TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM ADALET KOMİSYONU...


TBMM Adalet Komisyonu'nda, HSYK ile ilgili teklifin bugünkü görüşmeleri kavgayla başladı.

12 Ocak 2014 Pazar

TBMM Adalet Komisyonu'nda, HSYK ile ilgili teklifin bugünkü görüşmeleri kavgayla başladı.

AK Parti Ankara Milletvekili Ahmet İyimaya başkanlığında toplanan komisyonda maddelerin görüşülmesine geçilmeden önce grup temsilcileri söz alarak, görüşmelerle ilgili dilek ve temennilerde bulundu.

Komisyona gelen Yargıçlar Sendikası Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, bu sırada ayağa kalkarak konuşmak istediğini ve kendisine ne zaman söz hakkı verileceğini sordu. AK Parti'li milletvekilleri Eminağaoğlu'na tepki göstererek., konuşma talebine itiraz ettiler. CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, geçmişte çağrılmamış olmasına rağmen konuyla ilgili kurum ve kuruluş temsilcilerine söz verildiğini söyledi.

Bunun üzerine AK Parti milletvekilleri, "ne sendikası..." diyerek bağırdı. AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, kuruluş dilekçesi verilmesine rağmen kabul edilmediğini söyledi.

Tartışma sürerken bazı AK Parti milletvekilleri, Eminağaoğlu'na "çık dışarı, konuşamazsın, otur yerine..." diye bağırdı. Bu sırada Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın önünde çıkan kavgada, bazı AK Parti ve CHP milletvekilleri birbirinin üzerine yürüdü. AK Parti'li bazı milletvekiller, Eminağaoğlu'na, "28 Şubat'ın katilisin, 28 Şubat'ın köpeğisin, provokatör.." diye bağırdı.

Eminağaoğlu'nun, "yok saydıkları sendika ile Avrupa'da hava atmışlar" başlığının manşetten yer aldığı gazeteyi havaya kaldırarak göstermesi üzerine AK Parti'li milletvekilleri Eminağaoğlu'nun üzerine yürüdü, CHP'liler ise Eminağaoğlu'nun etrafını sararak fiziki müdahaleye uğramasını önledi.

Bu arada Altay, Eminağaoğlu'nun elinden gazeteyi alarak, "Buna gerek yok" dedi.

Tartışmaların sürmesi üzerine, Eminağaoğlu CHP'li milletvekillerinin eşliğinde salondan çıktı. Eminağaoğlu, CHP'li milletvekillerinin kendisini koruması üzerine koridorda, "Bu Mecliste bir saldırıya uğrayacaksam uğrarım. Buradan geçerim. Türk demokrasisinin göstergesi, bir şey demiyorum. Ben inzibatla dahi çıkarılamayacak sıfatta bir kişiyim. Demokrasiye saygımdan çıkıyorum" dedi.

Koridorda bir AK Parti milletvekilinin "Açıklama yapmak yok. Atın dışarıya" diye bağırdı.

Tartışmalar üzerine toplantıya ara verildi.

TBMM Adalet Komisyonu'nda, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSYK) ile ilgili yasa teklifinin maddeleri görüşülüyor.

TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya, toplantı başlarken yaptığı konuşmada, teklifin geneli üzerindeki müzakerelerin dün akşam bittiğini ve maddelerinin müzakerelerine geçildiğini belirterek, "Maddelerde konuya bağlı olarak görüşlerimizi ifade edersek, rasyonel çalışmanın da bir gereğini sağlamış oluruz. Burada, yine parlamenter demokrasiye yaraşır tavır, tutum ve üslup sadece Komisyonumuzun, partimizin değil; siyaset kurumunun da faydasına olacaktır" dedi.

TBMM Adalet Komisyonu Başkanvekili Hakkı Köylü, bazı basın yayın organlarında teklife tepki gösterdiğinin yer aldığını belirterek, "Yazanlar öyle mi yorumladı bilmiyorum, tepki göstermem söz konusu değil. Ben bazı maddelerinin değişmesi gerektiğini söyledim, o sözümde de duruyorum. Teklifi destekliyorum. Teklifin içindekileri desteklemek, olduğu gibi kabul etmek manasına gelmez. Bazı hükümlerin değiştirilmesinden yana olduğumu söyledim, önergeler hazırlandı, zamanı gelince değişiklikler yapılacaktır" diye konuştu.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, maddeler üzerinde, ne getirip ne götürdüğünden başlayarak sağlıklı bir müzakere yapılarak düzenlemenin Genel Kurul'a inmesinin amaçlandığını belirterek, "Milletvekilleri, düzenlemeyle ilgili olarak teknik ya da teorik olarak tezlerini ilerini sürmek noktasındadır. Bir engellemeden ziyade, anlayışımızı ortaya koymak gayesindeyiz. Komisyon çalışmalarının hiç hoş olmayan görüntülerin sergilenmesi, önce Meclis'in sonra iktidar partisinin anlayışını zedeler. Görüşmelerin başarılı bir şekilde geçmesini, çalışmaların verimli bir şekilde geçmesini temenni ediyorum" dedi.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, MHP olarak milletin iradesiyle Meclis'te bulunduklarını kaydederek, önemli bir düzenlemenin görüşüldüğünü ifade etti. Teklifin görüşmelerinde mümkün olduğunca yapılan yanlışları dile getirmek ve milletin kendilerine verdiği söz hakkını kullanmak isteğini dile getiren Vural, "MHP olarak bu komisyon çalışmalarının, milletvekillerimizin görüş ve düşüncelerini rahatlıkla anlatabileceği, aynı zamanda kayıtlara da sokabileceğini, görüşmelerin rahat bir şekilde geçmesini temenni ediyorum. Bu görüşmeler, yapılan yanlışların daha büyük yanlışlarla üstünün örtülmesini engeller" diye konuştu.

BDP adına söz alan Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan da "12 Eylül referandumunda oluşturulan HSYK'nın da bir elden bir ele değişim olduğunu gördük. Komisyondan iki günden beri dışarıya yansıyan şeyler yumruk ve tekmedir. Adalet adına dışarıya yansıyan bir şey yoktur. Şiddet konusunda 'dur' demeye davet ediyorum" ifadelerini kullandı.

Daha sonra konuşan AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, "Siyasetin itibarını hepimiz birlikte korumalıyız. İçtüzük hükümlerine uygun olarak bu görüşmeleri sürdürmemiz lazım. Komisyon'un çalışma yöntemleri bellidir. Bunlara hepimizin riayet etmesi lazım. Müzakereleri sürdürürken, hepimizin genel ahlak ilkelerine aykırı şekilde soruşturmanın gizliliği ihlal etmesi hiç de yakışık bir durum olmuyor. Yargısız infaz yapmadan görüşlerimizi ifade edeceğiz. İki günde ancak maddelere geçebildik. Konuşmalar yapılırken de sonunun nereye varacağını düşünerek konuşmamız lazım. Bu doğru bir şey değildir. Yolsuzluk iddiası varsa, sonuna kadar gidilmesi arzusunda olduğumuzu ifade ettik" görüşünü kaydetti.

Komisyon Başkanı İyimaya konuştuğu sırada, bir görevlinin yanındaki uzmanla konuşmasına tepki göstererek, yaşadığı bir anıyı anlattı. Geçmişte DGM'lerin ilgasıyla ilgili konu görüşülürken kendisinin önemli bir konuşma yaptığını belirten İyimaya, "Başbakanım dedim...Şimdiki Başbakanım değil..." demesi, gülüşmelere yol açtı.

Bu sırada CHP Konya Milletvekili Kart'ın İyimaya'yı ciddiyete davet ettiğini belirtmesi üzerine İyimaya, "Ben dedim ki tutarlılıkta ve ciddiyette Atilla Kart'ın gerisinde kalmam. Sizin sanal anlayışınıza benim tutarlılığımı hapsetmem" karşılığını verdi.

Komisyon Başkanı İyimaya, kavga nedeniyle verilen aranın ardından birleşimi yeniden açarken, Yargıçlar Sendikası Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu'nun salondan çıkarılmasına değindi. Eminağaoğlu'nun söz talebinden bulunduğunu ifade ederek, Komisyon Başkanı'nın toplantılara çağrılmayan bir kimseye söz verme yetkisinin olmadığını söyledi. İyimaya, kendisinin İçtüzük'teki yetkilerini kullandığını belirterek, salonda çağrılı olmadığı halde gelmiş ve söz almak isteyen varsa komisyondan ayrılmalarını istedi.

Ardından söz alan MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Celal Adan da İstanbul merkezli soruşturmaya değinerek, teklifi eleştirdi. İktidarın soruşturmayı yapan polisleri, savcıları koruması gerektiğini belirten Adan, "Bu tasarı zamanlama olarak olarak yanlıştır. Daha demokratik değil, diktatör Türkiye'ye öncülük etmektedir. 'Hırsızın Allah belasını versin' demekle olmaz, yargılanmaları gerekir. Gelmişsiniz bir konuyu dayatıyorsunuz. Siyasi iradeden baskı olabilir ama ben sizin de içinize sindiğine inanmıyorum" diye konuştu.

MHP olarak Türkiye'nin zararına olan bir düzenlemenin altına imza atmalarının söz konusu olmadığına işaret eden Adan, "Bu dayatmayı alın götürün" dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal da salondaki güvelik kameralarının çalışmadığını belirterek, "kimsenin can güvenliği olmadığını" söyledi.

CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 12 Eylül referandumundan sonra yargıya ilişkin yaptığı açıklamalardan örnekler vererek, iktidarın yargıya bakış açısının değiştiğini savundu. Düzenlemenin 12 Eylül anlayışının devamı olduğunu öne süren Öztürk, iktidarın kurduğu sistemin şimdi kendi ayağına takıldığını ve yeni düzenlemelerle sistemi değiştirmeye çalıştığını söyledi. Öztürk, teklif üzerinde önerge vermeyeceklerini belirterek, "Teklifin hiçbir yerine katılmıyoruz. CHP olarak bu yasanın hiçbir sorumluluğuna katılmıyoruz" diye konuştu.

Teklifin 1. maddesi üzerinde görüşmeler sürüyor.

Öte yandan, Komisyon'da konuşma talebinde bulunan ancak çıkan kavga sonrasında salondan ayrılan Yargıçlar Sendikası Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, CHP, MHP ve BDP grup başkanvekillerine gönderdiği yazıda, TBMM çalışmalarına katkı sunmalarının dışlandığını belirterek, "hukuksal sonuç doğurmayacak görüşmelerden çekilmeniz hususu bilgi ve takdirlerinize sunulur" dedi.

TBMM Adalet Komisyonu'nda, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSYK) ile ilgili yasa teklifinin maddeleri üzerindeki görüşmeler sürüyor.

CHP Konya Milletvekili Atilla Kart birinci madde üzerine yaptığı konuşmasına başlarken Ergenekon davası tutuklu sanıklarından Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu'nun sağlık durumuna dikkati çekerek, Komisyonda bulunan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ve diğer yetkilileri göreve çağırdı. Hilmioğlu'nun devletin gözleri önünde ölüme gittiğini ifade eden Kart, bu hatırlatmayı tamamen insanı duygularla yaptığını, çok geç olmadan gereğinin yapılmasını istedi. Kart, "Lütfen duyarsız kalmayalım sonra hepimiz çok üzülürüz" dedi.

Düzenlemeyi eleştiren Kart, 17 Aralık'ta yaşananların ardından iktidarın panik halinde yargıyı yeniden yapılandırmaya çalıştığını söyledi. Son süreci hükümet ile cemaat arasında bir çekişme olarak izah etmenin yüzeysel bir yaklaşım olacağını belirten Kart, "Bu çekişme vardır. Gözümüzün önünde cereyan ediyor ama olay bundan ibaret değildir" ifadesini kullandı.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın çalışkan bir kişi olduğunu ve bulunduğu yere emeği ile geldiğini ifade eden Kart, "Bir arkadaşınız olarak söylüyorum, lütfen o fezlekeleri korumayın. Siz buralara emeği ile gelmiş bir insansınız. O fezlekelerin altında kalırsınız" dedi.

Kart, konuşmasında Komisyon Başkanı Ahmet İyimaya'nın bir süre önce Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmeye değinerek, bu görüşmeyi duyunca komisyon çalışmalarına ilişkin endişeye kapıldığını söyledi. Kart'ın bu sözlerine AK Parti milletvekilleri tepki gösterdiler.

Kart'ın konuşmasının ardından söz alan İyimaya Başbakan ile yaptığı görüşmenin görüşülen teklif veya komisyon çalışmaları ile ilgili olmadığını aktardı.

MHP Grup Başkanvekili Okay Vural da teklifin demokrasiyi ve hukuk devletini geriye götüreceğine inandıklarını kaydederek, teklifi getiren iradenin istediği gibi çıkmasını kabul etmelerinin mümkün olmadığını vurguladı.

Komisyon Başkanı Ahmet İyimaya'nın söz verdiği Yargıtay Genel Sekreter Yardımcısı Aydın Karabıyık, teklifin birinci maddesi üzerinde kurum olarak olumlu görüş bildirdiklerini söyledi.

CHP Isparta Milletvekili Ali Haydar Öner'in konuşması sırasında tartışma yaşandı. "AKP, üçüncü bir haram türü yarattı, yiyenleri yargılatmamak..." diyen Öner'in, bir banka genel müdürünün evinde kutular içinde para bulunduğunu söylemesi üzerine, AK Parti Grup Başkanvekili Belma Satır da "Sizin de milletvekilinizin evinde para bulundu" diye laf attı.

CHP Ankara Milletvekili Levent Gök, "Sap ile samanı karıştırmayın. O bir işadamı...Memur ile işadamını karıştırmayın" dedi.

Öner'in, Adalet Bakanı'nın salonda olmaması nedeniyle konuşmayacağını söylemesi, Komisyon'da tartışma yarattı. AK Parti Isparta Milletvekili Recep Özel'in "Hükümet burada...Bakan Yardımcısı var" demesine, CHP'li üyeler "Bakan yardımcısının temsil yetkisi var mı?" diyerek itiraz etti.

Öner'in AK Parti'li Satır'a, "Hanımefendi ne laf atıp duruyorsunuz? Ben hayatta iki kişiyle arkadaşlık etmem, biri hanımefendilere laf atanlardır. Ama erkeklere laf atan hanımefendilerle hiç karşılaşmadım" dedi. Satır ise Öner'e, "Burada başöğretmen yok. Biz öğrenci değiliz. Recep Bey'e (Özel), 'git Bakanı'nı çağır, gelsin' diyor" karşılığını verdi. CHP'li Uğur Bayraktutan'ın "yazılı yetki lazım" demesi üzerine toplantıya ara verildi.

Adalet Bakanı Bozdağ'ın yerine oturması üzerine görüşmelere devam edildi. AK Parti Grup Başkanvekili Satır, sataşma gerekçesiyle söz alarak, "Yetişme tarzım, aldığım kültür ve bulunduğum konum itibarıyla hiçbir erkeğe laf atmam, kimsenin de bana laf atmasına izin vermem. Kentte yetiştim, böylesine basit bir durum içinde olmam. Burada sizin öğrencileriniz, sizin yetiştirdiğiniz, yanınızda çalışan birileri yok. Bizim ne yapacağımız, ne yapmayacağımız kendi uhdemizdedir. Konuşmalarınıza dikkat edin. Benim arkadaşlarım da bu tür kavgalardan rahatsız. Size laf atmaya tenezzül etmem" diye konuştu.

Bazı muhalefet milletvekilleri, Satır'a, "Uçarak tekme atan arkadaşınızı kınamadınız bile... Köyde yetişenlere hakaret ettiniz" diyerek tepki gösterdi.

CHP Eskişehir Milletvekili Süheyl Batum, düzenlemenin Anayasaya aykırı ve gayrimeşru olduğunu ileri sürdü. "Burada bir hukuk adamına, yargıca saldırıldı, birileri linç etmeye çalıştı. Ağzına, kafasına tekme attınız" diyen Batum, düzenlemenin kamu yararına uygun olmadığını savundu.

Batum, "Yargıda çete varmış, Yargıtay'ın imamı varmış. Bu ülkede 2013 yılına gelene kadar Mehmet Haberal, 4 yıl 4 ay tutuklu kaldı. Hanginiz yasa yaptınız? Sizin suç ortaklarınız, bu durum eleştirildiğinde 'evet, yatar' dedi. Fatih Hilmioğlu, Tuncay Özkan, Ergün Poyraz...7 yıl tutuklu adam gördünüz mü ömrünüzde? Hukuksuzlukları beraber yaptığınızı görmezden gelemezsiniz, onlarla ortak olduğunuz ortada. Tahkikat komisyonu kuran yasadan daha ağırdır bu düzenleme" dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, Ömer Faruk Eminağaoğlu'nu kastederek, "Çankırı hakimi olmak dışında başka özelliği yok. Kendisinin Yargıçlar Sendikası Başkanı olduğu iddia ediliyor ama İçişleri Bakanlığı'na sordum, böyle bir sendika kaydı olmadığını bildirdi. Siyaseti iki gündür rehin alma gayreti var. Raporlu olmasına rağmen buraya gelip pankart açtı. İçtüzüğü uygulamak durumundayız. Bu olay bile kanunun ne kadar haklı olduğunu gösteriyor. İdeolojik temelli değil, tam ve bağımsız bir yargı istiyoruz. Anayasal ve yasal her kurum, kendi görevini yapsın, cübbesini çıkarsın, gelsin, çatır çatır siyaset yapsın" diye konuştu.

CHP Ankara Milletvekili Sinan Aygün, Satır'ın sözleri üzerine söz aldı. Aygün, 1 Temmuz 2008'de sabah 06.30'da evine operasyon düzenlendiğini belirterek, bir kasada 2,5 milyon Avro, ayrıca iki kasada da 10 milyon lira değerinde da altın olduğunu kaydetti. Aygün, o sırada Savcı Zekeriya Öz'e telefon açılarak bilgi verildiğini, görevlilerin kendisine "parayla işimiz yok, kasayı kapatın" dediğini aktardı.

Aygün, 4 gün sorguda kaldığını, daha sonra cezaevine girdiğini hatırlatarak, eşinin bankaya yatırdığı paralara kendisi tahliye olduktan 22 gün sonra el konulduğunu anlattı. Aygün, daha sonra eline geçen belgede, "tüccar bir kişinin kasasında para bulunmasının uygun bir şey olmadığı, paranın bu şekilde korunmasının şüpheli göründüğü, suç konusu gelir olma ihtimali oluştuğu"nun belirtildiğini ifade ederek, şunları söyledi:

"Ben 1978'de ticarete başladım, zaman zaman vergi rekortmeni oldum, mal beyanım da ortadadır. 583 daire alıp sattım, ticaret yaptım. Benim kasamda ne çıkacak? Çorap mı kravat mı çıkacak, tabii ki para çıkacak. Ama yapılan kıyaslama elma ile armut gibi değil, uzay gemisi ve elma mukayesesidir. Adam devlet memur, ömrü boyunca hiç yemese içmese eline geçecek para 2 trilyon civarında olur. Suçlu demiyorum. Biz beraat etmedik, müebbeti bize salladılar. Biz ceza yerken siz bağırıyordunuz; bağırsak boşaltma dediniz. Paramıza el koydular, paramı istedim, arsamı teminat verip paramı geri aldım. MASAK devreye girdi, didik didik etti, bütün bağırsakları orada boşalttılar. Ben Unakıtan zamanında doğruları söylediğim için beni tehdit ettiler, defterlerime el koydular, 'susarsan veririz' dediler. Susmayacağım, inceleyin dedim. MASAK 3 yıl boyunca beni ve aile fertlerimi inceledi. Bütün hesaplar burada. Allah razı olsun, iyi oldu, ben aklandım. Suç geliri olarak almamışım, iddia edilen terör örgütü ile paranın bağlantısı tespit edilememiş, 2,5 milyon avro ve servetle suç fiili arasında illiyet bağı kurulamamıştır. Malvarlığım bu paranın çok çok üzerindedir. Servetimin bir miktarının kasada saklama mutat ve akla yatkın değilmiş. Ben inancım gereği bankaya yatırmıyorum. Şimdi de var. Paranın kaynağı yasaldır. Bunlar başıma geldiğimde bizi dinlemediniz, bize inanmadınız. Ne oldu şimdi? Makam odamın arkasındaki banyoda operasyondan 45-50 gün önce Glock marka silah bulundu. Kimseye haber vermeden götürüp karakola teslim ettim. 45-50 gün sonra operasyon yapılıyor, polisler sürekli banyoya girip çıkıyor. Bu para helal paramdır."

Teklifin 1. maddesi üzerinde görüşmeler sürerken yemek arası verildi.

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.