TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM MİLLİ EĞİTİM, KÜLTÜR, GENÇLİK VE SPOR KOMİSYONU...


TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunca, zorunlu eğitimi 12 yıla çıkaran, ''İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi''nin görüşmelerine verilen aranın ardından devam edildi. Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, FATİH Projesi'nin uygulama alanını genişletmeyi planladıklarını belirterek, ''5 yıl sonra vardığımız nokta itibarıyla özel sektöre, kamu sektörüne hatta mümkünse, öyle talepler var Kıbrıs'taki çocuklarımıza, mümkün olduğu oranda genişleteceğiz'' dedi.

07 Mart 2012 Çarşamba

TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunca, zorunlu eğitimi 12 yıla çıkaran, ''İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi''nin görüşmelerine verilen aranın ardından devam edildi.

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, FATİH Projesi'nin uygulama alanını genişletmeyi planladıklarını belirterek, ''5 yıl sonra vardığımız nokta itibarıyla özel sektöre, kamu sektörüne hatta mümkünse, öyle talepler var Kıbrıs'taki çocuklarımıza, mümkün olduğu oranda genişleteceğiz'' dedi.

Bakan Dinçer, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile görüşmesinden dolayı sabahki bölüme katılamadığını belirterek bununla ilgili Komisyon Başkanına bilgi verdiğini söyledi.

FATİH Projesi hakkında komisyon üyelerine detaylı bilgi veren Dinçer, bununla Ankara'daki bir çocuk ile Anadolu'nun herhangi bir yerindeki çocuğa aynı imkanların sunulacağını vurguladı. Projenin fırsat eşitliğinin sağlanması konusunda önemli olduğunu belirten Dinçer, projeyi ''Türkiye'nin geleceğine dair bir umut projesi'' olarak nitelendirdi. Projenin bileşenleri arasındaki akıllı tahtaların, Türkiye'ye özgü olduğunu dile getiren Dinçer, bunun patentinin Milli Eğitim Bakanlığınca alındığını da anımsattı.

Şimdiye kadar 200'e yakın akıllı tahtanın üretiminin yapıldığını ifade eden Dinçer, ''İnşallah Nisan ayının 15'inde de Türkiye'de seri olarak üretimine başlanacak. İhaleyi alan firma kendi fabrikasında üretim bandı kuracak, seri olarak üretmeye başlayacak. Hem Türkiye'nin ihtiyacını karşılamak hem de yurtdışına satmak için hazırlık yapıyorlar'' dedi. Dinçer, akıllı tahtaların yurtdışına satılması durumunda patent sahibi Bakanlığın da gelir elde edeceğini söyledi.

Pilot uygulama kapsamında yaklaşık 12 bin 500 tabletin öğrencilere dağıtıldığını, 200 akıllı tahtanın sınıflara konulduğunu anlatan Bakan Dinçer, akıllı tahtaların yanı sıra tabletlerin de Türkiye'de üretilmesi için sektör temsilcileri ile toplantılar yaptıklarını bildirdi. Bakan Dinçer, ''TÜBİTAK bugün görüşmelerine başladı, yerli ve yabancı tablet üretme potansiyeline sahip 30 firmayla yüz yüze görüşüyor'' diye konuştu.

Türkiye'deki öğrenci sayılarına ilişkin de bilgi veren Dinçer, yurt genelinde 16 milyon 845 bin 528 öğrencinin olduğunu söyledi. Bunlardan 1 milyon 115 bin 818'inin okul öncesi eğitimde, 10 milyon 981 bin 100'ünün ilköğretimde, 4 milyon 748 bin 610'unun ise ortaöğretimde olduğunu belirten Dinçer, öğrencilerin 778 bin 213'ünün açıköğretimde, 498 bin 118'inin ise özel sektörde okuduğunu kaydetti. Bakan Dinçer, şöyle konuştu:

''Biz akıllı tahtaları Türkiye'deki bütün sınıflara döşeyeceğiz. Okul öncesine de ilköğretimine de ortaöğretime de bu tahtaları döşeyeceğiz. Yaklaşık 500 bin civarında akıllı tahta döşeyeceğiz. Ama tablet bilgisayarları Türkiye'deki bütün öğrencilere dağıtmayacağız. İlköğretim ikinci kademe yani 5. sınıftan itibaren ve ortaöğretim 9. sınıftan itibaren dağıtmaya başlayacağız. İlköğretimin birinci kademesinde çocuklarımıza tablet bilgisayar vermeyeceğiz. Onlar elleriyle yazmayı, okumayı diğer becerilerini kazanacak ilköğretim ikinci kademeye geldiklerinde tablet sahibi olacaklar. Bu da bütün bunlar onaylandıktan sonra, projeye başladığımızdan itibaren her yıl 5. ve 9. sınıflara dağıtarak dört yılda tamamlayacağımız bir süreç olarak gerçekleşecek. Yıllık olarak alacağımız tablet sayısı 1 milyon 200 bin civarında olacak. Bunların Türkiye'de üretilmesi için de bu bize zaman kazandıracak. 5 yıl sonra vardığımız nokta itibarıyla özel sektöre, kamu sektörüne hatta mümkünse, öyle talepler var, Kıbrıs'taki çocuklarımıza eğer proje o anlamda umutlarımızı gerçekleştirdiği oranda mümkün olduğu oranda genişleteceğiz.''

Teklifle, Kamu İhale Kurumu'nun süreçlerinin dışına çıkılacağı yönündeki eleştirileri de yanıtlayan Dinçer, internet hizmeti verecek kuruma okulların altyapısını yapma zorunluluğu getireceklerini belirtti. Dinçer, ''Kamu İhale Kanunu'na göre herhangi bir kurum üç yıldan daha fazla süre ile ihale yapamıyor. Bu alandaki kurumlarda yaptığımız görüşmelerde genel görüş bunun üç yıllık sözleşme ile yapılamayacağı şeklinde. O yüzden orada 15 yıla kadar çıkan sözleşme yapma yetkisi öngörülüyor'' diye konuştu. Her okula fiber kablo çekeceklerini de anlatan Dinçer, ''Acaba çocuklar radyo aktif bir takım şeylere maruz kalır mı diye endişeler olmasın diye kablo ile internet götürülecek. Dolayısıyla sınıflarımızda evinizdeki bir buzdolabının ya da evinizde çalıştırdığınız bir televizyonun bile öngördüğü mahsurlardan çok daha düşük oranda bir mahsur oluşacak diye biz hazırlık yapıyoruz. Çocuklarımız sınıflarda tereddütsüz bir şekilde akıllı tahtayı, tableti kullanabilecek'' diye konuştu.

Z-kitap ve e-içerikler hakkında da bilgi veren Bakan Dinçer, komisyon üyelerini Bakanlığa çay içmeye davet ederek burada akıllı tahtayı ve tabletleri yakından inceleme fırsatı bulabileceklerini söyledi.

Dinçer'in konuşmasının ardından milletvekilleri söz aldı.

CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu, teklifi ''seçmen yetiştirme teklifi'' olarak nitelendirdi. CHP Balıkesir Milletvekili Namık Havutça da teklifin eğitim sistemine fayda sağlamayacağını savunarak geri çekilmesini talebinde bulundu.

Komisyonun AK Partili üyesi İsrafil Kışla ise teklifi CHP'nin de sahiplenmesi gerektiğini söyledi. Kışla, ''Kapatılan, dayatılan, yasaklanan bir şey yok. 8 yıllık eğitim genel anlamı ile 12 yıla çıkarılıyor. Demokrasiden, özgürlükten yana olduğunu belirten CHP bunu en az AK Parti kadar sahiplenmelidir'' diye konuştu.

AK Parti Düzce Milletvekili Osman Çakır ise teklifin ikinci maddesinin görüşülmesine rağmen bununla ilgili bir katkı sağlanmamasını eleştirdi. Türkiye'de bir dönem üniversite kapılarından başörtülü kızların alınmadığını belirten Çakır'ın konuşmasındaki ''1932'den 1950'ye kadar 'Allah' bile demenin yasaklandığı bir dönemde...'' sözleri tartışmaya yol açtı.

CHP milletvekilleri masalara vurarak, Çakır'dan sözünü geri almasını ve özür dilemesini istediler. Yaşanan tartışmalar nedeniyle toplantıya 10 dakika ara verildi.

Verilen aranın ardından tekrar söz alan Çakır, ifadelerinden dolayı özür dileyerek, ''(1932'den 1950'ye kadar 'Allah' bile demenin yasaklandığı bir dönemde) ifademden dolayı özür diliyorum. Bundan kastım ezandı, yaşanmış bir olayı vurgulamak istedim. Hepimiz Allah'ın kuluyuz kimsenin ne inancı ile ne Tanrı anlayışına herhangi bir şey söylemem söz konusu değil. Ama ben bir vakayı anlatıyordum ama bundan dolayı gerçekten birilerini üzdüysem özür diliyorum, hakkınızı helal edin'' dedi.

Tartışmanın sona ermesinin ardından konuşan CHP Muğla Milletvekili Nurettin Demir, eğitim sisteminin dayatma ile değiştirilmek istendiğini savundu. CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ise teklifin getiriliş yönteminin demokrasi ile bağdaşmadığını ileri sürdü.

Konuşmaların ardından verilen önergeler okundu. AK Parti İstanbul Milletvekili İsmet Uçma'nın teklifin 7. maddesini ''İlköğretim; birinci maddede belirtilen amacı gerçekleştirmek için kurulmuş dört yıl süreli ve zorunlu ilkokul ile dört yıl süreli ve zorunlu ortaokuldan oluşan bir milli eğitim ve öğretim kurumudur'' şeklinde değiştiren önergesi kabul edildi. Uçma'nın önergenin gerekçesini açıklarken verdiği bir örnekte kullandığı ''Biz dindarlar ve sizler..'' ifadesi tartışma yarattı. Komisyonun CHP'li üyeleri Uçma'nın özür dilemesini istedi. Tartışmaların ardından Komisyon Başkanı Nabi Avcı, tutanakların dinlenmesi için komisyon toplantısına ara verdi.

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, herkesin SBS sınavlarından, öğrenci seçmeye dayalı sınavlardan, dershane esaslı bir yapılanmadan rahatsız olduğunu belirterek, ''Bunu kaldırmanın yolu nedir- Bunu kaldırmanın yolu fırsat eşitliğini artırmak ve çocuklara fen lisesine gitme ihtiyacı, sosyal bilimler lisesine gitme ihtiyacını ortadan kaldırmaktır'' dedi.

Teklifin 3. maddesi üzerinde söz alan CHP Edirne Milletvekili Recep Gürkan, sivil toplum kuruluşları ve eğitim örgütlerinin teklife karşı olduklarını ileri sürdü. Teklifin kabul edilmesi durumunda vebal altına alınacak çocukların olduğunu savunan Gürkan, konuşmasının kalan beş dakikasını bu çocuklar için ''saygı duruşunda'' bulunarak tamamlayacağını belirtti. Beş dakika boyunca toplantı salonunda ayakta duran Gürkan, sürenin dolmasının ardından CHP'li milletvekillerince alkışlandı.

CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter de teklifin eğitimin geleceğini değil, AK Parti'nin geleceğini şekillendirmek için yapıldığını savundu. Serter, Bakan Dinçer'in komisyon üyelerini ilgiyle dinlemediğini de ileri sürdü. Bunun üzerine söz alan Dinçer, komisyon üyelerinin hepsini aynı saygı ve itina ile dinlediğini söyledi. Teklifin ilgili maddesi hakkında da konuşan Bakan Dinçer, bu maddenin fiziki mekanlara değil daha çok müfredatın oluşumuna ilişkin bir düzenlemeyi içerdiğini vurguladı. Komisyonun CHP'li üyeleri ise alt komisyon toplantısında maddenin fiziki yapılarla ilgili olduğunun belirtildiğini savundular.

Bazı milletvekillerinin söz almak ve soru sormak istemesi üzerine de tartışma yaşandı. Bunun üzerine katip üye AK Parti Düzce Milletvekili Osman Çakır, ''Hep krizsiniz kardeşim'' demesi üzerine tartışma büyüdü. Tartışmaların ardından toplantıya beş dakika ara verildi. Ara sonrası CHP'li milletvekilleri, Çakır'ın ''tarafsızlığını yitirdiği'' ve ''yorulduğu'' gerekçeleriyle katip üyeliğe ara vermesini talep ettiler. Komisyon Başkanı Nabi Avcı ise bunun gerekli olmadığını belirtti. Madde üzerindeki tartışmalar devam ederken bir CHP milletvekili, teklif ile imam hatip liselerinin orta kısımlarının açılıp açılmayacağını sordu. Bakan Dinçer, şunları söyledi:

''Meseleye imam hatip okullarının orta kısımlarının açılması meselesi olarak bakıyorsanız, birileri de açmama meselesi gibi bakıyorsa o zaman bu mesele eğitim sisteminde ideolojik tartışmaları devam ettirecek bir sorun olarak kalır. Eğer siz tek başına liseye bağlı bir ortaokul tasarlarsanız, o zaman daha ortaokulun hemen başında pek çok çocuğumuza imam hatip okulunu, meslek lisesini seçmek zorunda bırakırsınız. Yapılmak istenen şey bu değil. Burada yapılan düzenlemeler, Türk eğitim sistemini giderek demokratikleştiren, esnekleştiren, çocuklarımıza kendi kabiliyetlerine göre seçme imkanı veren bir yapı oluşturuyor. Bu yapı içinde isteyen çocuk da din derslerini ağırlıklı olarak seçerek imam hatip okulunun orta kısmı gibi okuyup lisesine devam edebilir. Bunu aldığı halde başka bir liseye gitmek istiyorsa gitsin, kimse onun önünü kesmemeli ya da başka bir ortaöğretimde bir çocuk başka bir takım tercihler almışsa, o tercihlerden sonra kendisi başka bir mesleki alana geçmek istiyorsa gidebilmeli. Bunu ikinci dörtte asla şekillendirmeyi düşünmüyoruz. Üçüncü dörtte şekillendirebileceğimiz ama üçüncü dörtteki şekle de uygun olarak çocukların kendi kabiliyetleri ile seçimlik dersler alabileceği bir mekanizma tasarlanıyor.''

Dinçer, her kademede esnekliğin olacağını, öğrencilerin başka bir bölüme geçmek istemesi durumunda o bölümün gerekli derslerini alarak söz konusu bölüme geçebileceklerini de söyledi.

Bakan Dinçer bazı liselerin kapatılacağına ilişkin soru üzerine de ''Türkiye'de hepimiz SBS sınavlarından, öğrenci seçmeye dayalı sınavlardan rahatsız mıyız- Herkesin dershaneye gitmesinden muzdarip miyiz- Dershane esaslı bir yapılanmanın eğitim sistemine zarar verdiğini hep beraber kabul ediyor muyuz- Bunu kaldırmanın yolu nedir- Bunu kaldırmanın yolu, fırsat eşitliğini artırmak ve çocuklara fen lisesine gitme ihtiyacı, sosyal bilimler lisesine gitme ihtiyacını ortadan kaldırmaktır'' diye konuştu.

Bunun yapılması için ortaöğretim ikinci kademede temel dersleri alan çocuklara ilgisine ve kabiliyetine göre seçmeli derslerin verileceğini anlatan Dinçer, şunları kaydetti:

''Ortaöğretime geldiğinde çocuk, fen kabiliyeti varsa fen lisesine gitme yerine bulunduğu lisede fen derslerini alabileceği bir programı ona sunacağız. Çünkü orada fen dersi öğretmenimiz olacak, zaten var. Zaten çoğu kez bu öğretmenlerin onlara ders verecek potansiyelleri de var. Yine aynı yerde öğrencimize biz sosyal bilimler lisesinde alabileceği dersi verebilecek potansiyeli ve programı yapabilecek durumdayız. Aynı yerde güzel sanatlar için ayrıştırma yapabilecek durumdayız. Aynı yerde spor için yönlendirebilecek durumdayız, aynı yerde imam hatip okulu için de ayrıştırabilecek durumdayız. Bütün bunları yapmayı başardığımızda SBS sınavına ihtiyaç kalacak mı- Kalmayacak.''

Meslek liseleri için de çocukların kendi kabiliyetlerine göre alan seçebilecekleri programların olduğunu anımsatan Dinçer, ''Milli Eğitim Bakanlığı meslek dersleri ile alakalı dünyanın pek çok ülkesinin sahip olmadığı bir potansiyeli kullanıyor. Meslek liselerinde mesleki alan yerine modül sistemini uygulamaya koyuyoruz ve 6 binden fazla modülümüz var'' dedi.

Dinçer'in konuşmasının ardından üçüncü maddenin görüşülmesine ilişkin verilen yeterlilik önergesi okundu. Bu sırada CHP'li milletvekillerinin tepkisi üzerine toplantıya 15 dakika ara verildi. Verilen aranın sonrası Komisyon Başkanı Avcı ile görüşen CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, madde ile ilgili konuşma taleplerinin bulunduğunu, yeterlilik önergesi verilmesinin yanlış olduğunu söyledi. Önergenin İçtüzüğe aykırı olduğunu dile getiren İnce, toplantının Pazartesi gününe ertelenmesi gerektiğini, aksi halde milletvekillerinin madde hakkında konuşacaklarını belirtti. Bunun üzerine Avcı komisyon toplantısını kapattı.

Teklifin ikinci maddesi verilen önerge ile ''İlköğretim; birinci maddede belirtilen amacı gerçekleştirmek için kurulmuş dört yıl süreli ve zorunlu ilkokul ile dört yıl süreli ve zorunlu ortaokuldan oluşan bir milli eğitim ve öğretim kurumudur'' şeklinde kabul edilmişti. (19.54)
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.