TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

CHP TBMM GRUP TOPLANTISI...


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, ekonomiye ve gündemdeki siyasi konulara değindi.

01 Temmuz 2014 Salı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, ekonomiye ve gündemdeki siyasi konulara değindi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş'un Merkez Bankası'na ilişkin sözlerini hatırlatan Kılıçdaroğlu, dünyanın her yerinde merkez bankalarının bağımsız kuruluşlar olduğunu, ancak Türkiye'de bağımsızlıktan söz edilemeyeceğini savundu.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a danışarak karar aldığını, bu sebeple itibarsızlaştığını ifade eden Kılıçdaroğlu, Erdoğan'ın da bu durum üzerinden politika geliştirdiğini söyledi.

Bir ülkenin dünyada saygınlık kazanmasının yolunun üretimden geçtiğine işaret eden Kılıçdaroğlu, cari açığın fazla olmasının nedeninin Türkiye'nin ürettiğinden fazla tüketen bir ülke konumuna gelmesi olduğunu ileri sürdü. İstanbul Sanayi Odası'ndan yapılan bir açıklamada imalat sanayinin Gayri Safi Yurtiçi Hasıladaki payının son 15 yılda yüzde 23.6'dan yüzde 15.3'e gerilediği bilgisinin yer aldığını aktaran Kılıçdaroğlu, katma değeri yüksek ürünlerin üretiminde de geride olunduğunun kaydedildiğini söyledi. Aynı açıklamada son 10 yıldır ilk kez şirketlerin bu kadar büyük zararlarla karşı karşıya kaldığının belirtildiğini de söyleyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Faizden şikayet ediyor. Ben ona yolu göstereyim. Faizden şikayet ediyorsan, faizi düşürmenin yolu tasarrufu artırmaktan geçer. Tasarrufu artırmak istiyorsan, onun yolu geliri artırmaktan geçer. Geliri artırmanın yolu üretimden geçer. Sen bunu yapabilirsen bu ülkede ekonomik yapı güçlenir ve sen de diyebilirsin ki 'evet faizler kendiliğinden düştü'. Diğer ülkelere, faize bakın sıfır noktalarında. Yine biz dünyanın en yüksek faizini ödüyoruz.

Faiz lobisine hizmet etmediğini söyledi. Bu hükümet en çok faizi ödeyen hükümettir. 1979-2002, 23 yılda Türkiye cumhuriyetinin ödediği faiz 135 milyar 38 milyon lira. Bu hükümet döneminde, 2003-2014 döneminde ödenen faiz 571 milyar lira. Neredeyse 5 kat daha fazla faiz ödediler. Hem bu kadar büyük faiz edeyeceksiniz, hem önlem almayacaksınız. Ve vatandaşı borçlandıracaksınız."

Emeklilerin sorunlarına da değinen Kılıçdaroğlu, ülkede yaklaşık 11 milyon emekli olduğunu, bu kesimin yüzde 84'ünün aylıklarının yetmemesinden şikayet ettiklerini söyledi. Yüzde 28'inin gecekonduda oturduğunu, yüzde 27'sinin kiracı olduğunu, yüzde 56'sının ise evini soba ile ısıttığını anlatan Kılıçdaroğlu, AK Parti'nin vatandaşı borçlandırma esasına dayalı bir ekonomi politikası izlediğini savundu.

Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Onlar vatandaşı borçlandırırlar. Borç batağı içinde vatandaş nasıl geçineceği kaygısı taşıyor. 2002 yılında 847 bin kişi tüketici ve kredi kartı borcuna sahipti. Haziran 2014 itibariyle 847 bin kişi olmuş 3 milyon 165 bin kişi. Borçlar ise 6 milyar liradan, 334 milyar liraya çıkmış. O nedenle AKP diyor ya, 'Sakın ha bizden başka bir partiye oy vermeyin. Oy verirseniz faizler yükselir, borçlarınızı ödeyemezsiniz'. Buradan söylüyorum, borca esir ettiler sizi. Onların ekonomi politikaları bu. Şantajla oyunuzu alıyorlar. Şantaja boyun eğmeyin, Kuvayi Milliyeci gibi olun. Yürekli olun. Güçlü olun. Teslim olmayın. Borcunuz varsa o borcunuzu biz sıfırlayacağız. Erdoğan kendi parasını sıfırlıyor, biz sizin borcunuzu sıfırlayacağız."

Güçlünün haklı olduğu değil, haklının güçlü olduğu demokrasilerin gerçek demokrasi olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, "Biz yalnız bile olsak, bir kişi bile olsak doğru söylemimizden asla vazgeçmeyeceğiz. Çünkü tarih bizi haklı çıkaracaktır. Ben buna yürekten inanıyorum" dedi.

Konuşmasında Torba Kanun tasarısına değinen Kılıçdaroğlu, tasarıyı "alakasız konuları birbiri içinde ele alan AKP modeli bir uygulama" olarak nitelendirdi. Tasarıdaki üniversiteler ve YÖK ile ilgili düzenlemeleri eleştiren Kılıçdaroğlu, YÖK'ün 12 Eylül dönemini bile aratacak baskıcı bir konuma getirildiğini ileri sürdü. Akla kelepçe vurulmaya çalışıldığını söyleyen Kılıçdaroğlu, böyle bir tablonunun Türkiye'yi geriye götüren bir tablo olduğunu kaydetti.

Günü geldiğinde bütün bu yanlışlıkları düzelteceklerini söyleyen Kılıçdaroğlu, "Bir kişinin bir gerçeği unutmamasını istiyorum. Sarkozy Fransa'da gözaltına alındı ve hesabını veriyor. Sözüm söz, ahdim ahdimdir, kul hakkı yiyen mutlaka çıkacaktır ve halka hesabını verecektir" dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ne doğu ne batıda itibarı olduğunu, hepsinin dışladığını savunarak, "Türkiye Cumhuriyeti böyle bir cumhurbaşkanı adayını içine sindiremez ve bunu kaldıramaz. Türkiye gerçekten demokrasiye bağlıysa, hırsızlıklardan, yolsuzluklardan, kendisine hakaret edenlerde illallah diyorsa, şapkasını koyacak, düşünüp, sandığa öyle gidecek" dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grubu'nda, Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Tasarısı ile AK Parti'nin cumhurbaşkanı adayı olarak Erdoğan'ın gösterilmesini değerlendirdi.

Diyabakır'a gittiğinde, terörün önlenmesi konusunda düşüncelerini bütün kanaat önderleriyle paylaştığını anımsatan Kılıçdaroğlu, sorunun çözümünün parlamento olduğunu söylediğini belirtti.

Daha önce de ülkede kan dökülmesini istemediklerini dile getirdiklerini kaydeden Kılıçdaroğlu, bu sorunu çözmek için 4 ana koşul ifade ettiğini anlattı. Kılıçdaroğlu, "Samimi ve dürüst olacaksınız, gizli, kişisel ajandanız olmayacak, millete izah edemeyeceğiniz angajmanlara girmeyeceksiniz, anamuhalef partisine veya millete bilgi vereceksiniz" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Tasarısı'nın, "kanun kapsamında verilen görevleri yerine getiren kişilerin, hukuki, idari ve cezai sorumluluğu doğamaz" fıkrasını uygun bulmadıklarını yineledi. Kılıçdaroğlu, "Bu ülke ne çektiyse, yasa dışı işlemlerden çekti. Faili meçhul cinayetlerin bir demokrasinin en büyük ayıplarından olduğunu söyledik" dedi.

Faili meçhullerin aydınlanması için 8 ayrı araştırma önergesi verdiklerini ancak AK Parti milletvekillerinin oylarıyla reddedildiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, tasarının bu şekilde yasalaşması halinde Uludere olayının artık aydınlanmayacağını savundu. Kılıçdaroğlu, sınır ötesi operasyon yapma yetkisinin TBMM’de olduğunu, TBMM'nin, bu yetkiyi, istediği üzerine Hükümet'e verdiğini anımsattı. Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hükümet, talimatı verdi, gönderdi 34 kişiyi bombalatıp, öldürdü. Şimdi, bu kanun kapsamında hükümetin verdiği görevi yerine getirenlerin idari, cezai, hukuki sorumluluğu olmayacak. Siz artık o olayı unutun. Biz bunu kabul edebilir miyiz, hayır. Benzer bir görev MİT’e de verildiği söylendi. MİT Yasası görüşülürken benzer bir görev orada vardı, buna karşı çıktık. Bir hukuk devletinde olamayacağına, belirli kesime neredeyse ömür boyu dokunulmazlık getirilemeyeceğini söyledik. Anayasa Mahkemesi'ne başvurduk. MİT Yasası'nda, MİT’e operasyonel yetki de verildi. Bu sorunun çözümüne yönelik olarak Adalet ve Kalkınma Partisi'nin getirdiği bu düzenlemeden 'faili meçhuller hiç aydınlanmasın, yeni faili meçhuller de olabilir' diyorsanız bir sorun yok. Ama biz bunu demiyoruz. Yeni faili meçhuller bununla her an olabilir. Hükümet diyebilir ki, 'terörü bitirmek istiyorum, gidin Ali'yi vurun, temizleyin, zaten yasa var, ömür boyu cezai, hukuki sorumluluğunuz yok. Bana sorarlarsa, ben talimatı verdim, mahkemede gizlilik kararı, mesele bitti'. Bütün yurttaşların bu konuda çok dikkatli olması lazım. Biz bu kadar dikkatliyiz. AKP, bunu alıp doğuda propaganda yapıyor. 'Biz sorunu çözeceğiz ama şu CHP karşı çıkıyor' Hukukun üstünlüğüne inanıyoruz. Faili meçhullere karşıyız, yeni faili meçhullerin olmasını istemeyiz, sorun çözülecekse adam gibi oturulup çözülür. Bu sorunun çözümünden yanayız, hiçkimsenin burnu kanamasın istiyoruz. Buyurun çözün herhangi bir sorunumuz yok. Ama yeni faili meçhulleri saklayabilecek mekanizmaları yasanın arasına sıkıştırıyorsanız kusura bakmayın biz buna karşıyız. Bu madde böyle yasalaşırsa, bunu da MİT Yasası'nda olduğu gibi Anayasa Mahkemesi'ne taşıyacağız."

Kılıçdaroğlu, bugün üçüncü cumhurbaşkanı adayının da belli olduğuna işaret etti.

Adayın, alayıvala ile büyük törenlerle, alkışlarla belli olduğunu, dualar edildiğini belirten Kılıçdaroğlu, daha önceki grup konuşmasında kimlerin cumhurbaşkanı adayı olamayacağını açıkladığını anımsattı. Kılıçdaroğlu, yine bunu madde madde açıklamak istediğini kaydetti.

Kılıçdaroğlu, kuvvetler ayrılığı ilkesine inanmayan birisinden Türkiye Cumhuriyeti cumhurbaşkanı olamayacağını dile getirerek, anayasanın temel çatısının güçler ayrılığı ilkesine oturduğunu söyledi.

"Parlamento, yargı, benim için ayak bağı" diyen birinin cumhurbaşkanı adayı olmaması gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, vatandaşına tokat atan, derdini anlatmak isteyen çiftçiye "al ananı da git" diyen birinden cumhurbaşkanı adayı olamayacağını söyledi. Kılıçdaroğlu, "Rezil oluruz dünyaya. Sizden bizden ayırımı yapan cumhurbaşkanı adayı olamaz. Kin ve öfkeden medet uman, gençlere seslenirken 'kininizi unutmayın' diye öğütlerde bulunan birinden cumhurbaşkanı adayı olamaz, olmamalıdır. Kin olur mu?" ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu, hukukun üstünlüğüne, kadın erkek eşitliğine inanmayan, adalet duygusu gelişmemiş kişiden cumhurbaşkanı adayı olamayacağını belirtti.

Yalan söyleyen, ahlaki değerleri yüksek olmayan birinden cumhurbaşkanı adayı olamayacağını ifade eden Kılıçdaroğlu şunları kaydetti:

"Cumhurbaşkanı adaylarının en temel nitelikleri halkına yalan söylememiş, ahlaki değerlerinin yüksek olmasıdır. Birine yalan makinesi gibi diyorsanız o da 'Ben yürüyen yalan makinesiyim' diyorsa, ondan cumhurbaşkanı adayı olamaz, olmamalı. Bir cumhurbaşkanı adayı çıkıyor, halkı birbirine düşürmek, kavga için 'camide içki içildi' yalanı söylüyor. Bir başka temel yalan, yine insanları birbirine düşürmek için 'Kabataş iskelesinde başörtülü bir bacımıza 140-150 kişi birden saldırdı' diyorsanız, böyle bir adamdan cumhurbaşkanı adayı olamaz. Cuma günü, videosunu yayınlayacaklarını söylemişti. 53 cuma geçti,ortada bir şey yok. Yalan söyleyenden cumhurbaşkanı adayı olamaz. En son yalanı, 'Gezi olaylarında bazı polisler gerçek mermiyle öldürüldü'. İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın konuyla ilgili soru önergemize verdiği cevap, herhangi bir ölüm olmadığı yönünde. Adamın hayatı yalan üzerine. Bu kadar yalancı hayatımda hiç görmedim. Türkiye ve dünyada saygınlığı olmayan, saygınlığını yitiren isimden cumhurbaşkanı adayı olamaz. Doğulu hiçbir lider, batılı hiçbir lider yalan söyleyen birisiyle aynı kareye girmek istemez çünkü onların ahlaki değerleri çok yüksektir. Bugün cumhurbaşkanı adaylığını açıklayan Erdoğan'ın ne doğu ne batıda itibarı vardır, hepsi dışlamışlardır. Türkiye Cumhuriyeti böyle bir cumhurbaşkanı adayını içine sindiremez ve bunu kaldıramaz."

Kılıçdaroğlu, anayasanın değiştirilmesi dahi teklif edilemeyen maddesine göre, Türkiye Cumhuriyeti'nin demokratik, laik, sosyal hukuk devleti olduğunu anımsattı. Kılıçdaroğlu, bir cumhurbaşkanı adayının buna inanması, inanmaması halinde de aday olmaması gerektiğini vurguladı.

Bilgi birikimi yetersiz, sanat ve sanatçıyı dışlayan birinden cumhurbaşkanı adayı olmayacağını dile getiren Kılıçdaroğlu, "En önemlisi geçmişi şaibeli birisinden cumhurbaşkanı adayı olmaz. Sizin artık gerçekleri söylemediğiniz, yalan ürettiğiniz, kişisel hırs ve kaprislerle özel servet edinmeniz, bunun belgelenmesi, bütün bilgilerin dünyanın önüne serilmesi, sizin cumhurbaşkanı adayı olmamanızı gerektirir. Eğer cumhurbaşkanı adayı oluyorsanız bunu Türkiye'nin kaldırması mümkün değildir. Türkiye'de halka yapılan en büyük kötülüktür" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, demokrasilerin özünü uzlaşmanın oluşturduğuna işaret ederek, dayatma kültürünün demokrasilerde olmadığını vurguladı.

CHP olarak büyük bir uzlaşmayı gerçekleştirdiklerini belirten Kılıçdaroğlu, her yurttaşın rahatlıkla oy vereceği bir adayı belirlediklerini söyledi. Kılıçdaroğlu, sözlerini, "Şaibesi yok, bilgi birikimi var, dünyada tanınmışlığı var, toplumun hiçbir kesimiyle ilgili negatif söylemi yok. Herkesi kucaklayan bir aday üzerine uzlaştık. Bir siyasal parti gözlüğüyle bakmadık. 'Bu benim cumhurbaşkanımdır' parti olarak demedik. 76 milyonun rahatlıkla 'cumhurbaşkanım' diyebileceği bir aday üzerinde uzlaştık. Türkiye gerçekten demokrasiye bağlıysa, hırsızlıklardan, yolsuzluklardan, kendisine hakaret edenlerden, bağırıp, çağırıp öfke kusandan illallah diyorsa, şapkasını koyacak, düşünüp, sandığa öyle gidecek. Benim tek istediğim budur. Bunu yaptığımız zaman demokrasimizi güçlendireceğiz. Uzlaşmanın olduğu demokrasiler, güçlü demokrasilerdir" diye sürdürdü.

Kılıçdaroğlu, anayasanın 103. maddesinde yer alan cumhurbaşkanı yeminde, "Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma..." denildiğine işaret etti. Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Milletin egemenliğinden, kendi egemenliği anlıyor. 'Ben söylersem olacak' O bir şey söyleyecek, ertesi gün gereği yerine getirilecek. Hangi egemenlikten söz ediyorsunuz? Devletin varlığı ve bütünlüğüyle ilgili onun ne düşündüğünü hepimiz biliyoruz. 'Anayasaya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılaplarına, laik cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma.' Bu cumhurbaşkanı adayının, bu ilkelere bağlı kalacağına kim inanıyor? 'Milletin huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden ayrılmayacağıma' 14 yaşındaki çocuğu miting meydanlarında yuhalatan biri insan haklarından mı söz edecek, ona mı bağlı olacak? 'Türkiye Cumhuriyeti'nin şan ve şerefini korumak.' Komik gibi geliyor değil mi? Çuval geçirilen olayları biliyorsunuz, askerin başına çuval geçirildi sesi dahi çıkmadı. Şimdi kalkmış, Türkiye Cumhuriyeti'nin şan ve şerefini koruyacağına yemin edecek. Bayrak indirildi yine tık yok. 'Yücelmek ve üzerime aldığım görevi, tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma...' Tarafsızlığına inanıyor musunuz? 'Büyük Türk milleti ve tarih huzurunda namusum ve şerefim üzerine and içerim' Hayatı yalanlarla süslü olan bir kişi, böyle bir yemini ettiğinde kim inanacak? Mutlaka cumhurbaşkanlarının ahlaklı, namuslu, samimi, içten, halka hesap vermeyi namuslu görev kabul etmeleri gerekir. Eğer bunları yapabilirsek sorunumuz kalmamış oluyor."

Kılıçdaroğlu, bir bakanın, 20 Nisan 2013 tarihinde, Bozok Üniversitesi'nde Ekmeleddin İhsanoğu kürsüsü kurulduğunda bir merkez oluşturulmasının açılışında İhsanoğlu ile ilgili "Yozgatımızın iftihar ettiği değerli bir Yozgat evladıdır, büyük ilim insanıdır. Ülkemiz ve dışında Türk medeniyetine, kültürüne, tarihine, İslam bilim hayatına çok önemli eserler kazandırdığı gibi çok değerli insanlar da yetiştirmiştir" açıklamasında bulunduğunu söyledi.

Aynı kişinin şimdi, "Öyle bir isim çıkardılar ki kimse kim olduğunu bilmiyor, Google'dan buluyoruz" dediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Düne kadar ne diyordun şimdi ne diyorsun. Yalan ruhlarına sinmiş bunların. Google'de 'yalancı başbakan' yazdığınızda 450 bin Recep Tayyip Erdoğan adı çıkıyor. 'Hırsız başbakan' yazdığınızda 3 milyon 900 bin sonuç çıkıyor. Ekmeleddin İhsanoğlu yazdığınızda, bilim adamı, saygın devlet adamı çıkıyor. Tanınmamış diyor, şöhreti yok diyor, Allah kimseye böyle bir şöhret nasip etmesin, hırsızlık, yalancılık şöhreti nasip etmesin. Bugün kalkmış duayla açıklamış sen samimi ol, sen kul hakkı yiyorsun, haram yiyorsun. Haram yiyen adaydan cumharbaşkanı adayı mı olur Allah aşkına. "


Kılıçdaroğlu, grup toplantısı sonrasında Başbakan Erdoğan'ın cumhurbaşkanı adaylığı dolayısıyla görevinden istifa edip etmemesine ilişkin soru üzerine, "Herhalde istifa etmesi lazım, bekliyoruz. Resmi adaylığı kabul edildikten sonra istifa etmesi lazım" yanıtını verdi.

"Erdoğan'ın istifa etmemesi halinde Anayasa Mahkemesi'ne bu konuda bir başvuru yapmayı düşünüyor musunuz?" sorusunu ise Kılıçdaroğlu, "O konuda daha önce Anayasa Mahkemesi'ne başvurumuzu yaptık" diye yanıtladı.
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.