TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU...


TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut'un başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, 13 ilin büyükşehir belediyesi olmasını öngören kanun tasarısının görüşmeleri sürüyor. Tasarının 13, 14, 15 ve 16. maddeleri kabul edildi.

09 Kasım 2012 Cuma

TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut'un başkanlığında toplandı.

BDP Mardin Milletvekili Erol Dora, anadilde eğitim konusunda gündemdışı söz aldı. Dora, ''Türkiye Kürtlere artık dostluk elini uzatsın. Bu dostluk eli Türkiye'nin Ortadoğu'da aktör olmasına hizmet edecektir'' dedi.

CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel de Manisa işçisinin sorunları hakkında gündemdışı söz alarak, ''Manisa bir işçi, çiftçi kenti. Manisa eskiye göre daha güvensiz. Manisalı işçiler en ufak bir örgütlenme girişiminde kendilerini kapı dışında buluyorlar'' diye konuştu.

Genel Kurul'da gündemdışı konuşmaların ardından grup önerilerinin görüşülmesine geçildi.

TBMM Genel Kurulu'nda, MHP'nin, madde bağımlılığı ve kaçakçılığıyla ilgili grup önerisi kabul edilmedi.

MHP, TBMM Danışma Kurulu'nun toplanamaması nedeniyle, uyuşturucu başta olmak üzere madde bağımlılığı ve kaçakçılığıyla ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesine ilişkin grup önerisini Genel Kurul'a taşıdı.

Öneri lehinde konuşan MHP Tokat Milletvekili Reşat Doğru, madde bağımlılığının hastalık olduğunu belirterek, Sağlık Bakanlığı'nın sorunla ilgili ciddi adımlar atması gerekirken, konuyu sadece AMATEM merkezlerine bıraktığını savundu. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı'na da önemli görevler düştüğünü ifade eden Doğru, ''MEB, çocuklarımızı önemsemiyor, okulların önünde uyuşturucu satılmaktadır. Büyükşehirlerde madde bağımlılığıyla ilgili ciddi sorunlar yaşanıyor. Bakanlık bürokratlarının içi yanmıyor'' dedi.

Emniyetin uyuşturucuyla yoğun bir mücadele verdiğini belirten Doğru, bunun yeterli olmadığını, 4 bakanlığın birlikte çalışma yürütmesi gerektiğini söyledi. Uyuşturucu yaşının giderek düştüğünü, buna karşılık Doğu ve Güneydoğu'da 60 yaşındaki insanların da madde kullandığını belirten Doğru, PKK'nın uyuşturucudan yılda 10 milyar dolar kazandığını söyledi.

AK Parti Adana Milletvekili Necdet Ünüvar, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, madde bağımlılığının farklı boyutlarda ortaya çıktığını ve dünyada 300 milyar dolarlık bir hacme sahip olduğunu söyledi. Güvenlik güçlerinin her yıl AB üyesi ülkelerden daha fazla uyuşturucu ele geçirdiğini belirten Ünüvar, Türkiye'de uyuşturucu üretilmediğini ama en önemli geçiş güzergahı olduğunu, bu yönüyle ülkenin ciddi risk altında bulunduğunu kaydetti.

Konuyla ilgili TBMM'de araştırma komisyonu kurulduğunu hatırlatan Ünüvar, 40 sayfalık Türkçe ve İngilizce öneri paketi hazırladıklarını, daha sonra da konunun takipçisi olduğunu anlattı.

Bugüne kadar TBMM'de 117 araştırma komisyonu kurulduğunu, bunun 20'sinin son 10 yılda çalıştığını, 6'sında kendisinin de görev yaptığını belirten Ünüvar, ''Türkiye'de araştırma komisyonları çalışma yaptıktan sonra ilgili kurumlar, bir şey yapmakla yükümlü değil. Bu eksiklik giderilmeli'' dedi.

CHP Antalya Milletvekili Yıldıray Sapan da öneri lehinde yaptığı konuşmada, uyuşturucunun terörden daha önemli bir sorunu olduğunu savunarak, ''Terörle mücadele edebilir, teröristi yok edebilirsiniz ama uyuşturucuyu yok etmek, bağımlıları eski haline döndürmek o kadar kolay değil. Bir bağımlı, 'Ben o maddenin hamile birinin karnında olduğunu bilsem onu kesip çıkartırım, benim için o kadar değerli' diyor. Uyuşturucu böyle bir şey...'' diye konuştu.

Uyuşturucu kullanma yaşının 8-65 arasında olduğuna işaret eden Sapan, ''Konuya dikkati çekmek için bir süre önce Antalya'da uyuşturucunun ne kadar kolay temin edildiği bölgeye girdim. Şehrin merkezine iki kilometre uzaklıktaki bölgeye girdiğimde çocuklar etrafımı sarıp, 'peynir mi taş mı istersin-' diye sordu. Eroin peynir, taş kokain oluyor ve cüzi fiyatla satılıyor. Aldım, Meclis'e getirdim. Orada gördüğüm manzara şaşırtıcıydı, 80 yaşında bir yaşlı kadından aldım. 8 yaşındaki minik eller, eroin paketliyor. Buna dur demek lazım. Eroin paketlemekten bağımlı hale geliyor. Kanunlar caydırıcı değil. Doğru düzgün tedavi merkezleri yok'' dedi.

Konuşmaların ardından MHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin, istihdam ve sosyal alanlarda cinsiyet ayrımcılığıyla ilgili grup önerisi kabul edilmedi.

CHP, TBMM Danışma Kurulu'nun toplanamaması nedeniyle, istihdam ve sosyal alanlarda cinsiyet ayrımcılığının önlenmesiyle ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesini içeren grup önerisini Genel Kurul'a taşıdı.

Öneri lehinde konuşan CHP Bursa Milletvekili Sena Kaleli, kadınlarla ilgili kararları erkeklerin verdiğini belirterek, Türkiye'nin kadın erkek eşitliği sıralamasında geri sıralarda yer aldığını söyledi. Meselenin toplumsal sorun olarak kabul edilmemesi, kadın ile erkeğin eşit görülmemesi nedeniyle kadınların ekonomik gelişmeye katkı sunmaktan alıkonulduğunu ifade eden Kaleli, ''Kadının yerini aile, eşitliğin yerini fırsat almıştır. Kadın erkek eşitliği konusuna ilerleme kaydedilmemiştir'' dedi.

MHP Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu da öneri lehindeki konuşmasında, kadınların çalışması ve kız çocukların eğitiminin istenen düzeye ulaşamadığını belirterek, kadınlarda işsizlik oranının çok yüksek olduğunu ileri sürdü. Kamuda her 100 memurun 36'sının kadın olduğunu ifade eden Dedeoğlu, Hükümet tarafından ekonomik ve sosyal alandaki yanlış politikaların toplumda yaralar açtığını, aile yapısında kadına karşı işlenen şiddet olaylarının artarak devam ettiğini söyledi.

AK Parti Gümüşhane Milletvekili Kemalettin Aydın da öneri aleyhinde konuşmasında, Hükümet'in kadının istihdamdaki yerini artırmak amacıyla önemli çalışmalar yapıldığını belirterek, bunlar hakkında bilgi verdi. AK Parti iktidarları döneminde kadınların mağduriyet yaşamadığını, aksine yapılan çalışmalarla sosyal ve istihdam alanlarda yer almasının sağlandığını anlatan Aydın, ''Kadına pozitif ayrımcılığın Anayasaya girmesine dün hayır diyenlerin bugünkü tavrı paradokstur'' dedi.

BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan ise ayrımcılığa karşı etkili çalışma yapmanın Meclis'in görevi olduğunu belirterek, uluslararası kuruluşların değerlendirmelerinde Türkiye'nin durumunun iyi olmadığını görüldüğünü söyledi.

Cezaevlerindeki açlık grevinin 59. gününde kritik aşamaya geldiğini belirten Kaplan, gelinen durumun herkesi kaygılandırması gerektiğini, insanlık ve vicdanların sınavda olduğunu ifade etti. BDP yetkililerinin yarın Diyarbakır'da önemli açıklamalarda bulunacağını dile getiren Kaplan, duruma sessiz kalamayacaklarını vurguladı. Kaplan, ''Bunun baş sorumlusu Hükümet'tir. Başbakan Endonezya'dan idam cezasını gündeme getiriyor. İdam cezasını geri getirerek Kürtlere gözdağı mı vermek istiyorsunuz-'' diye konuştu.

Konuşmaların ardından CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

Genel Kurul'da daha sonra Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK'lerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine geçildi.

İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, Mersin Erdemli'deki sel felaketine dikkati çekerek, Hükümetin her zamanki gibi, afete uğrayanların yanında olacağını söyledi.

TBMM Genel Kurulu'nda, 13 ilin büyükşehir belediyesi olmasını öngören kanun tasarısının görüşmeleri sürüyor. Tasarının 13, 14, 15 ve 16. maddeleri kabul edildi.

Muhalefet milletvekilleri, maddelere yönelik verdikleri önergeler üzerine söz alırken, sık sık da yoklama talebinde bulundu.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, 13. maddenin görüşmelerine geçilmeden önce bulunduğu yerden, TBMM Başkanvekili Sadık Yakut'a hitaben, görüşülmekte olan tasarının ülkenin üniter yapısını bozduğunu öne sürerek, ''Sizin vicdani sorumluluğunuza havale ediyorum. Bu mesele parti meselesi değildir. Böyle bir Genel Kurul'u yönetmekten vazgeçin'' dedi.

MHP Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu, verdiği önerge üzerine söz alarak, dün bir milletvekilinin Selahaddin Eyyubi'nin ''Kürtlüğünden'' bahsettiğini hatırlattı ve ''Selahaddin Eyyubi'nin kardeşlerinin isimlerine bakmanın bile onun Türk olduğunu göstereceğini'' söyledi.

İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin de Mersin Erdemli'deki sel felaketi nedeniyle söz alarak, bu bölgede, felaket yüzünden, tarımla uğraşan çiftçi ailelerin can kaybına uğramadığını, ancak maddi yönden zarar meydana geldiğini ifade etti.

Sel felaketiyle ilgili bilgi veren Şahin, ''Seraların yakınında bulunan sera çalışanlarının evlerinin bir kısmı oturulamaz hale gelmiştir. Bunlara yönelik Mersin Valiliği ve Erdemli Kaymakamlığı'nın oluşturduğu heyetle 80'e yakın aile İller Bankası'nın sosyal tesislerine yerleştirilmiştir. Bir kısım aileler ise akrabalarının yanına yerleşmeyi tercih etmişlerdir. Zarara yönelik tespit çalışmaları devam ediyor. Her zaman olduğu gibi Hükümetimiz afete uğrayanların yanında olacaktır'' şeklinde konuştu.

Tasarının 13. maddesi üzerinde kabul edilen bir önergeye göre; bir belde belediyesinin veya köyün tüzel kişiliği sona erdirilerek 'mahalle' olarak belediyeye bağlanması halinde; mera, kışlak gibi yerlerden bu mahalle sakinleri yararlanmaya devam edebilecek.

Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK'lerde değişiklik yapan yasa tasarısının 17. maddesinin görüşmelerine geçilirken oturduğu yerden kalkan CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, tasarıda yer alan ''mabetler'' ifadesinin cemevlerini kapsayıp kapsamadığını sordu.

TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı Muammer Güler'in, ifadenin Komisyon'da ''ibadet yerleri'' olarak zikredildiğini söylemesi üzerine Genç, sorusunu tekrar etti. Birleşimi yöneten Başkanvekili Sadık Yakut, 'Komisyon Başkanı cevap verdi, ben kendisine 'şöyle cevap ver' diyemem. Söylettirmek için zorlayamam ki sizin gibi'' karşılığını verdi.

Yakut, Genç'in sorusunu yinelemesi üzerine Komisyon Başkanı Güler'e, ''Sayın Başkan lütfen cevap verin; var veya yok deyin'' dedi. Komisyon Başkanı Güler, 'İbadet yerleri olarak zikredildi. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından ibadet yeri olarak kabul edilmediği için cemevlerinin kapsam içine alınmadığı ifade edildi'' diye konuştu.

CHP'li Genç'in, ''Cemevlerinin ibadet yeri olmadığını söyleyecek kadar geri zekalı bir düşünce var mı, böyle sakat bir düşünce olamaz'' dedi.

Genç, Komisyon sırasında oturan İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'e doğru yönelerek, ''Ne elini sallıyorsun-'' dedi. CHP sıralarının önünden Komisyon sırasına doğru yürümek isteyen Genç, Şahin'e, ''Çık. Gel buraya'' diye bağırdı. Bu sırada CHP'li bazı milletvekilleri Genç'i engellerken, AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli ise Komisyon sırasına doru hareket etmek isteyen AK Parti'li milletvekillerine engel oldu.

Bazı AK Parti milletvekillerinin ''Terbiyesiz, bağırma, yürü...'' diye seslenmesine Genç de ''Kölelikten kurtulmadınız be...'' karşılığını verdi.

Tartışmanın ardından önerge üzerinde konuşmak üzere kürsüye gelen MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, ''Toplumda devam eden tartışmayı geliştiren bir yasayı getiriyorsunuz. Ne diyeceksiniz Alevi vatandaşlarımıza- Buradan çıkardığımız hukuk huzuru sağlamıyorsa, birliği geliştirmiyorsa o yasada hayır yoktur. Tartışmayı artıran bir yasadan nasıl hayır bekliyorsunuz- Bu yasayı geri çekin, yeniden değerlendirin. Aceleye gerek yok, yerel seçimler zamanında yapılacak. Bu düzenleme zulüm getiriyor'' diye konuştu.

CHP İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler de büyükşehirlerdeki birleşme ve ayrılmaların ''pergel yasası'' gibi fiziken mümkün olmadığını belirterek, tasarının geri çekilmesini istedi.

Güler, ''Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yorumunu temel alan bir TBMM varsa, biz şeyhülislamlık dönemine döndük demektir. Karar verme gücü Meclis'tedir. TBMM üzerinde bir Diyanet mi var- Bu değerlendirme, TBMM'nin saygınlığına gölge düşürmüştür. İmar Kanunu'nda 'ibadet yeri' diyorsunuz, bu tasarıda 'mabetler' diyorsunuz. İkisinin arasındaki farkın ne olduğunu gelin Diyanet'e sorun. Madem kaynak orası....'' diye konuştu.

MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı da önerge üzerinde konuşurken, ''Konya, diktiğiniz elbiseye sığamaz. Bu elbise ona dar gelir. Konya'nın bir çok yeri çıplak kalır. İstanbul'dan 8, Kocaeli'nden 12 kat büyük olan Konya'da il olmayı bekleyen ilçelerimiz var. Hollanda kadar yüzölçümüne sahip...'' dedi.

Tasarının 17. maddesi üzerinde AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli'nin verdiği önergenin kabul edilmesiyle, belediyelerin sporu teşvik amacıyla yapacakları nakdi yardım, bir önceki yılın genel bütçe vergi gelirlerinden belediyeler için tahakkuk eden miktarın binde 7'sini geçemeyecek şekilde sınırlandırıldı.

Tasarının 18. maddesinin kabul edilmesinin ardından birleşime bir saat ara verildi.

Öte yandan, Genel Kurul'da bir grup milletvekiliyle ayaküstü sohbet eden CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur'un, ceketinin içine giydiği ve üzerinde kedi resmi bulunan bluzu dikkat çekti.

TBMM Genel Kurulu'nda, 13 ili büyükşehir kapsamına alan düzenlemenin görüşmelerinde katip üye tartışması çıktı.

Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK'lerde değişiklik yapan yasa tasarısının 19. maddesinin görüşmelerine geçilirken, CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, muhalefete mensup katip üyenin Divan'da yer almadığını belirterek, bu şekilde genel kurulun yönetilemeyeceğini öne sürdü.

TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, muhalefete mensup katip üyenin, işinin çıkması nedeniyle iktidara mensup bir katip üyeye, yerine bakması için ricada bulunduğunu ifade ederek, bu durumun İçtüzüğe aykırı olmadığını söyledi.

Yakut, MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural ve CHP'li Kamer Genç'in oturuma ara verilmesi talepleri üzerine, ''Başkanlık Divanı oluştu, niye ara vereyim. Partinizin iki katip üyesinin bulunmaması sebebiyle ara vermem usulde yokki. Divan teşekkül etti'' dedi.

Vural'ın, bu şekilde Genel Kurul'un yönetilemeyeceği konusundaki itirazları devam edince Meclis Başkanvekili Yakut, ''Bağırın Sayın Vural. Bağırmakla neyi çözeceksiniz- Bu, ilk defa mı oluyor-'' diye sordu. Oktay Vural da Yakut'a, ''İhanet yasası ilk defa oluyor'' karşılığını verdi.

Tartışmanın sürmesi üzerine muhalefetin istemesinin ardından Sadık Yakut, usul tartışması açtı. Bu arada, muhalefete mensup katip üye Genel Kurul'a gelerek, Divan'daki yerini aldı.

Açılan usul tartışmasında, AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, şöyle konuştu:

''Muhalefete mensup Divan katibi arkadaşımızın ricası, talebi doğrultusunda geçici süreyle AK Parti'ye mensup bir Divan mensubu arkadaşımız, onun yerine görev yapmaya başladı. Sonra itirazlar geldi. Evet teamül var, burada muhalefete mensup bir arkadaşımızın olması gerekir. Ama mutlaka böyle olacak diye bir kural yok. Ne bizden kaynaklanan bir durum söz konusu, ne de Divan'dan kaynaklanan bir durum söz konusu. Bu ilk defa olmuyor. Diyelim ki muhalefete mensup arkadaşlarımız gelmedi ya da gelemediler, ne olacak-''

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da tutumunu eleştirdiği Grup Başkanvekili Sadık Yakut'a, ''Katip üyelerin muhalefeti temsil etmesi önem arz etmektedir. Niye acele ediyorsunuz- Beş dakika ara verseydiniz, bakın muhalefetteki katip üye geldi. Mahcup oldunuz. Bir yerlerden talimatla Meclis'i yöneteceğine, vicdanınızla yönetseniz. Mahcup oldunuz'' şeklinde konuştu.

Sadık Yakut ise Vural'a, ''Sesinizi yükseltmekle haklı olmazsınız'' karşılığını verdi. Vural, bunun üzerine, ''Muhalefete saygısızca davranıyorsunuz. Meclis Başkanvekilisin. Siz Genel Kurul'a saygılı olacaksınız'' ifadesini kullandı.

Yakut da ''Sen saygılı ol önce. Şu tavrınızı millet görse ne der. Bağırın, biraz daha bağırın, basın mensupları duymuyor. Mahcup olan da sizsiniz sayın Vural'' diye konuştu.

Vural'ın, kürsüden ayrılıp yerine giderken, ''Yazıklar olsun'' demesi üzerine Yakut da ''Size yazıklar olsun'' diye karşılık verdi.

Genel Kurul'da tasarının 19. maddesi kabul edildi, 20. madde üzerinde görüşmeler devam ediyor.

TBMM Genel Kurulu'nda, MHP'li Lütfü Türkkan'ın AK Parti'li milletvekillerine yönelik sözleri tartışma yarattı.

MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, tasarının 20. maddesine verilen önerge üzerinde yaptığı konuşmada, AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can'ın durumuna üzüldüklerini belirterek, Can'ın kulise çıkan milletvekillerini Genel Kurul'a getirmek için koştuğunu söyledi. Türkkan, ''Milletvekilleri kulislere toplandıkça biz de bağırıyoruz, ''Koş Ramazan koş, kulise koş. Burada ciddiyetinizi koruyun, ya oturun veya gidin maç seyredin, evinizde yatın'' dedi.

Türkkan'ın AK Parti sıralarına dönerek, ''Ben sizin yerinizde olsam bu yasanın karşısına dikilirdim. Aslan gibi dikilirim. Biraz namus, biraz onur, biraz haysiyet, biraz şeref varsa... Bu ihanet İçişleri Bakanı'na, Komisyon Başkanı'na yakışmıyor. Biz her ikisini de milli biliriz, bu memleketin bütünlüğüne inandığını biliriz'' demesi üzerine AK Parti'li milletvekilleri sözlerini geri almasını isteyerek, önce sıra kapaklarına vurarak tepkilerini gösterdi, arkasından kürsüye doğru yürüdüler.

MHP İstanbul milletvekilleri Celal Adan ve Ali Torlak, kürsüye gelerek AK Parti'li milletvekillerinin Türkkan'a doğru yürümesini engelledi. TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, Genel Kurul'da gerginlik yaşanması üzerine birleşime ara verdi. Tartışma arada da sürdü. Türkkan'a tepkilerini sürdüren AK Parti'li bazı milletvekilleri, ''Çık git, defol'' diye bağırdı. Lütfü Türkkan, kendisini Genel Kurul'dan çıkarmak isteyen MHP'li milletvekillerine kızarak yerine oturdu.

Birleşimi açan Başkanvekili Yakut, Türkkan'ı özür dilemek üzere kürsüye davet etti. Kürsüye gelen Türkkan, ''Kimsenin şahsıyla alakalı, hakaret amaçlı bir söylemim olmadı'' demesi üzerine AK Parti'li milletvekilleri tepki gösterdi. Türkkan, ''Ya beni dinleyeceksiniz ya da yüreğiniz yetiyorsa gelip konuşacaksınız'' dedi. Türkkan, oturduğu yerden kendisine, ''Delikanlıysan, erkeksen, adamsan gel dışarıda söyle'' diye bağıran AK Parti'li bir milletvekiline, ''Babanı göndereceksin babanı, sen değil'' karşılığını verdi.

Türkkan, Başkanvekili Yakut'a, ''Sayın Başkan ya susturacaksın ya yerime oturacağım. Böyle şey olur mu-'' dedi. Bazı milletvekillerinin kendisine laf atması üzerine Türkkan, sözlerini tekrar ederek, düzenlemenin, ''MHP'nin onuru, şerefi, haysiyeti kadar önem verdiği bir yasa'' olduğunu söyledi. Türkan, ''İdamla yargılandım, celsede dik durmuş bir adımım. Bu ne ya'' ifadesini kullandı.

Tartışmanın sürmesi üzerine Yakut, birleşime ikinci kez ara verdi. Tartışma arada da sürdü. AK Parti'li bazı milletvekilleri, Türkan'a, ''Namussuz sensin, namussuzun en büyüğü sensin. Adam gibi özür dileyeceksin. Terbiyesizlik, şerefsizlik yapma'' diye bağırdı.

Bu sırada AK Parti'li Kemalettin Aydın ile Elazığ Milletvekili Zülfü Demirbağ'ın da birbirine bağırdığı görüldü.

Yakut, birleşimi yeniden açtığında, Türkkan'ın davranışının kınama cezasını gerektiren bir fiil olduğunu belirterek, kendisine İçtüzük uyarınca kınama cezası verilmesini teklif etti. Yakut, isterse kendisi veya bir arkadaşının savunma yapma hakkı bulunduğunu belirtti. Kınama verilmesi, AK Parti'li milletvekillerinin oylarıyla kabul edildi.

Söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, ''Eğer birisi size hakaret ederse o insanın kişiliğine bakmak gerekir. Eğer hakaret edenin kişiliğine, şahsiyeti, şerefi konusunda yeterli olmadığını düşünüyorsanız ciddiye almayın. AK Parti Grubu olarak grubumuza yapılan hakareti AK Parti'ye verilen oyların sayısı kadar iade ediyorum'' diye konuştu.

Bunun üzerine MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır ayağa kalkarak, ''Grubuma karşı söylenen sözleri bize verilen oylar kadar iade ediyorum. Bir yanlışı yanlışla düzeltemezsiniz. Benim grubuma hakaret etmeye kimsenin hakkı yok'' dedi.

Canikli ile Şandır arasında tartışma yaşanması üzerine Başkanvekili Yakut, üçüncü kez birleşime ara verdi. Arada AK Parti sıralarına gelen Şandır, ''Ben kulaklarımla duydum arkadaşlarınızın söylediğini. Hakaret ettiniz. Galiz küfürler edildi'' ifadesini kullandı.

****HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ***
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.