TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

İSTANBUL BAĞIMSIZ MİLLETVEKİLİ TÜZEL'İN BASIN TOPLANTISI…


İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında IMF'ye borcun bittiğini ancak dış borçların bitmediğini, aksine arttığını ileri sürdü.

15 Mayıs 2013 Çarşamba 12:02

İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında IMF'ye borcun bittiğini ancak dış borçların bitmediğini, aksine arttığını ileri sürdü.

İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel, bir grup sendika temsilcisi ve işçiyle parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, işçiler ve kamu emekçilerinden gelen talepler doğrultusunda hazırladığı yasa tekliflerini bir süre önce TBMM Başkanlığı'na verdiğini söyledi.

Tüzel, hükümetin günlerdir IMF'ye olan borcun son taksitinin ödenmesine ilişkin propaganda yaptığını belirtti ve "IMF'ye borç bitti ama dış borçlar bitmedi, aksine arttı."dedi

İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel, sözlerinde şunları kaydetti:

"Aylardır Toplu Sözleşme taleplerine İşveren tarafından karşılık verildiği için bugün greve başlayan hava yolu emekçilerini, İnsanca yaşanacak bir ücret ve esnek, kuralsız çalışmaya son verilmesi talepleriyle aylardır Toplu sözleşme için mücadele içinde olan Metal işçilerini, Taşeronlaştırma nedeniyle 5er 10ar iş kazalarına kurban giden Maden işçilerini, Sendikalaştıkları için işten atılan, ISMACO, PAK MAYA, Güçlü İplik işçilerini, Ücret ve tazminat alacakları için direnen BMC, DEBA, Şeker Piliç işçilerini, Sigorta ve sendika hakkı için direnen Tuğla işçilerini, Mevsimlik tarım, turizm, inşaat işçilerini ve bilcümle işçi sınıfımızı buradan selamlıyoruz…

Başbakan ve hükümet yetkilileri tarafından, IMF'ye olan borcun son taksitinin ödenmesi propagandası yapılıyor… Büyük bir başarı olarak sunuluyor… Bir bayram günü neşesi içindeler. Ülkemizde Reyhanlı'da 50 insanımızın öldüğü vahşi bir katliam, hiç yaşanmamış sanki… Halkın hali ortada. İşsizlik almış başını gidiyor, asgari ücret açlık sınırının bile altındadır.

IMF'ye borç bitti ama dış borçlar bitmedi, aksine arttı. AKP'nin iş başına geldiği 2002 yılında 130 milyar dolar olan dış borç, 330 milyar doları aştı. Azalan kamunun borcu, artan ise özel sektörün borcudur. Sermaye kesimini kalkındırmak için yeni dönemde düzenlenen kamu özel ortaklığı, devlet garantisi altındadır ve tüm Türkiye halkını risk altına sokmaktadır.

IMF'ye borçlar bitti ancak, asıl olan IMF programı, IMF programından vaz geçilmiş değildir. Güçlü ekonomiye geçiş programı ve yapısal uyum programı denilen, özelleştirme, sosyal güvenliğin tasfiyesi, kuralsızlık, taşeron ve esnek çalışma, düşük ücret dayatılıyor. Kamu özel ortaklığı, halkın sömürülmesi soyulması demektir. İşçi sınıfı ve emekçiler, sendikalar ve halkımız buna izin vermeyecekler.

Yaptığım sayısız işçi toplantısında, işçiler ve kamu emekçilerinden gelen talepler doğrultusunda hazırladığımız yasa teklifleri doğrultusunda bir an evvel yasal düzenleme yapılması için işçiler ve sendika temsilcileri bugün Meclisteler.

Her aşamasını işçilerle ve sendikalarla paylaştığım yasa tekliflerini sendikalar ve işçiler de imza kampanyalarıyla destekliyorlar. İşçiler ne istiyor: Taşeronlaşma, esnek, sözleşmeli ve 4/C'li geçici çalışma kaldırılsın, güvenceli ve insanca çalışma koşulları sağlansın, İşsizlik sigortasından işsizlerin yararlanma koşulları genişletilsin, işsiz herkese işsizlik ücreti verilsin, artan oranlı vergi dilimlerinin yerine sabit oranlı gelir vergisi uygulansın, Yargı kararlarına rağmen ödenmeyen işçi alacakları devlet güvencesine alınsın, Emeklilik yaşı ve prim gün sayısı düşürülsün, herkese prime bağlı kalmaksızın emeklilik hakkı sağlansın, emeklilerden kesilen sosyal güvenlik destek primi kaldırılsın, Geçici ve mevsimlik işçilerin sigorta primleri işsizlik fonundan karşılansın, Çocuk emeği sömürüsü önlensin, 18 yaşın altında çalışma yasaklansın, Çalışma süreleri düşürülsün, OSB'lerde ve 200 çalışanın olduğu her işyerine kreş açılsın, ücretli doğum ve emzirme izni süreleri arttırılsın, işçi sağlığı kurallarını yerine getirmeyen işverene hürriyeti kısıtlayıcı, caydırışı mahiyette ceza verilsin.

Anayasa'da yazan temel insan haklarının ve yargı kararlarının karşılıksız kaldığı, iş ve can güvenliğinin, alacak güvencesinin, çalışma hak ve sendika güvencesinin olmadığı bir ülkede, sosyal ve hukuk devleti olmanın gerekleri yapılmıyor demektir. İnsanca çalışma, düzenli gelir elde etme, sosyal hukuk devleti olmanın gereği olarak Hükümetin ve TBMM'nin görevidir. Dolayısıyla işçi ve emekçilerin talepleri doğrultusunda gerekli yasal düzenlemelerin yapılması için bir kez daha Sendika ve işçi temsilcileriyle birlikte Hükümet yetkililerini ve Çalışma ve Sosyal güvenlik Bakanını göreve çağırıyoruz." diye konuştu.

H. Alper Durmaz
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.