TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

MHP GRUP BAŞKANVEKİLİ HALAÇOĞLU'NUN BASIN TOPLANTISI...


MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu, TSK'nın Şah Fırat Operasyonu'na ilişkin "Bu operasyon Türkiye'nin yenilgi operasyonundan başka bir şey değildir. Toprağınızı terk ediyorsunuz" dedi.

22 Şubat 2015 Pazar

MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu, TSK'nın Şah Fırat Operasyonu'na ilişkin "Bu operasyon Türkiye'nin yenilgi operasyonundan başka bir şey değildir. Toprağınızı terk ediyorsunuz" dedi.

Halaçoğlu, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında Süleyman Şah Türbesi ve Saygı Karakolu'nun yerinin değiştirilmesi amacıyla gerçekleştirilen Şah Fırat Operasyonu'nu değerlendirdi.

Yusuf Halaçoğlu, Türkiye'nin sınırları dışındaki tek Türk toprağı olan Süleyman Şah Türbesi'nin bulunduğu alanda gerçekleştirilen operasyonla oradan sandukaların alındığını, tesislerin kullanılmaz hale getirilerek Türkiye'ye dönüldüğünü ve bunun başarılı bir operasyon olarak değerlendirildiğini ifade etti.

Operasyonda sandukaların Türkiye'ye getirildiğini anımsatan Halaçoğlu, "Her şeyden önce sandukaların içi boştur. Sandukalarda herhangi bir şekilde ceset bulunmaz. Mezar aslında türbenin altındaki topraktadır. Üste sembolik olarak sanduka yapılır. Tıpkı Atatürk'ün mozolesinde olduğu gibi. Ya da diğer türbelerdeki gibi. Dolayısıyla getirilen bu sandukaların da herhangi bir anlamı yoktur" diye konuştu.

Halaçoğlu, şöyle devam etti:

"Buradaki en hazin olan şey, Türk toprağını Türkiye'nin koruyamamasıdır. IŞİD orayı abluka altına almıştı. Nitekim 8 aydır askerlerimiz oradan herhangi bir değişim yapamadı. Ancak her ay kamyonlarla oraya yiyecek gönderildi. IŞİD'in ablukası altındaki bu bölgeye kamyonlarla yiyecek götürmek herhalde mümkün değil. O zaman IŞİD ile hangi pazarlıklar çerçevesinde bu yiyeceklerin götürüldüğünü de düşünmek gerekir. Onlara karşılık ne verilmiştir, nasıl bir anlaşma yapılmıştır?

Oradan sandukanın getirilmesi hiçbir anlam taşımamaktadır. Siz vatan toprağını terk ettiniz. Bu vatan toprağı 1923'teki Lozan Anlaşması ile Türkiye'ye resmen verilmiş bir topraktır. Yani ne Hatay'dan ne Hakkari'den ne Ankara'dan ne Edirne'den farkı yoktur. Anadolu'daki herhangi bir toprağınızın terk edilmesinden, IŞİD'e bırakılmasından farklı bir şey değildir. Bunun bir algı operasyonu ile başarı gibi gösterilmesi son derece yanlıştır. Böyle bir durumda Türkiye'nin yerinde İsrail, Amerika, Fransa olsaydı o toprakları bırakır mıydı? Vatan toprağını terk etmek yenilgi anlamına gelir.

Demek ki Türkiye'yi yönetenlerin, yarın zor duruma düştüklerinde Türkiye'nin bir takım ana kara topraklarından bir kısımını bir takım kişilere; diyelim ki Hakkari'yi PKK'ya teslim edecekleri anlamına gelir.

Oradaki malzemelerinizi alıp geldiğinizde büyük başarı elde etmişsiniz anlamına mı gelecektir? Yani örneğin eviniz var, evinizin içindeki televizyonunuzu ya da koltuğunuzu alıp dışarı çıkıyorsunuz, evi de hava uçuruyorsunuz ve 'evi kurtardık' diyorsunuz. Toprağınızı terk ediyorsunuz. Bu operasyon Türkiye'nin yenilgi operasyonundan başka bir şey değildir."

Söz konusu operasyonun Türk milletini rencide ettiğini savunan Halaçoğlu, uluslararası platformda Türkiye'nin onurunu kıran çok önemli bir olay olduğunu söyledi.

Hükümetin bu operasyonu durup dururken yapmadığını belirten Halaçoğlu, "Kesinlikle IŞİD ile anlaştıklarını düşünüyoruz. Anlaşmadan bu operasyonu gerçekleştirmeleri mümkün değil" dedi.

Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Halaçoğlu, İç Güvenlik Paketi'ne ilişkin değerlendirmesinde, hükümetin, söz konusu düzenlemeyi terörle mücadele adı altında ileri sürdüğünü ancak içeriğinin insan hak ve özgürlüklerini kısıtladığını savundu. Halaçoğlu, mevcut yasalarda terörle mücadele kapsamında yaptırımların zaten belli olduğunu, ancak iktidarın bunları kullanmadığını öne sürdü.

İç Güvenlik Paketi'nde en fazla karşı çıktıkları konulardan birinin jandarmanın siyasallaştırılması olduğunu belirten Halaçoğlu, "Aslında kendileri 'paralel yapı' adı altında polislere güvenmemekte, şimdi hiç olmazsa güvenecekleri jandarmayı buraya dahil etmektedirler" dedi.

Terörle mücadele kapsamındaki düzenlemeleri destekleyebileceklerini kaydeden Halaçoğlu, İç Güvenlik Paketi'nde bu kapsamda yer alan 7, 8, 9 ve 10. maddeler için 'evet' dediklerini anımsattı.

Halaçoğlu, TBMM Genel Kurulu'nda iç güvenlik paketi üzerindeki görüşmelerde muhalefetin söz hakkının kesildiğini, demokrasiye açıkça bir darbe yapıldığını önü sürdü. Genel Kurul'da yaşananları anımsatan Halaçoğlu, iç tüzüğe göre bu şartlarda görüşmelerin sürdürülemeyeceğini ancak Meclis Başkanvekili'nin bu rağmen görüşmelere devam ettiğini söyledi. Genel Kurul'da oldu bitti şeklinde yasa çıkarılmak istendiğini ileri süren Halaçoğlu, Anayasa'nın, yasaların, iç tüzüğün uygulanmadığını iddia etti.

Halaçoğlu, Meclis'te yaşanan olayların aslında iç güvenlik düzenlemesinin sonucunun bir göstergesi olduğunu savundu.
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.