TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU...


TBMM Genel Kurulu'nda Askerlik Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.

12 Ocak 2016 Salı

TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanvekili Hamzaçebi başkanlığında toplandı.

Hamzaçebi, birleşimin başında yaptığı açıklamada, bugün İstanbul Sultanahmet Meydanı'nda meydana gelen patlamayı anımsattı.

Valiliğin yaptığı açıklamaya göre içinde yabancı uyruklu kişilerin de bulunduğu 10 kişinin hayatını kaybettiğini, 15 kişinin de yaralandığını belirten Hamzaçebi, şunları söyledi:

"Ülkemiz önemli, tarihsel bir süreçten geçmektedir. Yıllardır PKK terörünü yaşayan ve bu terörle mücadele eden Türkiye 2015 yılı itibarıyla da IŞİD terörüyle karşı karşıya kalmıştır. Bu bağlamda 20 Temmuz 2015 tarihinde Suruç'ta gerçekleştirilen 34 kişinin öldüğü, 100'den fazla kişinin yaralandığı, 10 Ekim 2015 tarihinde ise Ankara Garı önünde gerçekleştirilen ve Cumhuriyet tarihinin en kanlı saldırısı olarak tarihte yerini alan, 107 kişinin hayatını kaybettiği, 500'den fazla kişinin yaralandığı intihar saldırıları toplum vicdanında derin bir yara açmıştır. Terör önce güven duygusunu ve toplumsal dayanışma duygusunu yok etmek ister. Bu nedenle 78 milyon insanımızın bugün birbiriyle kucaklaşma, birbiriyle dayanışma zamanıdır.
Tüm terör örgütlerini ve bu terör ortamını besleyenleri şiddetle kınıyorum. Sultanahmet'te bugün gerçekleştirilen kanlı saldırının yüreklerimizi yakan terör olaylarının sonuncusu olmasını dilerken terörü tekrar kınıyor, saldırıda hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, geride kalanlara sabır, saldırıda yaralananlara ise şifa diliyorum."

Gündemdışı söz alan CHP Çorum Milletvekili Tufan Köse, Türkiye'nin "nur topu gibi bir vesayet kurumu daha olduğunu, bu vesayet kurumunun başına da Mehmet Görmez'in geçtiğini" savundu.

Köse, "Bu Görmez Bey, Alevi evleri işaretlenirken, cemevleri kundaklanırken, çocuklar katliama uğrarken, öldürülürken, IŞİD 10 yaşındaki, 13 yaşındaki çocukların ciğerlerini sökerken suspus ama bunun kırmızı çizgisi cemevleri. Sen mi belirleyeceksin Alevilerin inancını?" sözlerini sarfetti.

AK PARTİ Grup Başkanvekili Naci Bostancı, "Sünniler kadar Aleviler, Türkler kadar Kürtler, bu ülkede her kim var ise bu ülkenin asli vatandaşıdır. Eğer burada eksiklikler varsa bunları telafi etmek ve çözmek hepimizin boynunun borcudur. Elbette, insanların inançlarını, pratiklerini, hiç kimse yukarıdan baskıcı, tahakkümcü bir anlayışla tayin edemez, böyle bir şey olmaz. Diyanet kendi görüşlerini ifade edebilir ama pratik hayata yönelik uygulama asla söz konusu değildir" dedi.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, CHP Grup Başkanvekili Levent Gök ve AK PARTİ Grup Başkanvekili Naci Bostancı, yerlerinden söz alarak Sultanahmet'teki saldırıyı kınadılar. CHP Grup Başkanvekili Gök, İçişleri Bakanı'nın Meclisi ve kamuoyunu bilgilendirmesi gerektiğini söyledi.

Yerlerinden söz alan milletvekilleri de saldırıyı kınadı.

TBMM Genel Kurulunda, MHP'nin, Rusya ile yaşanan krizin Türkiye'ye etkilerinin araştırılması ve çözüm önerilerinin belirlenmesinin araştırılması için verdiği önergenin gündeme alınmasına ilişkin önerisi kabul edilmedi

MHP, Danışma Kurulu'nda oybirliği sağlanamaması nedeniyle araştırma önergesinin görüşülmesi önerisini Genel Kurul'a taşıdı.

Partisinin önerisi hakkında konuşan MHP Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan, sıkıntının başta turizm olmak üzere birçok alanda yaşandığını savundu. Ayhan, "Krizden öte, tek pazara olan bağımlılığın ne gibi sıkıntılar yaratabileceğini görüyoruz. Krizin çözülmemesi halinde olayın ekonomik boyutları artacaktır" diye konuştu.

Önerinin aleyhinde konuşan AK PARTİ Manisa Milletvekili Recai Berber ise bütün gelişmelerden muhalefet partilerinin bilgilendirildiğini söyledi. Berber, krizin ilk günlerinde Türkiye İhracatçılar Meclisi ile yapılan toplantılara kendisinin de bizzat katıldığını belirterek, "Krize aynı hızla reaksiyon göstererek, önlemler alındığı bana bizzat Rusya ile ticaret yapan işadamları tarafından söylendi" dedi.

Berber, Rusya'nın zaten bir kriz yaşadığını, Rus Rublesi'nde de düşüşler olduğunu ve bundan dolayı ihracatta bir azalmanın olduğunu ifade etti.
Recai Berber, "Putin'in bu olaydan sonra gösterdiği tepkinin ne kadar yersiz olduğu ortadadır. Biz hakkımızı meşru zeminde arıyoruz. Hükümetimiz her türlü girişimde bulunuyor. O yaptırımların yarısını biz uygulasak Rusya'da sistem çöker. Hükümetimiz, uluslararası platformda gerekli adımları atıyor. Rusya ile iş yapan işadamlarımızın hiçbirinin zarar görmemesi için gerekli adımlar atılmıştır" diye konuştu.

CHP İzmir Milletvekili Selin Sayek Böke ise Türkiye'nin yönetilemediğini öne sürerek, bunun en ağır faturasının dış politikada görüldüğünü savundu.

"AKP'nin dış politikasının acilen ve 180 derece değişmesi gerektiği ortadadır" diyen Böke, sorunları tespit eden, çözmekten korkmayan bir yaklaşıma ihtiyaç olduğunu söyledi. Böke, Rusya ile yaşananlara da bu çerçeveden baktıklarını ve sorunların ortak çözümüne gayret gösteren bir yaklaşım sergilediklerini kaydetti. Böke, Rus uçağının düşürülmesinin ardından iki ülke arasındaki ilişkilerin kopma noktasına geldiğini belirtti.

AK PARTİ Eskişehir Milletvekili Harun Karacan, Türkiye'nin olumsuz etkileri en aza indirecek araçlara sahip olduğunu kaydederek, Ortadoğu pazarına da yoğunlaşıldığını kaydetti. Karacan, Ekonomi Bakanlığının ihracata yönelik destek hazırladığına işaret ederek, Rusya'nın ticaret kuralları dışında kalan uygulamalarına yönelik hukuki mücadelenin süreceğini söyledi. Karacan, "Hükümetimiz, Rusya ile yaşanan tüm gelişmeleri özel sektör ile yakından takip etmektedir. Meclisin ve vatandaşımızın içi rahat olsun" dedi.

MHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin gazetecilerin yaşadığı sorunların araştırılması önergesinin gündeme alınmasına ilişkin önerisi kabul edilmedi.

CHP, Danışma Kurulunda oy birliği sağlanamaması nedeniyle araştırma önergesinin görüşülmesi önerisini Genel Kurula taşıdı.

Partisinin önerisi hakkında konuşan CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, bir televizyon programına telefonla bağlanarak öğretmen olduğunu söyleyen ve doğu illerinde devam eden terör operasyonlarını eleştiren kadının söylediklerini savundu. Yarkadaş, "Siz bu ülkede 'çocuklar ölmesin' diyen bir öğretmene bile tahammül edemiyorsunuz ve savcılara talimat verip soruşturma açtırıyorsunuz. Buradan CHP olarak yüzlerce defa söylüyoruz ki çocuklar ölmesin" dedi.

Yarkadaş'ın sözleri üzerine AK PARTİ sıralarından bazı milletvekilleri "Öyle bir öğretmen yok" dedi.

AK PARTİ Grup Başkanvekili Naci Bostancı, sataşma olduğu gerekçesiyle söz alarak, "Bu millet böyle konuşan birisini ciddiye almaz. Bunun akıl sağlığı konusunda da kuşkuya düşer. Burada 10 dakikadır hakaret ediyorsunuz. Eleştiriyi anlarız. Eleştirinin de adabı var. Baştan sona kadar mübalağanın, gerçekliğe uymayan anlatımın ötesinde kıymeti harbiyesi olmayan bir açıklamadır" diye konuştu.

HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan, bazı gazeteleri göstererek, muhalefete dair tek bir haberin yer almadığını söyledi. Paylan, "Doğan Grubunu da şu anda 'emret padişahım' konumuna getirdiniz. O da benzer şekilde manşetler atıyor. Eleştirilmekten korkmayın" dedi.

Paylan, Sultanahmet Meydanı'nda gerçekleştirilen terör saldırısının uluslararası medyada ilk sırada yer aldığını, ancak Türkiye'de ise hiçbir yerde yer almadığını savundu.

MHP İstanbul Milletvekili Arzu Erdem ise Cizre ve Van'da şehit olan polislere Allah'tan rahmet diledi.

Basın özgürlüğünü sürekli tartıştıklarını ve basın mensuplarının sindirilerek tehdit edildiğini ileri süren Erdem, AK PARTİ döneminde ''zorunlu sansürün'' arttığını savundu. Erdem, "Doğru ve şeffaf haberler neden basında yer almıyor. Basın özgürlüğü, Türkiye'nin üniter yapısında düşman olmak, milli menfaatleri ayaklar altına almak değildir. Basın özgürlüğü yolsuzlukların üstünü örtmek değildir" diye konuştu.

Önerinin aleyhinde konuşan AK PARTİ İstanbul Milletvekili Erkan Kandemir, gazetecilerin özgürlüğünün, demokrasinin derinleşmesi anlamında önemli bir ölçü olduğunu kaydetti. AK PARTİ'nin basın emekçilerinin özgürlüğünün en önemli teminatlarından olduğunu kaydeden Kandemir, "Basın-yayın yolu ile işlenmiş suçlara ilişkin dava ve infazların ertelenmesi sağlandı. Birinci uyum paketi ile ifade özgürlüğü alanının genişletilmesi amacıyla Terörle Mücadele Kanunu'nun 7. ve 8'inci maddeleri değiştirildi" dedi.

Basın özgürlüğü için yapılan düzenlemeleri anlatan Kandemir, şöyle devam etti:

"Medyada belli bir zümrenin egemenliğine son verildi ve çeşitlilik bu sayede arttı. Partimizin kapatma davasının en büyük dayanaklarından birisi de manşetlerdi. Rahmetli Ahmet Kaya, Kürtçe şarkı söylediği için basındaki bu linçten üzerine düşeni aldı. Gazetecilik titri suç işlemenin kılıfı haline getirilerek, emektar basın emekçilerinin üzerinde bir gölge oluşturmamalıdır. 2002 yılında Türkiye'de sadece 4 tane haber kanalı vardı, bugün bu sayı 20'dir. Türkiye'de günlük 38 gazete çıkıyor. Bu sayı Almanya'da 15, İngiltere'de 20'dir."

Kandemir, hükümetin medya üzerinde baskı oluşturduğu iddiasının ise klişe ve dayanaksız olduğunu kaydetti. Bazı medya organlarına verilen yayın durdurma cezalarına dikkati çeken Kandemir, bunlar için yapılması gereken bir şey varsa el ele yapılması gerektiğini söyledi. Kandemir, "Tutuklu gazeteci olarak söylenen sayılar var. Bunların 17'sinin cezası kesinleşmiştir. 6 kişi serbest, 9 kişi tutukludur. Bir tanesi polisi bombalamış, birisi insan öldürmüş diğeri ise banka soymuştur. Yani gazetecilikle ilgisi olmayanlardır" diye konuştu.

CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, sataşma olduğu gerekçesiyle yaptığı konuşmada, "Hepimizin devletin kuralları içerisinde hareket etmesi gerektiğini düşünüyorum. TRT Türk'te yayınlanan programla ilgili Genel Müdüre ne yapacağını sormak istedim ama gittiğimde Genel Müdür orada olmadığı gibi geldiği andan itibaren ortalık bizlere olan saygısız tutumdan dolayı istenmeyen bir duruma bürünmüştür" dedi. Gök, CHP'nin atanmışlar karşısında boyun eğmeyeceğini söyledi.

CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

HDP'nin, Ankara'daki terör saldırısıyla ilgili araştırma önergesinin bugün ele alınması önerisi de kabul edilmedi.

AK PARTİ Elazığ Milletvekili Ömer Serdar, 7 Haziran'dan sonra özellikle üç büyük terör örgütüyle ciddi mücadelenin olduğunu belirterek, "Bunları harekete geçiren enerji neydi? Bunlar kimin taşeronluğunu yapıyordu, bunu göremiyor musunuz" dedi.

"Bugün hendek siyasetiyle de yapılmaya çalışılanların ve sizin bu siyasetin arkasında duruşunuzla ülkeye verdiğiniz zararın boyutları daha sonra ortaya çıkacak" ifadesini kullanan Serdar, "Bu kürsü doğruların, hakikatlerin konuşulması gereken kürsü. Burada Diyarbakır'da, Sur'da, Cizre'de, Nusaybin'de hayalleri olan o çocukların hayallerini o hendeklere gömmeyeceksiniz. Türkiye bölgesinde güç, gönül coğrafyasında umut olmaya çalışırken; Kürt'ü ile Türk'ü ile 77 rengiyle bir olmaya çalışırken, terör örgütleri bir takım küresel aktörlerin de taşeronluğunu yaparak, Türkiye'de kaos oluşturmaya çalışıyor" diye konuştu.

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, "Bütün dünya IŞİD'in Ortadoğudaki en büyük müttefikinin, IŞİD'le en fazla iş tutan gücün kim olduğunu çok iyi biliyor" dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda bugün Askerlik Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı görüşülecek.

Genel Kurulda, AK PARTİ'nin çalışma düzenine ilişkin grup önerisi kabul edildi.

Buna göre, Askerlik Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı gündemin ön sırasına alındı. Genel Kurul, bugün çalışmalarını tasarının bitimine kadar sürdürecek.

Bazı uluslararası anlaşmalar da gündemin ön sıralarına alındı. Bu tasarıların görüşmelerinin bugün, yarın ve 14 Ocak Perşembe günü bitirilememesi halinde, Genel Kurul cuma günü de mesaisine devam edecek.

Öneri üzerinde söz alan CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, TRT'nin kimsenin çiftliği olmadığını, herkesin vergileriyle görevini yaptığını kaydetti.
Gök, "CHP'nin hakkını kimseye yedirtmedik, TRT Genel Müdürüne hiç yedirtmeyiz. Sadece saygı bekliyoruz o kadar" dedi.

AK PARTİ Grup Başkanvekili Naci Bostancı, sevimsiz bir olayın meydana geldiğini belirterek, "Gönlümüz böyle olmasını istemezdi. Bürokrasi ve atanmışlar eğer hata yapıyorsa yasama organı mensuplarının, partilerin bunları nasıl denetleyecekleri konusu açık. Bu çerçevede denetimi gerçekleşir" diye konuştu.

Gök'ün bu konuyu dile getirebileceği çok çeşitli mecralar bulunduğunu ifade eden Bostancı, "Gök'ün bu problem karşısında bizi aramasını isterdik" değerlendirmesinde bulundu.

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, güneydoğudaki operasyonlara ilişkin eleştirilerde bulundu.

Bu sırada AK PARTİ sıralarından laf atılması üzerine Baluken, "Tek bir belediye başkanımız hırsızlıktan tutuklu değil" dedi.

Baluken ile bazı AK PARTİli milletvekilleri birbirlerine karşılıklı laf attı.

TBMM Genel Kurulu'nda, Askerlik Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın tümü üzerindeki görüşmelere geçildi.

Tasarının tümü üzerindeki görüşmelerde konuşan MHP Samsun Milletvekili Erhan Usta, torba yasaların komisyonların fonksiyonlarını azalttığını söyledi.

Usta, izlenen yöntemlerin yanlış olduğunu savunarak, tasarıyı Plan ve Bütçe Komisyonunda 5 ayrı bakan ile görüştüklerini kaydetti. Tasarıların büyük ölçüde kurumların görüşü alınmadan geldiğini ifade eden Usta, bundan dolayı iki günde bir aynı konuyla ilgili kanun çıkarıldığını söyledi.
Usta, kanun tasarısının adaletsizlikler içerdiğini, bazı maddelerin Anayasa'ya aykırı olduğunu öne sürdü. Düzenlemelerin gerekçelerinin yetersiz olduğunu belirten Usta, maddelerin gerekçeden daha açık olduğunu dile getirdi.

CHP Grubu adına konuşan İzmir Milletvekili Zekeriya Temizel, tasarının birbirleriyle bağlantısız maddelerden oluştuğunu söyledi.

Tasdik makamı değil, kanun yapıcı olduklarını dile getiren Temizel, "Komisyonlarda ise düzeltme makamıyız. Bütün bunları yapabilmek için uzmanlığımızın olması gerekiyor. Plan ve Bütçe Komisyonuna geldi ve temel kanun olarak görüşüldü. Nüfus işleri ile ilgili 9 maddelik düzenlemeye İçişleri Komisyonu üyesi arkadaşlardan 'Bu konu benim uzmanlık alanım, bir şeyler söylemeliyim' diyen yok" dedi.

Temizel, kanun tasarısının hatalı ve yanlış geldiğini, bundan dolayı düzenlemelerinin de yanlış olduğunu öne sürdü.

HDP Muş Milletvekili Ahmet Yıldırım ise, "torba tasarının, yasama faaliyetlerini ayaklar altına alan birçok düzenlemeyi barındırdığını" ileri sürdü. "Yangından mal kaçırırcasına yasalar çıkarılmaktadır" diyen Yıldırım, yasaların ilgili ihtisas komisyonlarında da görüşülmesi gerektiğini kaydetti.
Bazı yurttaşların politik olarak ordusuz, sınırsız ve devletsiz yaşamayı düşünüyor olmasının bir hak olduğunu savunan Yıldırım, "Askerlik o faşist askeri darbenin ürünü olan anayasada bile zorunlu değildir. Üyesi olmaya çalıştığımız AB üyesi ülkelerin büyük çoğunluğunda zorunlu askerlik yoktur ve vicdani ret anayasal güvence altındadır" diye konuştu.

Yıldırım, komisyon aşamasında kimliklerde din hanesinin bulundurulmaması yönünde önerge verdiklerlerini, ancak bunun iktidar partisi tarafından reddedildiğini belirterek, "Adı Türkçe değilse ve kimlik bölümünde Müslümanlık dışında bir ibare varsa kamuda bütünüyle ötekileştirmeye maruz kalmaktadır" dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda Askerlik Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.

Tasarının tümü üzerinde soruları yanıtlayan Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, TSK'da erken emekliliği teşvik uygulamasının daha önce başka kurumlarda da uygulandığını, bunun normal bir uygulama olmadığını ancak bir ihtiyaçtan kaynaklandığını belirtti.

Yılmaz, 2023'teki kişi başına 25 bin dolar hedefini yakalama niyetinde olduklarını, bunun zor olduğunu, ancak hep birlikte bunun için çalışmak gerektiğini söyledi. Katma değeri yüksek ürünlerin üretilip ihraç edilmesi gerektiğini ifade eden Yılmaz, "Bunu birlik ve beraberlik içinde yapacağız" diye konuştu.

Yurt dışında paralı askerlik yapanlar için normal askerlik yolunun kapalı olmadığını, isteyenlere üniforma yolunun açık olduğunu kaydeden Yılmaz, "Biz 6 bin avrodan bin avroya düşürmeyi gördük, başka bir iktidar gelir sıfırlarsa başımız gözümüz üstüne" dedi.

Çözüm sürecine karşı çıkanlara hakaret etmediklerini ifade eden Yılmaz, "Barıştan kim rahatsız olur? Biz istiyoruz ki barış, kardeşlik olsun. 80 milyon insan temel vatandaşlıkta eşit olsun ve ülkeye bağlılığı kanunda kalmasın, gönülden gelsin. Bunu söylemenin ne zararı var. Biz bunun doğru bir tercih olduğunu söylüyoruz ve söylemeye de devam edeceğiz. 80 milyon eşittir, birdir, kardeştir. Bunların hiç birisinin diğerine üstünlüğü yoktur. Ancak 'bu Meclis kabul etse de etmese de ben bildiğimi yaparım' demenin hukukta yeri yoktur" değerlendirmesinde bulundu.

Tasarının tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından ara verildi. Verilen aradan sonra komisyonun yerine oturmaması üzerine, TBMM Başkanvekili Akif Hamzaçebi, birleşimi yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.