TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU...


TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı. HDP'nin, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınması TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilmedi.

16 Mart 2015 Pazartesi

TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, ÖSYM'nin, gelecek yıllarda YGS'nin elektronik ortamda yapılabilecek hale gelmesi için soru havuzuna ihtiyaç duyduğunu ve soruların bu nedenle açıklanmadığını, ancak Danıştay'ın bu konuda açılan davada nihai karar vermesi halinde soruların açıklanacağını belirtti.

Yakut, yoklamadan sonra, 17 Şubat'taki kapalı oturumun tutanak özetlerinin okunması için kapalı oturuma geçileceğini açıkladı. Genel Kurul'un 17 Şubat'taki kapalı oturumda İç Güvenlik Paketi üzerindeki tartışmalar sırasında kapalı oturum yapılmış ve kavga çıkmıştı.

Kapalı oturumun ardından gündemdışı konuşmalara geçildi.

AK Parti Bursa Milletvekili Hüseyin Şahin, Bursa'ya yapılan ve kentten geçen ulaşım projelerini anlattı. Bursa'daki havaalanının tekrar faaliyete geçtiğini, Trabzon ve Erzurum'a seferlerin başladığını dile getiren Şahin, sağlık alanındaki yatırımların hızla devam ettiğini söyledi.

HDP Hakkari Milletvekili Adil Zozani, Halepçe katliamının üzerinden 26 yıl geçtiğini ve izlerinin silinmediğini belirtti. Katliamda 5 binden fazla insanın hayatını kaybettiğini anlatan Zozani, "Saddam Hüseyin'in idam fermanını Celal Talabani'ye imzalatmak istediler ama Talabani, birlikte yaşadığı halklarla hesaplaşmak için hareket etmedi" dedi.

CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk, 19 Aralık 2009'da Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a suikast iddiasıyla başlatılan soruşturmada, Genelkurmay Başkanlığı Seferberlik Tetkik Kurulu Ankara Bölge Başkanlığı'ndaki "kozmik oda"da aramalar yapıldığını anımsattı.

Aramanın hukuksuz olduğunu o dönemde de defalarca dile getirdiklerini anlatan Öztürk, şöyle konuştu:

"Gelinen noktada, kozmik odaya dalış hareketinin doğru bir şey olmadığını, Arınç'a suikastin palavra olduğunu, gerçek amacın komik odaya girerek, gizli belgeleri çalmak olduğunu anlamış bulunuyoruz. Ak ile kara ortaya çıkmıştır. Arama Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca soruşturma değil, kovuşturma aşamasında yapılmalıydı. Dönemin hakimi Kadir Kayan kozmik odaya girmek için inat etti. Bunu hukuka aykırı bir şekilde yaptı. Cumhuriyet Savcısı Mustafa Bilgili de istedi. Görüyoruz ki o belge ve bilgiler. Bundan bu hakim ve savcı sorumludur. Hakim yetkisini ve görevini kötüye kullanmıştır. HSYK, bu hakim ve savcıyla ilgili soruşturma ve kovuşturma yapmalıdır."

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Halepçe katliamının soykırım girişimi olduğunu ifade etti. Halepçe'ye yapılan kimyasal bombardımanda 5 binden fazla insanın katledildiğini anımsatan Baluken, "Tüm insanlığın Halepçe'deki katliamda nefesi daralmış, göğsü sıkışmış gözyaşı sel olup akmıştır" dedi. Baluken, hayatını kaybedenleri rahmetle andı.

AK Parti Grup Başkanvekili Belma Satır'ın, Halepçe katliamını lanetlemesinin ardından konuşma hakkını devrettiği AK Parti Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten, "27 yıl önce ölümün soğuk esintisi elma kokusuna bürünerek Halepçe'yi sardı. O kokunun kaynağını aramak için yataklarından çıkan çocuklar yakın tarihin en vahşi katliamına adım attıklarından habersizdiler" diye konuştu.

Dünyanın katliama sessiz kaldığını dile getiren İçten, "Halepçe'deki soykırımın bir benzeri devam ediyor. Kürtler'i yok etmesi için Saddam'a silah verenler, aynı yolu bugün Esed için seçti. Dünyaya şirin görünme adına Saddam'ı darağacına gönderenler Esed'e de aynı akıbeti inşallah yaşatacaklardır" dedi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay da Halepçe katliamını lanetleyerek, "Yurtta barış, dünyada barış ilkesine sıkı sıkıya sarılmış bir parti olarak, insana karşı yapılan her türlü tecavüzü, cana kastı telin ediyoruz. Halepçe'de yaşamını yitirenleri rahmetle anıyorum" diye konuştu.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı da MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural'ın sorusu üzerine, YGS sorularının tamamının açıklanmama nedeni hakkında bilgi verdi.

ÖSYM'nin, "Orta vadede bu sınavları elektronik ortamda yapılabilir hale getirmek istiyoruz. Elimizde soru havuzunun birikmesi gerekiyor" şeklinde gerekçesi olduğunu belirten Avcı, "Sorular o nedenle açıklanmıyor" dedi.

Konuyla ilgili Danıştay'da dava açıldığını anlatan Avcı, mahkemenin ilk kararının soruların açıklanması yönünde olduğunu, nihai kararın da bu şekilde çıkması halinde soruların açıklanacağınısöyledi.

Avcı, bireysel olarak sınava giren her öğrencinin kendi kağıdıyla ilgili itiraz ve kontrol hakkına sahip olduğunu da kaydetti.

AK Parti Karabük Milletvekili Osman Kahveci, Atatürk Orman Çiftliği'nin (AOÇ) 22 bin 282 dekarının 1983'e kadar kaybedildiğini belirterek, "Şimdi 'Atatürk Orman Çiftliği' diye bağıranlar, neredeyse Atatürk'ün çiftliğinin yüzde 40'ı giderken neredeydi?" dedi.

MHP, AOÇ'de Cumhurbaşkanlığı Sarayı yapılan alanın birinci dereceden üçüncü derece SİT alanına dönüştürülmesiyle ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesini grup önerisi olarak Genel Kurul gündemine getirdi.

MHP Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz, Atatürk'ün AOÇ'yi vasiyetiyle Hazineye devrettiğini, Hazinenin de milletin olduğunu söyledi. Sarayın yapıldığı alanın 1954 yılında, Orman Genel Müdürlüğü'nün tapulu yeri olarak alındığını anlatan Yılmaz, "Bu alanı şatafat merkezi haline getirdiler" dedi.

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu'nun söz konusu alanın birinci dereceden üçüncü derece SİT alanına dönüştürülmesi için hızla harekete geçtiğini ve "uydurma" rapor düzenlendiğini savunan Yılmaz, 80 yıllık ağaçların kesilerek saray inşa edildiğini ifade etti.

Yılmaz, "Lüksle, şatafatla itibarlı olunan yer görülmemiştir. Saraylarla itibar olsaydı Çavuşesku'nun sarayında, Suudi Arabistan'ın kralında itibar olurdu" diye konuştu.

Sarayın 1 milyar 300 milyon liranın kat kat üzerinde maliyeti olduğunu iddia eden Yılmaz, birkaç gün içinde rakamları belgeleriyle açıklayacağını belirtti.

AK Parti Karabük Milletvekili Osman Kahveci, Hazineye 55 bin 538 dekar olarak devredilen AOÇ'nin 1983'e kadar 22 bin 282 dekarın kaybedildiğine işaret ederek, "Şimdi 'Atatürk Orman Çiftliği' diye bağıranlar neredeyse Atatürk'ün çiftliğinin yüzde 40'ı giderken neredeydi?" dedi.

AOÇ'nin ilk arazi kaybının 1935'te bira fabrikası kurulmasıyla başladığını anlatan Kahveci, AOÇ'den Milli Savunma Bakanlığı ve MKE gibi kurumlara da devir yapıldığını kaydetti.

Orman Genel Müdürlüğü'ne de 868 dönüm alanın satıldığını dile getiren Kahveci, "Bu alan AOÇ'nin değil, Orman Genel Müdürlüğü'nün tapulu malıdır. Orman Genel Müdürlüğü de mülklerini başka kurumla takas edebilme hakkına sahiptir" diye konuştu.

AOÇ'de çok sayıda ağaç kesildiği eleştirilerine de cevap veren Kahveci, 1925'ten 2002'ye kadar 4 bin 500 dekar alan ağaçlandırılırken, AK Parti iktidarında 18 bin 500 dekar alana fidan dikildiğini vurguladı.

CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu ise mahkemenin sarayın inşaatıyla ilgili yürütmenin durdurulmasına karar verildiğini ifade ederek, "Hukuk her şeyin üstündedir. Hukuki açıdan rezalet bir durum var. Devlet 'başbakanlık binası yapıyorum' diye ortaya çıktı, maliyeti bilinmeyen bir saray yapıldı" dedi.

Genel Kurul'da, HDP'nin, ziraat mühendislerinin istihdamı ile ilgili Meclis Araştırması açılmasına ilişkin grup önerisi görüşüldü.

Partisinin önerisi üzerine söz alan Ağrı Milletvekili Halil Aksoy, Türkiye'nin tarım, hayvancılık, gıda kaynakları açısından zengin bir ülke olduğunu, ancak bu alanda eğitim görenlerin iş bulamadığını ifade etti. Aksoy, tarım ve hayvancılık sektörünün küresel politikada önemli bir yer tuttuğunu, bu alanda istihdama önem verilmesi gerektiğini kaydetti.

AK Parti Kars Milletvekili Yunus Kılıç, iktidarları döneminde, söz konusu sektörle ilgili yılda ortalama 2 bin 700 kişinin istihdam edildiğini belirtti. Ancak sorunun çözülmediğini anlatan Kılıç, bunun nedeninin, AK Parti iktidarları öncesindeki yığılmadan kaynaklandığını söyledi.

CHP Ankara Milletvekili Gökhan Günaydın, hükümetin tarım politikasını eleştirdi. Günaydın, buğdayın, arpanın, mısırın, soyanın dışarıdan ihraç edildiğini dile getirerek, "Türkiye'nin ana ürünü mercimek bile Kanada'dan geliyor" dedi. Günaydın, hükümetin çiftçiye verdiği desteği, vergi ve yüksek mazot fiyatlarıyla geri aldığını ileri sürdü.

TBMM Genel Kurulu'nda, HDP'nin, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmamasına ilişkin görüşmeler başladı.

Genel Kurul'da, CHP'nin, pamuk üretimi konusunda Meclis Araştırması açılması ile ilgili grup önerisi ele alındı.

CHP Hatay Milletvekili Hasan Akgöl, Türkiye'de üretilen pamuğun, ihtiyacın yalnızca yüzde 30'unu karşılayabildiğini ifade etti. Bu durumun, iktidarın yanlış tarım politikasından kaynaklandığını savunan Akgöl, sorunun çözülmesi için öncelikle tarımda girdi maliyetinin düşürülmesi gerektiğini söyledi.

HDP Kars Milletvekili Mülkiye Birtane, tekstil sektörünün hammaddesi olan pamuğun bu derece ihmal edilmesini anlamının mümkün olmadığını belirtti. Pamuk üretiminin lokomotifi olan illerde hızlı bir kentleşmenin yaşandığını kaydeden Birtane, bu sosyal değişimin, insanların üretimden kopardığını dile getirdi.

MHP Adana Milletvekili Muharrem Varlı, Türkiye'de tekstil sanayi ile övünüldüğünü, ancak bu sanayinin hammaddesinin dışarıdan ihraç edildiğini söyledi. Çiftçinin pamuktan para kazanamadığı için üretim yapmadığını, toprakların çoraklaştığını anlatan Varlı, "Toprağımız müsait, insanımız müsait neden biz dışarıdan pamuk ihraç ediyoruz?" dedi.

AK Parti Adana Milletvekili Mehmet Şükrü Erdinç, partisinin iktidarında, özellikle tarım alanında ciddi reformlar yapıldığını ifade etti. Aynı gelişmenin pamuk sektöründe de yaşandığını belirten Erdinç, "Bugün tekstil sektörünün geldiği aşama, pamuk sektöründe de ne kadar iyi konumda olduğumuzu gösteriyor" diye konuştu. Erdinç, milletin sorunlarını çözecek yegane partinin AK Parti olduğunu vurguladı.

CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

Genel Kurul'da, HDP'nin, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmamasına ilişkin görüşmeler başladı.

MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ekonomi yönetimini Merkez Bankası ve ilgili bakanlıklara bırakması gerektiğini ifade ederek, "Kılavuzu jöleli olanın burnu krizden kurtulmaz" ifadesini kullandı.

HDP'nin, yanlış kalkınma stratejisi uyguladığı gerekçesiyle Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmamasına ilişkin görüşmede önerge sahibi olarak konuşan HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, bir ülkenin kalkınmasının iktidar ve muhalefetin ortaklığında, devletin kurumlarının katılımıyla mümkün olacağını dile getirerek, AK Parti iktidarları döneminde muhalefetin dışlandığını ve hedeflenen kalkınmanın sağlanamadığını savundu.

GAP projesinin devasa olduğunun altını çizen Kaplan, "GAP bölgesi 75 bin kilometrekarelik alan. Tarım endüstrisinin, istihdamın, yatırımların müthiş gelişebileceği alan. Sulama için, yeraltı boruları için ayırdığınız para ne oldu? 1,7 milyon hektarlık alanın sadece yüzde 20'si sulanabiliyor. 32 milyar lira harcayıp suyu Harran Ovası'na akıtmamanın sorumluluğu olur" diye konuştu.

MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal, ekonomi yönetimini eleştirerek, "Kalkınma Bakanlığı var kalkınma yok, plan var uygulama yok, eylem planı var eylem yok" dedi.

Ekonomide dönüşüm programı adı altında bin 400 başlığa ulaşıldığını, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun da üç paket açıkladığını anımsatan Günal, "Kaç tanesini gerçekleştirdiniz, bir söyleyin bakalım" diye konuştu.

Ekonomi yönetiminde ayrışma olduğunu savunan Günal, "Ekonomi yönetimi böyle olmaz. Vecize deyimle kılavuzu jöleli olanın burnu krizden kurtulmaz. Cumhurbaşkanı'nın kendi işine bakıp bu işleri Merkez Bankası ve ilgili bakanlara bırakması lazım" dedi.

Günal, hammadde ithalatının yüzde 73'e çıktığına dikkati çekerek, ithalat girdisinin arttığını yapısal önlemlerin hala alınmadığını ifade etti.

Türkiye'nin sıcak paraya muhtaç olduğunu, bu nedenle faizlerin düşürülemeyeceğini savunan Günal, en önemli sorunun kalkınma ve büyüme olduğunu dile getirdi.

HDP Hakkari Milletvekili Adil Zozani ise AK Parti hükümetlerinin eski ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş'in programlarıyla belli noktaya kadar geldiğini belirterek, "Sermaye bitti, düşüş başladı. Artık yurt dışından yurt içine yabancı sermaye akışı sağlayabilmek için Cumhurbaşkanı düzeyinde piyasalar speküle ediliyor" diye konuştu.

Türkiye'de bütün bölgelerin çalıştığını, ancak kaynakların sadece Marmara Bölgesi'nin kalkınması için kullanıldığını savunan Zozani, "Kendi iline dahi çivi çakamamış, kendi ilinin kalkınması için bile iş yapmamış bir bakanın Türkiye'nin kalkınmasına katkı sağlamasını beklemek abesle iştigaldir" dedi.

Zozani, GAP'ın 3 milyon 800 bin kişiye istihdam sağlayacağının açıklandığını dile getirerek, güncel verilere göre Diyarbakır'da yüzde 25, Batman'da yüzde 26,5, Siirt'te yüzde 27, Şanlıurfa'da yüzde 28,5 işsizlik olduğunu kaydetti.

AK Parti Çorum Milletvekili Cahit Bağcı, "Kalkınma ajansları tarafından 4 yılda 1,9 milyar lira hibe desteği verildi. Bunun yüzde 56'sı KOBİ'lere ulaştırıldı" dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, HDP'nin, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmamasına ilişkin görüşmelerde, CHP Grubu adına İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli söz aldı.

Türeli, Türkiye'de istihdam artışına ilişkin gerçek rakamları görmek ve bunun üzerine analiz yapmak istediklerini ifade etti.

Hükümetin, enflasyonla ilgili politikasını eleştiren Türeli, "Enflasyon nasıl kontrol altına alınıyor? 2006 yılından beri her yıl enflasyonda yüzde 50 sapmanın olduğu bir Türkiye ekonomisi var. Ciddi sapmalar var" dedi.

Gelir dağılımına da değinen Türeli, Türkiye'de ciddi anlamda gelir dağılımı ve yoksulluğun söz konusu olduğunu söyledi. Türeli, bölgeler arası dengesizliğin de arttığını ifade etti.

Türeli, yurt içi tasarrufun gerilediğini, dış borcun arttığını, iş gücüne katılım oranının yüzde 50'lerde kaldığını savundu.

İmalat sanayide yaşanan sıkıntılara da değinen Türeli, imalat sanayinin, düşük ve ortanın altında teknolojili sektörlerin ağırlıklı olduğu bir yapı haline dönüştüğünü öne sürdü. Türeli, Türkiye'nin bu şartlarda yurt dışı ile rekabet edemeyeceğini söyledi.

Rahmi Aşkın Türeli, KOBİ'lerin kurumsallaşma sorunu olduğunu, yetersiz sermaye yapılarının bulunduğunu, banka kredilerinden yeterince yararlanamadıklarını ifade etti.

AK Parti Çorum Milletvekili Cahit Bağcı ise 10. Kalkınma Planı'na değindi. Hazırlanan yol haritasından bahseden Bağcı, kamu kesimi, özel sektör, akademik dünya, uluslararası kuruluşlar, kamu sermayeli şirketler, barolar, sendikalar, işveren temsilcilerinin görüşlerinin alındığını ifade etti.

Kalkınma ajanslarının kuruluşuyla yerel yöneticilerin görüşlerini dile getirme fırsatını bulduklarını anlatan Bağcı, bu nedenle, illere yönelik planlarda halkın görüşünün alınmadığı iddiasının doğru olmadığını kaydetti.

KOBİ'lerle ilgili eleştirilere yanıt veren Bağcı, kalkınma ajansları tarafından, 4 yılda 1,9 milyar lira hibe desteği verildiğini, bunun yüzde 56'sının KOBİ'lere ulaştırıldığını söyledi.

Bağcı, "10 milyon aile yoksulluk yardımlarıyla yaşamaya mahkum edildi" eleştirisine karşılık, "Sosyal devlet anlayışını, adaleti sağlama çabalarını, yardımları bir muhtaçlık kültürü olarak görüyorsanız, bu sizin yaklaşımınızdır. Nerede kimsesiz, muhtaç biri varsa, sosyal adaletin ve devlet olmanın gereği, onlara sahip çıkmaya devam edeceğiz" diye konuştu.

**** HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.