TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM BAŞKANI ÇİÇEK, NUMUNE HASTANESİ'NDEKİ YARALI POLİSLERİ ZİYARET ETTİ


TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi gören Bingöl Emniyet Müdürü Atalay Ürker'i ziyareti sonrasında açıklamalarda bulundu.

10 Ekim 2014 Cuma

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Kobani bahanesiyle düzenlenen izinsiz gösterileri değerlendirerek, "Siz şunu derseniz o zaman bu diyalog olmaz. 'Ben senden devlet olarak, hükümet olarak şunları şunları istiyorum, ama bunları yapmazsan bunların ucunu C-4 patlayıcıya bağlarım' diyorsan bu senin yaptığın diyalog filan değildir" dedi.

Çiçek, Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi gören Bingöl Emniyet Müdürü Atalay Ürker'i ziyareti sonrasında açıklamalarda bulundu.

Ürker'e ve diğer yaralı polis memuruna "geçmiş olsun" dileğinde bulunan Çiçek, Kobani bahanesiyle çıkan olaylarda hayatını kaybeden emniyet mensuplarına ve vatandaşlara da Allah'tan rahmet diledi.

Birkaç gündür kirli bir oyunun sahnelendiğini, bu oyunları 30 seneyi aşkın zamandır görüp yaşadıklarını dile getiren Çiçek, Türkiye'nin gelişmesinden, birliğinden ve dirliğinden rahatsız olanların her zaman bu oyunları sahneleme imkanı bulduğunu belirtti.

Bu sefer de bu kirli oyuna destek verenlerin, alet olanların bulunduğunu anımsatan Çiçek, "Bizim Türk milleti olarak alnımız açıktır, sicilimiz temizdir. Ne tarihte ne de bugün hiçbir kirli oyunun içinde olmadık. Yaşanan olaylar üzerinden siyaset yaparak süfli çıkarlarımızı elde etmenin peşinde olmadık" dedi.

Olaylara hep insanlık açısından baktıklarını vurgulayan Çiçek, bu nedenle Türkiye'nin sebep olmadığı olaylar nedeniyle ülkeye sığınanların etnik kökenine, aşiretine, milliyetine bakılmadan kucak açıldığına dikkati çekti. Çiçek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Türkiye'den beklenti içinde olan ülkelere sesleniyorum. Öyle vicdanınızı kolay kolay rahatlatamazsınız. Türkiye bu kadar harcama yaparken, bu kadar sıkıntı çekip bu insanların acılarını hafifletmeye çalışırken siz hiç birşey yapmadınız. Ne maddi destek sağladınız ne de sorunun çözümü için ciddi bir gayret içinde oldunuz. Göstermelik toplantılar oldu Cenevre'de, arkası gelmedi. Kimyasal silah kullanılıp binlerce çoluk, çocuk, ihtiyar, kadın hayatını kaybederken oturup bir araya geldiniz, 'kimyasal silah kullanmayın birbirinizi nasıl öldürürseniz öldürün' dercesine bir ilkel yöntemi Suriye ve Irak'taki gelişmeler için çözüm yöntemi olarak sundunuz. Nitekim böylesine bir aymazlık içeresinde de adı IŞİD olan veya benzeri bir çok terör örgütleri bu coğrafyada eylem yapmaya, kan dökmeye imkan, fırsat buldu."

Bu örgütlerin kullandığı silah ve paraların nereden geldiğini soran Çiçek, belli kışkırtmaların ve kirli tezgahların sonucunda, Türkiye'nin yaptığı fedakarlıklar göz ardı edilerek, belli bir bölge üzerinden fırtına koparılarak, sorumsuz açıklamaların da çıkardığı davetin sonucu bir kaç gündür Türkiye'de siyasi atmosferin kirlendiğini vurguladı.

Olaylar sonucunda 30'a yakın kişinin hayatını kaybettiğini ve kamu mallarının tahrip edildiğini, bunun sorumsuzluk ve vicdansızlık olduğunu kaydeden Çiçek, "En evvel toplum önünde siyaset yapanların ağzından çıkan lafa dikkat etmesi gerekir. İnsanları sokağa davet ederseniz, çözümü sokakta ararsanız bu birilerine hizmet eder ama milletimize hizmet etmiş olmaz, nitekim hizmet etmedi. 30 vatandaşımız kaybedildi" dedi.

Bunların neden yapıldığını bildiklerini dile getiren Çiçek, "Bir terör örgütü üzerinden Türkiye, Suriye bataklığına, Ortadoğu bataklığına sürüklenmek isteniyor. Türkiye'den beklenti içerisinde olanlar havadan bombalama yapıyor ama kara harekatı söz konusu olduğunda 'Türkiye girsin'. Peki neden girsin? Çünkü 'benim insanım kıymetli, benim askerim kıymetli'. Türk insanı canını yolda bulmadı" diye konuştu.

Çiçek, uluslararası toplumun bu iki yüzlülükten kurtulması gerektiğini ifade ederek, Türkiye'nin çabalarına rağmen terörle mücadelede işbirliği yapmayanların, şimdi IŞİD gibi vahşi bir terör örgütünün eylemleri karşısında, başka bir aymazlık yaparak "Benim önceliğim sadece IŞİD'dir" diyerek başka terör örgütlerini göz ardı etmeye, hatta Türkiye'ye belli bir politikayı empoze etmeyi çalıştığını söyledi.

Türkiye'nin bu oyuna gelmeyeceğini belirten Çiçek, itidal ve sabır çağrısı yaptı.

Bu örgüte sempatiyle bakanların bir şeyi görmeleri gerektiğini kaydeden Çiçek, geçmişte devletin bölgeye yatırım yapmamakla suçlandığını, oysa şimdi devletin tüm imkanlarıyla bölgeye yol, hastane, okul yaparken bunlara zarar verildiğini anımsattı.

Bu ihanetin arka planının iyi görülmesini isteyen Çiçek, bunların derdinin Türkiye'ye, bölgeye hizmet olmadığını, kendilerine akıl veren uluslararası çevrelere hizmet etmek, onların köleliğini yapmak olduğunu, sokağa çıkma çağrılarının da böyle bir kararın sonucu olduğunu belirtti.

TBMM Başkanı Çiçek, dünyanın hiçbir yerinde hiçbir terör örgütünün dış destek olmadan yaşayamayacağına işaret ederek, "Dünyada en çok dış destek alan ve uluslararası gücün en çok kullandığı örgüt de bu PKK'dır" dedi.

Bu örgütün taşeron olduğunu, iplerinin başkalarının elinde bulunduğunu vurgulayan Çiçek, "Öldürdükleri de güya haklarını savundukları bu ülkenin aziz vatandaşlarıdır" ifadesini kullandı.

Çiçek, Irak, Suriye ve Türkiye'de yaşayanlar arasında hiçbir ayrım yapmadıklarını, bu kişilerle akrabalık ve tarih birliği bulunduğunu, ayrım yapmadan bugüne kadar meselelere baktıklarını ifade ederek, "Ama Türkmenler katledilirken kimsenin sesi soluğu çıkmadı bu çevrelerden. Araplar katledilirken sesleri çıkmadı, yüzbinlerce insan gerek kimyasal silah gerek varil bombalarıyla hayatlarını kaybederken sesleri çıkmadı. Şimdi uluslararası politikanın bir gereği, bir oyunun gereği olarak Türkiye'yi başka bir köşeye sıkıştırmaya ve onun üzerinden bir politika geliştirmeye çalışıyorlar" görüşünü dile getirdi.

Bu oyunlara gelinmeyeceğini vurgulayan Çiçek, HDP'den yazılı açıklamayla yapılan sağduyu ve diyalog çağrısının sorulması üzerine ise "Bad'el Harab-ül Basra. (Basra harap olduktan sonra) Şimdi bu açıklama 30 kişiyi getirir mi getirmez mi? Herkesin ağzından çıkana dikkat etmesi lazım" dedi.

Eskiden özgürlük yoksunluğu nedeniyle konuşan Türkiye istendiğini, düşünmeden konuşulduğu takdirde bunun adının "gevezelik" olacağını kaydeden Çiçek, siyasetin gevezelik olmadığını, herkesin ağzından çıkana dikkat etmesi gerektiğini söyledi.

Yıllardır sağduyu çağrısı yaptıklarını, iş işten geçtikten sonra bunun işe yaramayacağını belirten Çiçek, bir kısım kesimlerin hükümetlerin politikalarını, devletin uygulamalarını beğenmeyebileceğini, protesto edilmesi gereken hususlar bulunabileceğini, bunun yolunun miting yapmak olduğunu kaydetti.

Türkiye'de bu hakların kullanılabildiğini anımsatan Çiçek, "Ama siz şunu derseniz o zaman bu diyalog olmaz. 'Ben senden devlet olarak, hükümet olarak şunları şunları istiyorum, ama bunları yapmazsan bunların ucunu C-4 patlayıcıya bağlarım' diyorsan bu senin yaptığın diyalog filan değildir. Bu açıkçası başkalarının oyununa Türkiye'de maşa olmaktan ibarettir" dedi.

Çiçek, bu yaşananların son olması temennisini dile getirdi.
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.