TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

CHP GRUP BAŞKANVEKİLİ MUHARREM İNCE'NİN BASIN TOPLANTISI…


CHP Grup Başkanvekili İnce: "Bir büyük proje partisidir AKP. Egemen güçlerin dizayn ettiği bir büyük projedir. Her şey düşünülmüş. Bunları düşünmeye onların aklı yetmez zaten. Birileri bunların adına düşünmüş."

10 Ekim 2012 Çarşamba

CHP Grup Başkanvekili İnce parlamentoda düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Başbakan'ın kendisine "Esad'ın canı cehenneme diyorsun, ABD'ye de canın cehenneme diyebilir misin?" dediğini ifade eden İnce, "Başbakan, ben derim de sen diyebilir misin? Askerlerin başına çuval geçirildiğinde, nota verecek misiniz diye sorulduğunda, ne notası, müzik notası mı diyen Başbakan, sen diyebilir misin? Meclis'in verdiği Kuzey Irak tezkeresini kullanmak için ABD'yi ikna etmek gerekir diyen Başbakan, sen diyebilir misin? Sekiz kez tezkere almana rağmen, bir kez deneyip onu da yarım bırakan Başbakan, sen diyebilir misin? Deliğe süpürmeyin Başbakanımızı, kullanın diyen danışmanları olan bir Başbakan, sen diyebilir misin? Bakanı parmakla çağrılan bir Başbakan, beysbol sopasıyla hizaya getirilen bir Başbakan, Amerika Birleşik Devletleri askerlerine dua ediyorum, sağ salim memleketlerine dönsünler diyen bir Başbakan sen diyebilir misin?" şeklinde konuştu.

Türkiye'nin çıkarlarına zarar veren herkese 'canın cehenneme' diyebileceğini belirten İnce, "Esad'a da, Obama'ya da, Türkiye'nin çıkarlarını zora sokan, ona zarar veren herkese canın cehenneme derim. Çünkü ben 1974'te ambargoya rağmen Kıbrıs Barış Harekâtını yapan partinin grup başkanvekiliyim. Ben o gelenekten geliyorum. Senin hangi gelenekten geldiğini herkes biliyor" dedi.

Başbakan'ın kapalı oturum tutanakları ile ilgili olarak "zamanı geldiğinde bunlar açıklandığında bu ana muhalefet partisi ne kadar maharetliymiş bunu göreceksiniz" dediğini hatırlatan İnce, "10 Kasım 2009'da AKP'nin grup başkanvekili çıktı, dedi ki, Türkiye Cumhuriyeti'nin ve Türk milletinin menfaatlerini kaç paraya kime sattınız dedi. İki gün sonra Sayın Mesut Yılmaz çıktı dedi ki, gel bu tutanakları açıklayalım, oylamaya sokalım, Meclis karar versin dedi. AKP buradan çark etti. Bu AKP'nin sürekli yaptığıdır. Başbakan'a diyorum ki zaten kapalı oturumlarda masal anlattınız. Gel beklemeyelim. Ak kim kara kim belli olsun" diye konuştu.

Geçmişte Başbakan'ın "CHP'li belediyeler PKK'ya yardım ediyor" dediğini de sözlerine ekleyen İnce, "açıkla bunu diyorsun, açıklayamıyor. Kapalı oturumda konuşulanlar açıklandığında CHP mahcup olacakmış. Gel mahcup et o zaman. Kuş kadar cesaretin varsa, kuş yüreği kadar yüreğin varsa gel o tutanakları bugün açıklayalım. İnsanları kandırma, halkımıza yalan söyleme" dedi.

CHP'li İnce, kendisinin Başbakan'a "Esad'la Bodrum'da tatil yaptığın, kanka olduğun günlerde ne diyordun şimdi ne diyorsun" sözlerine Başbakan'ın "yalan bunların ciğerine işlemiş" dediğini hatırlattı. İnce, "dünkü konuşmasında tatilden hiç bahsetmedi, demek ki artık tatili o da kabul ediyor. Demek ki Başbakan tatil yaptıklarını kabul etmiş durumda. Bunları görünce herhalde bu konuyu kapatmış olsa gerek" ifadelerini kullandı.

6 Haziran 2009 tarihinde Başbakan'ın Kütahya'da partisinin il kongresinde "koalisyon hükümetlerinin İsrail'le yaptığı gizli anlaşmaları açıklarım" dediğini, ancak bunların açıklanmadığını ileri süren İnce bu konu üzerine Başbakan'a bir soru önergesi vererek "siz İsrail'le gizli anlaşma yaptınız mı?" diye sorduğunu belirten CHP'li İnce, "gelen yanıtta evet yaptık diyor, ama gizli olduğu için açıklayamayız diyor. O zaman Başbakan'a şunu söylüyorum. Sen Kütahya il kongresinde koalisyon hükümetlerini kastederek, gizli anlaşmalar yaptıklarını İsrail'le söyledin. Sen de birazcık yürek varsa, birazcık cesaret varsa sen açıkla, koalisyon hükümetlerinin yaptığını da açıkla, kendi yaptığını da açıkla" şeklinde konuştu.

Bekir Bozdağ 35. Maddenin kaldırılması ile ilgili sözleri ile ilgili olarak, kendilerinin "daha önce 29 Temmuz 2010 tarihinde Ankara Milletvekili Hakkı Süha Okay ve Yalova Milletvekili Muharrem İnce imzası ile 35. Maddenin kaldırılması için kanun teklifi verdiklerini belirten İnce, 12 Eylül 2011'de de tek imzalı ikinci bir kanun teklifi verdiklerini ancak bunun meclis başkanlığında durduğunu" söyledi. İnce şöyle konuştu:

"Sayın Bozdağ, bak hemen söyle grup başkanvekiline, bugün yapılacak olan danışma kurulunda bunu gündeme alsınlar, hemen öğleden sonra gel yüreğin varsa bunu da değiştirelim. Bu yetmez, 12 Eylül felsefesini değiştirelim. 12 Eylül ruhunu değiştirelim. Gel YÖK'ü kaldıralım, gel Atatürk'ün vasiyetini yerine getirelim. Gel 12 Eylül zihniyeti ile hesaplaşalım. Gel siyasi partiler kanununu değiştirelim. Gel bunları Türkiye'nin demokrasinin önündeki bu engelleri beraber kaldıralım.

Türkiye'de bazı olayların geç anlaşıldığını sözlerine ekleyen İnce," TÜBİTAK'la ilgili kadrolaşma gündeme geldiğinde biz bunun sıradan bir kadrolaşma olduğunu düşünmüştük, meğer öyle değilmiş. Meğer balyozun altyapısı hazırlanıyormuş. Sahte dijital veriler nasıl hazırlanacak, sahte bilirkişiler, sahte raporlar nasıl ortaya çıkarılacak? Meğer TÜBİTAK'ı ele geçirirken bunların hazırlıklarını yapıyorlarmış. Suriye sınırındaki mayınlı arazinin İsraillilere verilmesini de biz bir rant olayı gördük. Para, arazi olarak görmüştük. Meğer öyle değilmiş, meğer onun arkasında da bugünkü Suriye politikası varmış. Düşünsenize, böyle bir ortamda Suriye sınırındaki o arazinin İsraillilerin elinde olduğunu. Bir büyük proje partisidir AKP. Egemen güçlerin dizayn ettiği bir büyük projedir. Her şey düşünülmüş. Bunları düşünmeye onların aklı yetmez zaten. Birileri bunların adına düşünmüş" dedi.

Suriye ile Türkiye arasında, 1980'den 2002'ye kadar 22 yılda 13 anlaşma yapıldığını, 2002-2012 arasında ise 49 anlaşma yapıldığını ifade eden İnce, "9 Şubat 2011'de yapılan anlaşma, Başbakan'ın imzası var bunda. Terör ve terör örgütlerine karşı ortak işbirliği anlaşması. İki ülkenin güvenliğini ve istikrarını tehdit eden terör örgütlerine karşı ortak mücadele edilecek diyor. Yani bugün özgür Suriye ordusu Suriye hükümetine göre terör örgütü. 21 Nisan 2010 tarihinde yine Başbakan'ın imzası var. Sınır kapılarının ortak kullanımına ilişkin ortak mutabakat… Başbakan bunu da imzalamış. Bunları imzalayan Türkiye nasıl oluyor da özgür Suriye ordusuna destek oluyor? Başbakan bu imzalarının hesabını versin önce. Yüksek düzeyli stratejik işbirliği toplantısı, 23Aralık 2009'da. Bugün diktatör dediğin, o gün kardeşim dediğin Esad'la bu anlaşmaları yaptın mı yapmadın mı? Bunları yaptıysan bugün sen kimlerin emirlerini yerine getiriyorsun?" diye konuştu.

CHP'li ince daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı. Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ'ın "daraltılmış bölgeler" ile ilgili açıklaması üzerine sorulan bir soruya, "bu 90'lı yıllara geriş dönüş değil, bu 50'li yıllara geri dönüş. Hani Demokrat Parti'nin meşhur Kırşehir oy vermeyince ilçe yapılması olayı var ya, bu geçmişte de İzmir'de biliyorsunuz yeni ilçeler üreterek seçimleri alma olayı vardı. Bu proje o projedir. Kırşehir projesidir bu. Sandıkta alamadıkları zaman ya savcı ile alacaklar, ya da kanun çıkararak alacaklar olay budur" şeklinde cevap verdi.

Muharrem İnce, seçilme yaşının 18'e indirilmesi ile ilgili sorulan bir soruya ise şu şekilde cevap verdi:

"41 yaşında bir AKP milletvekili ben bilmem büyüklerim bilir demişti. Herhalde Başbakan'ın çok hoşuna gitmiş bu. Ben bilmem başbakanım bilir diyecek milletvekilleri arıyor. Bu bir popülizmdir. Yani karşı çıkmak zor tabi… Gençlerimizin çok hoşuna gidebilir. Ama Başbakan'a da şunu söyleyeyim, sen hangi holding patronunun torununa söz verdin? Doğum günü hediyesi mi vereceksin? Bir holding patronunun torununa? Hangi fakir fukara çocuğu 18 yaşında milletvekili olabilir? 18 yaşında çocuk lisede fiilen öğrencidir. Şu anda 18 yaşındaki gençler lisede fiilen öğrencidir. Oy gelsin de nerden gelirse gelsin. İleri demokrasi böyle bir şey olsa gerek. Gençlerin milletvekili olmadan önce parasız eğitim istiyorum diye pankart açma hakkını istiyorum. Sen daha bunu vermemişsin, majestelerini milletvekili mi yapacaksın? Sınıf başkanı mı yapacaksın? Sen onlara KPSS sorularını çaldırma önce, senin Başbakan olarak görevin bu, 18 yaşındaki öğrencinin üniversite sorularını çaldırma. Adam gibi üniversite yap, lise gibi üniversite yapma. KPSS sorularını çaldırma. Çalanları yakala. Önce onlar yurt yap, burs ver. Onları iyi eğit, zamanı geldiğinde milletvekili olurlar."

Askerlerin oy kullanması ile ilgili olarak da İnce, "tabi neden olmasın, partili cumhurbaşkanı oluyorsa partili genelkurmay başkanı da olmalıdır. Hatta bölüklere, hangi bölükten AKP'ye daha çok oy çıktıysa o bölüğün flamasına ampul eklenmelidir. Mümkünse birinci çıkan bölüğe gece nöbeti, bulaşık yıkama gibi görevler verilmemelidir" dedi. (13:04)

Banu Doğan
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.