TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

CHP'Lİ ÖZKES'İN BASIN TOPLANTISI…


CHP İstanbul Milletvekili İhsan Özkes, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'in umre ile ilgili Vatikan'ı örnek gösteren bir açıklama yaptığını ifade ederek, Görmez'in Vatikan'ı örnek göstermesinin İslam tarihinin en büyük talihsizliklerinden olduğunu ileri sürdü.

12 Ocak 2012 Perşembe


CHP İstanbul Milletvekili İhsan Özkes, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'in umre ile ilgili Vatikan'ı örnek gösteren bir açıklama yaptığını ifade ederek, Görmez'in Vatikan'ı örnek göstermesinin İslam tarihinin en büyük talihsizliklerinden olduğunu ileri sürdü.

CHP'li Özkes, "Dinlerarası diyalog çerçevesinde Vatikan'la Sayın Başkan zaten sarmaş dolaş, Sayın Başkan Vatikan'a çok iyi baksın ama Vatikanlaşmasın." dedi

CHP'li Özkes, hac organizasyonunun yüzde 60'ını, umre organizasyonunun da yüzde 50'sinin Diyanette olduğunu dile getirdi.

CHP İstanbul Milletvekili İhsan Özkes, İslam dininde dokunulmazlığın bulunmadığını belirterek, ''İslam'da dokunulmaz olan sadece Allah'tır'' dedi.

CHP'li Özkes, sözlerinde şunları kaydetti:

"Sayın Görmez gerçekleri hem görmezlikten, hem de anlamazlıktan geliyor.

Zaten şu anda hac organizasyonunda hacıların % 60'ı diyanet, %40'ı seyahat acenteleri ile, umre organizasyonlarında da umrecilerin yarısı diyanet yarısı da seyahat acenteleri ile gidiyor. Diyanet hem hacda hem de umrede seyahat acentelerine din görevlisi veriyor ayrıca din yönünü denetliyor.

Biz "Seyahat acenteleri hac ve umre organizasyonunun tamamını yapsın, diyanet bu organizasyonlara din görevlisi versin ve dini yönünü denetlesin" diyoruz. Sayın Başkan bu önerimizden rahatsız oluyor ve bizi suçlama yolunu tercih ediyor.

"Para bu kadar mı tatlı Sayın Başkan" diye soruyorum.

Seyahat işlerini seyahat acenteleri, din işlerini din görevlileri yapsın demek dini yönden suç mu?

Sayın Başkan'a göre seyahat acenteleri ile hac ve umre yapanların ibadetleri geçerli değil mi?

İnsanlar kundaktaki çocuğunu da umreye götürebilir. Kimse bir şey diyemez. Ancak diyanetin ömrü boyunca o mübarek yerleri görmek için yanıp tutuşan ve gitme imkânı olmayan nice yaşlıları götürmesi daha uygun olmaz mı demenin neresi yanlıştır?

Doğruları eğri gibi gösterme gayreti kimseye yakışmaz ama Sayın Başkan'a hiç yakışmaz.

Sayın Başkan Diyanet Başkanıdır, siyasi ve ticari bir kurumun başkanı değildir.

Rekabet kurumu diyanetin ticari etiğe uymadığını, haksız rekabet yaptığını, kar amacı güden bir teşebbüs olduğunu açıklamıştır. Sayın Başkan bu konularda nedense suskun kalmaktadır.

Diyanet, din hizmeti vermelidir, dini ticarete dönüştürmemelidir. Hacıları ve umrecileri kazanç kapısı görmemelidir, demek Sayın Başkan'ın zoruna mı gidiyor?

Diyanet İşleri Başkanı'nın Vatikanı örnek alması talihsizliktir.

Dinlerarası diyalog çerçevesinde Vatikan'la Sayın Başkan zaten sarmaş dolaş, Sayın Başkan Vatikan'a çok iyi baksın ama Vatikanlaşmasın.
Diğer bir güncel konu da dokunulmazlıktır.

İslam'da dokunulmazlık yoktur. İslam'da dokunulmaz olan sadece Allah'tır. Çünkü Allah yaptığından sorumlu değildir. İstisnasız her insan yaptığından sorumludur. Nitekim Allah şöyle buyurur: "Allah, yaptığından sorgulanmaz; insanlar ise sorguya çekilirler." (21/Enbiya Suresi, Ayet 23.)

"Başbakana dokunmak bana göre ibadettir" diyen AKP'liler gerçekten sevap işlemek istiyorlarsa "Sayın Başbakan'ın ve tüm milletvekillerinin dokunulmazlığını kaldırsınlar.

Peygamberler bile yaptığından sorumludurlar. Hz. Muhammed birkaç ayette Allah tarafından uyarılmıştır. (Bkz, 80/Abese Suresi, ayet 1-10) 1400 yıl önceki Müslümanlar Hz. Muhammed'e bazı görüşlerinin yanlış olduğunu söyleyebiliyor, O da kendi görüşünden vazgeçip halkın görüşlerine uyabiliyordu. (Bkz, Heysemi, Mecmauz Zevaid, VI,32; Üsdü'l-Ğabe, II,357.)

Günümüzde İmam Hatip mezunu Sayın Başbakan'a bazı görüşlerinin yanlış olduğu söylenebiliyor mu?

Müslümanlıkta dokunulmazlık yoktur.

Seçkin bir aileden bir kadının hırsızlığına göz yumulmasını isteyenlere Hz. Muhammed: "İsrailoğulları aralarında mevki ve makam sahibi kişiler hırsızlık yaparlarsa onlara dokunmazlardı. Ama zayıf ve kimsesizler hırsızlık yaparlarsa onları cezalandırırlardı. Eğer hırsızlık yapan Mahzun oğullarından bir kadın değil de kendi kızım Fatıma bile olsa, onu cezalandırırdım" demiştir. (Buhari, Ahkam, 12; Müslim, Hudud, 8.)

Kimi sözde dindarlar kendi dokunulmazlıkları yetmezmiş gibi "en iyi hırsız bizim hırsız" dercesine nice yolsuzlukları da koruma ve kollama altına almıyorlar mı?

Dokunulmazlık, ülkemizde yolsuzluk ve haksızlıkları üreten bir bataklık haline dönüşmüştür. Eşitlik ilkesine aykırıdır, çağdaş ve uygarlığın önünde büyük bir engeldir.

Dokunulmazlık kaldırılmalıdır."

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın tutuklu milletvekillerine ilişkin sözlerinin hatırlatılması üzerine Özkes, bunun olumlu bir gelişme olduğunu dile getirdi. Özkes, ''Sayın Arınç'ın umarım bu açıklaması iyi polis, kötü polis oyunu değildir. Sayın Arınç bu açıklamasıyla bir adım atmıştır. Bu işin lamı cimi yoktur. Milletvekilleri mecliste olmalıdır." dedi


Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.