve hürriyetler ile siyasi hak ve hürriyetler düzenleme alanı dışında bırakılacak.

Kanunda açıkça düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamayacak.

Kanunlarda, kararname konusu ile aynı konuda farklı hüküm bulunması halinde kanun uygulanacak. TBMM'nin aynı konuda kanun çıkarması durumunda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükümsüz hale gelecek.

Cumhurbaşkanı, kanunların uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabilecek. Kararnameler ve yönetmelikler, yayımdan sonraki bir tarih belirlenmemişse, Resmi Gazete'de yayımlandıkları gün yürürlüğe girecek.

Cumhurbaşkanı ayrıca Anayasada ve kanunlarda verilen seçme ve atama görevleri ile diğer görevleri yerine getirecek ve yetkileri kullanacak.

TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, maddenin oylanmasının ardından ara verdi. Aranın ardından hükümet ve komisyonun yerine oturmaması üzerine Aydın, bugün saat 14.00'te yeniden toplanmak üzere birleşimi kapattı.
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.