TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU...


TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ahmet Aydın başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, 669 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması ve Milli Savunma Üniversitesi Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname kabul edildi.

09 Kasım 2016 Çarşamba

TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ahmet Aydın başkanlığında toplandı.

Genel Kurulda gündem dışı söz alan AK Parti Zonguldak Milletvekili Özcan Ulupınar, "8 Kasım Uzun Mehmet’i Anma ve Dünya Kömür Günü" dolayısıyla yaptığı konuşmada, ilde kömür sektöründe 12 bin işçinin istihdam edildiğini aktardı.

Kömürün zor şartlarda çıkartıldığını vurgulayan Ulupınar, Zonguldak'ta 5 bin madenci şehidinin bulunduğunu söyledi. Madencilerin çalışma şartlarının da iktidarları döneminde iyileştirildiğini belirten Ulupınar, ancak buna karşın dünyanın en zor iş kolunun madencilik olduğunu ifade etti. Ulupınar, Ermenek ve Soma'da şehit madencilerin yakınlarına verilen haklardan Zonguldak'taki madenci şehitlerinin yakınlarının da faydalanmak istediğine değindi.

CHP Sinop Milletvekili Barış Karadeniz, muhtarların sorunlarının son 14 yılda çığ gibi büyüdüğünü ve muhtarlara gereken değerin verilmediğini savunarak, muhtarların aldıkları düşük maaşla masraflarını karşılayamadığını bildirdi.

MHP Adana Milletvekili Muharrem Varlı, pamuk üreticisinin sorunlarıyla ilgili konuşmasında, pamuğun Türkiye'nin en çok ihtiyaç duyduğu endüstriyel ürünlerden biri olduğunu belirterek, geçmiş yıllarda kendi ihtiyacını karşılayan Türkiye'nin, pamuk ekim alanlarının gerilemesi sonucunda şu anda ihtiyacının yarısını bile karşılayamadığını, ithalat için her yıl 2 milyar doların yurt dışına gittiğini söyledi. Varlı, bu ürüne verilen desteklerin artırılması halinde Türkiye'nin ihtiyacı olan üretimin ülke kaynaklarından karşılanabileceğini ifade etti.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Milli Eğitim Bakanlığında 30 bin 84 engelli kontenjanı bulunmasına karşın bunun 16 bin 336'sının dolu olduğuna işaret ederek, ülke genelinde atama bekleyen bin 500 civarında engelli öğretmen adayının bulunduğunu aktardı. Akçay, Milli Eğitim Bakanlığındaki boş kadrolara bu kişilerin atamalarının yapılmasını istedi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, kimi illerde ve ilçelerde kimi valiler ve kaymakamların, iktidar partisi milletvekilleriyle ziyaretlerde bulunduklarına dair duyum aldıklarını ifade ederek, milletvekillerinin buna meydan vermemesi gerektiğini söyledi.

MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta, üniversitelerde öğrenci temsilcileri seçiminin gerçekleştirildiğini anımsatarak, bazı üniversitelerde bu seçimlerle ilgili baskıların ve siyasi dayatmaların yapıldığını savundu.

TBMM Genel Kurulu'nda, 669 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması ve Milli Savunma Üniversitesi Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin görüşmelerine başlandı.

MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta, 669 sayılı KHK'nın tümü üzerinde grubu adına yaptığı konuşmada, 15 Temmuz'da yapılan darbe girişimini bir işgal girişimi olarak gördüklerini, bu kapsamda FETÖ ile mücadeleyi desteklediklerini belirtti.

Hükümetin mücadele yöntemini eleştiren Usta, şöyle konuştu:

"Hükümet FETÖ ile mücadelede stratejik bir hata yaptı. Darbe girişimi sonrasında FETÖ'yü temizleme mücadelesine üst düzeyden başlaması gerekirken, en alt düzeye inerek bir mücadele sistemi benimsedi ve bugün, belki de sayısı 200 bini bulan kamu görevlisi veya özel sektörde çalışan, bu FETÖ'nün değişik birimlerinde çalışan insanlar ya açığa alındı ya ihraç edildi veya okulları kapatıldı. Dolayısıyla, bir defa, adalet sistemi ciddi yük altına girdi ve şu anda işler yürümez hale geldi. Türkiye'de normal adalet sistemi çalışmıyor, hatta FETÖ'yle yapılan mücadele kapsamındaki işler de hiçbir şekilde çalışmıyor çünkü iş arttı."

Usta, FETÖ'nün siyasi ayaklarının ortaya çıkarılmasının hükümet için bir samimiyet testi niteliği taşıyacağını da ifade etti.

FETÖ ile mücadelede kimler zaafiyet gösterdiyse, bir bir ortaya çıkarılması ve cezalandırılması gerektiğine işaret eden Usta, "Yıllardır vatansever gençler işsiz gezerken FETÖ'cüleri askeri ve sivil bürokrasiye yerleştirenler mutlaka kanun önünde hesap vermelidirler ve bu çerçevede FETÖ'yle mücadele en sert şekilde sürdürülmeli, hiçbir şekilde sulandırılmamalı, esnetilmemeli, gevşetilmemelidir." diye konuştu.

Usta, FETÖ ile mücadele edilirken yöntemin hukuki olması gerektiğini vurgulayarak, "İstismar olacak" diye mağduriyet yaratılmaması, Türkiye'nin gelecek yıllarını ipotek altına alacak şekilde devlete küslüğe neden olunmaması gerektiğini bildirdi.

CHP Grubu adına söz alan Konya Milletvekili Mustafa Hüsnü Bozkurt da görüşülen kararnamenin 2 bin 100 yıllık yazılı tarihi olan Türk ordusunu yeniden düzenlediğini ifade ederek, şunları söyledi:

"Türk ordusunu yeniden düzenliyorsunuz. Ne yaptınız? Genelkurmayı Cumhurbaşkanlığına, Yüksek Askeri Şurayı Başbakana, kuvvet komutanlıklarını Milli Savunma Bakanlığına, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığını İçişleri Bakanlığına, okulları Milli Eğitim Bakanlığına, hastaneleri Sağlık Bakanlığına ve yargısını da Adalet Bakanlığına. Yediye böldünüz orduyu, hiçbir komuta bütünlüğü bırakmadınız ve bu ordu şimdi Suriye'de savaşıyor."

Türk ordusunun üniformasının sıradan bir üniforma olmadığını, zaferlerle, kan, ter ve gözyaşı ile bezeli olduğunu belirten Bozkurt, kürsüden 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Anıtkabir'e girişlerinde üzerleri aranan askerlere ilişkin bir fotoğrafı gösterdi.

Bozkurt, "Türk ordusunun generallerine potansiyel terörist muamelesi yaptınız, Anıtkabir'in kapısında astsubaylara dedektörle paşa arattınız. O paşalar kim biliyor musunuz? 'Size taarruz etmeyi değil, ölmeyi emrediyorum' diyen ve kurşunun üzerine koşarak giden Türk ordusunun paşaları." ifadelerini kullandı.

İktidarın asıl amacının KHK'ler ile yeni bir rejim inşa etmek olduğunu ileri süren Bozkurt, samimi bir mücadelenin terör örgütünün siyasi bağlantılarının ortaya çıkarılması ile başlaması gerektiğini anlattı.

Bozkurt, "Derdiniz FETÖ falan değil. Eğer derdiniz FETÖ olsaydı ilk olarak o FETÖ'ye vücut veren siyaset erbabından işe başlardınız, siyaset esnafından işe başlardınız, siyasetçi kılığıyla gezen hainlerden işe başlardınız. Oradan başlamadınız. 672 ile bir meşru yasal sendikaya üye olmuş gariban öğretmenden başladınız." diye konuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı da Bozkurt'un konuşmasının ardından, sataşma nedeniyle söz aldı.

Ülkede 14 yıldır tek başına iktidarda olan bir partiden "Din devleti kuracaksınız" diyerek, laiklik eleştirileri yaparak söz etmenin tutarlı ve gerçekçi bir yaklaşım olmadığını belirten Bostancı, muhalefet temsilcilerinin konuşmalarında sürekli Hitler dönemine gönderme yapmalarının da anlamsız olduğunu kaydetti.

Bostancı, "Sürekli bir Hitler göndermesi yapılıyor. Maalesef bunu yapanlar tarih bilmiyorlar, Türkiye'nin gerçeğini bilmiyorlar. Seçimde kazanın. Lafla rekabet ederek değil. Lafla birtakım yanlış algılar uyandırarak değil. Millet nihai kararı veriyor." dedi.

AK Parti İzmir Milletvekili Kerem Ali Sürekli de KHK'nın tümü üzerinde şahsı adına yaptığı konuşmada, AK Parti'nin terör örgütleriyle mücadelesinin kararlılıkla süreceğini belirtti.

Türkiye üzerinde hiç kimsenin operasyon yapmasına izin vermeyeceklerini vurgulayan Sürekli, "Hain emelleri aynı olan tüm alçak örgütlerin ve onların üst akıllarının hesaplarını başlarına geçireceğiz." dedi.

FETÖ'nün darbe girişimine bütün milletin hep birlikte karşı koyduğuna dikkati çeken Sürekli, AK Parti olarak Yenikapı ruhunu unutturmayacaklarını vurguladı.

CHP Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar da şahsı adına söz aldı.

Baydar, KHK ile askeri hastanelerin Sağlık Bakanlığı'na bağlanmasını eleştirerek, bunun terörle mücadele eden orduyu olumsuz etkileyecek ve sorunlara yol açacak bir düzenleme olduğunu savundu.

Askeri hastanelerin özelliklerini ve Türkiye gibi terörle mücadele eden bir ülke için taşıdığı öneme işaret eden Baydar, bu hastaneler için yeni ve özgün bir model yaratılabileceğini kaydetti.

Baydar, askeri hastanelerin verimliliğinin yanlış kriterler ile hesaplandığını savunarak, "Nasıl ki istihkam bölüğünün görevini belediye üstlenemezse, askeri tıbbiyenin rolünü de sağlık bakanı hele bakkal hesabı yapan bir sağlık bakanı asla üstlenemez." diye konuştu.

TBMM Genel Kurulunda, 669 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması ve Milli Savunma Üniversitesi Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname kabul edildi.

Görüşmelerde MHP Grubu adına söz alan Antalya Milletvekili Mehmet Günal, ordunun yapısının bozulmaması gerektiğini belirterek, "Ülkemizin gelişmesi için, hele hele şu anda dört bir yanımızdan terör saldırılarıyla, değişik açılardan yapılan kuşatmalarla karşı karşıya olduğumuz bir ortamda, güvenlik kuvvetlerimizin reforme edilmesi normaldir, varsa içinde darbe teşebbüsüne karışanlar ayıklanmalıdır ama toptancı bir yaklaşımı doğru bulmuyoruz." ifadesini kullandı.

CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, AK Parti iktidarının, Fetullahçı yapılanmaya yardım ve yataklık yaptığını iddia etti. GATA'nın sivilleştirilmesi ve Sağlık Bakanlığına bağlanmasının da çok büyük bir hata olduğunu savunan Emir, "GATA'nın kapatılmasıyla askeri tababeti de bitiriyorsunuz, askeri sağlık eğitimini bitiyorsunuz, askeri sıhhi astsubaylığını da bitiriyorsunuz, askeri hemşireliği de bitiriyorsunuz." dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, "AK Parti'nin FETÖ'ye yardım ve yataklık yaptığı iddiası siyaseten yanlıştır, hukuken yanlıştır, aklen yanlıştır." diyerek, bu iddiayı şiddetle reddettiğini söyledi.

AK Parti Balıkesir Milletvekili Mahmut Poyrazlı, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra artık herkesin safını net bir şekilde belirleme zamanının geldiğini belirterek, "Artık herkes FETÖ'nün tarafında mı, eli kanlı PKK'nın, DEAŞ'ın safında mı yoksa ölümü göze alarak istiklaline ve istikbaline sahip çıkan aziz milletimizin yanında mı olduğunu belirlemeli, bu belirlemesini de söz ve eylemleriyle de açık bir şekilde belli etmelidir." diye konuştu.

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, "Adalet ve Kalkınma Partisi, 15 Temmuz gecesiyle ve Fetullah Gülen cemaatiyle hesaplaşıp yüzleşmediği sürece bu ülke ne Fetullah Gülen cemaatinden ne de diğer cemaatlerden kurtulmayacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

MHP İstanbul Milletvekili Arzu Erdem, suçlu ile suçsuzun birbirinden ayrılması, bu hususta titiz ve detaylı çalışmalar yapılması gerektiğine dikkati çekti.

CHP İstanbul Milletvekili Dursun Çiçek, emir komuta birliğinin önemine değinerek, Çin'in stratejik yaklaşımı olarak ifade edilen "Parçala, böl, yönet" taktiğinin, bu KHK'da görüldüğünü savundu. Çiçek, "Çin, bunu düşmanına karşı uygulamıştır, Türklere karşı uygulamıştır. Şimdi ise biz ne yapıyoruz? Kendi ordumuzu parçalayıp, bölüp, yönetmeye çalışıyoruz." dedi.

KHK görüşmelerinde MHP Grubu adına söz alan Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Parsak, Genelkurmay Başkanı olabilmek için kuvvet komutanlığı yapmış olma şartının kaldırılmış olmasının üzerinde son derece önemle durulması gerektiğini söyledi.

Parsak, "Kuvvet komutanlığı yapmamış birisinin Genelkurmay Başkanı olabilmesinin, askeri emir komuta zinciri açısından sakıncaları bir yana, kuvvet komutanlığı yapmış olma şartı aranmaksızın her orgeneral ve oramiralin Genelkurmay Başkanı adayı olabilmesi başlı başına büyük sıkıntılar oluşturabilecek hassas bir durumdur. Bu düzenlemeyle Genelkurmay Başkanı olmak isteyen orgeneral ve oramirallerin siyasi davranabilme ihtimalleriyle iktidar partisine yakın olma eğilimlerinin artacağı su götürmez bir gerçektir." diye konuştu.

CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan da 15 Temmuz darbe girişimine iktidarı muhalefetiyle güç birliği içinde karşı konulduğuna işaret etti.

CHP'nin darbe girişimine karşı durmasının AK Parti iktidarının tüm icraatlarını onayladığı anlamına gelmediğini vurgulayan Bakan, "Bizler demokrasiye inandığımız için darbe girişiminin karşısında olduk. Seçimle gelenin tankla değil, seçimle gitmesi gerektiğine inandığımız için darbe girişiminin karşısında durduk." dedi.

Bakan'ın konuşmasının ardından söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, şunları kaydetti:

"Sayın konuşmacı, 'AK Parti'nin içinde belediye başkanları vesaire görevliler, milletvekilleri yok mu FETÖ ile bağlantılı' tarzında bir ifade kullandı. Hangi milletvekillerinin bu FETÖ ile bağlantılı olduğuna dair böyle genel geçer değerlendirmeler değil, doğrudan isim vererek konuşması yerinde olur. Aksi halde bu tür iddialar lüzumsuz siyasi spekülasyon ve sonuç olarak; FETÖ ile mücadele eden AK Parti'ye zarar verme kastına, FETÖ ile aynı mecraya düşen bir mahiyet kazanıyor. Hem ByLockcu maylokcu bir takım laflar edeceksiniz, 'Gel, kimmiş söyle' dendiğinde susacaksınız. Bu kabul edilemez."

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay da yerinden söz alarak, FETÖ'nün bir virüs gibi pek çok yere sızdığının ortaya çıktığını söyledi.

Altay, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Matematiksel olarak, mantık olarak FETÖ'nün Adalet ve Kalkınma Partisi'ne sızmamış olması mümkün mü? Ben geçenlerde bir yerde söyledim; matematiksel olarak bize sızmamış olduğunu söyleyemem dedim. Ben bu kadar dürüst ve samimi bunu söylüyorum. Siz niye söyleyemiyorsunuz? ByLockcu bakanlara gelince. Allah bize şah damarımız kadar yakın değil mi? Yani affetmez. ByLockcu hükümet üyesi olduğuna dair kamuoyunda geniş bir kanaat var. Bu virüs her yere sızmıştır. Bunu cesurca söylemeniz lazım. 'Bizde yok, bizde yok' diyerek bu işten sıyrılamazsınız. Ben 'bizde yok' demiyorum. Dürüst olun. Cumhurbaşkanlığına sızmış bir örgütün Adalet ve Kalkınma Partisi'nin il ilçe teşkilatına, belediye meclislerine sızmamış olduğunu iddia etmek, gülünç bir iddia olur."

AK Parti Sinop Milletvekili Nazım Maviş de hain darbe girişimi sonrasında, bu girişimle bağlantılı olarak ülkede bazı düzenlemelerin zorunluluk haline geldiğini, anayasada yer alan OHAL ve KHK'lar ile hukuk içinde kalınarak bu düzenlemelerin hayata geçirildiğini belirtti.

Konuşmaların ardından 671 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Kurum ve Kuruluşlara İlişkin Düzenleme Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kabul edildi.

Aydın, 671 sayılı KHK'nın kabul edilmesinin ardından, komisyon ve hükümetin yerinde olmaması üzerine birleşimi yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.