TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU...


TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, torba tasarı olarak bilinen "Yatırımların Proje Bazında Desteklenmesi ve Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı" görüşmeleri tamamlandı. TBMM Genel Kurulu, 1 Ekim 2016'ya kadar tatile girdi.

19 Ağustos 2016 Cuma

TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı.

Genel Kurulda gündem dışı söz alan MHP İstanbul Milletvekili Arzu Erdem, gazi ve şehit ailelerine ilişkin konuşmasında, makamların en yücesinin şehitlik ve gazilik olduğunu belirterek, bu kişilerin ailelerinin Türkiye'ye emanet olduğunu dile getirdi.

Şehit ve gazi yakınlarına verilen yardımların yetersiz olduğunu savunan Erdem, muharip gazilerin, malul gazilerin yararlandığı bazı haklardan yararlanamadığını aktardı.

CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, Tokat'taki iki enerji santralinin özelleştirileceğini belirterek, burada çalışanların ciddi maddi kayıplara uğrayacağını söyledi.

Durmaz, İstanbul'da açılışı yapılacak olan 3. köprüye ise "Mehmetçik Köprüsü" adının verilmesi talebinde bulundu.

AK Parti İstanbul Milletvekili Serap Yaşar, 15 Temmuz ve devam eden terör saldırıları konusunda yaptığı konuşmada, milletin, darbecilerin planlarını boşa çıkardığını vurgulayarak, şehitlerin ve gazilerin vatan savunmasında verdikleri mücadeleyle isimlerini tarihe yazdırdıklarına dikkati çekti.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, FETÖ ile mücadelede 17-25 Aralığın kıstas alınmasının söz konusu mücadeleyi kişiselleştireceğini savundu. Bu durumun, FETÖ ile mücadeleyi yarım bırakacağını ifade eden Akçay, MHP olarak bu mücadeleye her türlü desteği vereceklerinin altını çizdi.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, pek çok şirkete FETÖ soruşturması kapsamında el konulduğunu veya kayyum atandığını anımsatarak, "Bunu yaparken atanan kayyumlara çok dikkat etmek gerekiyor." dedi.

HDP Hakkari Milletvekili Selma Irmak, cezaevlerinden nakillerle ilgili kendilerine yoğun şikayetler geldiğini belirterek, cezaevlerindeki işkence ve dayak iddialarına ilişkin de tedbirler alınmasını istedi.

TBMM Genel Kurulunda AK Parti'nin kabul edilen grup önerisiyle Varlık Fonu kurulması ve İsrail ile ilişkilerin normalleşmesine dair anlaşma tasarılarıyla OHAL kapsamında çıkarılan 667 sayılı KHK gündemin ön sıralarına alındı.

AK Parti, Danışma Kurulu bugün toplanamadığı için Genel Kurulun çalışma programını grup önerisi olarak Genel Kurul'a taşıdı.

Buna göre, Türkiye Varlık Fonu Kurulması ile Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, Türkiye Cumhuriyeti ile İsrail Devleti Arasında Tazminata İlişkin Usul Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı, 667 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname (KHK) gündemin ön sıralarına alındı.

Ayrıca Türkiye ile Japonya Arasında Türkiye'de Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin Kurulmasına Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ile Türkiye ve Venezuela Arasında Enerji Alanında İşbirliği ile İlgili Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı da gündemin üst sıralarına taşındı.

Genel Kurulda söz konusu tasarı ve tekliflerle 667 sayılı KHK'nın yanı sıra Yatırımların Proje Bazında Desteklenmesi, İki İl Merkezinin Değiştirilmesi ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişikilik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın görüşmeleri de tamamlanacak.

AK Parti Grup önerisine göre TBMM Genel Kurulu, 23 Ağustos-1 Ekim tarihleri arasında tatilde olacak.

Grup önerisinin kabul edilmesinin ardından Türkiye Varlık Fonu kurulmasına ilişkin kanun teklifinin görüşmelerine geçildi.

HDP'nin "AK Parti hükümetinin Türkiye dış politikasında sergilediği tutarsız ve ilkesiz yaklaşımlarının ülkedeki iç ve bölgesel siyasal alandaki olumsuz sonuçlarının açığa çıkarılması" amacıyla verdiği Meclis araştırma önergesi kabul edilmedi.

HDP Grup önerisi lehine konuşan HDP Kars Milletvekili Ayhan Bilgen, hükümet adına Suriye konusunda kritik açıklamalar yapıldığını belirtti.

Hükümetin başta Suriye olmak üzere dış politikadaki tavrını eleştiren Bilgen, hükümetin birçok konuyu "üst akıl" ile izah ettiğini ancak Suriye'deki gelişmelerin arkasında ise bir plan, kurgu yokmuş gibi yaşananları düz okuduğunu iddia etti.

Bilgen, "Suriye'deki rejimi antidemokratik olduğu için eleştirmek ama bunu yaparken Suudi Arabistan ile iş birliği yapmak izah edilebilir değil. Suudi Arabistan ile İslam ordusu kurmaya gidip sonra Esad ile diyaloğa gelmek izah edilebilir yaklaşım değildir." dedi.

Dış politikanın katılımcı ve toplumsal denetime açık tutulması gerektiğini belirten Bilgen, diplomaside ikili ilişkilerin teamül ve geleneklerin önüne geçmesine izin verilmemesi gerektiğini kaydetti.

MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal, Yenikapı süreciyle siyasette başlayan üslup yumuşaması çerçevesinde Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş'a dış politikaya ilişkin yaptığı bilgilendirme dolayısıyla teşekkür etti.

AK Parti'nin dış politikada "sıfır sorun" söylemiyle yola çıkıp "sırf sorun" noktasına geldiğini öne süren Günal, "Bütün komşularımızla sorunlu hale geldik. Dış politika milli olması gereken, bütün çıkarların üstünde, siyasetin üstünde olması gereken politika tarzıdır. Dış politika şahsa bağlı olunca ifratlar, tehditler artıyor." dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin 2012'de Suriye sorununa ilişkin yaptığı değerlendirmelerin bugün hepsinin birer birer gerçekleştiğini dile getiren Günal, "Cumhurbaşkanı Genel Sekreterinin her konuda gölge dışişleri bakanı gibi açıklama yapması doğru değil. Şahsa bağlı dış politikadan vazgeçip, kurumsal olarak bu işi sürdürmemiz lazım." ifadelerini kullandı.

Günal, İsrail ile yapılan anlaşmayı da eleştirerek, İsrail'in tazminat olarak ödeyeceği bedeli "lütuf" gibi değerlendirdi.

CHP Eskişehir Milletvekili Cemal Okan Yüksel de Türkiye'de iç ve dış politika ile ekonominin kötü gittiğini ileri sürdü. Yüksel, "Halk 15 Temmuz gecesi büyük bir taarruza maruz kaldı. Darbe girişimi hiç olmamalıydı ama oldu. Olmasının mesulü kim? Mesulü hepimiziz ama sorumluluğu paylaştık diye kimse heveslenmesin. AKP'nin suçu herkesin suçunu bastırır. Memlekette işler yolunda gitse kim ödülü alacaksa yolunda gitmeyince de hesabını onun vermesi lazım, yani AKP'nin." dedi.

Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki Fetullahçı yapının örgütlenmesini önleme görevinin, 14 yıldır iktidarda bulunan AK Parti'de olduğunu savunan Yüksel, "İstihbarat enişteye emanet edilmemeliydi. İstihbarat zafiyeti büyük bir kabahattir. Cemaat, AKP döneminde orduya yerleştirildi. Bakın eski YAŞ kararlarına, göreceksiniz. Sadece cemaatin orduya yerleştirilmesi Yüce Divanlık bir suç." değerlendirmelerinde bulundu.

Yüksel, vatandaşlar darbe teşebbüsünü bertaraf etmekle uğraşırken AK Parti'nin torba yasa tasarısıyla kurulacak bir fonu denetimden kaçırmaya çalıştığını öne sürerek, "Biz demokrasi için seferber olmuşken, milleti demokrasi için meydanlara götürürken, fırsat bu fırsat mı dediniz? Kimin aklına gelir Meclis'in, Sayıştay'ın denetiminden uzak bir varlık fonu kurmak? Yeni bir örtülü ödenek mi oluşturuyorsunuz, bu fonun denetiminden neden kaçıyorsunuz?" dedi.

CHP'nin etkili muhalefetiyle Hakkari ve Şırnak'ın il statüsünü değiştiren maddenin torba yasa tasarısından çıkarıldığını anımsatan Yüksel, başta İsrail ile anlaşma olmak üzere hükümetin iç ve dış politikasını eleştirdi.

Yüksel'in konuşması sonrasında sataşma gerekçesiyle söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, İsrail ile yapılan anlaşmanın AK Parti'nin ortaya koyduğu reel dış politikanın neticesi olduğunu ifade etti. Muş, "AK Parti iktidarı, hiçbir vatandaşının saçının telini dünyanın hiçbir değerine değiştirmemiştir." görüşünü dile getirdi.

Muş'un sözleri üzerine CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de "Düşünün ki bir başbakan 'o uçağı ben düşürdüm' diyor, şimdi o uçağı Fetullahçıların düşürdüğünü söylemek zorunda kalıyorsunuz. Bir başbakan düşünün ki sabah çıkarken başbakan, akşam eve dönerken istifa etmek zorunda kalan, yerine kayyım atanmış biri. Yeni başbakanı bir kişi biliyor, yeni başbakanı açıklayacak kişiyi bile 'Ömer Çelik açıklasın' diyen bir kişi. Bugüne kadar hiç aldanmamış, aldatmamış bir Grup olmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz." diye konuştu.

HDP Grup önerisi aleyhine söz alan AK Parti Samsun Milletvekili Hasan Basri Kurt da önergeye "hayır" oyu vereceklerini vurguladı. Kurt, uluslararası ilişkiler, dış politika, dışişleri ve uluslararası ilişkilerin tümünün birbirinden farklı düzlemlerde, birbirine karıştırılmadan ifade edilmesi gerektiğini söyledi.

Konuşmaların ardından HDP Grup önerisi kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, Türkiye Varlık Fonu Kurulması ile Katma Değer Vergisi Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun teklifi üzerine söz alan MHP Samsun Milletvekili Erhan Usta, Türkiye'nin, yatırım yapamama, üretim hacmini artıramama ve mevcut üretimin teknoloji seviyesinin düşmesi gibi risklerle karşı karşıya bulunduğunu iddia etti.

Türkiye Varlık Fonu'nun bu haliyle kurulması halinde önümüzdeki dönemde büyük sıkıntılar yaşanabileceğini ifade eden Usta, "Burada bu fonun büyüklüğüne ilişkin, ekonomi üzerindeki etkilerine ilişkin, Türkiye'nin meselelerine nasıl bir katkı getireceğine ilişkin hiçbir rakamsal çalışma yok." dedi.

Usta, "Devletler, ulusal varlık fonlarını bugünün kaynaklarını gelecek nesillere aktarmak için kuruyorlar. Fakat biz, gelecek nesillerin gelirlerini bugün harcamak için kullanıyoruz." görüşünü öne sürdü.

HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan, kanun teklifinin geri çekilmesini talep etti. Paylan, hükümet, sivil toplum, iş dünyası, işçi kesimleri ve ekoloji çevreleriyle bir çalıştay yapılarak, bu yasanın Meclise getirilmesi gerektiğini söyledi.

Dünyada fon örnekleri bulunduğuna işaret eden Paylan, "Biz bunların hiçbiri değiliz. Ne emtiamız var ne cari fazlamız var ne de katma değerli ürün üretiyoruz. Yalnızca, katma değerli ürün üretenlerin ürünlerini alıyoruz ve tüketiyoruz. Üreten bir ülke değiliz, tüketen bir ülkeyiz." değerlendirmelerinde bulundu.

Paylan, sosyal projelere destek verebilecek, eğitime, sağlığa, pek çok yönde sosyal politikaya, yaratıcı gençlere destek verebilecek Hazine altında bir fon kurulması önerisinde bulundu.

CHP İzmir Milletvekili Zekeriya Temizel de tasarrufların, yatırımların finansmanı için yetersiz olduğunu savundu. Temizel, mevcut yatırım oranını artırmaya dönük ve atıl kaynakları reel ekonomiye kazandırmak üzere yeni finansman model ve tekniklerin yaratılmasına kimsenin karşı olmaması gerektiğini kaydetti.

Türkiye'de kurulmak istenen varlık fonunun tanımının, diğer ülkelerdeki klasik varlık fonlarının tanımına uymadığına dikkati çeken Temizel, "Bu, çok net bir şekilde piyasalardan bir borçlanma hedefinin olduğu, piyasalardan kaynak sağlamak üzere kurulduğu izlenimini yaratıyor. Kamunun bir kaynağını sınırsız bir şekilde alıp ondan sonra da hiçbir kamu denetim veya yasasına tabi olmadan bunları kullandırmaya kalkarsanız burada devlet kavramını tartışmaya açmış olursunuz. Bu olmaz, bu kesin olarak olmaz." ifadelerini kullandı.

CHP İzmir Milletvekili Selin Sayek Böke ise Türkiye ekonomisinin ciddi bir tedaviye ihtiyacı olduğunu ileri sürdü. Böke, "Bütüncül bir iyileştirme planıyla doğru teşhisler koyacak detaylı bir değerlendirmeyle doğru tedavi uygulamaya ihtiyaç var. Çünkü Türkiye yıllardır çok kötü yönetiliyor." diye konuştu.

AK Parti'nin ekonomi politikalarını eleştiren Böke, "14 yıllık iktidarın Türkiye ekonomisini taşıdığı yer, kan ağlayan esnaf, bir korku imparatorluğu altında ezilen sermaye ve daha da kötüsü 'İş cinayetlerine kurban gider miyim' endişesiyle her gün açlık sınırının altında elde edeceği gelir için alın teri döken, endişeyle yaşayan ücretli milyonlar." dedi.

Türkiye'nin artık önemli bir yol ayrımında olduğunu vurgulayan Böke, yeni bir kalkınma hamlesi üretilerek, yeni zenginliklerin inşa edilmesi ve bu zenginliğin hakça paylaşılması gerektiğini dile getirdi. Böke, bu yeni kalkınma hamlesi için laik, bilimsel ve fırsat eşitliğine dayalı bir eğitime, gerçek bir demokrasiye, hukuk devletine, özgürlüklere, liyakata dayalı bir kamu düzenine ihtiyaç olduğunu anlattı.

Bu haliyle kurulmak istenen Varlık Fonu'nu, "ipotek fonu" olarak niteleyen ve yasa tasarısının geri çekilmesini isteyen Böke, "Olmayan varlığa dayalı menkul değer yaratmak, finansal mucize değildir, açık bir finansal çukura atlamaktır." şeklindeki görüşünü paylaştı.

Tasarının birinci bölümü üzerinde partisi adına söz alan MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, Türkiye Varlık Fonu'nun kurulmasına karşı olmadıklarını, ancak fonun Sayıştay denetimine tabi olmamasını yanlış bulduklarını söyledi.

Sayıştay denetiminin, parlamentolar adına yapılan dış denetim olduğunu anlatan Kalaycı, "Sayıştay denetiminin etkinliği, parlamentonun egemenlik hakkının daha etkin kullanılması anlamına gelmektedir. Kanun teklifinde Sayıştay denetimi öngörülmemesinin yanlış olduğunu vurguluyor, denetim maddesinin değiştirilerek tasarının yasalaşması gerektiğini ifade ediyoruz." diye konuştu.

CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu da tasarının denetim maddesini eleştirerek, iktidarın varlık fonunu denetimden kaçırdığını iddia etti.

Kamu bankalarının esnaf ve çiftçi yerine büyük projeleri finanse ettiğini, yandaş iş adamlarına destek çıktığını öne süren Erdoğdu, "Tipik bir apartman müteahhidi mantığıyla devlet yönettiniz. Devlet şu an itibarıyla şu hale geldi; Ağır hastaydık, 17 Aralık'ta kalp krizi geçirdi bu ağır hasta, 15 Temmuz'da beyin kanaması geçirdi. Sayenizde felç ettiniz ve öylece yatıyor bu devlet." ifadelerini kullandı.

Partisi adına söz alan HDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan da AK Parti'nin iktidarda bulunduğu 14 yılda varlık fonu kurmadığını, ancak ekonomide olumsuzluklar baş gösterince, yabancı yatırımcı Türkiye'den fon çıkışları yapınca ekonomik istikrarı sağlamak endişesiyle varlık fonu kurmayı gündemine aldığını öne sürdü.

Tasarının birinci bölümü üzerine şahsı adına söz alan CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer ise kurulacak Türkiye Varlık Fonu'nun zorunlu bireysel emeklilik fonu, işsizlik sigortası fonu ve özelleştirmelerden gelecek kaynakla kurulacağını dile getirerek, kurulacak fonun varlık değil, borçlanma fonu olacağını iddia etti.

ABD'de 2008 yılında yaşanan ekonomik krizde varlık fonlarının, sıkıntılı şirketleri kurtarmada kullanıldığını anlatan Çakırözer, "Ülkemizde cari fazla, tasarruf fazlası olmadığı için böyle bir yola gidilirse, yandaş şirketlerin, hayali şirketlerin bireysel emeklilik sistemi ve işsizlik fonuyla desteklenmesi yoluna gidilirse vatandaşın parasının heba edileceği anlamına gelmektedir." şeklinde konuştu.

Utku Çakırözer, verecekleri önergelerle fonun Sayıştay denetimine tabi olmasını isteyeceklerini de kaydetti.

CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu, ÇAYKUR'dan 40'a yakın mevsimlik işçinin FETÖ'ye üye oldukları gerekçesiyle atıldığını, işçi yakınlarına "Ankara'dan, MİT'ten gelen bilgi doğrultusunda" bu kararın verildiğinin söylendiğini anlattı.

Bekaroğlu, "MİT'ten mevsimlik işçilerle ilgili ne gelir Ankara'dan? MİT darbeyi bilememiş, Başbakan'a haber verememiş, ÇAYKUR'daki mevsimlik işçilerle mi uğraşıyor?" diye sordu.

Tasarıya ilişkin eleştirilerini de dile getiren Mehmet Bekaroğlu, Türkiye'de ranta ve inşaata dayalı bir ekonomi olduğunu belirterek, kurulacak varlık fonunun yabancı ülkelerdeki benzerleriyle de uyuşmadığını savundu.

Bekaroğlu, fonun büyük projeleri finanse edeceğini, gelecek kuşakları borçlandıracağını öne sürdü.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de yerinden söz alarak, AK Parti'nin önergesiyle Meclis'in 1 Ekim 2016 tarihine kadar tatile gireceğini dile getirerek, "KHK'lar görüşülmesi gerekirken Meclis'in tatile girmesini asla tasvip etmiyoruz." dedi.

15 Temmuz FETÖ'nün darbe girişiminin ardından TBMM'deki 4 siyasi partinin ortak iradesiyle darbeyi araştırma komisyonu kurulmasına karar verildiğini, ancak AK Parti'nin hala komisyon üyesi milletvekilini bildirmediğini ifade eden Özel, "İktidar partisi darbeyi araştırma komisyonuna üye bildirmediği için komisyon çalışmalarına başlayamayacak. İktidar partisinin üye bildirmeyerek, Meclis'in ortaya koyduğu mutabakatı, komisyon çalışmalarını başlamadan akamete uğratması kabul edilemez." diye konuştu.

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.