TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU...


TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Akif Hamzaçebi başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu Tasarısı'nın ilk 10 maddeden oluşan birinci bölümü kabul edildi.

19 Ekim 2016 Çarşamba

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Akif Hamzaçebi başkanlığında toplandı.

Hamzaçebi, bugün bağımsız Bosna Hersek Cumhuriyeti'nin ilk Cumhurbaşkanı, bilge insan, sadece bir siyaset adamı değil, aynı zamanda düşünce insanı Aliya İzzetbegoviç'in vefatının 13'üncü yılı olduğunu belirterek, İzzetbegoviç'i saygıyla ve rahmetle andı.

Bugün aynı zamanda 19 Ekim Muhtarlar Günü olduğunu anımsatan Hamzaçebi, "Muhtarlık, yaklaşık 200 yıldır demokrasinin temel bir kurumu olarak Türkiye'de var. Muhtarlar seçimle iş başına gelen, en yerel, halkın sorunlarını birinci elden öğrenen ve çözümü için çalışan kamu görevlileridir." diye konuştu.

Hamzaçebi, "Muhtarlık için ne kadar konuşsak azdır. Bütün muhtarlarımızın muhtarlık gününü kutlarken, Türkiye Büyük Millet Meclis'inin muhtarlarımızın talep ve sorunlarına ilgi göstererek, çözümü için adım atmasını yüce Meclis'ten diliyorum." ifadesini kullandı.

Genel Kurul'da gündem dışı ilk sözü alan AK Parti Bursa Milletvekili Hakan Çavuşoğlu, Bosna Hersek'in ilk Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç'in vefatının 13'üncü yılı nedeniyle yaptığı konuşmada, şunları söyledi:

"Aliya, İslam toplumlarının uyanışını ve İslam ile Müslümanlar arasındaki mesafeyi kendisine dert edinmiş bir düşünürdür. Ona göre, şayet batı medeniyeti karşısında İslam toplumlarının bir çıkış yolu olacaksa bu, ancak şuurlu bir İslami dönüşümün yaşanmasıyla mümkün olacaktır. Adaletin tesis edilmesi, fitnenin ve zulmün ortadan kaldırılması onun siyaset felsefesinin temelidir."

HDP Mardin Milletvekili Gülser Yıldırım, eğitimde yaşanan sorunlara, CHP Antalya Milletvekili Niyazi Nefi Kara ise seçim bölgesinin sorunlarına ilişkin gündem dışı konuştu.

Konuşmaların ardından, grup başkanvekilleri gündemdeki konulara ilişkin söz aldı.

MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta da İzzetbegoviç'in gençliğinden itibaren Bosna halkı üzerindeki baskı ve zulümleri gidermek için fikir ürettiğini, mücadele ettiğini vurguladı.

"Muhtarlarımızın en önemli sorunu sosyal güvenlik primidir. Muhtarlarımızın çoğu sosyal güvenlik primini yatıramadığından sosyal güvenceden yoksun duruma düşmüştür." diyen Usta, muhtarların durumuna ilişkin kanun tekliflerinin komisyonlarda beklediğini anlattı.

Usta, tekliflerinin gündeme alınmasını istedi.

HDP Grup Başkanvekili Çağlar Demirel ise HDP'ye yönelik "siyasi soykırım operasyonlarının" devam ettiğini öne sürerek, parti yöneticilerinin gözaltına alındığını ve avukatları ile görüştürülmediğini belirtti.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay da İzzetbegoviç'i rahmet, minnet ve özlemle andıklarını bildirdi.

Altay, muhtarların başta özlük hakları olmak üzere, görev tanımlarıyla ilgili sorunlarının çözümüne yönelik kanun tekliflerinin, Hükümet tarafından dikkate alınmasını temenni ettiklerini kaydetti.

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, Aliya İzzetbegoviç'in vefatının 13'üncü yılı olduğunu anımsatarak, "Aliya İzzetbegoviç, gençliğinden itibaren Müslümanlara yönelik baskılar karşısında sesini yükselten, mücadele eden, çevresindeki insanları örgütleyen bir isimdir. Daha 20'li yaşlarında düşüncelerinden ötürü komünist rejim tarafından cezaevine atılan bir isimdir. Aliya, sadece bir siyasi lider değil, aynı zamanda çağımızın önde gelen filozoflarından biridir." dedi.

Turan, 200 yılı aşkın bir süreden beri muhtarlık makamının olduğunu, Meclis'in geçen dönem muhtarların özlük haklarıyla ilgili çok önemli düzenlemelere imza attığını vurgulayarak, "Ümit ediyorum, yeni dönemde de benzer çalışmalar devam eder." değerlendirmesinde bulundu.

AK Parti Gaziantep Milletvekili Abdullah Nejat Koçer, Türkiye'nin terörle mücadeleye, dünyadaki küçülmeye, 15 Temmuz darbe girişimine rağmen büyümeye devam ettiğini belirtti.

HDP, Danışma Kurulu toplanamadığı için ekonomiyle ilgili Meclis araştırma önergesinin bugün görüşülmesini, grup önerisi olarak Genel Kurul gündemine getirdi.

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, öneri lehinde yaptığı konuşmada, ekonomide kara delik açılarak, ekonominin batma noktasına bilinçli şekilde getirildiğini savundu.

Baluken, taşıma suyla ekonominin değirmenin döneceğinin düşünüldüğünü öne sürerek, "Körfez parası, kaynağı belli olmayan Arap sermayesiyle bu işin gitmeyeceği ilk günden ortadaydı. O da yetmedi kara paradan medet umdunuz. İçeride savaş politikasına can da ekonomi de dayanmaz. Her gün F-16'ları havalandır, orada operasyonları düzenleyen darbecileri havyarla besle buna ne can ne de ekonomi dayanır. Büyük bir ekonomik çöküş, ekonomik buhran önümüzde görünüyor. " dedi.

CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, önerinin lehinde söz alarak, Türk Lirasının dolar karşısında sene başından itibaren değer kaybettiğini, 15 Temmuz'dan itibaren parası en hızlı değer kaybeden ülkenin Türkiye olduğunu söyledi. Hükümetin bu işi ciddiye almadığını ileri süren Öztrak, dolardaki bu oynamanın ekonomiye çok ciddi maliyetinin bulunduğunu ifade etti.

Öztrak, ekonominin içine düştüğü durumun 15 Temmuz ile ilgili olmadığını, ancak bu tarihten sonra sıkıntıların daha da arttığını ileri sürdü. Başbakan Binali Yıldırım'ın, ekonomik meseleler karşısında en büyük reformun başkanlık sistemini getirmek olduğunu söylediğini anımsatan Öztrak, ekonomisi en gelişmiş 20 ülkeye bakıldığında, 17'sinde parlamenter sistemin olduğunu, birinde doğrudan demokrasi, ikisinde de başkanlık sistemi bulunduğunu kaydetti.

AK Parti Gaziantep Milletvekili Abdullah Nejat Koçer ise öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, dünyada bu kadar büyüme sorunu yaşanırken, diğer ülkelerin büyüme rakamları, yaşadıkları sorunlar, Yunanistan'ın 7 yıldır krizden çıkamamasına, Rusya'daki ekonomik krize rağmen Türkiye'nin büyümede Avrupa'da 1. ve dünyada 5. olduğuna işaret etti. Koçer, büyüme rakamının az bulunabileceğini, ancak Avrupa sıfırlarla devam ederken, dünya büyüme sorunu yaşarken Türkiye'nin yüzde 4 büyümesini yok saymanın, eleştirmenin, son derece yanlış olduğunu vurguladı.

Koçer, "Türkiye terörle mücadeleye, dünyadaki küçülmeye, 15 Temmuz darbe girişimine rağmen büyümeye devam ediyor, edecek. 2016'nın ilk 6 ayında elektrik tüketiminde yüzde 5,3 artış var. Bu yılın ilk 9 ayında havayollarında yolcu trafiği yüzde 18 arttı. Kriz edebiyatı yapmanın hiçbir anlamı yok. Bu ülkenin hiç mi iyi tarafı, büyümede başarısı yok?" diye konuştu.

Önerinin aleyhinde söz alan MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta, 2017 bütçesinin, kamuda da dengelerin bozulduğunu gösterdiğini, plansızlık, programsızlık olduğunu ileri sürdü. Usta, bütçe dengelerinin bozulduğunu, kamuda saltanatın başını alıp gittiğini, bunun da tasarrufları düşürdüğünü, yapılan orta vadeli programın hiçbir itibarının olmadığını savundu.

Konuşmaların ardından HDP grup önerisi kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulunda, Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu Tasarısı'nın görüşmelerine başlandı.

"Temel kanun" olarak görüşülen tasarının tümü üzerinde MHP Grubu adına söz alan Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan, ticari işlemlerde taşınır rehnine taraf olabileceklerin kapsamının genişletildiğini, rehin verenin mevcut ve müstakbel varlıkları ile bunların getirilerinin kapsam dahiline alındığını, üçüncü bir kişiye taşınır malını bir başkası adına rehin etme imkanının tanındığını belirtti.

Özü itibarıyla olumlu etkileri olabilecek düzenlemenin bazı sakıncaları doğurmasının da beklenebileceğini vurgulayan Ayhan, "Örneğin, esnaflar ve tacirler arasındaki rehin uygulamasına izin verilmesiyle, ticari ilişkilerin finansmanının banka sistemi dışında, rehin, tefeci ve gayrikanuni yollarla yapılabilmesinin önü de açılabilecektir." dedi.

Ayhan, "14 yıllık AKP iktidarı ekonomiyi, esnaf ve hane halkını borca boğmuştur. Bu, borçtan kurtulmayı değil, borçlanmanın süresini uzatabilmeyi sağlamaya çalışan bir düzenleme olarak ortaya çıkıyor." ifadesini kullandı.

HDP Gaziantep Milletvekili Mahmut Toğrul, tasarıya ilişkin eleştirilerini dile getirdi.

"Savaş koşullarında ekonominin iyi gitmesi eşyanın tabiatına aykırıdır, mümkün değildir." diyen Toğrul, dış politikada yaşanan gelişmelerle birlikte, Türkiye'nin hiçbir komşusuyla geçinemez hale ve ekonominin dip yapma noktasına geldiğini savundu. Toğrul, "Bugün geldiğimiz koşullarda ekonomi gerçekten iflasın eşiğinde. Kredi derecelendirme kuruluşları notumuzla ilgili olumlu bir şey yaptığında bunları alkışlıyoruz, negatif bir şey söylediğinde, efelendik." diye konuştu.

Türkiye ekonomisinin gün geçtikçe temel normlardan uzaklaştığını ifade eden Toğrul, adım adım ekonomik krize yüründüğünü öne sürdü.

CHP Denizli Milletvekili Kazım Arslan ise üreten kesimlerin üzerindeki maliyet yükünün azalması, krediye, finansmana erişimin kolaylaştırılması ve bu konuda her türlü desteğin verilmesi noktasında CHP olarak desteklerini sürdürmeye kararlı olduklarını ve bu nedenle tasarıyı desteklediklerini söyledi.

Arslan, "Kobilerin kredi hacmini yükseltirken, bankaların faiz indirimi konusunda da bir çalışma yapılmasına ihtiyaç vardır." dedi.

Kazım Arslan, kayyum uygulaması ile iş dünyasının tedirgin edildiğini ve rahat çalışamadığını dile getirdi.

Şahsı adına söz alan AK Parti Yozgat Milletvekili Abdulkadir Akgül, tasarının kobiler tarafından beklenen bir düzenleme olduğunu belirtti. Akgül, "Kobilerin, esnaf ve sanatkarların, özellikle teminat ve kefillikte çekmiş oldukları güçlüklerin, bir nebze bu kanunla bertaraf edileceğine inanıyorum." diye konuştu. Akgül, işletmelerin taşınırlarının güvence altına alınmasında büyük kolaylık sağlanacağını vurguladı.

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Türkiye'nin bu yıl çok büyük badireler atlattığını belirterek, "İnşallah önümüzdeki dönemde, hepinizin desteğiyle, Patent Kanunu gibi, vergi reformundan tutun birçok reformu hayata geçireceğiz." dedi.

Şimşek, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu Tasarısı üzerinde söz aldı.

Mehmet Şimşek, Dünya Bankası'nın çalışmasına göre, KOBİ'lerin varlıklarının yüzde 44'ünün makine, teçhizat ve yüzde 34'ünün alacaklardan oluştuğunu belirtti.

Şimşek, KOBİ'lerin varlıklarının yüzde 78'inin makine, teçhizat ve alacaklardan oluştuğunu, ancak bunların kredi talebinde rehin olarak kullanılamadığını ifade etti.

Finansmana erişimde en büyük engeli bunun oluşturduğunu anlatan Şimşek, KOBİ'lerin taşınmazların toplam varlıkları içindeki payının sadece yüzde 22 de kaldığını, o nedenle düzenlemenin çok önemli reform olduğunu vurguladı.

Tasarıyla ilgili toplantıların bir kısmını kendisinin de yönettiğini aktaran Şimşek, ilgili bakanlığın Gümrük ve Ticaret Bakanlığı olduğunu, kendisinin de tasarıyı devrettiğini bildirdi.

Şimşek, tasarıyı hazırlarken sadece finans kesimiyle değil, bütün kesimlerle yakın diyalog kurduklarını, çok güzel bir tasarıyla Genel Kurul'un karşısında olduklarını anlattı.

Mehmet Şimşek, Türkiye'nin bu yıl çok büyük badireler atlattığına işaret ederek, "(Reformlar konusunda ilerleme yok) şeklinde bir hava vardı. Bu yıl şubatta AR-GE reformunu yaptık, Mayısta işgücü piyasasının esnekliğini, istihdamı artıracak önemli reform yaptık.Temmuzda, Ağustosta özellikle yatırım ortamını iyileştirecek, işletmeler üzerinde yükleri azaltacak, tasarrufları artıracak çok önemli düzenlemeler yaptık. Önümüzdeki dönemde inşallah, hepinizin desteğiyle, burada yapacağımız yoğun, güzel çalışmalarla Patent Kanunu gibi, vergi reformundan tutun bir çok reformu hayata geçireceğiz." diye konuştu.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, "Türk kadını, 15 Temmuz gecesi tankların, helikopter mermilerinin önünde adam gibi ölmüştür." dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, temel kanun olarak görüşülen Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu Tasarısı'nın 10 madden oluşan birinci bölümü kabul edildi.

Görüşmelerde söz alan HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Kaya'nın kabinedeki tek kadın bakan olduğuna işaret ederek, "Bundan birkaç gün önce Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, bütün kadınları ve toplumu rahatsız eden bir açıklaması oldu, 'Adam gibi ölürüz, madam gibi değil' şeklinde. Sayın bakanın, bu cümlelerle ilgili mevcut durumu açıklayan ve kabul edilemez olduğunu ifade eden görüşleri dile getirmesini beklerdik." diye konuştu.

Bakan Kaya ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kullandığı ifadenin, Anadolu'da kullanılan bir deyim olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Sayın Cumhurbaşkanımızın kadına verdiği değer, AK Parti'de, hatta bütün partilerde siyaset yapmış herkes tarafından görülmüştür. Sayın Cumhurbaşkanımızın başbakanlığı döneminde, İstanbul'da Meclis üyeliği listelerinin nasıl yapıldığına bizzat şahit olmuş biri olarak şunu söylemek isterim ki, her zaman ilk üç sırada muhakkak kadınlara listelerde yer verilmesini sağlamaya çalışmış bir siyasi partinin liderliğini uzun yıllar yapmıştır. Kadınların siyasette aktif şekilde yer almasını en fazla Sayın Cumhurbaşkanımızın kendisi desteklemiştir. Bu deyim Anadolu'da kullanılan bir deyim, maksadından saptırmayalım arkadaşlar."

Baluken, Kaya'nın açıklamasını kınadıklarını ifade etti. Baluken, ülkenin başında olan bir makamda bulunan yöneticilerin, bazı deyimleri kullanırken, kadınlar ve toplumun hassasiyetleri açısından duyarlı ve dikkatli olması gerektiğini belirtti.

Bunun üzerine Kaya, şunları söyledi:

"Türk kadını, 15 Temmuz gecesi tankların, helikopter mermilerinin önünde adam gibi ölmüştür. Bunu söylemek istiyorum. Kadın, erkek ayrımı yapmaksızın, genciyle, yaşlısıyla, yediden yetmişe bu milletin kadınları, bu Meclis çatısı altında da ben hükümetin bir kadın bakanı olarak, burada bombaların altında oturdum ve milletin iradesine sahip çıktım.

Bakın o gece kadın vekillerimiz buradaydı. Sayısı, Meclis'teki erkek vekillerimize oran olarak çok daha yüksek sayıdaydı. Bizler milletin iradesine sahip çıktık. Türk kadını tankların önünde meydan okudu. Boğaziçi Şehitler Köprüsü'ndeki kadınlarımızı size hatırlatmak isterim. Türk kadını adam gibi ölmesini çok iyi bilir. 15 Temmuz'da da bunu gösterdik. 8 tane kadın şehidimiz var. Allah'tan hepsine rahmet diliyorum."

TBMM Genel Kurulu'nda, Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu Tasarısı'nın ilk 10 maddeden oluşan birinci bölümü kabul edildi.

Kabul edilen maddelere göre, teslimsiz taşınır rehin hakkının güvence olarak kullanımının yaygınlaştırılması, bu rehne konu taşınırların kapsamının genişletilmesi, taşınır rehninde aleniyetin sağlanması, rehnin paraya çevrilmesinde alternatif yolları sunarak finansmana erişimi kolaylaştırmak amaçlanıyor.

Tasarı, taşınır varlıkları konu edinen işlemlerde rehin hakkının tesisine, rehin hakkının üçüncü kişilere karşı hüküm ifade etmesine, Rehinli Taşınır Siciline, rehinli alacaklılar arasında öncelik hakkının belirlenmesine, tarafların ve üçüncü kişilerin hak ve yükümlülüklerine, rehin hakkının kullanımı ile rehinli işlemlere ilişkin diğer usul ve esasları düzenliyor.

Bir borca güvence teşkil etmek üzere kurulan ve konusu tasarıda sayılan taşınır varlıklar olan rehinli işlemlere uygulanacak olan tasarı, sermaye piyasası araçları ile türev araçlara ilişkin finansal sözleşmeleri konu edinen rehin sözleşmeleri ile mevduat rehnine uygulanmayacak.

Tapu kütüğüne herhangi bir nedenle tescil edilen taşınırlar, tasarı kapsamında yer almayacak.

Rehin sözleşmesi; kredi kuruluşları ile tacir, esnaf, çiftçi, üretici örgütü, serbest meslek erbabı gerçek ve tüzel kişiler arasında, tacir ve/veya esnaflar arasında yapılacak.

Rehin hakkı, rehin sözleşmesinin sicile tescil edilmesiyle kurulacak. Rehin sözleşmesi, elektronik ortamda ya da yazılı olarak düzenlenecek. Elektronik ortamda düzenlenen rehin sözleşmesinin sicile tescil edilebilmesi için sözleşmenin güvenli elektronik imzayla onaylanması şartı aranacak. Yazılı olarak düzenlenen rehin sözleşmesinin sicile tescil edilebilmesi için tarafların imzaları noterce onaylanacak veya sözleşme sicil yetkilisinin huzurunda imzalanacak.

Tasarıyla rehin sözleşmesinin düzenlenme usul ve esasları, rehin sözleşmesinin zorunlu unsurları sıralanıyor.

Tesis edilen bir sözleşme uyarınca üzerinde rehin kurulan bir varlığın, ikinci bir rehne konu edilebilmesine imkan sağlanacak. Mal ve hizmet üretimini kesintiye uğratmamak amacıyla rehin verenin rehinli varlık üzerindeki tasarruf hakları korunacak.

Rehnin sicile tescilinden doğacak masraflar, sözleşme serbestisi çerçevesinde tarafların iradesine bırakılacak.

Rehin hakkı, şu taşınır varlıklar üzerinde kurulabilecek:

"Alacaklar, çok yıllık ürün veren ağaçlar, fikri ve sınai mülkiyete konu haklar, hammadde, hayvan, her türlü kazanç ve iratlar, başka bir sicile kaydı öngörülmeyen ve idari izin belgesi niteliğinde olmayan her türlü lisans ve ruhsatlar, kira gelirleri, kiracılık hakkı, makine ve teçhizat, araç, ekipman, alet, iş makinaları, elektronik haberleşme cihazları dahil her türlü elektronik cihaz gibi menkul işletme tesisatı, sarf malzemesi, stoklar, tarımsal ürün, ticaret unvanı ve/veya işletme adı, ticari işletme veya esnaf işletmesi, ticari plaka ve ticari hat, ticari proje, vagon, sayılanlardan üçüncü kişiler zilyetliğindeki taşınır varlık, hak ve paylı mülkiyet hakları."

Rehin hakkı, bu varlıklardan biri veya birden fazlası üzerinde kurulabilecek. Böylece işletmelere rehin olarak gösterebilecekleri taşınırlar konusunda serbestlik tanınacak.

Bunların borcu karşılaması halinde işletmenin tamamına rehin konulamayacak.

Rehin verenin mevcut veya müstakbel taşınır varlıkları ile bu varlıkların getirileri de rehin kapsamında kullanılabilecek.

Üçüncü bir kişiye taşınır varlığını bir başkası adına rehnetme imkanı sağlanacak.

İşletmelerin müstakbel taşınır varlıkları üzerinde rehin hakkı kurulabilecek. Rehinli müstakbel taşınır varlık üzerindeki tasarruf yetkisi, bu varlıkların mülkiyete konu edilmesini müteakip kullanılabilecek.

Her tür sözleşmeden doğan mevcut veya müstakbel alacaklar, rehne konu edilebilecek.

Mevzuatı gereği özel sicillerine kaydı gereken rehinler sicile bildirilecek, buna ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılan yönetmeliklerle belirlenecek.

Taşınır varlık üzerindeki rehin hakkı, o varlığın bütünleyici parçasını da kapsayacak. Taraflar, taşınır varlığın mevcut veya sonradan ilave edilen eklentilerinin rehin kapsamına alınmasını ayrıca kararlaştırabilecek.

Birleşen veya karışan taşınır varlıklar üzerinde rehin hakkı kurulabilecek. Bir taşınırın diğer bir taşınırla bütünleyici parçası olacak şekilde karışması veya birleşmesi halinde rehin hakkı o taşınır varlığın tamamı üzerinde tesis edilmiş sayılacak.

Rehin hakkının tesisi ve üçüncü kişilere karşı hüküm ifade etmesi, rehinli alacaklılar arasında öncelik hakkının belirlenmesi, rehinli taşınır varlık ile alacağın devrinin tescili ve rehinli amacıyla Rehinli Taşınır Sicili kurulacak.

Rehinli taşınır sicili aleni olacak ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığı sicilin faaliyetlerini her zaman denetlemeye, gerekli önlemler almaya, sicil, Bakanlıkça alınan önemlere ve verilen talimatlara uymakla yükümlü olacak.

Rehin hakkı, rehin sözleşmesinin sicile tescil edilmesiyle üçüncü kişilere karşı hüküm ifade edecek.

Diğer kanunlar uyarınca bir sicile tescili zorunlu olan taşınır rehinleri, üçüncü kişilere karşı hüküm ifade etmeyi sürdürecek.

Tasarıya göre, taşınır rehnin sağladığı güvence, tescilde belirtilen rehin tutarı ve derecesi ile sınırlı olacak. Rehin, sırada kendisinden önce gelecek olanın miktarının tescilde belirtilmesi kaydıyla ikinci veya daha sonraki derecede de kurulabilecek.

Rehin sözleşmesinde sonraki sırada yer alan rehinli alacaklılara boşalan dereceye geçme hakkı verilebilecek. Rehin sözleşmesi dışında bir sözleşme ile bu hakkın tanınması halinde sözleşmenin geçerliliği, sicile tescil edilmesine bağlı olacak.

TBMM Başkanvekili Akif Hamzaçebi, verilen aranın ardından komisyon ve hükümetin yerini almaması üzerine birleşimi yarın saat 14.00'de toplanmak üzere kapattı.
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.