TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU...


TBMM Genel Kurulunda, ''Torba'' kanun tasarısının görüşmeleri devam ediyor.

12 Şubat 2011 Cumartesi

TBMM Genel Kurulunda, ''temel yasa'' olarak ele
alınan ''Torba'' tasarısının son bölümü olan 9. bölümün görüşmelerine başlandı.

TBMM Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplanan Genel Kurul'un
açılışında Meclis Araştırma önergeleri okundu.

BDP'nin, ''Dersim'de yaşanan olaylarla'' ilgili verdiği araştırma
önergesine MHP itiraz etti. MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, önergenin
gerekçesinin asla kabul edilemeyeceğini, bunun Mecliste işleme alınmasının
millete ''hakaret anlamı taşıyacağını'' savundu. Şandır, gerekçede, ''Dersim ile
ilgili soykırım iddiasında bulunulduğunu'' ifade ederek, ''Bu önerge geri
çekilmelidir'' dedi.

BDP Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis ise ailesinden 24 kişiyi
kaybetmiş biriSİ olarak bu önergeyi verdiğini belirterek, itiraz varsa arşivlerin
açılması gerektiğini ifade etti. BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan da ''resmi
kayıtlara rağmen, bir şeyi külliyen yok saymanın kabul edilemez'' olduğunu
söyledi.

CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, olayın özünü tartışmadığını, ancak
Türkiye Cumhuriyeti'ni ''soykırımla suçlamanın iyiniyetli olmadığını; hukuken,
siyaseten yanlış olduğunu'' kaydetti.

Birleşimi yöneten TBMM Başkanvekili Yakut, önergenin, Meclis Başkanlığı
tarafından değerlendirildiğini, önergedeki konuların sadece iddiadan ibaret
olduğunu vurgulayarak, Türkiye Cumhuriyeti'nin ''soykırım iddiasına kabul
etmesinin sözkonusu olmadığını'' ifade etti.

Daha sonra söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ ise
BDP'lilerin Meclis Araştırması önergesinde yer alan ''soykırımın bir iddia değil,
millete yönelik bir iftirA olduğunu'' söyledi. Bozdağ, Başkanlık Divanı'ndan
''Türk milletini yaralayan, inciten önergenin işleme alınmamasını, düzeltilmesi
için sahiplerine iade edilmesini'' istedi.

Genel Kurulda, daha sonra ''Torba'' tasarının görüşmelerine geçildi.

Toplam 224 madde ve 10 geçici maddeden oluşan ''torba'' tasarının,
208-224 maddelerini içeren 9. bölüm üzerindeki çalışmaların tamamlanmasıyla,
tasarının bugün yasalaştırılması bekleniyor.

AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, TBMM
Başkanlık Divanının, BDP'nin, gerekçesinde ''soykırım'' ifadesi kullanılan
önergesini işleme koymaması gerektiğini söyledi.

TBMM Genel Kurulunda, ''temel yasa'' olarak ele alınan ''Torba''
tasarısının 9. ve son bölümü üzerindeki görüşmeler devam devam ediyor.

Görüşmelerde yerinden söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ,
BDP'nin, ''Dersim'de yaşanan olaylarla'' ilgili verdiği araştırma önergesine,
gerekçesinde ''soykırım'' kelimesi geçtiği için itiraz etti. Bozdağ, ''Dersim'de
yaşanan olaylar'' konusunda araştırma komisyonu kurulmasına itiraz etmediklerini,
''ancak bunu yaparken kimsenin Türk milletine ve devletine iftira etme hakkının
bulunmadığını'' söyledi.

Olayı ''soykırım'' olarak nitelendiren bir önergeyi Meclis Başkanlık
Divanının işleme koymasının ''kabul edilemeyeceğini'' ifade eden Bozdağ,
''İçtüzük açık. Gelen önergelerde kaba ve yaralayıcı sözler varsa, başkan gereken
düzeltmenin yapılması için önergeyi sahibine iade eder. Başkanlık bu önergeyi
işleme koymamalıydı ve iade etmeliydi'' dedi.

Bunun üzerine söz alan BDP Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis ise
''Bir ülkenin Başbakanı Dersim'de yaşananlara 'katliam' diyor ama aynı partinin
Grup Başkanvekili 'bu bir iftiradır' diyor'' şeklinde konuştu.

Bekir Bozdağ ise Dersim'de yaşanan acıları yok saymadıklarını belirterek,
''Sayın Başbakan'ın ifadesi de bu acıları paylaşmak yönündedir ama olayların
'soykırım' olarak nitelendirilmesi ve Meclise böyle bir araştırma önergesi
getirilmesi yanlıştır. Bizim 'iftira' dediğimiz olay, 'soykırım' nitelenmesinin
yapılmasıdır. Yoksa bu konuların araştırılmasına, incelenmesine değildir''
dedi.

BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, Anayasa'nın Meclisin denetim
usullerini belirlediğini, buna göre Başkanlık Divanının, önergeleri Genel Kurula
sunmakla görevli olduğunu söyledi. Kaplan, ''Biz 'incelensin' diyoruz, takoz
koyuyorsunuz. Demokrasi sansür koymak değildir, gerçeklerle yüzleşmektir''
ifadesini kullandı.

MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır ise İçtüzük'te ''kaba ve yaralayıcı''
ifadelerin bulunduğu önergelerin sahibine iade edilebileceğinin açıkça
belirtildiğini kaydetti. Önergenin gerekçesinde, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin
''soykırım yaptığı'' iddiasına yer verildiğini anlatan Şandır, sözlerine şöyle
devam etti:

''TBMM çatısı altında başka ülkelerin soykırım suçlamasına karşı ortak
duruş ortaya koyarken böyle bir talihsizliğe Meclis Başkanlık Divanının müdahale
etmemesi doğru değildir. Gerekirse genel görüşme açalım. Bu gerekçenin
tutanaklardan çıkarılması gerekiyor. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne soykırım
iddiasıyla hakaret etmek kabul edilemez. Acıları araştırmak ayrıdır...
Başkalarının iddialarına hukuki gerekçe geliştirecek böyle bir gerekçenin bu çatı
altında konuşulması, Türk milleti açısından asla kabul edilemez. Bu hepimizin
meselesidir. Atalarımıza katil denilmesini, özgürlük demokrasi olarak kabul
edemeyiz.''

TBMM Başkanvekili Sadık Yakut ise itirazları dinledikten sonra,
''Başkanlıkça değerlendirilecektir'' dedi.

Tasarının görüşmelerinde değişiklik önergesi üzerine söz alan MHP Isparta
Milletvekili Nevzat Korkmaz, ekonomik ve sosyal kesimlerin mağdur durumda
olduğunu, bunun nedeninin, AK Parti'nin ''8 yıldır sanal ekonomi politikası
uygulamasından kaynaklandığı'' görüşünü savundu.

BDP Bitlis Milletvekili Nezir Karabaş, AK Parti iktidarının sermaye ve
emeğe yaklaşımının, ''Sermaye güçlü olursa işsize de iş bulunur'' felsefesi
üzerine kurulu olduğunu, bunun içinde sermayenin önündeki engellerin kaldırılmak
istendiğini savundu. Karabaş, sermayenin daha fazla kazanması için işçi
örgütlerinin de yok edilmek istendiğini öne sürdü.

AK Parti İstanbul Milletvekili Lokman Ayva, ''torba'' tasarılar
görüşülürken genellikle bunlara ilginç isimler bulunduğu, ancak bu kez ilginç bir
isim çıkmadığını söyledi. Bu tür kanunlara İngilizce'de ''cep kanunu''
denildiğini anlatan Ayva, kendisinin bu tasarıyı ''müjde kanunu'' olarak
değerlendirdiğini söyledi.

Tasarının engelliler için de önemli yenilikler içerdiğini anlatan Ayva,
AK parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ'ın, engelliler için getirdiği yeni bir
öneriyi anlattı. Bu önerinin, tüm sözleşme metinlerine, görme engellilerin de
anlayabileceği ek bir metin yerleştirilmesini içerdiğini belirten Ayva, bu
düşüncenin hayata geçmesi halinde engelliler için çok önemli bir çalışma yapılmış
olacağını dile getirdi.

Bölüm üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Devlet Bakanı
Cevdet Yılmaz, çiftçilerin tarım ve kredi kooperatifleri ile bankalara olan
borçlarının özel hukuk hükümlerine tabi olduğunu, bu nedenle tasarının içinde bu
konuya yönelik bir düzenleme bulunmadığını söyledi.

Bakan Yılmaz, AK Parti iktidarı döneminde engellilerle ilgili devrim
niteliğinde düzenlemeler yapıldığını ifade etti. Özellikle engellilerin eğitim ve
istihdamına ilişkin kamuda ve özel sektörde ciddi düzenlemeler yapıldığını
belirten Yılmaz, özürlülerin, geçmişe göre çok daha fazla iş hayatına
katıldıklarını kaydetti.

Yılmaz, başka bir soruyu yanıtlarken, devlet personel sistemine ilişkin
bir reform yapılması gerektiğini ifade ederek, ''Keşke bütün gruplar anlaşa,
devlet personel sistemimizde köklü bir reform geliştirebilsek'' dedi.

Tasarı üzerindeki görüşmeler sürüyor.

Tasarı üzerinde CHP, MHP ve BDP milletvekillerinin önergeleri
reddedilirken, AK Parti'li milletvekillerinin bir madde üzerinde verdiği önerge
kabul edildi.

Buna göre, DSİ; masrafları ilgililerine ait olmak üzere, elektrik
enerjisi üretmek amacıya yapılacak üretim tesislerinin su yapısıyla ilgili
kısımları ile gerçek ve tüzel kişilerce inşa edilecek suyla ilgili yapıların
inşasının inceleme ve denetimini yapacak ya da gerektiğinde yetkilendirilecek
denetim şirketlerine yaptırılacak.

Genel Kurulda kabul edilen bir başka maddeye göre, hidroelektrik santral
projeleri ile yerli kaynaklara dayalı elektrik üretimi amacıyla yapılacak
yatırımlarda, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan ancak henüz
tamamlanmayan su kulanım anlaşmalarına ilişkin projeler de dahil, demiryolu
ulaşım güzergahının değiştirilmesinin zorunlu olduğu hallerde rölekasyon işini
Devlet Demir Yolları (DDY) yapacak. DDY, su altında kalacak demiryolunun
kamulaştırma bedelini alacak.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, muhalefet partilerine mensup
milletvekillerinin bu madde üzerine eleştiriler yönetilmesi üzerine, DDY'nin,
baraj ihalesinde, demiryolu güzergahının baraj göleti altında kalması halinde,
firmanın, ihalesiz olarak bunu yaptığını, ancak parayı devletin ödediğini
söyledi. Şimşek, getirdikleri düzenlemeyle ise bunu DDY'nin kendisinin
yapacağını, istimlak parasını da ihaleyi kazanan firmadan alacağını ifade ederek,
maddeyle devletin menfaatini koruduklarını kaydetti.

Şimşek, düzenlemeyle bir şirketin kayrılmadığını, birilerini kurtarmaya
yönelik olmadığını, bu türden yarım bırakılmış bir ihalenin bulunmadığını
söyledi.

Tasarının görüşmeleri 213. madde üzerinde devam ediyor.
(13.57)
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.