TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

MHP GRUP BAŞKANVEKİLİ VURAL'IN BASIN TOPLANTISI…


MHP Grup Başkanvekili Vural, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın açlık grevlerine ilişkin açıklamalarını izletti. Vural, ''Siz kimin hükümetisiniz? Tehdit ve şantajla devleti ve milleti teslim almak isteyenlerin mi yoksa şerefli oylarıyla sizi iktidara taşıyanların mı?"

09 Kasım 2012 Cuma

MHP Grup Başkanvekili Vural, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın açlık grevlerine ilişkin açıklamalarını izletti. Vural, ''Siz kimin hükümetisiniz? Tehdit ve şantajla devleti ve milleti teslim almak isteyenlerin mi yoksa şerefli oylarıyla sizi iktidara taşıyanların mı?"

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Türkçe bilmeyen sanık veya mağdur için tercüman bulundurma hakkı olduğunu belirterek, bu nedenle ana dilde savunma talebinin insani değil, siyasi bir talep olduğunu ifade etti.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, sözlerinde şunları kaydetti:

"Bugün Türkiye'de bu milletin şerefli oylarını almış, milletin egemenliği iradesi doğrultusunda hareket etmesi gereken bir hükümet olması gerekiyordu. Ama bugün görülüyor ki; silaha, teröre ve şantaja boyun eğen bir hükümet vardır.

Bugün KCK davasından tutuklu bulunanların açlık grevleri ile başlayıp ana dilde savunma, bölücü başının serbest bırakılması ve ev hapsine dönüştürülmesi, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğü ile ilgili bütün talepleri maalesef tehdit ve şantajla hükümete iletiyor.

Hükümette maalesef bu tehdit, şantaj ve açlık grevlerine boyun eğiyor, boyun eğdiriliyor. Siz kimin hükümetisiniz. Siz tehdit ve şantaj ile devleti ve milleti teslim almak isteyenlerin mi yoksa şerefli oylarıyla sizi iktidara taşıyanların mı hükümetisiniz.

Bugün geldiğimiz bu noktada maalesef Türkiye Cumhuriyeti devletinin başbakanı "devlete silahla şantaj yapılamayacağı gibi cezaevinde ölmekle de şantaj yapılamaz. Devlet şantaja da, tehdit' e de, dayatmaya da boyun eğmez. " demiştir.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ise " dolayısıyla bu grevi sürdürenlere karşı, onları yurttaşlarımız olarak görüyoruz. İster tutuklu, ister hükümlü olsun. Sizin taleplerinizi duyduk. Sizin taleplerinizin farkındayız. Sizin taleplerinizi de daha demokratik usullerle ortaya koymanızda mümkündür. Biz bunları alırız ve inceleriz. Ama hükümet olarak vermemiz mümkün olmayan kararları parlamentonun önüne getiririz. Bizler bir hukuk devleti olarak anayasayla bağlıyız, hukukla bağlıyız. Unutmayın ki Türkiye'nin yeni anayasası yapılıyor. Bu yeni anayasa içeresinde yer alabilecek belki sizin de gönlünüzden geçen pek çok şey olabilir. Süreci takip etmek yerine annelerinizi, babalarınızı, eşlerinizi, arkadaşlarınızı, komşularınızı ve bütün milletimizi üzecek bir sonuç ile bizi karşılaştırmayın. Dolayısıyla bu vesileyle ben grevi sürdürme niyetinde olan bu yurttaşlarımdan vazgeçmelerini istiyorum." Demiştir.

Başbakan bir taraftan şantaja boyun eğmeyiz diyor. Hukuk kenara itilmez diyor. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ise PKK'nın ve KCK'nın sözcüsü gibi konuşuyor. Bu nasıl bir hükümettir. Hükümetin ne söylediği ve ne yapmak istediği belli değildir.

Ana dilde savunma talebi masum bir talep değildir. Anayasamıza göre, devletin dili Türkçedir. Bu mahkemeler bu milletin egemenliğini kullanmıyor mu? Kalkmışlar, 'temel haktır' diye söylüyorlar. Ana dilde savunma hakkı, ana dilde eğitim hakkı' demek suretiyle bu milletin dilini, mahkemelerini, okullarını bozuyorsunuz.

Hüseyin Çelik, 'PKK'nın her isteğini yerine getirdik' diyor. Bülent Arınç da Meclis kürsüsünde, 'Ne istiyorlarsa vereceğiz' diyor. Başbakan, açlık grevindekilerin taleplerini, terör örgütünün şovu olarak değerlendiriyor. Başbakan Yardımcısı Arınç, 'Mesele insanlık hakkıdır' diyor.

Bu Hükümet'in ne dediğini anlayan var mı? Başbakan'ın ifadeleri ile Hükümet'in yaptıkları tamamen çelişkilidir ve millet uyutulmak istenmektedir. İdamla ilgili tartışmayı Başbakan'ın açması, PKK taleplerine boyun eğen Hükümet'in bu gafletini örtme çabasıdır. Oslo'da PKK ile yapılan mutabakatlar adım adım yerine getiriliyor. Bu talepler, Hükümet'in, İmralı'nın yol haritası ile hareket etiğini ortaya koymaktadır. Hükümet KCK'yı masumlaştırıyor ve KCK'nın önünü açıyor."

Erdoğan'ın idam konusundaki açıklamalarına da değinen Vural, ''Madem öyle, idamla ilgili hususu söylüyorsun da ana dilde savunmayı imzaya açıyorsun da idamı neden açmıyorsun- Siz kimi kandıracaksınız-'' diye sordu.

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Vural, Büyükşehir Belediye Tasarısı'nda AK Parti ile BDP'nin iş birliği yaptığını, AK Parti'nin talimatlarıyla kürsüye çıkarılan BDP'liler olduğunu iddia etti. Vural, ''Bakmayın ey milletim bunların görünürde böyle atışmalarına, tezgâh altında işi pişiriyorlar'' diye konuştu.

H. Alper Durmaz



Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.