TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

AK PARTİ İSTANBUL MİLLETVEKİLİ METİNER'İN BASIN TOPLANTISI...


AK PARTİ İstanbul Milletvekili Mehmet Metiner, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, CHP Grup Başkanvekili Levent Gök başkanlığındaki heyetin TRT Genel Müdürü'nün makamını bastığını, ortaya çıkan görüntünün hoş olmadığını, demokrasi ve insanlığa yakışmadığını söyledi.

12 Ocak 2016 Salı

AK PARTİ İstanbul Milletvekili Mehmet Metiner, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, CHP Grup Başkanvekili Levent Gök başkanlığındaki heyetin TRT Genel Müdürü'nün makamını bastığını, ortaya çıkan görüntünün hoş olmadığını, demokrasi ve insanlığa yakışmadığını söyledi.

Bir siyasetçinin tavrı ve tarzının öyle olmaması gerektiğini ifade eden Metiner, "TRT'de yayınlanan bir belgeselden dolayı rahatsızlık duyabilirsiniz, eleştiri ve düşüncelerinizi dile getirebilirsiniz. Ama eşkıya, mafya mantığıyla TRT Genel Müdürlüğüne gidip Genel Müdür'ün makamını işgal edemezsiniz. Dokunulmazlıklarınızın arkasına sığınıp hakaretler, tehditler yağdıramazsınız, Bunun adına eşkıyalık denir. Dün CHP heyetinin yaptığı, kelimenin tam anlamıyla eşkıyalıktır. Dün orası işgal edilmiştir. Mafyöz tavırlarla ağır hakaretler ve tehditler savrulmuştur. 'Seni orada oturtmayız' türünden mafyavari bir ağız kullanılmıştır, kof kabadayı tavırlarıyla bir işgal hadisesi yaşanmıştır. İşgal ve haydutluk yapılmıştır" diye konuştu.

TRT'nin devletin yayın organı olmasının "Türkiye'de tek parti döneminin, milli şef olarak anılan diktatörlük döneminin eleştirilmeyeceği anlamına gelemeyeceğini" savunan Metiner, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Elbette tek parti diktatörlüğü de Türkiye'nin milli şef dönemi de faşizmle özdeşleşmiş milli şef dönemi de TRT'de herhangi bir belgeselde, programda eleştirilebilir. Bir yanda diktatörlük eleştirisi yapacaksınız, bir yanda sabah akşam Sayın Cumhurbaşkanımız için diktatör diyeceksiniz, diktatörlükten ve diktatörden bu kadar çok rahatsız olduğunuzu beyan edeceksiniz, öbür tarafta dünyada eşine az rastlanır tek parti diktatörlüğüne yöneltilen bir eleştiriyi Atatürk ve İnönü'ye hakaret biçiminde yorumlayacaksınız. Yok öyle yağma. Atatürk'ün arkasına sığınmasın CHP. İnönü, Türkiye'nin ilk faşist lideridir. Tek parti dönemi de kaskatı bir diktatörlük dönemidir. TRT'nin de bu dönemi eleştirmesinden daha doğal hiçbir şey olamaz. İnönü elbette eleştirilebilir. CHP'li Sayın Gök ve arkadaşları, İnönü'nün eleştirilemez olduğuna inanıyorsa, faşizmle özdeş diye tanımlanabilecek tek parti döneminin eleştirilemez olduğuna inanıyorsa o zaman basın ve düşünce özgürlüğünden söz etmesinler bir daha. Bir yanda Hürriyet ve benzeri yayın organlarına yapılan saldırıyı kınarken, öbür yanda bu saldırının bir benzerini TRT'ye yapmak, TRT Genel Müdürümüzün makamına yapmak çok büyük bir ilkesizlik ve tutarsızlık örneğidir. Orada bir CHP milletvekilinin 'ben bu kapıyı kırarım' biçiminde konuşması, çok büyük terbiyesizlik örneğidir. TRT Genel Müdürü'nün kapısını kıracağını söylemek, CHP'nin genlerinde hala saklı duran faşizmin tezahürüdür. Kameralar karşısında sadece bir Genel Müdürü değil, orada edepsiz biçimde Sayın Cumhurbaşkanımız'ı aşağılamaya kalkışmak asla kabul edilebilir durum değil."

CHP'nin kongre öncesi tavrının, kendi siyasi iç dengeleri ve hesaplaşmalarıyla alakalı olabileceğini belirten Metiner, ancak bir siyasetçinin sorun çözme yöntemi olarak sadece ve yalnızca demokratik diyaloğu esas alması gereğine işaret etti. CHP'nin bir yanda uzlaşmadan bahsederken öbür taraftan şiddetin diline başvurmakla "ne kadar ilkesiz ve tutarsız parti olduğunu gösterdiğini" ileri süren Metiner, "Sayın Kılıçdaroğlu eğer bu eylemin arkasında değilse, lütfen bunu kınasın ama bu eylemin arkasında duruyorsa o zaman CHP'nin kurumsal olarak da bundan sonra uzlaşmadan söz etmesi asla inandırıcı olmaz" dedi.

Metiner, dün basın ve siyaset adına büyük bir cinayet işlendiğini; olayın basın, demokrasi ve siyaset kurumuna yönelik suikast girişimi olduğunu savunarak, herhangi bir itişme ve didişme, sıradan bir olay olmadığını kaydetti. Yaşananı, "CHP zihniyetinin iktidar olması halinde nasıl bir Türkiye istediğinin göstergesi" olarak tanımlayan Metiner, "7 Haziran seçimleri öncesinde CHP Genel Sekreteri'nin 'tek başımıza iktidara gelirsek ertesi günden başlayarak bir kısım medya organlarını kapatılacağını' söylemesi, o medya organlarının sahiplerinden hesap sorulacağını ilan etmesi de CHP'nin genlerindeki o faşizmin dışa vurumudur. Dün Sayın Gök ve arkadaşlarının şahsında bu faşizm bir kez daha hortlatılmıştır" görüşünü ifade etti.

Olayı şiddetle ve hiddetle kınadığını belirten Metiner, "Bu bir eşkıyalıktır, vandalizmdir, haydutluktur. Eğer CHP'liler bu mafyatik tavrı kendilerine yakıştırıyorlarsa bilsinler ki TRT Genel Müdürü yalnız değildir. Onun şahsında bize yapılan saldırıyı asla karşılıksız bırakmayacağız. Hukuk içinde, demokratik siyasetin öngördüğü araçlarla CHP'in bu saldırganlığını elbette ki karşılıksız bırakmayacağız, bunun hesabını soracağız" diye konuştu.

AK PARTİ iktidarının atadığı TRT Genel Müdürü'ne yapılan saygısızlığın kendilerine ve değerlerimize yapılan saygısızlık olduğunu ileri süren Metiner, "Bu edepsiz saldırganlığı asla karşılıksız bırakmayacağız. Umarım ve dilerim bir daha bu tür bir eylem yaşanmasın. PKK'nın, HDP'nin Sur, Cizre, Silopi'de yapıp ettiklerinin bir benzerini, anlayış ve yöntem düzeyinde bir benzerini Cumhuriyetin başkenti Ankara'nın göbeğinde bu şekilde yaşanıyor olması ayrıca CHP tarihine de utanç belgesi olarak geçmiştir. CHP'nin aklını başına devşirmesi gerekiyor. Ülkede sorunlarımızı konuşarak tartışarak çözeriz, makam basarak, hakaret, tehditler yağdırarak değil" diye konuştu.

Metiner, "saldırıyı karşılıksız bırakmayacağız" demekle ne yapacağı sorusuna, "Biz sözle cevap veririz. Bugün burada yaptığımız gibi. Bizim söyleyecek sözümüz var. Bu haydutluğu asla karşılıksız bırakmayız, hesabını sorarız. Sözümüzle, siyasetin ve hukukun araçlarıyla...Bu haydutluğa göz yumduğumuz andan itibaren demokratik siyasetin ipini de çekmiş oluruz. Kimseyi tehdit etmeyiz ama kimsenin de bizi tehdit etmesine izin vermeyiz. Herkese anladığı dilden cevap veririz. CHP ile de anladığı dilden konuşmasını biliriz. Umarım ve dilerim bir daha böylesine edepsiz, hukuksuz bir saldırganlık eylemine girişmezler" karşılığını verdi.

Metiner, İstanbul'da meydana gelen patlamayla ilgili bilgi almadığını belirterek, "Türkiye'ye karşı kullanılan terör konsorsiyumu var. PKK, DHKP-C, MLKP... Eminim ki failleri yakalandığında ve cezalandırıldığında Sayın Gök ve arkadaşları yine Meclis'te yeri göğü inletirler. Bir terör konsorsiyumuna bu kadar arka çıkılan bir başka dönem olmamıştır. Dün sayılarını unuttuğum akademisyenler aleni biçimde PKK terör örgütüne arka çıkmışlardır, kendi devletine ve hükümetine düşmanlık göstermişlerdir. CHP'nin geçmişinde de bu tür terör örgütlerine arka çıkma söz konusudur. Onlar için AK PARTİ'yi köşeye sıkıştıracak her eylem meşrudur. Ama terör eylemi üzerinden hiç kimsenin Türkiye'nin rotasını belirlemesine izin vermeyeceğimizi herkes bilsin. Bugünleri de atlatacağız ama teröre arka çıkanların utancı bundan sonra gelecek kuşaklar tarafından da anılacaktır" görüşünü savundu.

Bir gazetecinin "Bu terör konsorsiyumuna CHP'yi de mi dahil ediyorsunuz?" sorusuna, "CHP, bu terör konsersiyumuna zaman zaman siyasi destek sunuyor" karşılığını verdi.

AK PARTİ'nin Afyonkarahisar'daki kampında "terörle mücadele noktasında şu anda insan haklarının zamanı değil" ifadesini kullanıp kullanmadığı sorusuna, "Hayır asla. Olur mu öyle şey? Çok yanlış" diyerek, insan hakları ve demokrasinin kendileri için olmazsa olmaz ilkeler olduğunu vurguladı.

Terörle mücadeleyi insan hakları ve demokrasi kök salsın diye verdiklerini anlatan Metiner, şunları söyledi:

"PKK terör örgütü, Kürt halkını öz yönetim adı altında köleleştirmeye çalışıyor. Bizim terörle mücadelemiz Kürt halkına karşı değil. Kürt halkını köleleştirmeye çalışan ve Kürt halkı üzerinde de silaha dayalı tahakküm rejimi oluşturmaya çalışan PKK vandalizmine karşıdır. Kürt halkının can ve mal emniyetini sağlamaya yönelik huzur, özgürleştirme operasyonudur. Biz terörle mücadele ederken asla ayağımızı demokrasiden de hukuktan da çekmeyiz. Eğer devlet adına birileri bu haklı ve meşru süreçte insan haklarını ihlal eden davranış sergilerse gereğini yaparız."

Metiner, "kalekollara özel timlerin yerleştirilmesi uygulamasıyla sonuç alınabilecek mi?" sorusuna, "Denenmeden bilinmez. Deneyelim bakalım. Terör örgütü çok rahatsız olduğuna göre, sonuç alacağımız bir yöntem" karşılığını verdi.
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.