TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM 26. DÖNEM 1.YASAMA YILI FAALİYETLERİ DEĞERLENDİRME TOPLANTISI...


TBMM Başkanı İsmail Kahraman, TBMM Tören Salonu'nda, 26. Dönem 1.Yasama Yılı faaliyetleri değerlendirme toplantısı düzenledi.

27 Eylül 2016 Salı

TBMM Başkanı İsmail Kahraman, TBMM Tören Salonu'nda, 26. Dönem 1.Yasama Yılı faaliyetleri değerlendirme toplantısı düzenledi.

Çalışmaların uzaması nedeniyle 1 Temmuz'da alınamayan tatil kararının, FETÖ'nün darbe girişimi neticesinde daha da geciktiğini hatırlatan Kahraman, 26. dönem birinci yasama yılı çalışmalarının 19 Ağustos'ta tamamlandığını anımsattı.

Bu yılın, milletin ve devletin şanlı tarihinde ayrı ve özel bir yere sahip olacağına işaret eden Kahraman sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ülkemizde her şeyin tabii akışında seyrettiği bir dönemde hain bir tertibe, içimizden bir suikaste maruz kaldık. Gözbebeğimiz Türk Silahlı Kuvvetlerine sızmış, asker üniforması giymiş Pensilvanya merkezli kan emici teröristlerin ve hainlerin, emperyalistlerin kirli emellerini gerçekleştirmek gayesiyle giriştikleri darbe girişimi sebebiyle hepimiz olağanüstü günlerden geçtik. Çok şükür, devletimiz dimdik ayakta. Bizi yıkacaklarını zanneden gafiller ise tıkıldıkları inlerinde hakettikleri cezalarını çekmeyi bekliyorlar. Yaşadığımız olağanüstü olay bizlere çok şey öğretti. Ülke olarak demokrasi, bağımsızlık ve hürriyetin değerini uğradığımız hain saldırı ile bir kez daha anladık. Bu hain ve acımasız komplonun bir daha yaşanmaması için alınan tedbirlerin aynı kararlılıkla yürütüleceğine duyduğum inancı sizlerle paylaşmak istiyor ve aziz milletimize geçmiş olsun diyorum."

Kahraman, TBMM'nin anayasanın verdiği yetkiler çerçevesinde yasama ve denetim faaliyetlerini yürüttüğünü söyledi. Meclisin temsil ve yönetim görevlerinin de bulunduğunu, tüm çalışmaların şeffaf bir şekilde takip edilebildiğini belirten Kahraman, egemenliğin silahlı bir güç veya gruba değil, millete ait olduğu ilkesinin demokrasinin temelini oluşturduğunu vurguladı.

Türkiye'nin 2015 yılında iki seçim geçirdiğini, 26. dönem birinci yasama yılının ise 17 Kasım 2015 tarihinde başladığını dile getiren Kahraman, bu yılın çok yoğun geçtiğini bildirdi.

Bu dönemde en önemli faaliyetlerden birinin Anayasa Mutabakat Komisyonu çalışmalarını yeniden başlatmak olduğuna dikkati çeken Kahraman, şu değerlendirmede bulundu:

"24'üncü Dönemde 19 Ekim 2011’de başlayan Anayasa Uzlaşma Komisyonu çalışmaları 25 ay sürmüş ancak herhangi bir uzlaşma sağlanamadan sona ermiştir. İçinde bulunduğumuz 26'ncı dönemde Meclisimizde grubu bulunan dört siyasi partimizin de katılımı ile yeniden bir Anayasa Mutabakat Komisyonu oluşturuldu. Partilerin eşit sayıda temsilci ile katıldığı 12 üyeli bu komisyon ilk toplantısını 4 Şubat tarihinde yaptı. Yapılan üç toplantıda esasa girilemeden, komisyonun ismi üzerinde mutabakat sağlanamadığından ve ortak bir zeminde mutabakat imkanı görülemediğinden, 16 Şubat tarihinde bu çalışma da sona erdi. İnancım ve temennim odur ki Meclisimiz bu dönemde yeni bir anayasa yapacak ve siyasi tarihimizde mümtaz bir yer edinecektir."

Mevcut 1982 Anayasası'nda 18 ayrı tarihte değişiklikler yapıldığını, 196 maddeden oluşan anayasanın, 114 ayrı değişikliğe uğradığını ve yüzde 43'ünün değiştiğini vurgulayan Kahraman, "Böylesi insicamını ve bütünlüğünü kaybetmiş bir anayasa Türkiye’yi taşıyacak durumda değildir." diye konuştu.

TBMM Genel Kurulu'nun 26. Dönem Birinci Yasama Yılında 128 birleşim gerçekleştirdiğini aktaran İsmail Kahraman, "Başkanlığımıza 483 kanun tasarısı ve 1339 kanun teklifi gelmiştir. Kanun tasarılarının 88’i, kanun tekliflerinin de 25’i kanunlaşarak yürürlüğe girmiştir. Bu yasama yılında 92 kanun kabul edilmiş ve 26 Meclis kararı alınmıştır. Halen 321 kanun tasarısı ve 5 kanun teklifi Genel Kurulumuzun gündeminde bulunmaktadır." dedi.

Kahraman, 70 kanun tasarısı ile bin 327 kanun teklifinin ilgili komisyonlarda olduğuna değinerek, 4 kanun tasarısının Hükümetçe, 5 kanun teklifinin ise teklif sahibi milletvekillerince geri çekildiğini ifade etti.

Olağanüstü Hal kararı çerçevesinde de 8 Kanun Hükmünde Kararnamenin Başkanlığa sunulduğunu belirten Kahraman, 20 Mayıs 2016 tarihinde Genel Kurulda kabul edilen 6718 sayılı kanun ile 682 adet dokunulmazlığın kaldırılmasına ilişkin tezkerenin, ilgili mercilere ulaştırılmak üzere Başbakanlığa gönderildiğini bildirdi.

Meclis'in diğer önemli görevlerinden birinin de denetim olduğuna işaret eden Kahraman, şu bilgileri verdi:

"8 bin 469 yazılı, 563 sözlü soru önergesi verilmiştir. Yazılı soru önergelerinin 2 bin 767’si, sözlü soru önergelerinin de 51’i hükümetçe cevaplandırılmıştır. Başkanlığımıza da 79 yazılı soru önergesi ile bir sözlü soru önergesi yöneltilmiştir. Bunlardan 72’si cevaplandırılmış, 2’si anayasa ve İçtüzük hükümlerine aykırı oldukları gerekçesiyle iade edilmiş, 5 önerge de halen işlemdedir. TBMM Başkanlığına, bu yasama yılında 15 genel görüşme önergesi, 14 gensoru, bin 221 Meclis Araştırması Önergesi, 2 Meclis Soruşturması önergesi verilmiştir."

Meclis Başkanı Kahraman, bu yasama yılında Aile Bütünlüğünü Olumsuz Etkileyen Unsurlar ile Boşanma Olaylarının Araştırılması, Başta Cinsel İstismar Olmak Üzere Çocuklara Yönelik Her Türlü İstismar Olaylarının Araştırılması ve Fetullahçı Terör Örgütünün/Paralel Devlet Yapılanmasının (FETÖ/PDY) 15 Temmuz 2016 Tarihli Darbe Girişimi ile Bu Terör Örgütünün Faaliyetlerinin Tüm Yönleriyle Araştırılması ve gerekli önlemlerin alınmasına ilişkin 3 komisyon kurulduğunu belirtti.

Meclis'te bulunan 18 ihtisas komisyonunun da son derece verimli bir çalışma yürüttüğünü anlatan Kahraman, bu yasama yılında 458 kanun tasarısı ve teklifin görüşüldüğünü söyledi.

Dilekçe, İnsan Haklarını İnceleme ve Kadın Erkek Fırsat Eşitliği komisyonlarının da vatandaşlar tarafından en çok başvurulan komisyonlar olduğunu ifade eden Kahraman, çeşitli sivil toplum kuruluşları ve girişimler tarafından da toplu imza ile verilen dilekçe sayısının bin 564 olduğunu vurguladı.

Kahraman, Dolmabahçe Sarayı başta olmak üzere saray, kasır ve köşkleri 830 bin kişinin ziyaret ettiğini, eserlerin yaşatılması için restorasyon çalışmalarının da devam ettiğini belirtti.

Dünü unutmadan, düne takılıp kalmadan, bugün yapılacak çalışmalarla yarına yürüyeceklerini ifade eden Kahraman, evrensel hukuk normlarına uygun, demokrasiyi özümsemiş, milli birlik ve bütünlük içinde muasır medeniyet hedefini aşmış bir Türkiye'ye ulaşmak için çalışmaları ortak akılla yürüteceklerinin altını çizdi.

Kahraman, Meclis'in 1 Ekim'de ikinci yasama yılına başlayacağına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Önümüzde bizi bekleyen büyük işler ve hedefler var. Bizi bekleyen büyük işleri ve hedefleri birlikte başaracağız. Ufkumuzu karartan bulutların dağıldığı bu dönemde, başta darbeci zihniyetin bütün izlerini taşıyan 12 Eylül Anayasası'nı değiştirmek temel gayemiz olmalıdır. Parlamentomuzda grubu bulunan dört siyasi partimizin de katkı ve desteği ile hazırlayacağımız yeni anayasa sade, sivil, demokratik, hürriyetçi, merkezinde bireyin olduğu bir anayasa olacaktır."

TBMM Başkanı İsmail Kahraman, FETÖ'nün darbe girişiminin herkesin gözü önünde cereyan ettiğini anımsatarak, "Maske takmış bir insanın uzun yıllar meydana getirdiği bir yapı. Bir meczupla karşı karşıyayız. Ayıklanma zaten kendiliğinden oluyor. Bütün bu çalışmaların sonucunda ortaya çıkan tabloya rağmen hala devam edenleri zaten toplum bir tarafa atacaktır, itecektir." dedi.

Kahraman, TBMM Tören Salonu'nda düzenlenen 26. Dönem 1. Yasama Yılı Değerlendirme Toplantısı'nda gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

"Yeni anayasa" ile ilgili soru üzerine, Kahraman, yeni anayasanın toplumun bütünüyle özümsediği bir anayasa olması gerektiğini söyledi. İsmail Kahraman, şöyle konuştu:

"Elbette herkes bütünüyle hemfikir olmayabilir ama çok büyük çoğunluğun iştiraki gereklidir. Bendeniz 4 parti diyorum. Hepimizin gönlü bütün partilerimizin müşterek olarak kabulü istikametinde. Nitekim daha önce kurulan Uzlaşma Komisyonu uzlaşamadı, orada her parti eşit sayıda temsil edilmişti, bu dönemde ikinci defa kurulan Mutabakat Komisyonu, her parti, 3'er kişiden eşit sayıda temsil edildi. Demek ki her seferinde gönlümüz, bütünüyle bir araya gelerek çözüme gitmek istiyor.

1961 ve 1982 Anayasaları, olağanüstü şartlarda hazırlanan anayasalardandır. 1921 hariç diğer anayasalar bir ithal anayasa gibidir, cebri anayasa gibidir. 1876 Anayasası Belçika Anayasası'nın, 1924 Anayasası Fransa Anayasası'nın esaslarını almıştır. 1921 millidir. 1961 Anayasası Alman Anayasası'nın esaslarına göre tanzim edildi. 1982, askeri idarenin anayasası şeklinde oldu. Sivil bir anayasa... O yüzden sivil deniyor; bizim şartlarımıza uygun, toplumumuza uygun bir anayasa. Bu olmadığı içindir ki anayasalar kısa aralıklarla değişiyor, birçok madde değişiyor, insicamı da ortadan kalkıyor. Anayasalar ilaç prospektüsü değil, uzun nizamnameler değil, özlü olarak yapılması gereken hususlardır. Kaba bir şekilde ele alınma değil, özünü ortaya koyma tarzında olmalı ve yaşayan hayata göre de anayasa uygulamada, gerekli şekilde değişiklik yapılabilen bir metin olmalıdır."

TBMM Başkanı Kahraman, anayasaların dokunulmaz metinler olmadığını vurgulayarak, "Meclis bunu ele almalı, Türkiyemize uygun, darbe önleyici, vesayet kaldırıcı, ferdi merkeze alan bir anayasa olmalıdır. Bu istek bütün partilerde olduğu için, bütün partilerimiz - Meclis'te olsun olmasın - hepsinin seçim beyannamesinde yeni anayasa hedef olarak alınmıştır. Ben inanıyorum ki toplum da bunu istiyor ve bu istekler doğrultusunda 26. Dönem, güzel bir anayasa yaparak, siyasi tarihe taçlanmış olarak geçecektir." diye konuştu.

Anayasaya ilişkin mini paketi geçici, ön çalışma olarak gördüğünü kaydeden Kahraman, bu paketin yargıdaki tekliği sağlamaya yönelik bir çalışma olduğunu bildirdi. Kahraman, "Kısa zamanda anayasanın bu noktasının değişeceğini görüyoruz." dedi.

Kahraman, "siyasetteki Fethullahçı ayıklanma" ile ilgili soru üzerine, şunları belirtti:

"Bu ayıklama devam ediyor. OHAL Kanunu çerçevesinde çıkartılan 8 KHK var. Kurumlar kendi içlerinde tasfiyelerini yapıyor. İllerde yanlış yapılmış ise onların düzeltilmesi noktasında çalışma yapılıyor. Sayın Başbakanımızın ifadesiyle, 'sapla samanı karıştırmayacağız.' Hakikaten hassas davranılması, adil olunması lazım. Bir tarafta kişinin geleceği, hakkı, hukuku; diğer tarafta devletin bekası, geleceği ve yaşaması var, bu iyi dengelenmeli."

TBMM Başkanı Kahraman, "Siyasetteki FETÖ unsurlarının temizlenmesi için erken seçim yol mudur?" sorusu üzerine, erken seçimin hep konuşulduğunu söyledi.

"1 Kasım'da seçim yapılır, 2 Kasım'da yeni seçim için hazırlıklar başlar; 7 Haziran'da yapılır, 8 Haziran'da başlar." diyen Kahraman, "Seçimler zamanında yapılmalıdır, ikide bir erken seçim denilmemelidir. Sebep şu ya da bu, erken seçime gidileceğini zannetmiyorum. Erken seçim ile değil, ciddi bir inceleme ile bu yapılanmanın üzerine gidilmelidir." sözlerini sarfetti.

İsmail Kahraman, yedek milletvekilliğinin dünya parlamentolarında, gelişmiş demokrasilerde hep olduğunu, yeni bir şey olmadığını belirtti.

Meclis'e buna ilişkin bir teklifin gelmediğini ifade eden Kahraman, "Olabilir, mümkündür. Tatbikatları da değişiktir, Finlandiya'da başkadır, Norveç'te başkadır. Teklif ortaya çıktığında, incelenip ona göre nihai kararımızı verebiliriz." değerlendirmesini yaptı.

TBMM Başkanı Kahraman, Yenikapı Mitingi'ne 5 milyon kişinin katıldığını, muhteşem olduğunu vurgulayarak, Meclis'e ziyarete gelenlerin ve yurtdışında görüştükleri kişilerin hep bunu dile getirdiğini söyledi.

15 Temmuz gecesi herkesin partisini bir tarafa bırakarak ay yıldızı ile meydanlara gittiğini anımsatan Kahraman, o akşam Meclis'i açtığını, Meclis'te grubu bulunan 3 partinin grup başkanvekillerinin Başkanlık Divanı'nda Katip Üye olarak görev yaptığına işaret etti.

"Yenikapı ruhu hep vardı zaten, milletimizin DNA'sında var." diyen Kahraman, o ruhun hiçbir zaman gitmediğini belirtti.

İsmail Kahraman, "Bazı milletvekillerinin cep telefonunda "ByLock programının olduğuna yönelik iddialar var. Bu iddialar size ulaştı mı, bu konuda ne diyorsunuz?" sorusuna yanıt verirken, şunları kaydetti:

"Hepimizin gözü önünde cereyan eden bir hadise; sıkıntı verici, üzücü bir hadise; Türkiyemizin karşılaşmaması gereken bir hadiseydi. Maske takmış bir insanın uzun yıllar meydana getirdiği bir yapı, maalesef insanlar ona inandı. Bir meczupla karşı karşıyayız. Ayıklanma zaten kendiliğinden olmakta, oluyor. 'Organ reddi' diye bir hadise var ya, bünye reddediyor zaten. İyi niyetle yola çıkmış olanlar ayrı. Dün Başbakanımız bu noktada açıklama yaptı. Bütün bu çalışmaların sonucunda ortaya çıkan tabloya rağmen hala devam edenleri zaten toplum bir tarafa atacaktır, itecektir; siyaset de kurumlar da yargı da askeriye de siyaset de eğitim de buna dahildir. Zaten çıkan KHK'larda bu gözükmektedir. Ama bütün işlemler muhakkak ki adalet üzerine yapılacaktır. Adaleti bir tarafa bırakmaksızın asla tatbikata girilmemelidir, adil bir şekilde, yasalara, evrensel hukuk normlarına uygun, anayasa ve mevzuata uygun çalışmalarla yürünmelidir. Öyle olursa kalıcı ve doğru olur."
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.