TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

AK PARTİ TBMM GRUP TOPLANTISI...


AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Cilvegözü'ndeki patlamayı fırsat olarak görüp, buradan siyasi çıkar arayışına girenlerin bu tavrının, insafla ve vicdanla bağdaşmayacağını belirterek, ''Olayın aydınlığa kavuşmasıyla ilgili olarak sabır ve sağduyuyla bekleyeceğiz. Hadise aydınlatıldığında da hiç tereddütsüz gereken her adımı atacağız'' dedi.

12 Şubat 2013 Salı

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Cilvegözü'ndeki patlamayı fırsat olarak görüp, buradan siyasi çıkar arayışına girenlerin bu tavrının, insafla ve vicdanla bağdaşmayacağını belirterek, ''Olayın aydınlığa kavuşmasıyla ilgili olarak sabır ve sağduyuyla bekleyeceğiz. Hadise aydınlatıldığında da hiç tereddütsüz gereken her adımı atacağız'' dedi.

Erdoğan, partisinin TBMM Grubu'nda yaptığı konuşmada, Cilvegözü Gümrük Kapısı'nda meydana gelen patlamada hayatını kaybeden 3'ü Türk, 11 Suriyeli'ye Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı,yaralananlara acil şifa, gümrük çalışanlarına, Cilvegözü ve Hataylılara geçmiş olsun diledi.

Her açıdan hassas bir olayla karşı karşıya olduklarını ifade eden Erdoğan, bu gelişmelerin, nedenli haklı olduklarını ortaya koyma açısından da çok önemli olduğunu söyledi.

Cilvegözü'nde Gümrük Kapısı'nın, Suriye'deki çatışmalar nedeniyle insani yardım dışında giriş-çıkışa kapalı olduğunu anımsatan Erdoğan, Cilvegözü ile Suriye Bab-el Hava gümrük kapıları arasındaki tampon bölgede Türkiye ve dünyanın her yerinden gelen insani yardım malzemelerinin, Suriyeliler'e teslim edildiğini anlattı.

Erdoğan, Suriye tarafındaki gümrük kapısı çalışmadığı, denetim yapılmadığı için bomba yüklü aracın, Türkiye'nin gümrük kapısına kadar ulaşabildiğini, infilak ettirildiğini kaydetti.

Olayın meydana geldiği andan itibaren yapılan tüm spekülasyonların, yanlış ve art niyetli olduğunu belirten Erdoğan, Adalet Bakanı Sadullah Ergin, İçişleri Bakanı Muammer Güler, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı'nın, olayın hemen ardından Hatay'a gittiğini anımsattı.

Erdoğan, ilgili birimlerin, olayın meydana geldiği yerde son derece detaylı şekilde incelemelerini sürdürdüğünü ifade ederek, olayın mahiyeti ortaya çıktığında bakanların ve yetkililerin, gerekli açıklamaları yapacaklarını vurguladı.

Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bu patlamayı fırsat olarak görüp, buradan siyasi çıkar arayışına girenlerin bu tavrı da takdir edersiniz ki ne insafla bağdaşır ne de vicdanla bağdaşır. Türkiye ile Suriye arasındaki sınır, yaklaşık yüz yıl önce cetvelle çizilmiş, köyleri, tarlaları, hatta ilçeleri ortadan ikiye ayırmış bir sınırdır. Suriye'de bu kadar yoğun çatışamalar yaşanırken, Türkiye'nin bundan etkilenmemesi maalesef mümkün olamıyor.

Çatışmaların başladığı andan itibaren önlemlerimizi aldık, uyarılarımızı yaptık, müteyakkız bir halde sınırlarımızı koruyoruz. Olayın aydınlığa kavuşmasıyla ilgili olarak sabır ve sağduyuyla bekleyeceğiz. Hadise aydınlatıldığında da hiç tereddütsüz gereken her adımı atacağız.''

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, vazife malullüğü kapsamında şehit olanların çocukları ile anne ve babaları, asayiş ve güvenlik hizmetlerinin yerine getirilmesi sırasında gazi olanların, harp malullerinin, vazife malullerinin, muharip gazilerin çocukları ve anne babalarının da toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz yararlanacağını bildirdi.

Erdoğan, çeşitli kesimlere yönelik müjdeler verdi. Toplu taşımadan ücretsiz yararlanma konusunda farklı uygulamalara işaret eden Erdoğan, dün Bakanlar Kurulu'nda, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin'in hazırladığı sunumu değerlendirdiklerini, müzakeresini yaptıklarını ve yeni düzenleme için karar aldıklarını bildirdi.

Buna göre, vazife malullüğü kapsamında şehit olanların çocukları ile anne babaları, asayiş ve güvenlik hizmetlerinin yerine getirilmesi sırasında gazi olanların, harp malullerinin, vazife malullerinin, muharip gazilerin çocukları anne ve babalarının da artık toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz yararlanacağını bildirdi.

Erdoğan, şöyle devam etti:

''Demir Yolları'nın şehir içi ve şehirler arası, Deniz yollarının şehir içi ve şehirler arası hatlarından, belediyelerin şehir içi toplu taşıma araçlarından bu vatandaşların ücret ödemeden seyahat edebilecekler. Kapsamı sadece bu vatandaşlarımızla sınırlı tutmuyoruz. Engelli kardeşlerimiz aynı şekilde Demir Yolları'nın şehir içi ve şehirler arası, deniz yollarının şehir içi ve şehirler arası hatlarından, belediyelerin şehir içi toplu taşıma araçlarından ücretsiz seyahat edebilecekler. Engelli kardeşlerimiz aynı şekilde, Devlet Demiryolları'nın şehir içi ve şehirler arası hatlarında, deniz yollarının şehir içi ve şehirler arası hatlarında, belediyelerin şehir içi toplu taşıma araçlarında ücretsiz seyahat edebilecekler. Buraya bir farklılık daha getiriyoruz, ağır engelli kardeşlerimizin yanında bir de refakatçi bu hizmetten istifade edebilecek. Bitmedi. Geliyorum yaşlı vatandaşlarımıza... 65 yaş üstü vatandaşlarımız, Devlet Demiryolları'nın şehir içi hatlarında deniz yollarının şehir içi hatlarında, belediyelerin şehir içi toplu taşıma hatlarında Türkiye genelinde ücretsiz seyahat edebilecek. Yani belediyeler arasındaki farkı ortadan kaldırıyor, tüm Türkiye'de yaşlılarımıza ücretsiz seyahat imkanı getiriyoruz. Saat uygulaması yok, onu kaldırıyoruz. Dileyen, dilediği saatte bu hizmetten yararlanacak. 65 yaş üzeri vatandaşlarımız, Devlet Demiryolları ve deniz yollarının şehirler arası hatlarında ise yüzde 50 indirimle seyahat edebilecekler. Bugüne kadar yüzde 20 gibi bir uygulama vardı, bunu yüzde 50'ye çıkardık. Dostlar, kardeşler, akrabalar, dede ile torun, nine ile torun arasında ulaşım engelini artık kaldırıyor, bu şekilde sevenleri birbiriyle buluşturuyoruz. Bu bizim boynumuzu borcu, sosyal devlet olmanım gereğidir. Bu imkanlar şehitlerimizin yakınları, gazilerimiz ve yakınları, engelli kardeşlerimiz, yaşlı amcalarımız, teyzelerimiz için annelerin ak sütü kadar helal bir uygulamadır. Bu imkanlardan yararlanacaklara hayırlı olmasını diliyorum. Tabii muhalif anlayışlar, zihniyetler yine konuşacaklardır. Değerli kardeşlerim yolcu yolunda gerek. Hiç kafanıza takmayın, biz işimizi biliyoruz. Dünyada, özellikle de Eurozone bölgesinde bu denli sıkıntıların yaşandığı dönemde işte Türkiye'nin uygulamaları bu, onlar bunları yapmıyor. Oralarda bunlar yok. Farkımız burada.''

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'yi her alanda kıyasıya eleştiren AB'nin, artık terörle muhabbetini de masaya yatırmak, bunun özeleştirisini yapmak ve sorgulamak zorunda olduğunu belirterek, ''Bugün bize, yarın kesinlikle bumerang gibi onlara dönecektir. Bunun altından da kalkamayacaklardır, çünkü iş işten geçmiş olacaktır. Ne 54 yıldır sudan bahanelerle kapıda bekletilmeye ne de teröre gösterilen müsamahaya hiç tahammülümüz kalmadı'' dedi.

Erdoğan, yaptığı konuşmada, geçen haftaki yurt içi ve yurt dışı temasları hakkında bilgi verdi.

Çek Cumhuriyeti, Macaristan ve Slovakya'ya yaptığı ziyaretler nedeniyle geçen hafta grup toplantısını yapamadıklarını anımsatan Erdoğan, 30 Ocak'tan bugüne kadar gerçekleştirdiği temasları anlattı.

Lübnan Başbakan'ını Ankara'da ağırladıklarını ifade eden Erdoğan, ikili ve heyetler arası görüşmelerde, iki ülke arasındaki sorunları ve bölgesel konuları ele aldıklarını anımsattı.

Erdoğan, 31 Ocak'ta valiler toplantısını yaptıklarını, 1 Şubat'ta İstanbul'da gerçekleştirdikleri toplu açılış töreniyle 486 yeni ambülansı ülke genelinde hizmete soktuklarını dile getirdi.

Başbakan Erdoğan, 2002'de 112 kapsamında çalışan ambülans sayısının 617 iken, bugün 81 ilde 2 bin 928'e ulaştığını bildirdi.

Kar, çığ demeden, en ücra yaylaya, mecraya ulaştıklarını vurgulayan Erdoğan, Türkiye'nin şimdi 4 tane deniz ambülansı, 14 helikopteri, 4 jet ambülansının bulunduğunu; yurt içi ve dışında ihtiyaç sahiplerini, en kısa sürede hiçbir engel tanımadan hastanelere taşıdıklarını kaydetti. Erdoğan, şehir içinde ortalama ilk 10 dakikada, şehir dışında ortalama ilk 30 dakikada hastalara ulaşır hale geldiklerini ifade etti.

Erdoğan, gelişmiş ülkelere gittiklerinde, 24 saat siren sesi duyup, insana verilen değeri, önemi görüp, gıpta ederken, şimdi sosyal, büyük devlet olmanın, insanı yaşat ki devlet yaşasın anlayışının gereği olarak artık 24 saat vatandaşın ayağına sağlık hizmeti götürdüklerini söyledi.

Başbakan Erdoğan, eski ve yeni Sağlık Bakanlarına, bu hayırlı hizmeti milletle buluşturduğu için şükranlarını dile getirdi.

Erdoğan, geçen hafta Çek Cumhuriyeti, Macaristan ve Slovakya'daki temaslarına değinerek, bu ülkelerin Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı ve Başbakanları ile görüştüğünü anlattı.

Bölge milletvekilleriyle yaptığı toplantılara da işaret eden Erdoğan, geriye kalan 4 coğrafi bölge milletvekilleriyle de bu toplantıları sürdüreceklerini, daha sonra dönerli şekilde bunlara devam edeceklerini bildirdi.

Erdoğan, geçen hafta sonu İstanbul ve Kayseri'deki temaslarına da değindi.

Erdoğan, AB ülkeleri büyükelçileriyle, dün Ankara'da geleneksel hale gelen yemekli toplantı gerçekleştirdiğini, bunun bir çalışma toplantısı olduğunu belirtti.

AB konusunun, hafta içinde yoğun şekilde ülke gündeminde olduğunu ifade eden Erdoğan, ''Gerek 3 Avrupa ülkesine yaptığımız resmi ziyareti, gerek büyükelçilerle yaptığımız toplantı, gerekse küresel finans krizinin Avrupa ülkelerindeki etkisi, AB konusunu bir kez daha gündemimizin ilk sıralarına taşıdı. Ancak AB konusunu, geçen hafta gündemin ilk sıralarına taşıyan tatsız bir hadise yaşadık. 1 Şubat'ta üzerinde bomba düzeneği yerleştirmiş bir terörist, ABD Büyükelçiliği'nin kapısında düzeneği patlatarak, özel güvenlik görevlisini maalesef şehit etti. O anda orada bulunan bir gazeteci kardeşimiz Didem Tuncay, bu olayda yaralandı. Saldırıda hayatını kaybeden şehidimiz Mustafa Akarsu kardeşime bir kez daha Allah'tan niyaz ediyor, ailesine başsağlıği diliyorum. Hızla iyileşmekte olan Didem Tuncay kardeşimize de bir kez daha geçmiş olsun, acil şifa temennilerimi iletiyorum'' diye konuştu.

Erdoğan, emniyet ve istihbarat birimlerinin hassas şekilde çalışmaları sonucunda, saldırı yapan kişi ve arkasındaki örgütün, çok kısa sürede ortaya çıkarıldığını kaydetti.

Erdoğan, saldırganın 2001'de hastalığı gerekçesiyle tahliye edildiğini, Türkiye'den AB ülkelerine geçtiğini, AB ülkelerindeki temasları sonucunda talep edilmesine rağmen verilmediğini, elini kolunu sallayarak serbestçe dolaştığını, AB ülkelerinden tekrar Türkiye'ye geçerek saldırıyı gerçekleştirdiğinin ortaya çıkarıldığını söyledi.

Gerek ziyaret ettiği AB ülkeleri, gerekse yurt içinde bu vesileyle AB'ye yöneltiği soruyu yineleyen Erdoğan, ''Yahu, bu muhabbet nedir- Avrupa ülkeleri ile terör, teröristler arasındaki bu muhabbet, bunun bunun anlamı nedir- Bunu bize bir açıklayın, bir ifade edin. Acaba bu muhabbet daha ne kadar devam edecek-'' diye sordu.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bir taraftan bu örgütü, terör örgütü olarak ilan edeceksin ama terör örgütü olarak ilan ettiğin bu örgüte karşı herhangi bir yaptırım uygulamayacaksın. Acaba, Avrupa ülkelerinde dernek, vakıf, kültür merkezi, gazete, dergi, televizyon adı altında Türkiye'ye yönelik bu kalleşçe saldırılara daha ne kadar göz yumacaksınız- Katillerin ellerini kollarını sallayarak dolaşmasına, terör örgütlerinin dilediği gibi haraç toplamasına, finansman sağlamasına daha ne kadar müsamaha edeceksiniz- Bunları belgeleriyle önlerine koyduğumuzda, bize ne diyorlar biliyor musunuz; özgürlük, hukuk, demokrasi. Bu nasıl özgürlük anlayışıdır ki Türkiye'de kalleşçe masum insanları katletmeyi mazur görüyor- Bu nasıl bir hukuk anlayışıdır ki katillere kol kanat gerebiliyor- Bu nasıl demokrasi ki üzerine bomba düzeneği bağlayıp, kalabalıkların ortasında patlatmaya göz yumabiliyor-

Şu anda yarıdan fazlası Almanya'da olmak üzere 408 terör suçlusuyla ilgili iade talebimiz, tamamen sudan bahanelerle reddedilmiş durumdadır. Bir kaç örnek vereceğim: 1998'de Denizli Tavas'ta, bir grup terörist gasp eylemi yapıyor, ardından 2 eve zorla girip, güvenlik güçleriyle çatışıyor. Bu çatışmada bir erimiz şehit oluyor, astsubayımız ağır yaralanıyor. Teröristlerden biri Avrupa'da tespit ediliyor, tutuklanıyor ama Almanya'nın girişimiyle bu terörist serbest bırakılıyor, özgürce dolaşıyor. Teröristin 7 yaşında oğlu olduğu, mağdur olduğunu ifade edip, bununla kamuoyu oluşturup, bu azılı, eli kanlı canileri bağırlarına basıyorlar. 2011'de Şırnak'ta bir dershaneye bomba yerleştiren bir başka şahıs, AB ülkesinde tespit ediliyor, iadesi isteniyor ama bu ülkenin interpolü yazılarımıza cevap verme zahmetine bile katlanmıyor. İstanbul'da silahlı soygunlar gerçekleştiren bir terör örgütü mensubu, kırmızı bültenle aranıyor, nerede olduğu, ne yaptığı biliniyor, iadesi isteniyor ama cevap yok. Paris'te öldürülen terörist de kırmızı bültenle aranıyordu. Defalarca çeşitli AB ülkelerinden iadesi talep edildi ama yazılarımıza cevap dahil verilmedi.

Bizi her alanda kıyasıya eleştiren AB, artık terörle bu muhabbetini de masaya yatırmak, bunun özeleştirisini yapmak, bunu sorgulamak zorundadır. Bugün bize, yarın kesinlikle bumerang gibi onlara dönecektir. Bunun altından da kalkamayacaklardır, çünkü iş işten geçmiş olacaktır.

AB büyükelçilerine de ifade ettim. Biz Türkiye olarak üyelik için başvurduğumuz günden beri Türkiye'yi eleştiriyor, kriterleri karşılamıyor olmakla hep bizi itham ettiler. 1959'dan beri yaşanan demokrasiye yönelik müdahalelerdeki dış dinamikleri kimse konuşmuyor. Terörle mücadeleden kaynaklanan kasıtlı ya kayıtsız ve kasıtsız çeşitli yanlışları dillerine dolayanlar, teröre verdikleri desteği, teröre gösterdiği müsamahayı hiç konuşmuyorlar. Bizim buna tahammülümüz kalmamıştır. Ne 54 yıldır sudan bahanelerle kapıda bekletilmeye ne de teröre gösterilen müsamahaya hiç tahammülümüz kalmadı. Şu anda siyasi engellemeler kalksa biz 12 ayda 10 faslı, 18 ayda 15 faslı açabilecek durumdayız. AB engel çıkarıyor diye biz yerimizde saymıyoruz. Türkiye olarak tüm kurumlarımız, AB standartlarında, hatta standardın da üzerindedir. Reformlarımızı, düzenlemelerimizi kararlılıkla yerine getiriyoruz. Çünkü nerede, neyin olduğunu gayet iyi biliyoruz. Buna göre adımlarımızı atıyoruz. Bizim istikametimiz bellidir, çok ama çok nettir. Bin yıldır olduğu gibi biz doğudan batıya akmaya devam ederiz. Mecramızın önüne engel çıkarsa mecra değiştirir, ama istikamet değiştirmeden yolumuzda kararlılıkla yürürüz. ''

*** HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DÖKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.