TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU...


TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı. MHP'nin Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınması, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilmedi.

12 Şubat 2015 Perşembe

TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı.

Akşener, gündeme geçmeden önce üç milletvekiline söz verdi.

CHP İzmir Milletvekili Musa Çam, Türkiye'de grev hakkının kullanılmasıyla ilgili gündemdışı konuşmaya başlamadan önce kürsüye üzerinde "Grev Gözcüsü Birleşik Metal-İş'" yazan gömleği astı. AK Parti iktidarı döneminde grev hakkının kullanılamadığını savunan Çam, metal sektöründe 15 bin işçinin Anayasal hakkı kullanarak greve çıkma kararı aldığını, ancak Bakanlar Kurulu'nun sektördeki grevi "milli güvenliği bozucu nitelikte olduğu" gerekçesiyle 60 gün süreyle ertelediğini söyledi. Çam, "Gerçekten milli güvenliği engelleyen ne var ki Bakanlar Kurulu bunu erteliyor? Gerçekten ayın 29'unda Bakanlar Kurulu toplanmış mıdır, toplanmamış mıdır?" dedi.

Çam, Bakanlar Kurulu sırasında oturan Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı ile Orman ve Su işleri Bakanı Veysel Eroğlu'na, "Siz 29'unda katılmadığınız, elden imzaladığınız kararla grevi erteliyorsunuz. Milli güvenliği ilgilendiren konuda mutlaka Bakanlar Kurulu toplanıp karar alması lazım. Bizim elimizdeki bilgiye göre Bakanlar Kurulu ayın 29'unda toplanmadı, o gün Başbakan'ın görüşmeleri, toplantıları var. Grev ertelemesi, antidemokratik, hukuk dışı, yasa dışıdır. Kararı protesto ediyorum" dedi.

MHP Sakarya Milletvekili Münir Kutluata da gündemdışı konuşmasında, Sakarya'da sağlık hizmetlerinin aksadığını, hastaların komşu illere nakledildiğini, ilçe hastanelerinin kapatıldığını, bunda iktidarın kurmayı planladığı sistemin iflas ettiğini gösterdiğini savundu. Kentte elektrik kesintilerinin ciddi boyutta olduğunu kaydeden Kutluata, elektrik dağıtım şirketlerinin yatırım yapamadığı için iktidarla ilişkileri nedeniyle kontrol edilmediğini savundu.

AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Abdülkerim Gök ise gündemdışı konuşmasını, iktidarları döneminde Şanlıurfa'da yapılan yatırımlara ayırdı. Kentte yüz yıllık sorunları çözdüklerini belirten Gök, gerek merkez ve gerek ilçelerde önemli gelişmelerin katedildiğini anlattı.

MHP'nin, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı hakkında verdiği gensorunun görüşmelerine başlandı

Genel Kurul'da, gündemdışı konuşmaların ardından MHP'nin, "milli eğitimle ilgili sorunlara çözüm bulamadığı ve sorunların daha kötüye gitmesine sebep olduğu" gerekçesiyle Avcı hakkında verdiği gensorunun gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmelere geçildi. Görüşmelerde ilk sözü, önerge sahipleri adına MHP Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut aldı.

TBMM başkanı Cemil Çiçek, beraberinde Parlamento heyeti ile birlikte 22-26 Şubat tarihleri arasında Kanada'ya gidecek.

Çiçek'in, Kanada Avam Kamarası Başkanı'nın daveti üzerine beraberinde AK Parti Antalya Milletvekili Sadık Badak ve Mersin Milletvekili Ahmet Tevfik Uzun, MHP İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu, CHP Sakarya Milletvekili Engin Özkoç'tan oluşan heyetle 22-26 Şubat tarihleri arasında bu ülkeye gitmesi, Genel Kurul'da milletvekillerinin bilgisine sunuldu.

MHP Ankara Milletvekili Zühal Topcu, "Milli Eğitim Bakanlığı enkaza çevrilmiştir. Okul yönetici atamalarında tek kriter yandaş olmaktır. AKP ile bakanlığın hafızası silinmiştir. Sayın bakan sizi seviyoruz ama artık 'yeter' diyoruz" dedi.

MHP Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı hakkındaki gensoru önergesi üzerinde söz aldı.

Türkiye'de eğitimin amaçlarına uygun yapılmadığını iddia eden Bulut, "Öğrencileri milli kültürden, değerlerden uzaklaştırıyorsunuz. 19 Mayıs Bayramı, vatan işgaline karşı koyuştur. Neden bu bayramı amacına uygun kutlamıyorsunuz, temsili hale getiriyorsunuz? 'Ne mutlu Türküm' ibaresinden neden rahatsızlık duyuyorsunuz?" diye sordu.

Yanlış eğitim politikaları sonucu IŞİD sempatizanı gençler yetiştirildiğini, gençlerin oraya katılmasının sağlandığını savunan Bulut, "Bilimde, sanatta, sporda başarısız bir millet sizin eseriniz" dedi.

MHP'li Topcu, Denizli Valisi'nin, okulların ismini sattığına ilişkin açıklamasını anımsatarak, "Bu haber bile bakanlığın ne hale geldiğini, ne kadar aciz bir durumda olduğunu gösteriyor. Acaba yeni Türkiye denilen, 2023'te 10. büyük ekonomi olması beklenen Türkiye bu mu acaba? Bu ayıp AKP'ye yeter. Nerede 'eğitime en yüksek bütçeyi ayırdık' diye övünenler. Bu rezalete bir son verilsin" diye konuştu.

Eğitimin kalitesinin olumsuz anlamda değiştiğini ileri süren Topcu, "Bugüne kadar bir çok bakan ve bürokrat değişti ama bu değişikliklerin bugüne kadar olumlu etkisi olmadı. Eğitim sistemi ile bu kadar çok oynanır mı? Bürokratları eğitimcilerden seçmiyorsunuz" dedi.

Topcu, öğretmen atamalarında kriterlerin ne olacağını sorarak, atamalarda malum sendika üyeliğinin aranıp aranmayacağını öğrenmek istedi. Topcu, "Bakanlığın öğretmen atamalarında yapmak istediği şey; fikri ve zikri uymayan, yandaş tanımlamasına uymayan gençler atanmayacak, kendi ekiplerini oluşturulacak" sözlerini sarfetti.

TEOG sınavında 4 bin 80 öğrencinin birinci olduğunu belirten Topcu, "Sınav kolay mı oldu, nasıl oldu bu sonuç? Acaba bu sınavda sıfır çeken kaç öğrenci var, bunları neden açıklamıyorsunuz? Korttuğunuz bir şeyler mi var? Bu sınavın istatistiklerinin paylaşılmasını istiyoruz. Bu istatistikleri neden açıklamıyorsunuz? Başarısızlığın üstünü mü örtmek istiyorsunuz?" sorularını yöneltti.

Topcu, "Sınav odaklı sistemden, okul odaklı sisteme geçiyoruz" denildiğini ancak sınav odaklı sistemi sürdürmeye yönelik uygulamaların devam ettiğini söyledi. Dershanelerin kapatılmasıyla çözüme ulaşılmış gibi yansıtıldığını ifade eden Topcu, "Dershaneler kapatılınca sorun çözüldü mü, kalite arttı mı? 'Okullarda kurs açıyoruz' dediniz. Bu kurslar gece 10'a kadar devam edecek. Böyle bir garabet olamaz" dedi.

Okul müdür ve müdür yardımcılarının atamalarında adaletsiz davranıldığını iddia eden Topcu, "Milli Eğitim Bakanlığı enkaza çevrilmiştir, adalete, Anayasa'ya uygun olmayan işler yapılmaktadır. Okul yönetici atamalarında tek kriter yandaş olmaktır. AKP ile bakanlığın hafızası silinmiştir. Sayın bakan, sizi seviyoruz ama artık 'yeter' diyoruz" diye konuştu.

HDP Ağrı Milletvekili Halil Aksoy da eğitim alanında, anadilde eğitimden bilimsel eğitim eksikliğine kadar bir çok alanda yaşanan sorunlar olduğunu iddia etti.

İktidarın Milli Eğitim Bakanlığı'nı ideolojik bir bakanlık haline getirdiğini savunan Aksoy, ana dilde eğitimin vazgeçilmez bir hak olduğunu söyledi. Aksoy, Kürt halkının talebinin sadece özel liselerde bir kaç dersin verilmesi olmadığını, ana dillerinde eğitim yapılması olduğunu vurguladı.

Aksoy, BM ülkeleri arasında 113 ülkede birden çok resmi dil olduğunu ancak Türkiye'de Türkçe'den başka hiç bir dilde eğitim yapılamadığını kaydederek, ana dildeki yasakların bir çok kanun ve yönetmelikte yer aldığını ifade etti. Aksoy, Türkiye'de 36 dilden yarısından fazlasının okutulmadığı için yavaş yavaş yok olduğunu bildirdi.

Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin içeriğinin Sünni mezhebi ile ilgili olduğunu kaydeden Aksoy, "Böyle olunca, Sünni olmayanların dini hassasiyetlerine dikkat edilmiyor" dedi.

HDP'li Aksoy, öğretmenlerin 3'te 2'sinin ek iş yapmak zorunda kaldığını iddia etti.

CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter, "en hayali proje" olarak tanımladığı Fatih Projesi'nin çöktüğünü, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın da projenin altında kaldığını söyledi.

MHP'nin, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı hakkında verdiği gensoru önergesi üzerinde konuşan Serter, AK Parti iktidarında Milli Eğitim Bakanı olarak görev yapan bakanlar döneminde görmedikleri uygulamaları Avcı döneminde gördüklerini, hukuk ve yargı kararlarını yok sayan, ciddi hak ihlallerine yol açan, inanç özgürlüğü konusunda ciddi baskı, sınav sistemindeki çöküş ve bu çöküşe rağmen sistemin yeniden ayağa kaldırılmasına yönelik irade yoksunluğuyla karşılaştıklarını savundu.

Milli eğitim şube müdürlerinin ataması konusunda yapılan yazılı ve sözlü sınavların ortalaması yerine sözlü sınavın esas alındığını, bin 709 kişinin sözlü sınav sonucuna göre atamasının yapıldığını anlatan Serter, bunun çok açık ve net kadrolaşma olduğunu ileri sürdü. Serter, Danıştay'ın yürütmeyi durdurma kararı verdiğini, açılan bireysel davalarda idare mahkemelerinin aritmetik ortalamayla atama yapılmasına ilişkin kararlar aldığını, son olarak bin 709 şube müdürünün atanmasının esastan iptal edildiğini ifade ederek, ancak Avcı'nın konuyla ilgili hiçbir şey yapmadığını, mağduriyetlerin hala sürdüğünü savundu.

Serter, ÖSYM'nin yaptığı üniversite giriş sınavlarında sınav soru ve yanıtlarının yayınlanması kararına Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının gereğinin yapılmadığını belirterek kararın ÖSYM için de bağlayıcı olduğunu kaydetti.

Diğer bir hak ihlalinin LYS-2 kapsamında yaşandığını ifade eden Serter, paralarını yatıran ancak internet üzerinden formu dolduran fakat onay butonuna basmayan 9 bin 343 kişinin ÖSYM tarafından sınava alınmadığını anlattı. Bunlardan 8'inin idari yargıya başvurması sonucu yürütmeyi durdurma kararı verildiğini dile getiren Serter, "8 öğrenci sınava alındı. 'Yargı haklısın' dediğine göre, ÖSYM geri kalan öğrencileri sınava almazsa hak ihlali değil mi? '10 bin soru kitapçığı basılamayacağı için çocuklar sınava alınmıyor' dedi Bakan. Bir matbaa kiralarsınız, kitapçıkları bir gecede basarsınız, hepsini Ankara'da sınava alırsınız. Bu işin üzerine düşmeyen Bakan'ı kınıyorum. Kazanılan davayı emsal alıp geri kalan öğrencilerin hepsi dava açarak hayatlarının bir yılını bedelini talep etmeli. Bu haksızlıktır. Bakan'ın görevi ihmali var" diye konuştu.

TEOG sınavlarından çeşitli mağduriyetler doğduğunu belirten Serter, sınavların yeniden ele alınmasının başarısızlığın ikrarı olduğunu söyledi. Serter, "Hesapsız kitapsız hayali projelerle yola çıkıp, çocuklarımızın hayatından yılları çalmaya kimsenin hakkı yok" görüşünü ifade etti.

"Değerler eğitimi"nin bir anda ruh ve yapı değiştirdiğini savunan Serter, MEB'in Hizmet Vakfı ile protokol imzaladığını, ders materyal ve eğiticilerinin vakıfca teminini kabul ettiğini söyledi. Serter, "Hizmet Vakfı kurucuları ve yakın tarihe kadar başkanının resmi ilkokul diploması bile yoktur. Tek yaptığı şey dini kitapların basım ve dağıtımıdır. Tek özelliği Nurcu olan vakfa çocuklarımızın yaşamları emanet edilmiştir. Bakan'ın bu protokolü yırtıp atmasını bekliyorum" dedi.

Serter, MEB tarafından okullara, "Hristiyanlık ve Musevilik dinleri dışındaki diğer dinlere mensup veya hiçbir dine inanmayan öğrencilerin dersi okumaları zorunludur" yazısı gönderdiğini ifade ederek, "Bu mudur inanç özgürlüğü? Baskının daniskası budur. En hayali proje olan Fatih Projesi çökmüştür. Sayın Bakan, siz de o projenin altında kaldınız. Adı geçen şirket bana 100 bin lira tazminat davası açtı ve telefonda beni tehdit etti" dedi.

AK Parti Amasya Milletvekili Avni Erdemir de yaptığı konuşmada, gensoru konularını görünce Bakan adına sevindiğini ifade ederek, 12 yılda eğitim alanında yaptıklarının arkasında olduklarını söyledi. AK Parti iktidarında Milli Eğitim Bakanı olarak görev yapan bakanların ayrı ayrı hizmet verdiğini ve katkı sunduğunu ifade eden Erdemir, Avcı'nın yaptığı önemli değişiklik ve hizmetleri teşekkür edilmesi gerekirken hakkında gensoru verildiğini ifade etti.

Erdemir, kendi iktidarlarına milli eğitim bütçesinin en fazla paya sahip olmaya başladığını, kitapların ücretsiz dağıtılarak velilerin önemli bir mali yükten kurtulduğunu kaydederek, "Evet Fatih Projesi'ni biz başlattık. Ama bir projenin tamamlanmaması gensoru konusu oluyor. Demek ki Sayın Avcı hakkında başka iddia bulunmamıştır" dedi.

Bütçe gibi kadroyu da en fazla milli eğitime ayırdıklarını vurgulayan Erdemir, "Popülizm yapsak ülkenin ekonomisin dikkate almadan atamalar yapmamız gerekirdi. Eğitimde beşeri ve fiziki altyapıyı iyileştirdik. Tüm kademelerde okullaşma oranında artış sağladık. Eğitimde kalite arttı, fırsat eşitliğine katkı sunuldu. Daha demokratik ve katılımcı eğitimi hedefledik. TEOG şeffaf açık bir sistemdir, kayırmacılıktan uzaktır. Öğrenciler işledikleri konulardan sorumlu, o nedenle başarı artıyor. Öğrencilerin mağduriyeti yok. Öğrenci, öğretmen ve veli, TEOG'dan memnun. Okullardaki kurslara katılan öğretmenlerin ücretleri en kısa zamanda iyileştirilecek. Anayasa'yı değiştirmeden köklü bir YÖK reformu zor" diye konuştu.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, 107 bin 374 öğretmen ataması gerçekleştirdiklerini belirterek, "Övünmek gibi olmasın ama Cumhuriyet tarihinin en fazla öğretmen ataması yapan bakanı olmakla iftihar ediyorum" dedi.

Avcı, TBMM Genel Kurulu'nda, MHP'nin hakkında verdiği gensoru önergesi üzerinde yaptığı konuşmada, önergede yer alan iddialara cevap verdi.

"4+4+4" sistemine kademeli bir şekilde geçiş yapıldığını, bu çerçevede haftalık ders programlarının değiştiğini belirten Avcı, "Okulların açılacağı yılın eylül ayı sonu itibariyle, 66 ayını dolduran çocukların ilkokula başlamaları gerekiyor. 60-66 ay arası çocuklar velilerinin talebi üzerine ilkokula kaydediliyor. Fiziken veya ruhen hazır olmadığı düşünülen 66-72 ay arası çocuklar ise doktor raporu ile ilkokul yerine ana sınıflarına kayıt yaptırabiliyor" dedi.

Bakan Avcı, hiç bir AB ülkesinde zorunlu ve tek tip öğrenci kıyafet uygulaması olmadığını ifade ederek, "Bizim uygulamamızda öğrenci kıyafetleri, velilerin çoğunluk kararına göre belirleniyor. Bu kararda ekonomik, sade ve pedagojik esaslara ilkesi dışında bir kısıtlamamız yok" diye konuştu.

"4+4+4 ile okullar birden fazla eğitim yapmak zorunda kaldı" iddiasına da cevap veren Avcı, "Okulların dönüşümü 3 yıla yayılmıştı. 2014-2015 eğitim-öğretim yılı itibariyle binalarımızın yüzde 98'inin ilkokul ve ortaokul olarak dönüşümü tamamlanmıştır. Liselerin yüzde 3'ünde, mesleki ve teknik liselerin ise sadece yüzde 8'inde ikili eğitim yapılıyor" dedi.

Nabi Avcı, 107 bin 374 öğretmen ataması gerçekleştirdiklerini belirterek, "Övünmek gibi olmasın ama Cumhuriyet tarihinin en fazla öğretmen ataması yapan bakanı olmakla iftihar ediyorum" diye konuştu.

2013-2014 eğitim-öğretim yılında öğretmenlerin sağlık ve eş özrü nedeniyle yer değişikliği taleplerinin tamamının karşılandığını kaydeden Avcı, 2015 yılında yer değiştirme taleplerinin yüzde 98'inin karşılandığını, 800 öğretmen için çözüm arayışlarının ise sürdüğünü söyledi.

Bakan Avcı, geçtiği yeni alandan memnun olmayan, mutsuz olan öğretmenlere Aralık 2013 tarihinden itibaren eski alanlarına geçme imkanı sağlandığını söyledi.

FATİH Projesi ile ilgili iddialara da yanıt veren Avcı, "Bu uygulama 2012'de başladı. Lise düzeyindeki okullarda 114 bin 921 dersliğin tamamına etkileşimli tahta yerleştirildi. 20 bin 269 okulda çok fonksiyonlu yazıcının kurulumu tamamlandı, 737 bin 800 tablet bilgisayar öğretmen ve öğrencilere ulaştırıldı. 3 bin 516 okulun yer alan ağ kurulumu tamamlandı. Bundan sonra alacağımız tablet bilgisayarlarda, yerlilik oranının yüksek olması şartı aranacak" dedi. Avcı, 2015 yılında 10 milyon 600 bin tablet bilgisayar alımı gerçekleştireceklerini söyledi.

Avcı, ÖSYM'nin yaptığı sınavlarla ilgili iddialara da cevap verdi.

2010 yılındaki KPSS'de eğitim bilimleri alanındaki iddialar üzerine sınavın iptal edildiğini ve yeni bir sınavın yapıldığını belirten Avcı, bununla ilgili adli soruşturmanın devam ettiğini kaydetti. Bakan Avcı, 10 bin öğrencinin paralarını yatırdıkları halde sınava girememesi konusunda, "ÖSYM Başkanı ile görüşmüştüm. Görüştüğümüz tarihlerde soru kitapçıkları basılmıştı, salon planlamaları yapılmıştı. O zaman ÖSYM dedi ki 'bu öğrenciler bizden kaynaklanan bir nedenle değil, kendileri onay butonuna basmamaktan dolayı dolayı sınava alınmıyor. Bizim şimdi sınav salonlarını bu öğrencileri araya katacak şekilde yeniden planlamamız, sınav güvenliğini, soru güvenliğini... Çünkü o salonlara dağıtılacak olan soru kitapçıkları isme yazılı ve cevap kağıtlarının paketlerinin açılıp o 10 bin öğrencinin o paketlere tekrar yerleştirilmesi gerekiyor. Bu da bütün sınav güvenliğini tehlikeye sokacağı için yapamayız' dediler" diye konuştu.

Milli Eğitim Bakanı Avcı, bakanlık müsteşar yardımcılarının ortalama eğitimle ilgili kariyerlerinin 24 yıl, genel müdürlerin 17 yıl, daire başkanlarının ise 12 yıl olduğunu söyledi.

Avcı, bu gensorunun asıl verilme nedeninin dershaneler konusu olduğunu belirterek, "Dershanelerden özel okula dönüşmek için başvuru yapan kurumların sayısı bin 295, bunlardan 979 tanesinin dönüşüm programına alınmasına onay verildi" dedi. Okula dönüşen dershanelerin daha çok personele ihtiyacı olacağını, yeni istihdam alanı oluşturacağına işaret eden Avcı, 6 Şubat 2015 tarihi itibariyle dönüşmekte olan dershanelerde eğitim personeli olarak 44 bin 470 kişinin, sigortalı ve kayıtlı olarak da 5 bin 536 kişinin çalıştığını söyledi.

"Takviye kursların açıldığı ancak öğretmen ve öğrencilerin ilgi göstermediği" iddiasına da cevap veren Avcı, "Dershaneye giden öğrenci sayısı 1 milyon 220 bin, ekim 2014 tarihinden itibaren açılan takviye kurslarına gelen öğrenci sayısı 2 milyon 547 bin 902, iki katından fazla" diye konuştu. Avcı, bu takviye kurslarında 104 bin 799 öğretmenin ücrete bakmadan görev yaptığını belirtti.

Nabi Avcı, "Öğretmenlere tatmin edici ücret verilemediği iddiası.... Doğru, tatmin edici ücret vermiyoruz. Takviye kurslarında göre yapan öğretmenlerimizin ders saati ücretini iki katına çıkardık, 9 lira idi 18 lira yaptık" dedi. Avcı, yeni atanan öğretmenlerin sadece sözlü sınavla alınacağı iddiasının doğru olmadığını, sözlü sınavın yanı sıra yazılı sınavın da olacağını belirtti.

4 yıllık görev süresini tamamlayan 16 bin 559 eğitim kurumu müdürünün değerlendirmeye alındığını, 75 ve üzeri alanlardan 8 bin 156'sının görevlerine devam ettiğini ifade eden Avcı, "Eğitim-Bir Sen'li olan 6 bin 903 kişi değerlendirmeye alınmış, 4 bin 900'ü 75 ve üzeri puan almış. Türk-Eğitim Sen'den 3 bin 922 kişi değerlendirmeye alınmış, bin 146'sı 75 üzeri almış. Eğitim-Sen bin 207 kişi değerlendirmeye alınmış, 386 kişi 75 üzeri almış. Eğitim-İş 403 kişi, 84'ü 75 üzeri almış" dedi.

Bakan Avcı, "TEOG sınavlarında yaşanan sorunlar yüzünden velilerin ve öğrencilerin psikolojileri bozuldu" iddiasına da cevap verirken, "(Ortak sınavların kendi okulumda yapılıyor olması beni rahatlatıyor) diyen öğrencilerin oranı yüzde 87" diye konuştu.

TEOG sınavında 1 milyon 300 bir öğrenciden 4 bin 800'ünün tam puan aldığını belirten Avcı, bunun şüphe uyandıracak bir oran olmadığını vurguladı.

MHP'nin Milli Eğitim Bakanı Avcı hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınması, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilmedi.

****HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.