TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU...


TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut'un başkanlığında toplandı. "Varlık Barışı"nın da içinde yer aldığı ''Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı''nın birinci bölümünde yer alan 8 madde kabul edildi.

15 Mayıs 2013 Çarşamba 15:42

TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut'un başkanlığında toplandı.

Gündemdışı söz alan CHP Gaziantep Milletvekili Mehmet Şeker, KOSGEB'de hukuksuzluk yaşandığını öne sürdü.

Türkiye'de 2,5 milyon işletmenin yüzde 99'unu KOBİ'lerin oluşturduğunu belirten Şeker, 68 ilde hizmet müdürlüğü bulunan KOSGEB'in yasal, temiz ve şeffaf şekilde yönetilmesinin beklendiğini söyledi. Şeker, KOSGEB'in yolsuzluğun, rüşvetin odağı haline geldiğini iddia ederek, özel sektörde çalıştığı dönemde zimmetine para geçirmekten yargılanan ve mahkum edilen bir kişinin Gaziantep'e KOSGEB müdürü olarak atandığını ifade etti.

Verdikleri soru önergeleri üzerine bu kişinin KOSGEB Kilis Müdürlüğü'ne verildiğini anlatan Şeker, işin peşini bırakmadıklarını ve bu kişinin Şanlıurfa'da uzman olarak görevlendirildiğini söyledi.

KOSGEB'de bir daire başkanının hesabına bazı KOBİ'lerden ve il müdürlüklerinden para gönderildiği ve buna ilişkin dekontlar bulunduğu iddiaları olduğunu dile getiren Şeker, iddiaların araştırılması gerektiğini belirtti.

Gençlik Haftası dolayısıyla gündemdışı konuşan AK Parti İstanbul Milletvekili Mehmet Muş, toplumların gençlik ruhuyla canlılıklarını koruyacağını ifade etti. Toplumları ihtişamına, baharına taşıyacak en önemli dinamiğin, gençliğin heyecanı ve dinamizmi olduğunu vurgulayan Muş, "Bu gaye ancak bu alanda odaklanmış, yarınlarımıza yön verecek milli ve manevi değerlere sahip, okuyan, araştıran, üreten, vizyon ve misyon sahibi, değerleri ve özgüveni olan gençlerle mümkündür" diye konuştu.

AK Parti olarak önceki dönemlerde olduğu gibi gençliğin potansiyelini tehdit olarak görmediklerini, gençliği ihmal etme yanlışlığına düşmediklerini dile getiren Muş, "Seçilme yaşını 25'e indirerek sindirilmiş, pasivize edilmiş gençleri ülkenin bugünü haline getirdik" dedi.

Van'ın sorunları hakkında gündemdışı konuşan BDP Van Milletvekili Özdal Üçer ise Van depreminden sonra TOKİ'nin konut inşaatlarında yolsuzluklar yapıldığını, kentin sorunlarının devam ettiğini öne sürdü.

Özdal'a, hükümet adına yanıt veren Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, yolsuzluğu reddediklerini vurgulayarak, IMF'ye borçların ödendiğini, Merkez Bankası'nın kasasında 135 milyar dolar olduğunu söyledi.

Van'da afet dışı ve deprem afetiyle ilgili destansı yatırımlar yaptıklarını belirten Eroğlu, yapılan konut sayısının 30 bini bulduğuna dikkati çekti. Eroğlu, Van'da afet kapsamında olmayan 7 milyar liralık, afet kapsamında da 5.5 milyar liralık yatırım yaptıklarının altını çizerek, "Yolsuzluk olan yerde iş yürümez, borçlar ödenmez, Merkez Bankası'nın kasasında para birikmez" dedi.

BDP Van Milletvekili Özdal Üçer, "Bir kamyon bomba Reyhanlı'nın ortasına kadar geliyor ve devlet bunu tespit edemiyor. Buna kimi inandıracaksınız-" diye sordu.

Genel Kurul'da, BDP'nin, "cezaevlerindeki koşullar ve kötü muameleyle" ilgili araştırma önergesinin bugün ele alınması önerisi görüşüldü.

BDP Van Milletvekili Özdal Üçer, Reyhanlı'daki patlamayla ilgili değerlendirmede bulundu. Üçer, "Tonlarca bomba bir kentin içine geliyor, bununla ilgili bir istihbarat yok ama 1 Mayıs'ta eylem yapan Dilan'ın elindeki şişe, bomba olarak kabul ediliyor" dedi.

Üçer, "Bir kamyon bomba Reyhanlı'nın ortasına kadar geliyor ve devlet bunu tespit edemiyor. Buna kimi inandıracaksınız-" diye sordu.

AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, şu anda Türkiye'de 388 ceza infaz kurumu bulunduğunu, ceza infaz kurumlarının sayısıyla beraber niteliklerinin de arttığını kaydetti.

Fiziki ve mevzuat alanındaki iyileştirmeler yapıldığını belirten ve örnekler veren Tunç, yine de uygulamada kötü muamele örnekleri varsa bunların üzerine gidilmesi gerektiğini söyledi.

CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur, İmralı cezaevindeki koşulların, aslında bütün cezaevlerinde olması gereken koşullar olduğunu ifade etti.

BDP'nin önerisi reddedildi.

MHP İstanbul Milletvekili Celal Adan'ın, TBMM Genel Kurulu'nda, "Adaletli bir hükümet iş başına geldiğinde Başbakan, bakanlar, yöneticiler hayatının geri kalanını hapishanede geçirecek" sözleri, tartışma yarattı.

Genel Kurul'da, CHP'nin, Türkiye'nin sınır güvenliği ile ilgili verdiği araştırma önergesinin bugün ele alınması önerisi görüşüldü.

CHP Hatay Milletvekili Refik Eryılmaz, Reyhanlı'da patlamadan kısa süre sonra olay yerinde ulaştığını belirterek, gördüğü manzaranın "korkunç olduğunu" ifade etti.

Bu saldırıyı gerçekleştirenlerin, Hatay'ın huzurunu bozmayı ve Türkiye'yi Ortadoğu bataklığına sürüklemeyi arzu ettiklerini vurgulayan Eryılmaz, kimsenin gücünün kardeş kavgası yaratmaya yetmeyeceğini söyledi.

Hatay halkının her zaman kardeşlikten yana olduğunu ve hiçbir zaman sağduyusunu kaybetmediğini ifade eden Eryılmaz, "Reyhanlı'daki patlama, hükümetin yanlış politikasının sonucudur. Aslında Reyhanlı'da patlayan hükümetin yanlış Suriye politikasıdır" diye konuştu.

AK Parti Hatay Milletvekili Hacı Bayram Türkoğlu, Reyhanlı'daki saldırıyı, milletin birliğine dirliğine vurulmuş bir darbe olarak algıladıklarının altını çizdi.

Türkoğlu, birlik ve beraberlik içinde olunması geren bir dönemde bundan siyasi beklenti içine girilmesini kınadığını belirtti.

MHP İstanbul Milletvekili Celal Adan, Reyhanlı'da vatandaşların her türlü zararlarının karşılanması gerektiğini söyledi.

Hükümetin Suriye politikasını terk etmesi gerektiğini dile getiren Adan, Başbakan Erdoğan'ın, ABD'den, "beni düştüğüm Suriye çukurundan kurtar" diye yardım isteyeceğini öne sürdü.

Çözüm süreciyle ilgili eleştirilerde bulunan Adan, "Adaletli bir hükümet iş başına geldiğinde Başbakan, bakanlar, yöneticiler hayatının geri kalanını hapishanede geçirecek. Bu kadar suç işlenen bir döneme rastlanmamıştır" dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, Adan'ın konuşması üzerine sataşmadan dolayı söz alarak, Genel Kurul'da temiz bir dil kullanılması yönünde kısa bir süre önce deklarasyon imzaladıklarını anımsattı. Ünal, "Genel Başkanlarla ilgili her bir konuşmacının sözlerine dikkat etmesi gerekir. Yüzde 50 oy almış bir partinin genel başkanı hakkında konuşuyorsanız, siyasi sorumluluk, siyasi ahlak gereği ifadelerinize dikkat etmeniz gerekir" diye konuştu.

Ünal, kullanılan ifadelere cevap vermenin ahlakına yakışmadığını söyledi.

Adan da yeniden söz alarak, "Polis, jandarma katiline 'silahlarınızı saklayın çıkın' diyen bir Başbakan'a saygı duymuyorum" ifadesini kullandı.

AK Parti Grup Başkanvekili Ünal, Adan'ın "lan" ifadesini kullandığını belirterek, bu sözü geri almasını istedi.

Yeniden kürsüye gelen Adan, "(Ulan) sözü bize yakışmayan laftır" dedi.

BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, Türkiye'nin bir an önce Suriye politikasına son vermesi gerektiğini vurgulayarak, Türkiye'nin, Suriye halkına destek olması gerektiğini kaydetti.

Hükümete sataşmadan dolayı söz alan Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Reyhanlı'ya en erken ulaşan kabine üyesi olduğunu, bütün gelişmeleri yakından takip ettiklerini, yapılabileceklerin hepsini yaptıklarını söyledi.

"Hükümet yoktu, gerekenler yapılmadı" gibi değerlendirmelerin üzücü olduğunu ifade eden Atalay, 4 bakanın Türkiye'nin değişik bölgelerinden Reyhanlı'ya gittiğini kaydetti.

MHP'li Adan'ın, "Başbakan ve Bakanların hepsi gelecekte ömürlerinin kalanını cezaevlerinde geçirecek" diye bir ifade kullandığını anımsatan Atalay, şunları söyledi.

"Doğrusu çok yadırgadım. Meclis, öfkeyle, kinle siyaset yapma yeri değil. Meclis, gelip bu kürsüde fikir söyleme yeri. Bu kürsü çok değerlidir. Buraya gelenler kabadayılık yapmaz, buraya gelenler fikir söyler. Söylediğiniz cezaevi sözleri acizliktir. Millet size o iktidarı vermeyecek ve siz de asla böyle bir şey yapamayacaksınız, sadece konuşacaksınız.

Başbakan hakkındaki tehdit eden, kabadayı sözleri iade ediyoruz. Biz Türkiye'de milletin oyuyla geldik. Burada kabadayılıkla iktidar yapmıyoruz. Ülkemizin değerleri, milli değerlerimiz, Türkiye'nin geleceği, bizim derdimizdir."

CHP'nin önerisi kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, "varlık barışı"nın da içinde yer aldığı ''Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı''nın görüşmelerine başlandı.

Tasarının tümü üzerinde ilk sözü MHP Grubu adına Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı aldı.

Öte yandan, Genel Kurul'da, 187 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliğini Geliştirme Çerçeve Sözleşmesine Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı kabul edildi.

CHP'nin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında verdiği gensoru önergesi ile Van depremine ilişkin Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay hakkında verdiği Meclis soruşturma önergesi, 20 Mayıs Pazartesi günü, TBMM Genel Kurulu'nda ele alınacak.

AK Parti'nin, Genel Kurul'un iki haftalık çalışma takvimi ve gündemine ilişkin verdiği grup önerisi kabul edildi.

Buna göre, TBMM Genel Kurulu, CHP'nin, BAŞKENTGAZ'ın özelleştirilmesini onaylayarak kamu zararına yol açtığı iddiasıyla Başbakan Erdoğan hakkında verdiği gensoru önergesi ile Van'da 23 Ekim 2011 ile 9 Kasım 2011'deki iki deprem arasında gerekli tedbirleri almayarak "görevi kötüye kullandığı" iddiasıyla Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay hakkında verdiği Meclis soruşturması açılması önergesiyle ilgili görüşmeler için 20 Mayıs Pazartesi günü, saat 14.00'te toplanacak.

Genel Kurul'da bugün, varlık barışının da içinde yer aldığı tasarı, yarın ise yeni vakıf üniversiteleri kurulmasını öngören tasarı ele alınacak.

CHP Hatay Milletvekili Mevlüt Dudu, pazartesi günleri Meclis televizyonunun yayın yapmadığına atıfta bulunarak, "Gensoru görüşmelerini halkın izlemesini engelliyorsunuz. Bu tutumunuzu kınıyorum" dedi.

Reyhanlı'daki bombalı saldırılardan bir saat sonra ilçeye gittiğini de anlatan Dudu, asıl üzerinde durulması gereken konunun, olayın nedenleri, hangi şartlarda gerçekleştiği ve bu şartları kimin oluşturduğu olduğunu ifade etti.

Olayın ardından 4 bakanın Reyhanlı'ya gittiğinin açıklandığını belirten Dudu, "4 bakan gece 12'den sonra şöyle bir gelip gitmişler ama gören yok" diye konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır ise AK Parti grubunun Danışma Kurulu'nda muhalefetle uzlaşmaya yanaşmadığını savunarak, AK Parti sıralarına, "Tarihe geçtik. Kendi gündemini 4 saatte belirleyemeyen kuruluz biz. Uzlaşma aramayı bile kendinize hak görmüyorsunuz" diye seslendi.

Bu arada MHP, engellilerin yaşadıkları sorunların tespiti ve çözümüne dair araştırma önergesinin bugün görüşülmesini içeren grup önerisini getirdi.

MHP Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu, engellilerin istihdam, sağlık, ulaşabilirlik, eğitim ve spor yapma konularında büyük sorunlar yaşadığını ifade etti.

Engellilere yaşamı kolaylaştırmada en büyük görevin yerel yönetimlere düştüğünü belirten Dedeoğlu, "Zihinsel engelliler evde saklanıyor, kimseye gösterilmiyor" dedi.

Türkiye'deki 8.5 milyon engelliden 20 bin civarındakinin iş bulabildiğine dikkati çeken Dedeoğlu, "Kamu kuruluşlarında ve özel sektörde yüzde 4 ve yüzde 3 işe alma mecburiyeti uygulanmıyor" diye konuştu.

AK Parti İstanbul Milletvekili Gülay Dalyan önerinin aleyhinde söz alarak, Dedeoğlu'nun engellilerin evlerine mahkum edildiği yönündeki ifadesini doğru bulmadığını belirtti.

Dalyan, 2005'te çıkarılan Engelliler Kanunu ile Türkiye'de eğitim, istihdam ve sosyal hizmetlerde çok ciddi kazanımlar sağlandığını vurgulayarak, bu nitelikteki kanuna sayılı ülkenin sahip olduğunu ifade etti.

Türkiye'de eğitim alan engelli sayısının 17 binden 260 bine çıktığına işaret eden Dalyan, ÖMMS sayesinde 10 bini aşkın engellinin istihdama kazandırıldığını kaydetti.

MHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, "varlık barışı"nın da içinde yer aldığı ''Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı''nın tümü üzerindeki görüşmeler sürüyor.

Tasarının tümü üzerinde MHP Grubu adına söz alan Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, emeklilik yaşı bekleyenlere önce umut verildiğini ancak sonra geri adım atıldığını savundu.

Emeklilikle yaşa takılanların görmezden gelinmemesi gerektiğini belirten Kalaycı, "Kazanılmış hakların verilmemesinin hiçbir haklı gerekçesi olamaz. Onların mağduriyetini giderecek bir düzenleme mutlaka yapılmalıdır" diye konuştu.

"Meclis'teki tüm siyasi partiler olarak buna çözüm bulabiliriz" ifadesini kullanan Kalaycı, MHP'nin gerekli katkı ve desteği vermeye hazır olduğunu söyledi.

"Staj mağdurları" için de gerekli düzenlemenin yapılması gerektiğini dile getiren Kalaycı, emeklilerin, aldıkları aylıkla geçinemediğini, borç batağına girdiklerini savunarak, emekli maaşlarının geçimi sağlayacak şekilde artırılmasını ve bazı katılım paylarının azaltılması gerektiğini ifade etti.

Tasarıyla, özel hastanelerce alınacak katkı miktarının yüzde yüz artırıldığını vurgulayan Kalaycı, "AKP Hükümeti'ni insafa davet ediyorum" dedi.

Kalaycı, tasarıyla, kara paraya özel ve örtülü af getirildiğini savundu.

CHP Grubu adına söz alan Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, tasarının birçok ayrı düzenlemeyi içerdiğini, bir anlamda "mini torba" tasarısı olduğunu kaydetti.

Yönetmeliklerle düzenlenecek konuların TBMM'ye getirildiğini savunan Kuşoğlu, sigortalıların sorunları yerine SGK'nın sorunlarının ele alındığını ifade etti.

Tasarıyla, özel hastanelerde sigortalılardan alınacak katkı payının iki katına çıkarıldığına dikkati çeken Kuşoğlu, SGK ile Sağlık Bakanlığı arasında ihtilaf olduğunu, bu durumun sağlık harcamalarının artmasına yol açtığını öne sürdü.

Tasarıyla, "bıçak parasının resmileştirildiğini" savunan Kuşoğlu, SGK ile Sağlık Bakanlığı'nın uyum içerisinde çalışmasını arzu ettiklerini söyledi.

Kuşoğlu, Türkiye'nin "çok borçlu bir ekonomisinin olduğunu" savundu.

AK Parti Kayseri Milletvekili Ahmet Öksüzkaya, "Varlık barışının" kara para aklama anlamına gelmediğini, devam eden soruşturmaları da etkilemeyeceğini söyledi.

"Varlık barışı"nın da içinde yer aldığı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın tümü üzerinde, TBMM Genel Kurulu'ndaki görüşmeler sürüyor.

BDP Muş Milletvekili Demir Çelik, küçük kesimin çıkarlarını korumaya hizmet eden kanun tekliflerinin, meşruiyetini yitirdiğini ve bu nedenle sürekli değiştirildiğini savundu.

Türkiye'nin insani yaşam endeksinde 92. sırada bulunduğunu anlatan Çelik, sosyal politikalara öncelik verilmesi gerekirken, uluslararası şirketlerin çıkarlarının esas alındığını öne sürdü. Çelik, "Güvencesiz olanların güvenceye kavuşturulması, mevcut hakların geliştirilmesi gerekirken, asgari ücretle geçinmenin kolay olduğunun söylenmesi 75 milyonu hakir görmektir" dedi.

AK Parti Kayseri Milletvekili Ahmet Öksüzkaya ise tasarının getirdiği yenilikleri sıraladı. Türkiye'de herkesi doğrudan ilgilendiren Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) yaşanan gelişmelere paralel kendini yenilemesinin büyük önem arz ettiğini söyledi.

Tasarıdaki varlık barışı düzenlemesine de değinen Öksüzkaya, "Varlık barışı düzenlemesinin asıl amacı vergi toplamak değil, yurt dışında bulunan varlıkların milli ekonomiye kazandırılmasıdır. Varlık barışı kara para aklanması anlamına gelmiyor, devam eden soruşturmaları da etkilemeyecek" dedi.

Öksüzkaya, önceki varlık barışı düzenlemesiyle 47 milyar lira dolayında varlık beyan edildiğini anımsatarak, bu yolla Türkiye'ye çok önemli fon girişi sağlayacağını tahmin ettiklerini belirtti. Ahmet Öksüzkaya, varlık barışıyla vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacağını da kaydetti.

CHP Manisa Milletvekili Hasan Ören ise tasarıyla özel sektördeki sağlık hizmetlerinden alınacak ilave ücretlerinin artırıldığını ifade ederek, "Özel hastanelere gitmek sözde serbest ama cebinde asgari ücretin iki katı para olmayan buralara gidemeyecek" dedi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Reyhanlı'da meydana gelen olaydan zarar görenlerin sigorta primlerinin ertelemesiyle ilgili çalışmaların son aşamaya geldiğini bildirdi.

Çelik, "Varlık Barışı"nın da içinde yer aldığı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın tümü üzerinde hükümet adına yaptığı konuşmada, Reyhanlı'da ölenlere Allah'tan rahmet, yararlananlara acil şifalar diledi.

Reyhanlı ile ilgili yapılması gereken çalışmaların tamamlandığını belirten Çelik, Bakanlığı ile ilgili de primlerin ertelenmesi konusundaki çalışmaların son aşamaya geldiğini bildirdi.

Çelik, 2007 yılında 44 milyar olan prim gelirlerinin, 2012 yılında 101 milyara ulaştığını bildiren Çelik, 2013'ün ilk üç ayı için bütçede öngörülen 26,4 milyar TL'lik prim gelirlerinin 28,3 milyar olarak gerçekleştiğini, bu değişimlerin son derece önemli olduğunu kaydetti.

Bakan Çelik, sosyal güvenlik açıklarının GSMH oranının yüzde 1,2'ye gerilediğini söyledi.

"Müjde diye açıklayıp yapmadığımız bir şeyi hatırlamıyoruz" diyen Çelik, "Ne söz verdiysek onları yaptık, yapıyoruz. Üzerinde çalıştığımız konuları da her defasında ifade ettik. Söz verip beklettiğimiz bir şey yok ama gündemimizde olan konular var. Bunları da bir gün buraya getiririz" diye konuştu.

Taşeronlaşmayla ilgili çalışmayı tamamladıklarını ancak tarafların görüşlerinin netleşmediğini aktaran Çelik, tazminat ile ilgili konuyu çözmeleri gerektiğini, bu konuda hiçbir sendikanın teklif getirmediğini dile getirdi.

Kamuda taşeronlaşmaya sıcak bakmadıklarını ancak özel sektörün konuya farklı baktığını ifade eden Çelik, "Hizmet alımına karşı değiliz ama hizmet alımında emeğin sömürüsünü ortadan kaldırmak gerekiyor" ifadesini kullandı.

Çelik, 2002 yılında 129 milyar dolar olan toplam dış borcun, 2012'de 336 milyar dolar olduğunu dile getirerek, 2002'de borcun GSMH'ye oranının yüzde 56, 2012'de yüzde 42 olduğunu bildirdi.

İşsizlikle ilgili bir ayda 70 bin açık iş olduğunu, buradaki sorunun "mesleksizlik" olduğunu aktaran Çelik, mesleki eğitimi yaygınlaştırdıklarını söyledi. Çelik, "Eleman arıyoruz, 70 bin kişiyi bulmakta zorlanıyoruz. Bu yönde söylediğimiz bir cümleyi 'Türkiye işsizlik yok' şeklinde değerlendirmek doğru değil" dedi.

Prim yapılandırılmasının gündemlerinde olmadığını bildiren Çelik, tasarıyla ilgili de bilgi verdi.

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.