TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM BAŞKANI ARINÇ: "TÜRKİYE, İSLAM ÜLKELERİ ARASINDA EN DEMOKRATİK VE EN ÖZGÜRLÜKÇÜ ÜLKEDİR"


Avrupa Parlamentosu (AP) Yeşiller/EFA grubunca İstanbul'da düzenlenen "Avrupa Birliği'ndeki Türkiye: Ortak Bir Gelecek" konferansında konuşan Arınç, "Artık yeni bir Türkiye var. Avrupa Birliği'ne üye olacak da bu yeni Türkiye'dir" dedi.

19 Ekim 2004 Salı

TBMM Başkanı Bülent Arınç, "Türkiye, İslam ülkeleri arasında en demokratik ve en özgürlükçü ülkedir" dedi.

Avrupa Parlamentosu (AP) Yeşiller/EFA grubunca İstanbul'da düzenlenen "Avrupa Birliği'ndeki Türkiye: Ortak Bir Gelecek" konferansında konuşan Arınç, dünyanın en eski medeniyetlerine, kültürlerine ev sahipliği yapmış Müslüman bir ülke olan Türkiye'nin, yine derin kültürel birikimleri olan bir başka medeniyetle yaşam birliği yapacağını ve bunun heyecan verici, ilginç bir dönemeç olduğunu kaydetti.

Tarihte AB ülkeleri ile farklı kulvarlarda siyasi işbirliği ve savaşlar yapıldığını, fakat gelinen durumun çok farklı olduğunu belirten Arınç, "Artık tarihte bir benzeri olmayan ortak yaşam şartlarından bahsediyoruz. Sosyal alanda, kültürel alanda, siyasi alanda, ekonomik alanda yeniden yorumlanmış bir yaşam şekli süreceğiz.İşte bu nedenledir ki bu buluşma, hangi yılda yapılırsa yapılsın, tarihin çok önemli dönüm noktalarından biri olacaktır" dedi.

"Sizlere, tıpkı Yeşillere uygun bir üslupla, çok açık ve geleneksel protokol konuşmalarının dışında konuşacağım" diyen Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ana tartışma konunuz olan Türkiye'nin AB üyeliğinin diğer ülkelerin üyelikleri kadar kolay olmamasını çok doğal buluyorum. Bizim üyeliğimize itirazların, çekincelerin olması bence normaldir. Zira bize itirazı olanların bizi tanımadığını düşünüyoruz.Bu üyeliğin bunca uzun süre tartışılması, sürüncemede kalması tarihi etkilere, psikolojilere ve bilinçaltı reflekslerine bağlıdır.Şimdi yıllarca bizi tanımadan, bilmeden yaşamış halkların, birden "artık sizin evinizin içinde Türkler de yaşayacak" sözünü duymasının ne kadar şaşırtıcı olduğunu tahmin edebiliyorum. Ayrıca bu kişilerin tarihten gelen tereddütlerine, Avrupa'ya yıllar önce gelmiş işçilerin tutum ve davranışları eklenince şaşkınlığın boyutu daha da artacaktır. Bu nedenledir ki üyeliğimize itiraz edenlerin tepkilerini kınamıyorum. Sadece bizi tanımalarını ve anlamaya çalışmalarını istiyorum. Tıpkı sizin gibi."

Konuk milletvekillerine "sahip olduğunuz bilgilerin zihninizde canlandırdığı Türkiye ile burada gördüğünüz Türkiye arasında fark var mı yok mu?" diye soran Arınç, "Eminim ki var. İşte bizim de Avrupa halklarına ve kamuoyuna söylemek istediğimiz budur. Artık farklı bir Türkiye var. Artık yeni bir Türkiye var. Avrupa Birliğine üye olacak da bu yeni Türkiye'dir." diye devam etti.

TBMM Başkanı Arınç, sözlerine şöyle devam etti:

"Bizim sahip olduğumuz bir din ve kültür var. Eminim ki üyeliğimiz konusunda en önemli çekincelerin başında da bu geliyor. Bu konudaki tartışmaları, Fransa'da, Almanya'da ve Hollanda'da süren polemikleri izlemeye çalışıyorum. Oradaki entelektüeller ve siyasetçilerin argümanlarını bir merkezde süren tartışma olarak görüyorum aslında. Bence tartışılması gereken şey, Türkiye'nin teknik olarak üyeliği değil, demokrasi yelpazesinin ne kadar genişleyebildiğidir.

Biz Müslümanların demokrasi ile bir sorunu olduğunu iddia eden ve bir arada yaşama konusunda problemlerimiz olabileceğini sanan entelektüellere, bu otelden çıktığınızda şehrimizin her yanında kilise, havra ve camilerin nasıl yan yana inşa edildiğini göstermek isterdim. Bu topraklar, yüz yıllar öncesinde faklı dinlerin bir arada yaşaması için kanuni düzenlemelerin yapıldığı topraklardır. Bu yüzden de bizim bir arada yaşama kültürümüzün olmadığını düşünenlerin derin bir yanılgı içinde olduğunu söylemeliyim.

Öte yanda AB kimliği etnik ya da dini bir kimlik değildir. Bir değerler bütünlüğü, bir üst kimliktir diye düşünüyorum. Bu açıdan da Müslüman kimliğimizin AB üyeliğimize bir engel değil zenginlik katacağı kanaatindeyim. Burada bizden kendi kültürümüz ve geleneklerimizden vazgeçmemizi bekleyenler varsa bu isteğin demokrasinin temel felsefesine aykırı olduğunu söylemeliyim.

Demokrasi, "ötekinin" bize benzeyerek yaşamını sürdürmesi değildir. Demokrasi, "ötekinin" değişmeden ve farklılaşmadan haklara saygı göstererek bizimle bir arada yaşamasıdır.
Biz demokrasiyi böyle anlıyoruz. Türkiye'nin son iki yılda bu yönde gerçekleştirdiği demokratik açılımların, demokrasinin gelişimi ve yelpazesinin genişlemesi açısından son derece büyük önem taşıdığı katindeyiz.

Türkiye, İslam ülkeleri arasında en demokratik ve en özgürlükçü ülkedir. Hatta diyebilirim ki, son yaptığımız reformlarla demokrasimiz dünyadaki bir çok ülkedekinden daha güçlü hale gelmiştir.
O zaman AB üyeliğimiz konusunda itirazları olanlara sormak istiyorum:
Demokrasi yelpazeniz Türkiye söz konusu olduğunda neden daha fazla açılmakta tereddüt ediyor? Acaba demokrasiyi anlama ve uygulama da farklı mı düşünüyoruz?"

"Türkiye'nin AB üyeliği sürecinde yaptığı yasal düzenlemelerle adeta bir lokomotif görevi gören TBMM'nin Başkanı olarak, Türkiye'nin özgürlük, demokrasi, adalet ve halkın refahından yana reformlarını sürdüreceği teminatını veriyorum" diyen Arınç, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

"Biz şimdiye kadar görülmemiş bir şekilde halkımızın mutluluğu için çalışmaya kararlıyız.
AB üyeliğimiz için gösterdiğimiz çabamız da halkımızın daha çok mutlu olması içindir. İnanıyorum ki Avrupa halkları sizin yaptığınız gibi bizi anlamaya ve tanımaya çalışacak o zaman kanaatleri değişecektir.

Bu yüzyılın, geçtiğimiz yüz yılda olduğu gibi insanlığa mutsuzluk ve hüzün vermesini istemiyoruz. Türkiye, yeni yüzyılda insanlığın ortak mutluluğu ve barışı için kendini sorumluluk altında hissetmektedir. Bu yüzden de her ülkeyle dostluk temelli ilişkiler kurmak için gayret gösteriyoruz. Bizim AB üyeliğimiz, medeniyetler arası buluşmanın ve barışın en büyük göstergesi olacaktır. Dünyada medeniyetler arası savaştan ve silahlardan bahsedenlere Türkiye'nin AB üyeliği en iyi karşı cevap olacaktır.

Siz değerli Yeşiller Gurubu milletvekillerine Türkiye'nin AB üyeliği için verdiğiniz destekten dolayı TBMM adına teşekkür ediyorum.

Yeşillerin son yirmi yılda Avrupa'da geliştirdiği çevre bilincinin bizim ülkemizi de etkilediğini bilmenizi isterim. Yeşillerin "dünyayı çocuklarımızdan ödünç aldık" sloganının sadece çevre bilinciyle sınırlı kalmamasını, aynı zamanda özgürlükler ve demokrasiyi kapsamasını diliyorum."

Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.