TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

CHP'Lİ ERDEMİR'İN BASIN TOPLANTISI…


CHP Bursa Milletvekili Aykan Erdemir, 24 Kasım Öğretmeler günü dolayısıyla parlamentoda basın toplantısı düzenledi.

24 Kasım 2011 Perşembe



CHP Bursa Milletvekili Aykan Erdemir, 24 Kasım Öğretmeler günü dolayısıyla parlamentoda basın toplantısı düzenledi.

Erdemir, bu günün 24 Kasım Öğretmenler günü olduğunu vurgulayarak, " Gönül isterdi ki bugün öğretmenlerimize ve öğretim üyelerimize coşkuyla kutlanabilecek bir 24 Kasım sunabilseydik. Ne acıdır ki ülkemiz 2011 yılının 24 Kasımında bir yanda ataması yapılmayan öğretmenlerimizin feryatlarına diğer yanda da bilim insanlarının serzenişlerine tanık oluyor. AKP Hükümetinin otoriter uygulamaları her geçen gün çoğaldıkça bilim dünyası üzerindeki baskılar da artıyor." diye konuştu.

AKP'nin bilim dünyası üzerindeki baskılarının en çarpıcı örneklerinden birinin Türkiye Bilimler Akademisi'ne reva görülen uygulamalar olduğunu ifade eden Erdemir, " Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'yla ilgili kararnameye eklenen torba hükümlerle TÜBA'nın bilimsel özgürlüğünün ve yapısal özerkliğinin sona erdirilmesi 88 yıllık Cumhuriyet tarihimizin en önemli akıl tutulmalarından biridir." dedi.
Erdemir sözlerine şöyle devam etti:

"651 ve 662 No'lu Kanun Hükmünde Kararnamelerle, TÜBA'da atamaların bilimsel yetkinlik ve liyakat yerine siyasi iktidara sadakat temelinde gerçekleşeceği bir anlayış egemen kılınmaktadır. Bu gelişmeler üzerine TÜBA'nın bir "Akademi" olma niteliğini yitirdiğini belirten 58 bilim insanımız kurumdan istifa etmiştir. TÜBA asli üyelerinden TÜBİTAK ödülü sahibi Prof.Dr. Engin Umut Akkaya'nın ifadesiyle, yaşanan süreç "Siyasi erkin, bir fetih hırsıyla, ara sıra hoşlanmadığı işler yapan bir özerk kurumu ele geçirme girişimidir.

AKP'nin bilim dünyası üzerindeki baskılarının bir diğer örneği de üniversite öğrencilerine yönelik hukuksuz ve antidemokratik uygulamalardır. Bugün 500'ün üzerinde üniversite öğrencisi, AKP muhaliflerini toplama kamplarına dönüşen cezaevlerinde tutuklu bulunmaktadır. Farklı dünya görüşlerine sahip olan bu tutuklu üniversite öğrencilerinin belki de tek suçu Başbakanı eleştirmiş ve Hükümetin uygulamalarına karşı çıkmış olmaktır. Tutuklu öğrencilerden biri olan Galatasaray Üniversitesi Endüstri Mühendisliği öğrencisi Cihan Kırmızıgül, 23 aydır hapsedildiği Tekirdağ F tipi cezaevinde altı ay hak mahrumiyeti, üç ay mektup yasağı ve üç ay açık görüş yasağı gibi cezalara çarptırılmış ve tutukluğu süresince 30 kilo kaybetmiştir.

AKP'nin bilim dünyası üzerindeki baskılarının faşizan boyutlara ulaştığının en önemli kanıtlarından biri de geçtiğimiz günlerde tutuklanan Marmara Üniversitesi İktisadi ve idari Bilimler Fakültesi öğretim üyesi Prof.Dr. Büşra Ersanlı'ya yönelik söylemlerdir. Gaflarıyla sık sık kamuoyunun gündemine gelen içişleri Bakanı idris Naim Şahin'in "Büşra Ersanlı Profesör Hanımefendi'nin akrabalarının kim olduğunu araştırırsanız görürsünüz" şeklindeki suçlamaları, Yeni Akit gazetesinin Prof.Dr. Büşra Ersanlı'nın eski eşinin Musevi olması üzerinden başlattığı anti-semitik nefret söylemini sürdürmektedir. Adolf Hitler'in içişleri Bakanı Heinrich Himmler'in siyaset anlayışının ülkemizde bugün hâlâ geçerli olması demokrasimiz için büyük bir tehlikedir. Üzülerek izliyoruz ki, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in nefret söylemi ve karalama kampanyası hızla etkisini göstermiş ve Prof.Dr. Büşra Ersanlı'nın Marmara Üniversitesi'ndeki ofisine kapıyı kırarak giren kimliği belirsiz kişiler duvara, "Aldığın her nefesin hesabını soracağım, peşindeyim" şeklinde tehdit sözleri yazmıştır. Türkiye Cumhuriyeti, bilim insanlarının cezaevlerinde üniversitelere kıyasla daha güvenli olduğu bir ülke olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir."

AKP Hükümetinin bilim dünyasında terör havası estirdiğini iddia eden Erdemir, "Biliyoruz ki her akıl tutulması bir gün elbet son bulacaktır. Bir toplumun tüm fertleri otoriter bir karanlıkta yollarını kaybetmiş olsalar bile, gençler ve öğrenciler toplumu yeniden günışığına kavuşturacaktır." diye sözlerine ekledi.

Erdemir sözlerini şöyle sürdürdü:

"Tıpkı akıl tutulması yaşayan Nazi Almanya'sında, tüm toplumun sessiz kaldığı bir dönemde Münih Üniversitesi öğrencilerinden oluşan "Beyaz Gül" Topluluğu'nun en büyük toplumsal direnişi gösteren muhalifler olduğu gibi.

Biliyorum ki bugün bizim üniversitelerimizde, fakültelerimizde, enstitülerimizde ve akademilerimizde de beyaz güller açıyor, açacak. Gün gelecek toplama kampları yıkılacak ve tutuklu yüzlerce bilim insanı, üniversite öğrencisi ve yazar beyaz güllerle aramızda olacak. Biliyorum ki bir gün Türkiye'de bilim, bilim insanları ve bilimsel kurumlar yeniden özgür olacak, 24 Kasım Öğretmenler Günü coşkuyla kutlanacak, işte bu inançla, otoriter rejimlere karşı dünyanın dört bir yanında direnen tüm Beyaz Gülleri sevgi ve saygıyla anıyoruz."

Erdemir, basın toplantısının ardından gazetecilere beyaz gül dağıttı. (13.00)
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.