TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM BAŞKANI ÇİÇEK, AP LİBERAL GRUP BAŞKANI VERHOFSTADT'I KABUL ETTİ


Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Cemil Çiçek, Avrupa Parlamentosu Liberal Grup Başkanı ve Belçika eski Başbakanı Guy Verhofstadt ve beraberindeki heyeti kabul etti. TBMM Başkanı Çiçek, kabulde yaptığı konuşmada " AB üyeliği sürecinde hedefimiz tam üyeliktir. İmtiyazlı ortaklık gibi bir takım statüler bizim hiçbir zaman kabul etmeyeceğimiz alternatiflerdir"dedi.

10 Ekim 2011 Pazartesi


Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Cemil Çiçek, Avrupa Parlamentosu Liberal Grup Başkanı ve Belçika eski başbakanı Guy Verhofstadt ve beraberindeki heyeti kabul etti.

TBMM Başkanı Çiçek, kabul de yaptığı konuşmada " AB üyeliği sürecinde hedefimiz tam üyeliktir. İmtiyazlı ortaklık gibi bir takım statüler bizim hiçbir zaman kabul etmeyeceğimiz alternatiflerdir"dedi.

1 Ekim' de yeni yasama yılına başlayan TBMM 'de ki ilk ziyaretlerden biri olan Avrupa Parlamentosu Liberal Grup Başkanı ve Belçika eski Başbakanı Guy Verhofstadt ve beraberindeki heyetin ziyaretinin ayrı bir önem taşıdığını vurgulayan TBMM Başkanı Çiçek, sözlerinde şunları kaydetti:

"Başta şahsınız olmak üzere sizin ve grubunuzun Avrupa Parlamentosu içerisindeki öneminin farkındayız. AB'ye üyelik sürecinde bize verdiğiniz desteğe müteşekkir olduğumuzu bir kez daha ifade etmek istiyorum. Bu tür ziyaretlerin faydalı olduğuna inanıyorum. Türkiye'de yapılan ve yapılacak olan düzenlemeleri birinci elden izlemenin ve şahsen gözlemlemenin iki taraf içinde oldukça faydalı olacağını belirtmek istiyorum.

Hemen ifade edeyim ki, Türkiye'nin AB'ye tam üye olarak katılımı 1963 yılından beri süregelen bir devlet politikasıdır. Bugün içinde bizim değişmez hedefimizdir. TBMM olarak bu hedefin ve çalışmaların arkasındayız. Bu süreçte bir çok düzenleme gerçekleştirdik.

Açıkca ifade etmeliyim ki, AB üyeliği sürecinde hedefimiz tam üyeliktir. İmtiyazlı ortaklık gibi bir takım statüler bizim hiçbir zaman kabul etmeyeceğimiz alternatiflerdir. O tür statülerle birbirimizi yormayarak, dürüst olmak gerektiğini düşünüyorum."

Türkiye'nin, AB'ye tam üyelik noktasında bugüne kadar bir çok yasal ve yapısal reformu yaptığını, ancak bazı eksikliklerin de bulunduğunu belirten TBMM Başkanı Çiçek, bunların başında yürürlükteki anayasadan kaynaklı sıkıntıların geldiğini söyledi. TBMM Başkanı Çiçek, şöyle devam etti:

''Yeni dönemde ümit ediyoruz ki yeni bir anayasayı gerçekleştirerek, en temel eksikliği gidermiş oluruz. Sizin de ziyaretiniz tam böyle bir zamana denk geldi. Tüm siyasi partiler, (3 parti bildirdi, 1 parti kaldı) üç üye bildirecek. Uzlaşma komisyonu ile bu hafta içerisinde yeni anayasa için ilk toplantıyı yapmak için ilk vuruşu yapacağız.

Biz eksikliklerimizin farkındayız, AB üyeliği olsa da olmasa da Türkiye, yüksek standartta demokrasi için yasal ve yapısal düzenlemeleri yapma ihtiyacının farkındadır, bunun gereğini yapmaya çalışıyor.Bunlar üyelik hatırına yaptığımız yasal ve yapısal düzenlemeler değildir.

Sayın Başkan sizin ve üyelerinizin bilmenizi isterim ki: Türkiye, bu reformları terör baskısı ve tehdidi altında bir ortamda gerçekleştirmektedir. Bunun çok kolay olmadığını ancak yaşayanlar bilir. Çünkü terör doğrudan doğruya hayat hakkını ortadan kaldırıyor. Özellikle dostlarımızın dikkatine sunmak istiyorum. Bu yapısal ve yasal reformlar gerçekleştirilirken nasıl zorluklar altında olduğumuzun farkında olunması gereklidir. (Bir tarafta cenazeler, bir tarafta kaybedilmiş masum hayatlar, bir tarafta hak ve özgürlükler) Doğru dengeyi kurarken, bunu yaparken bir kısım zorlukluklarla karşılaştığımızın da farkında olunması gerekir.

Bir başka husus ise terörle mücadele konusunda yeterince uluslararası işbirliği yoktur ve bu da bizim işimizi zorlaştırmaktadır.

Sayın Başkan bir konudan rahatsız olduğumuzu belirtmek istiyorum: Biz,- ne olur lütfen bizi kabul edin- anlayışından uzağız. AB'ye üye ülkelerden ve Türkiye'nin dostlarından lütuf, atıfet değil, adil, objektif bir değerlendirme bekliyoruz. AB üyeliğinin bizim için lütuf olduğu anlayışından uzağız. Bazı ülke yetkililerinin açıklamaları rencide edicidir. Üye oluruz olmayız ancak iç politika mülahazalarıyla rencide edici açıklamalar çok yersizdir. Türkiye yük olacak bir ülke değil AB'nin stratejik güç olmasına katkı sağlayacak bir ülkedir.

Bugüne kadar okuduğum bütün dökümanlarda AB için "coğrafi bir birlik değil, fikir ve idealler topluluğudur" şeklinde cümlelerle karşılaştım. Fikir ve ideal birlikteliklerinde ahde vefa ve verilen sözü tutma olguları öncelikli ilkelerdir. Önce tam üyelik için söz vermek sonra başka yollara yönlendirmek bu ilkelere uymamaktadır.

İmtiyazlı ortaklık bağdaşmadığı gibi önümüzdeki dönem, Türkiye-AB ilişkilerinde karşımıza çıkacak somut bir sorun daha var: O da Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nin durumudur. Orada bir kaç tane yanlışlık var. Kendi içinde sorunlu, ihtilaflarını halletmemiş bir ülkeyi içinize, Ada'nın tamamını temsilen aldınız. Bunun faturasını biz niye ödeyelim. Şimdi bunun sıkıntısı yaşanıyor. Güney Kıbrıs Rum Kesimi, AB'yi ipotek altına alıyor. 2004'te kalıcı çözüm için halkoylaması yapıldı. Türkiye ve Türk tarafı bu süreci destekledi. AB de eğer bu sürece destek verilmezse, olumlu karşılanmayacağına dair 26 Nisanda açıklama yaptı. Türk tarafı çözüm istedi, 'evet' dedi, Rum tarafı 'hayır' dedi, bugün bu çözümsüzlük devam ediyor ama fatura Türk tarafına ve Türkiye'ye çıkarılmaya devam ediyor. Tabiri caizse, AB bir demokratik tövbe yapmalı, 'burada hata yaptık' demesi lazım. Bunu demiyor, halen Türkiye ne yapacak, ne verecek...eklinde düşünüyor. Türkiye, çözümden yana olduğunu, 2004 halk oylaması ve sonrasındaki süreçte ortaya koydu. AB, 26 Nisan 2004'teki açıklamanın arkasında durmadı. Türkiye ve Türk tarafından istenilen talebin, baskının dörtte birini Rum tarafına yapsalardı, bu konu çoktan bitmiş olurdu. Halen AB, bu konuda çözümden yana olan kesimden değil, öbür tarafta durmaya devam ediyor. Onun için bu konu bir türlü çözüme kavuşmuyor.

KKTC adeta açık hapishane haline geldi. AB'nin çözümden yana olanı cezalandırması, Rumlara verdiği desteğin sonucu KKTC bugün izolasyonlarla karşı karşıya. Kısa bir süre sonra Rumlar, Ada'nın tümünü temsilen dönem başkanlığını üstlenecek. Türkiye bunu kabul edemez. Çünkü, sorunun kaynağı biz değiliz. AB, bize göre yanlış yerde duruyor. Onun için bunların netleşmesi lazım. Bir kısım ülkeler, Rum Kesimi'nin arkasında saklanarak, iç politikada manevra alanı olarak bunu kullanmaya çalışıyor. Bunlar bizi üzüyor. Ahde vefa, verilen sözlere sadakat, taahhütler, bence AB'nin yükselen değerleri arasındaysa, bunu oturup yeni baştan değerlendirmemiz gerekecektir.''

TBMM Başkanı Çiçek, Türkiye'nin, KKTC'nin, BM inisiyatifinde sürdürülen barış görüşmelerinde, adil ve kalıcı bir barışı en çok isteyen taraf olduğunu, bu sürece katkı vermeye devam ettiklerini belirterek, ''Ancak tek taraflı da bir aşk olmuyor, onun da bilinmesi lazım'' görüşünü dile getirdi. TBMM Başkanı Çiçek, Türkiye'nin, siyasi eşitlik temelinde bir çözümü sonuna kadar desteklediğini ve desteklemeye devam edeceğini belirterek, bunu aşındıracak, oradaki kişileri 1974 öncesi sıkıntılara sokacak bir düzenlemeye, anlaşmaya Türk tarafı ve Türkiye'nin razı olmayacağını bildirdi.

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, ''Avrupalı dostlarımız bize 'Ya Kıbrıs ya AB' dememeli. Böylesine bir açmaza Türkiye gelmez, dostlarımız da getirmemelidir'' dedi.

TBMM Başkanı Çiçek, konuşmasında son olarak, vize sorununa da işaret etti. Bunu, ''migren, başağrısı'' na benzetenTBMM Başkanı Çiçek, konunun, her platformda gündeme geldiğini ancak çözülemediğini söyledi. TBMM Başkanı Çiçek, üçüncü ülkelere bile vize kolaylığı sağlanırken, müzakere yapan, Gümrük Birliği'ne tam üye bir ülkeye vize engelinin çıkarılmasının, AB'nin adalet terazisi hakkında biraz tereddüte sevk ettiğini belirtti. Çiçek, ''Bize satarken 1 kilogram, bin gram; bizden alırken 980 gram... Bunda anlaşmamız lazım. Migren, başağrısının sonlandırılması gerekir'' dedi.

Türkiye'ye karşı bazı ülkelerin ''brüt'' konuştuğunu, net konuşmadığını dile getiren Çiçek, ''Şimdi tam net konuşma zamanı'' ifadesini kullandı. Çiçek, Türkiye'nin müzakere edeceği başlığın kalmadığına, hepsinin üzerine ambargo konulduğuna işaret ederek, bazı ülkelerde, bunu iç politikada bir malzeme olarak kullanma hastalığının, tedavisi mümkün olmayan hastalık haline geldiğini söyledi. Çiçek, ''O zaman Türkiye ne yapacaktır?'' diye sordu.

Avrupa Parlamentosu Liberal Grup Başkanı Guy Verhofstadt da gruplarının, Türkiye'nin AB'ye tam üyeliğini savunduğunu belirtti. Şu anda müzakerelerin tıkandığını dile getiren Verhofstadt, bu bağlamda zor bir dönemden geçtiklerini söyledi.

Verhofstadt, Türkiye'nin, yakın dönemde elde ettiği ekonomik sonuçlar, Kuzey Afrika ve Ortadoğu'daki gelişmeler sonucunda kazandığı siyasi ağırlık dikkate alındığında, iki tarafın yeniden bir araya gelip, ilişkileri yeniden tanımlaması, müzakere sürecini yeniden canlandırması, süreci hızlandırması gerektiğini bildirdi.. Verhofstadt, ''Bunun için beraberce gerekli yolları bulmamız gerekiyor. Önümüzdeki aylar, 2012 bu bağlamda çok kritik önem taşıyacak. Bu süreçte beraberce ileri mi gideceğiz bu süreç tıkanıp kalmaya devam mı edecek? İleri gitme yollarını tanımlamak için neler yapılabilir, bunları konuşmak için ziyaretlerimizi gerçekleştiriyoruz'' diye konuştu.

Yeni anayasa konusunda Çiçek'in oynadığı kritik rolün farkında olduklarını belirten Verhofstadt, tüm siyasi partilerin yeni bir anayasa konusunda aldıkları karardan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Verhofstadt, bunun çok zorlu bir süreç olduğuna işaret ederek, anayasa sürecinin sonuçlandırılmasının, Türkiye'ye yönelik gerekçeli, gerekçesiz bir çok eleştiriye, konuya cevap veren sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.

Verhofstadt, ''Kıbrıs konusunu ne kadar hızlı çözümlersek, Türkiye'nin AB üyeliğiyle ilgili de büyük bir engel ortadan kalkmış olacaktır. Keşke Kıbrıs konusu BM'den çözüm beklenen bir konu olmaktan çıkıp, AB içerisinde de çözümlenecek bir konu haline gelse'' görüşünü dile getirdi.

Vize sorununun çözümlenmesini isteyen Verhofstadt, bunun Türkiye'nin üyelik sürecini yakından ilgilendiren, hayati bir konu olduğunu söyledi.(13:10)





Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.