TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM ADALET KOMİSYONU...


Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Ceza Muhakemesi Kanunu'na göre kararların gerekçesinin en geç 15 gün içinde dosyaya konulması gerektiğini belirterek, Ergenekon Davası'nda 6 aydır gerekçeli karar yazılmamasını hak ihlali olarak gördüğünü söyledi.

12 Şubat 2014 Çarşamba

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Ceza Muhakemesi Kanunu'na göre kararların gerekçesinin en geç 15 gün içinde dosyaya konulması gerektiğini belirterek, Ergenekon Davası'nda 6 aydır gerekçeli karar yazılmamasını hak ihlali olarak gördüğünü söyledi.

Kamuoyunda "yeni demokratikleşme paketi" olarak bilinen Terörle Mücadele Kanununun 10. Maddesi Uyarınca Kurulan Ağır Ceza Mahkemelerinin Kaldırılmasına ve Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun teklifinin ikinci gün görüşmeleri TBMM Adalet Komisyonu'nda devam ediyor.

Yeniden yargılanma tartışmalarının ardından TBMM Başkanlığı'na sunulan kanun teklifinin komisyon toplantısına, Ergenekon Davası'nın sanıkları CHP Ankara Milletvekili Sinan Aygün ve CHP Zonguldak Milletvekili Mehmet Haberal da katıldı.

Aygün, söz alarak, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 17 Aralık operasyonundan sonra, emniyette ve yargıda kendilerine karşı komplo kurulduğunu söylediğini, "çete var" dediğini ve gizli bilgi ve belgelerin basına servis edildiğini belirttiğini anlattı.

"Bizi Başbakan'ın dediği örgüt bu hale getirdi" diyen Aygün, cezaevindeyken Başbakan'ın anlattığı olayları kendilerinin de yaşadığını söyledi.

Başbakan Erdoğan'ın yargıya güvenmediğini ifade ettiğini de dile getiren Aygün, "Güvenmediğiniz yargı bizi mahkum etti. Yurtdışına çıkış yasağımız var. Cumhurbaşkanı geçen hafta yurt dışı gezisine davet etti, gidemedik. Hala mallarıma el konulmuş vaziyette. Neden 6 yıldır bununla ilgili bir şey söylemediniz? Rıza Sarraf'ın malvarlığındaki tedbir kalktı" diye konuştu.

Aygün, Başbakan Erdoğan'ın dürüst olmamakla suçladığı Cumhuriyet savcısının karşısında 7 saat ter döktüğünü ifade etmesi üzerine Haberal, "Sen şanslıymışsın ben 22 saat ter döktüm" dedi.

Teklifin, yargılandıkları özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasını öngördüğüne dikkati çeken Aygün, "Bizim gerekçeli kararımız daha çıkmadı. Bu kanun çıktıktan sonra ne olacak?" diye sordu. Aygün, Yargıtay üyesi Gürsel Yalvaç'ın, gerekçeli kararları, ölüm dışında, kararı veren hakimlerin yazması gerektiğine ilişkin içtihadı dile getirmesi üzerine, buna itiraz etti.

Teklifte yeniden yargılamayla ilgili bir şey olmadığını da kaydeden Aygün, "Bizi yargılayan, bize bu cezayı çektiren, mallarımıza el koyan adamlara gerekçeli karar yazdırmayın. Sayın Bakan lütfen sesinizi gür çıkartın" dedi.

Sinan Aygün, Ergenekon Davasında kararın 5 Ağustos 2013'te verildiğini anımsatarak, "6 ay gerekçeli karar yazılmaması suç mu, değil mi?" diye sordu.

Adalet Bakanı Bozdağ, mahkemelerin kararı açıklarken, gerekçesini de yazarak açıklaması gerektiğine inandığını belirterek, şöyle konuştu:

"Karar şu, gerekçem de şu diye herkesin yüzüne karşı kararı ve gerekçesini deklare etmeli. Verilmiş kararın gerekçesinin yazılmaması, yasanın çizdiği kuralların sınırının aşılmasıdır. Ceza Muhakemesi Kanunu 'hükmün gerekçesi tümüyle tutanağa geçirilmemişse en geç 15 gün içinde dava dosyasına konulur' diyor. 6 aydır gerekçeli kararın yazılmamasını hak ihlali olarak görüyorum."

Bozdağ'ın bu sözleri üzerine Haberal, "Bunca zaman kaybı olmuş. Gerekçeli kararı yazmayanlarla ilgili kim işlem yapacak?" sorusunu yöneltti.

Bozdağ ise Hakimler ve Savcılar Kanunu ile HSYK Kanunu'nda bu konuya ilişkin düzenlemeler bulunduğunu belirtti.

İlgili hakimlerin şikayet edilmesi halinde HSYK'nın inceleme ve soruşturma yetkisi olduğunu kaydeden Bozdağ, "Bu noktada benim, Adalet Bakanı olarak yapabileceğim müdahale yoktur. İzmir'deki bir savcıyı, 'canlı yayından soruşturma izlenir mi' diye aradım, neredeyse lince tabi tutuldum" diye konuştu.

Şikayetlerin kendisine gelmesi halinde HSYK'ya havale ettiğini anlatan Bozdağ, HSYK'nın ilgili dairesinin, inceleme ve soruşturma başlatılması önerisinde bulunması halinde, Kurul Başkanı sıfatıyla "olur" verdiğini ya da vermediğini belirtti.

Bozdağ, HSYK ile ilgili daha önce dile getirdiği Anayasa değişikliğinin el birliğiyle çıkarılması önerisini de yineledi.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, yeniden yargılama konusunda Bakanlık olarak çalışma yürüttüklerini belirterek, "Alternatifler, çeşitli öneriler var. Çalışma bittikten sonra hangi formülün hayata geçirileceğine karar verilecek" dedi.

Kamuoyunda "Yeni Demokratikleşme Paketi" olarak bilinen Terörle Mücadele Kanunu'nun 10. Maddesi Uyarınca Kurulan Ağır Ceza Mahkemelerinin Kaldırılmasına ve Çeşitlik Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun teklifinin görüşmeleri TBMM Adalet Komisyonu'nda devam ediyor.

Muhalefet milletvekilleri özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasını düzenleyen teklifin 1. maddesi üzerinde söz alarak, amacın 17 Aralık operasyonunun üstünü örtmek olduğunu savundular.

CHP, özel yetkili mahkemelerin kaldırılacak ve olağanüstü yargılama koşullarının ortadan kalkacak olması nedeniyle, ağır ceza mahkemelerinde yeniden yargılama yapılmasına ilişkin önerge verdi.

CHP'nin önergesi reddedildi.

Konuya ilişkin açıklama yapan Adalet Bakanı Bozdağ, yeniden yargılama konusunun bir ayı aşkın süredir kamuoyunda ciddi şekilde tartışıldığını ifade etti.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın konuya olumlu baktığını ve Adalet Bakanlığı'na çalışma talimatı verdiğini söylediğini anımsatan Bozdağ, "Bakanlık olarak çalışma yürütüyoruz. Çeşitli alternatifler, öneriler var. Çalışma bittikten sonra, hangi formülün hayata geçirileceğine karar verilecek, kamuoyuyla paylaşılacak" dedi.

Önergelerinin reddedilmesine tepki gösteren CHP Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk, "Kamuoyu aldatılıyor. Bakan çocuklarının soruşturmasının örtülmesi ivedi, cezaevinde tutukluların yeniden yargılanması ivedi değil" diye konuştu.

AK Parti'nin, özel yetkili mahkemelerdeki dava ve soruşturma dosyalarının devirlerinin 15 günde tamamlanması, bu mahkemelerin devir işlemleri tamamlanana kadar, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde devredilen dosyalarla ilgili koruma tedbiri vermeye yetkili olması ve özel yetkili mahkemelerce sonuçlandırılan davaların gerekçeli kararlarının 15 gün içinde tamamlanmasına ilişkin önergesi kabul edildi.

Ardından yapılan oylamada da madde kabul edilerek, özel yetkili mahkemelerin kaldırılması kabul edildi.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, kabul edilen maddeyle son derece önemli adım atıldığını belirterek, ağır ceza mahkemeleri arasındaki farklılıkların ortadan kalktığını, usulle ilgili farklılıkların ortadan kalktığını söyledi.

Türkiye'deki 11 ilde bulunan 38 özel yetkili mahkemenin kaldırılmış olduğunu kaydeden Bozdağ, bu mahkemelerde görevli 85 hakim ve 89 Cumhuriyet savcısının büyük kısmının atamasının HSYK tarafından yapılacağını dile getirdi.

Özel yetkili mahkemelerde devam eden dosya sayısının 5 bin 694 olduğunu anlatan Bozdağ, bu mahkemelerin kararlarına göre 2 bin 446 kişinin tutuklu olduğunu, Devlet Güvenlik Mahkemesi dönemi dahil verilen kararlar sonucu 3 bin 915 kişinin cezaevinde olduğunu belirtti.

Devir işlemleri nedeniyle devam eden dava ve soruşturmaların süresinin uzayacağının aşikar olduğunu ifade eden Bozdağ, ancak her bir dosyanın da devredildiği yerde daha süratli sonuçlanacağını söyledi. Bozdağ, ihtiyaç olması halinde Adalet Bakanlığı'nın önerisiyle HSYK'nın yeni ağır ceza mahkemesi kurulmasına karar verebileceğini bildirdi.

Bozdağ, terör suçlarının bir kısmının ağır ceza mahkemelerinin görev alanına girdiğine işaret ederek, "Bu mahkemelerin kaldırılmasının, terörle mücadele konusunda bazı suçların soruşturulması ve kovuşturulması konusunda zafiyet yaratmayacağı kanaatindeyiz" diye konuştu.

Özel yetkili mahkemelerin kaldırılması ve soruşturma usulünde değişiklik içeren kanun teklifinin TBMM Adalet Komisyonu'ndaki görüşmelerinde iktidar ve muhalefet milletvekilleri arasında gerginlik çıktı.

Terörle Mücadele Kanununun 10. Maddesi Uyarınca Kurulan Ağır Ceza Mahkemelerinin Kaldırılmasına ve Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun teklifinin görüşmelerinde, CHP Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz, özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasından itibaren 15 gün içinde gerekçeli kararı yazılmayan davaların temyiz için Yargıtay'a gönderilmesine yönelik madde ihdası önerisinde bulundu.

Önerinin reddedilmesi üzerine Yılmaz, "Yeniden yargılama umudu verdiğiniz insanların eşlerine, çocuklarına ne diyeceksiniz? Meclisin önünde herhangi bir olay çıkarsa sorumlusu hükümet olmayacak mı?" dedi.

Kişisel verileri hukuka aykırı kaydedenlere verilecek hapis cezasını artıran madde üzerinde söz alan Bağımsız İzmir Milletvekili Ertuğrul Günay, kanun teklifinin 17 Aralık operasyonunu akamete uğratmayı amaçladığını öne sürerek, "Teklif hukuk mühendisliği içeriyor. Tebrik ediyorum" dedi.

AK Parti'li milletvekillerinin teklife destek vermesini eleştiren Günay, "Eve gidince çocuklarının yüzüne nasıl bakacaklar?" diye konuştu.

Günay'ın bu sözüne tepki gösteren AK Parti Bursa Milletvekili Hakan Çavuşoğlu, "Böyle konuşamazsınız. Bizi böyle yargılayamazsınız. Böyle konuşmaya hakkınız yok, hele sizin hiç yok. Benim çocuğuma nasıl baktığım seni ilgilendirmez" dedi.

Günay da Çavuşoğlu'na, "İstanbul'un yağmalanmasına göz yumsaydım, utandığınız Kazlıçeşme kuleleriyle ilgili 10 kere uyarmasaydım ben hala bakandım ve sen de çemkirmezdin, karşımda ceketini iliklerdin" diye karşılık verdi. Kimseye hakaret etme niyeti olmadığını ifade eden Günay, "Başından beri iktidarı doğru noktalarda uyarmaya çalışıyorum" dedi.

"Muhalefet işi ucundan tutuyor" diyen Günay'a CHP'li Yılmaz da itiraz etti.

AK Parti Elazığ Milletvekili Şuay Alpay ise Günay'a, "Rol çalıyorsunuz, insanlara ders vermeye çalışıyorsunuz" diye seslendi.

MHP Konya Milletvekili Faruk Bal'ın, 17 aralık operasyonuna ilişkin görüşlerini açıkladığı sırada, iktidar milletvekillerinden konuşmaların maddelerle ilgili yapılması gerektiği yönünde itirazlar geldi.

Bu sırada CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk ile AK Parti Yozgat Milletvekili Yusuf Başer arasında gerginlik yaşandı. Öztürk, muhalefetin neyi ne kadar konuşacağına iktidarın karar veremeyeceğini söyledi. Öztürk ile Başer arasında laf atışması başladı. Sinirlenen Öztürk, önündeki bardağı ve dosya kağıtlarını havaya savurdu.

Gerginliğin tırmanması üzerine toplantıyı yöneten AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, ara verdi.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, 17 Aralık operasyonu sonucu istifa eden bakanların fezlekeleriyle ilgili yasalara aykırı iş yapmalarının söz konusu olmadığını belirterek, "Fezlekeler nasıl geldiyse o şekilde iade edilmiştir. Fezlekelerin içine bakılmamıştır" dedi.

Kamuoyunda "Yeni demokratikleşme paketi" olarak bilinen Terörle Mücadele Kanununun 10. Maddesi Uyarınca Kurulan Ağır Ceza Mahkemelerinin Kaldırılmasına ve Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşülmesine TBMM Adalet Komisyonu'nda devam ediliyor.

Adalet Bakanı Bozdağ, kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesinde ceza alt sınırını 6 aydan 1 yıla çıkaran maddeye ilişkin eleştirileri yanıtladı.

Kişi hukukuna karşı herkesin saygılı olması gerektiğini belirten Bozdağ, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın görüntülerine müdahalesine bizzat şahit olduğunu söyledi. Bozdağ, 2010 yılında referandumla kabul edilen Anayasa değişikliğinin TBMM Genel Kurulu'ndaki görüşmelerinde kendisinin AK Parti Grup Başkanvekili olduğunu, Erdoğan'ın grup başkanvekillerinin yanına oturduğunu anlatarak, "Bir milletvekili, Sayın Başbakanımız'a internete Baykal'ın görüntülerinin düştüğünü fısıldadı. Sayın Başbakan, hemen Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ı çağırttı ve 'gereğini yapın' dedi" diye konuştu.

MHP Konya Milletvekili Faruk Bal ise 2011 seçimlerinde adaylar kesinleştikten sonra MHP'ye komplo kurulduğunu ve Başbakan Erdoğan'ın komployu oy devşirmeye çevirdiğini öne sürdü. Bal, AK Parti'li Ömer Faruk adlı bir kişinin ABD ya da Kanada'dan yayın için para ödediğini, MHP'nin mağdur edildiğini ve AK Parti'nin bundan siyasi çıkar elde ettiğini söyledi.

Bal, Bozdağ'a, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli hakkındaki fezlekenin Meclis'e Adalet Bakanlığı kanalıyla mı başka kanalla mı geldiğini sordu.

Adalet Bakanı Bozdağ, fezlekelerin Meclis'e nasıl sevk edileceğine ilişkin 2011 yılında yayımlanan Adalet Bakanlığı genelgesi olduğunu ifade etti. Bahçeli hakkındaki fezlekenin genelgeye uygun olarak gönderildiğini belirten Bozdağ, "Benden önceki bakan döneminde gönderilmiş ama ben de kabul ederim" dedi.

Bozdağ, 17 Aralık operasyonunda isimleri geçen eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, eski İçişleri Bakanı Muammer Güler, eski Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış ve eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar hakkındaki fezlekelerin görevleriyle ilgili olduğu için genelgeye aykırı oldukları gerekçesiyle iade edildiğini kaydetti. Fezlekelerin içine bakma imkanları olmadığını dile getiren Bozdağ, bakanlığın görevinin "postacılık" olduğunu söyledi.

MHP'li Bal, hakkında yolsuzluk iddiası olan bakanlar hakkındaki fezlekelerin genelgeye göre değil, yasalara göre işleme tabi tutulması gerektiğini ifade ederek, "Madem içine bakmıyorsunuz, neden 45 gün beklettiniz? Adalet Bakanlığı'nda delillerin sureti alındı mı? Şüphe ediyorum. 'Hangi illerde operasyon yapılacaktı' sorusunun cevabı dosyada mı bulundu? Buna göre mi 17 ayrı ilde emniyet mensuplarına operasyon yapıldı?" sorularını yöneltti.

Adalet Bakanı Bozdağ, fezlekelerle ilgili yasalara aykırı iş yapmalarının söz konusu olmadığını vurgulayarak, "Fezlekeler nasıl geldiyse o şekilde iade edilmiştir. Böyle bir şey yapmamız düşünülemez. Fezlekelerin içine bakılmamıştır" diye konuştu.

Özel yetkili mahkemelerin kaldırılması ve soruşturma usulünde değişiklik içeren kanun teklifindeki, 2 yıldan az hapis cezası gerektiren suçlarda şüpheli ya da sanığın mükerrir, itiyadi suçlu ya da suçu meslek edinen kişi olması durumunda tutuklanabileceğine ilişkin düzenleme, CHP'li milletvekillerinin itirazı üzerine metinden çıkarıldı.

TBMM Adalet Komisyonu, kamuoyunda "yeni demokratikleşme paketi" olarak bilinen Terörle Mücadele Kanununun 10. Maddesi Uyarınca Kurulan Ağır Ceza Mahkemelerinin Kaldırılmasına ve Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun teklifinin görüşmelerine devam etti. Komisyon, 13 saatlik toplantıda teklifin ilk 8 maddesini kabul etti.

Bağımsız İzmir Milletvekili Ertuğrul Günay, 17 Aralık operasyonuyla ilgili ses kayıtlarının ortaya çıkması nedeniyle başlayan soruşturmanın gizliliği tartışmalarına değindi. Bir iş adamının kendisine ihale verilmesi sonucunda para alışverişini konuşmasının kişisel olmadığını savunan Günay, "Konunun kamu tarafından bilinmesinde kamu yararı vardır. Bunun sorumluluğunu yapanlar düşünmeli, açıklayanlar değil" dedi.

AK Parti İstanbul Milletvekili Bülent Turan ise ses kayıtlarının soruşturma evrakları içinde olduğunun kesin olarak bilinmediğini dile getirerek, bunları yaymanın suç olduğu kanısında olduğunu söyledi. Bu belgelerden birisinin dahi imzalı olduğunu görmediklerini belirten Turan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan'ın da ifade vermekten kaçmadığını vurguladı. Turan, Bilal Erdoğan'ı tanıdığını ifade ederek, "Bilal Erdoğan'a giden evrak yok. Evrak geldiği gün ifade vereceğine ben kefilim" dedi.

Teklifin, 2 yıldan az hapis cezası gerektiren suçlarda şüpheli ya da sanığın mükerrir, itiyadi suçlu ya da suçu meslek edinen kişi olması durumunda tutuklanabileceğine ilişkin düzenlemesine CHP'li milletveilleri itiraz etti.

Düzenlemenin özgürlükçü anlayışla bağdaşmadığını ifade eden CHP Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan, suçluların kategorize edilemeyeceğini söyledi.

CHP İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz de 2 yıldan az hapis cezası gereken suçların belli olduğunu, bunların başkalarını rahatsız etme, dini nikah kıyma ve kumar gibi suçlar olduğunu anlatarak, "Teklife göre bir yıl içinde iki kere tencere tava çalanlar tutuklanabilecek" diye konuştu.

CHP Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk de "Bu maddenin getirilmesi, gazetecilere ve aktivistlere ceza amacı taşıyor. Hedef, sivil inisiyatifi baskılamadır. Hangi kitleyi hedef alarak bu düzenlemeyi getirdiniz?" dedi.

CHP Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek ise Gezi olayları sürecinde Kırklareli'de kadınların, gençlerin, çocukların kimseyi rahatsız etmeden eylem yaptığını ve bunun emniyet tarafından takdir edildiğini söyledi. Dibek, kentte her 5 kişiden birine dava açıldığını, bir kişinin 27 davası olduğunu ifade ederek, düzenlemenin teklif metninden çıkarılmasını istedi.

Eleştirilere cevap veren Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, düzenlemenin kamu düzeni açısından önemli olduğunu belirterek, 2 yıldan az hapis cezası öngören suçlarda tutuklama yasağı olduğu için suç işlemeyi alışkanlık haline getirenler olduğuna dikkati çekti. Bozdağ, "Tutuklama yasağı olduğu için işlem yapılamıyor. Kamuoyunda 'bir kapıdan girdi öbüründen çıktı' deniliyor" diye konuştu.

CHP'lilerin itirazları üzerine AK Parti, söz konusu düzenlemeyi teklif metninden çıkaran önerge verdi.

Önergeye AK Partili ve muhalefet milletvekilleri "kabul" oyu kullandı, ancak AK Partili Turan "ret" oyu verdi. Turan, "Gezi'yi kollayacağız diye başka hata yapıyoruz" dedi.

Teklifin görüşülmesine saat 14.15'te devam edilecek.
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.