TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU'NDA, DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI'NIN 2005 YILI BÜTÇESİNİN GÖRÜŞMELERİNE BAŞLANDI


Dışişleri Bakanı Gül, komisyon toplantısında yaptığı konuşmada, Felluce operasyonundan önce ABD Dışişleri Bakanı Powell'in arayarak, bilgi verdiğini açıkladı.

09 Kasım 2004 Salı

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Dışişleri Bakanlığı'nın bütçesinin görüşmelerine başlandı.

Dışişleri Bakanı Gül, bakanlığının bütçesini sunuş konuşmasında, Felluce'de dün akşam başlayan operasyondan önce ABD Dışişleri Bakanı Powell'ın telefon ettiğini söyledi. Kendisinin de Bakan Powell'a sivillerin zarar görmesi ve sivil kayıpların çoğalmasının Irak'ta herşeyi bozacağını söylediğini belirten Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bu konuda Türkiye'nin büyük bir kaygı duyduğunu muhatabımıza açıkladık. Bir an önce Irak'ın istikrara kavuşmasını bütün dünya istemektedir ama bunların başında da Türkiye gelmektedir. Çünkü önce Irak komşumuzdur, komşuluk hakkımız vardır. İkincisi Irak'taki Türkmenler, Kürtler, Araplar bizim akrabalarımızdır, yakınlarımızdır. Onların huzuru bizi yakından ilgilendirmektedir.''

Dışişleri Bakanı Gül, Ocak ayı içinde Irak'ta yapılacak seçimin çok kritik olduğunu, çünkü bu seçimde seçilecek heyetin ülkeyi yönetecek Anayasa'yı yapacağını belirtti. Irak'taki herkesin Meclis'te temsil edilmesinin birinci şart olduğunu vurgulayan Gül, eksik temsilin meşruiyeti ve Anayasa'yı sorgulamaya yol açacağını ifade etti. Gül, bunun da istikrarı önleyeceğini belirtti. Türkiye'nin seçimin düzgün yapılması ve tüm kesimlerin seçime aktif katılmasına önem verdiğini, bunun için açık kapalı birçok faaliyet gösterdiğini bildiren Gül, ''Umut ederiz ki bu operasyonlar bir an önce biter ve Irak'ta huzur sağlanır ve seçim ortamı ortaya çıkar'' dedi.

Konuşmasında iç politika ile dış politikanın daha iç içe geçtiği şartların yaşandığını belirten Gül, dış politikayı hükümetin genel icraatından ayrı olarak değerlendirmenin mümkün olmadığını söyledi. Gül, iç siyasi istikrarın sağlanması ve ekonomideki krizli dönemin
geride bırakılmasının da yardımıyla, ulusal gücü dışarıda kullanırken, çıkarları korumak ve uluslararası barış ve istikrara katkı yapmak için daha etkin bir şekilde hareket etme olanağına kavuştuklarını bildirdi.

Ülkenin içindeki sorunların aşılması yönündeki sonuç verici çabalara paralel olarak, çıkarların uluslararası ortamda korunmasındaki kararlılığın da somut başarılar getirdiği bir yılın tamamlanmak üzere olduğunu bildiren Gül, ''Ülkemiz, 2005 yılına dostluğu aranan bir komşu, işbirliği aranan bir ortak ve desteği aranan bir müttefik olarak girmektedir'' dedi.

Bakan Gül, Türkiye'nin, tarihsel birikimi, jeopolitik konumu, zengin kimliği, sağlam dış politika ilkeleri ve tecrübeli sivil ve askeri kadroları dahil olmak üzere, başarılı bir dış politika izlemek için gerekli bir çok avantaja sahip olduğunu söyledi. Hükümetin, devamlılık gösteren bu unsurları, günümüz şartlarında en iyi sonuçları verecek şekilde, uygun dış politika yaklaşımlarıyla ve çağdaş değerlerle harmanlayarak hayata geçirme kararlılığını ortaya koyduğunu bildiren Gül, bunun sonuçlarının da alınmaya başlandığını ifade etti.

Dışişleri Bakanı Gül, bakanlığının bütçesini sunuş konuşmasında, Filistin-İsrail ihtilafının bölgede özlemi çekilen olumlu gelişmeleri
bunca yıldır rehin aldığını ifade etti. Gül, sorunun 2005 yılında oluşabilecek uygun şartlardan tüm tarafların kazanımlar elde
edilebileceği şekilde yararlanılarak çözümünün, Türkiye'nin önceliklerinden biri olacağını söyledi.

Filistin konusunda Türkiye'nin 2004'de çok aktif olduğunu bildiren Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Filistin çok önemli bir dönemden geçmektedir. Filistin devlet başkanı Yaser Arafat, ağır bir hastalık geçirmektedir. Kendisine
Allah'tan şifalar diliyoruz ama gelen raporlar durumunun kritikliğini koruduğunu göstermektedir. Şu bir gerçek ki önümüzdeki dönemde
Filistin ve Orta Doğu'da yeni bir dönem başlayacaktır. Bu dönemin, barış getirecek bir dönem olmasını bekliyoruz.''

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün sunuşunun ardından ilk sözü alan AK Parti Nevşehir Milletvekili Osman Seyfi, 2 yıl öncesine kadar dünyanın Kıbrıs'ta uzlaşmaz taraf olarak Türkiye'yi görmesine karşın, Hükümet'in izlediği politika sayesinde uzlaşma istemeyen kesimin Rumlar olduğunun görüldüğünü söyledi. Seyfi, muhalefetin de katkısıyla Kopenhag Kriterleri'ni yerine getiren Türkiye'nin, tarih alacak konuma geldiğini ifade etti.

CHP Mersin Milletvekili Mustafa Özyürek, AB İlerleme Raporu'nun, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın söylediğinin aksine dengeli ve adil olmadığını söyledi. Birliğe daha önce üye olan ülkelerden istenmeyen koşulların Türkiye'den talep edildiğini belirten Özyürek, bugünlerde
Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi'nden, ''Rum kesimi Kıbrıs'ın tek temsilcisi olarak tanınmazsa veto ederiz'' şeklinde mesajlar geldiğini kaydetti. Özyürek, ''Türkiye'nin, Rum Kesimi'ni bu şekilde tanıması söz konusu mudur? Böyle bir tanıma olduğunda KKTC tanınmayacağına göre, Türkiye'nin KKTC ile ilişkileri nasıl olacaktır?'' diye sordu.

AK Parti Balıkesir Milletvekili Ali Osman Sali, Dışişleri Bakanlığı'nın son yıllarda etkin ve akılcı politika izlediğini söyledi. Sali, ''e-konsolosluklara'' geçilmesini ve vatandaşlara güleryüzlü davranılmasını memnuniyetle karşıladığını bildirirken, AB'ye tam üyeliğin vatandaşı nasıl etkileyeceğinin halka anlatılması gerektiğini belirtti.

CHP Antalya Milletvekili Osman Kaptan, Annan Planı'nın Kıbrıs Türkleri tarafından kabul edilmesine karşın verilen sözlerin yerine getirilmediğini vurgularken, Irak'ın, oraya giden Türkler açısından da can pazarı olmaya devam ettiğini ve önlem alınması gerektiğini söyledi. Kaptan, Kuzey Irak'taki teröristlere karşı ABD'nin hiçbir şey yapmadığını da belirterek, ''Eve Dönüş Yasası ile Kuzey Irak'taki teröristler eve değil dağa döndü'' diye konuştu.

CHP Tekirdağ Milletvekili Enis Tütüncü, ''İslam özel sektörü kurulmasına ilişkin tasarıyı'' gündeme getirdiği konuşmasında, tasarının, ''Türk hukuk sistemine şeriat hükümleri sokacak nitelikte olduğu'' yolundaki değerlendirmelere dikkati çekti. Tütüncü, tasarının gerekçesine işaret ederek, işadamlarına ''İslami olup olmadıklarına göre'' teşvik verileceğini, bu ticari ilişkide ''şerait hükümlerinin uygulanacağını'' söyledi. Tütüncü, tasarının ''zina krizi''ne benzer bir kriz çıkarmaya aday olduğunu ifade ederek, gözden geçirilmesini istedi.

CHP İstanbul Milletvekili Onur Öymen, AB İlerleme Raporu'ndaki bazı görüş ve önerilerin Türkiye'nin tam üyeliğini engelleyici, kısıtlayıcı veya geciktirici bir nitelik taşıdığını belirterek, diğer ülkeler için aranmayan koşulların ve Türkiye'nin üyeliğinin referandum konusu yapılmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.

Öymen, Hükümet'ten TBMM'de bulunan ve İslami özel sektörün teşvik edilmesine ilişkin yasa tasarısını geri çekmesini de istedi.

AK Parti Kayseri Milletvekili Taner Yıldız, Hükümet'in dış politikada dinamik bir diplomasi izlediğini belirterek AB, Irak ve Kıbrıs konularında izlenen politikaların başarılı olduğunu bildirdi.

CHP İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, ''17 Aralık'ta beklediğimiz olmazsa biz de Ankara Kriterleri ile yolumuza devam ederiz'' şeklinde konuştuğunu belirterek, Ankara Kriterleri'nin ne olduğunu sordu. Kıbrıs konusunda elde edilen başarıların açıklanmasını isteyen Kılıçdaroğlu, Kuzey Irak'ta Türk askerlerinin başına çuval geçirilmesine ilişkin olarak Dışişleri Bakanlığı'nın ne yaptığını da sordu.

Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.