TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

CHP TBMM GRUP TOPLANTISI...


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, CHP'de kişisel kavgaların olmadığını ifade ederek, ''Birilerinin hevesi kursağında kaldı; 'acaba kavga mı, dövüş mü olacak, birbirlerine mi girecekler?' Yok öyle bir şey'' dedi.

09 Kasım 2010 Salı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP'de
kişisel kavgaların olmadığını ifade ederek, ''Birilerinin hevesi kursağında
kaldı; 'acaba kavga mı, dövüş mü olacak, birbirlerine mi girecekler?' Yok öyle
bir şey'' dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grubunda konuşmasına başlamadan önce,
salonda bulunan bir vatandaş ayağa kalkarak, CHP'den ihraç edildiğini söyledi.
Kılıçdaroğlu ise CHP Grubunun, şov grubu olmadığını dile getirerek, ''Varsa bir
sorununuz, geleceksiniz, kapımız sonuna kadar açık'' diye tepki gösterdi.

Geçen hafta çok yoğun bir gündemleri olduğunu belirten Kılıçdaroğlu,
CHP'de değişim yaşadıklarını söyledi. Kılıçdaroğlu, ''Bir daha tarihe gösterdik
ki, CHP değişimin, dönüşümün ve devrimcilerin adresidir'' diye konuştu.

''Devrimci Kemal'' sloganlarının ardından konuşmasına devam eden
Kılıçdaroğlu, amaçlarını, halka daha fazla gitmek, halkı kucaklamak, halkla
beraber iktidar olmak ve Türkiye üzerindeki kara bulutları dağıtmak olarak
sıraladı.

Kılıçdaroğlu, CHP'nin, bir toplumu yaratan, devrimleri gerçekleştiren,
ciddi reformları yapan bir siyasi parti olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle
sürdürdü:

''Bunları yapanlar, bu partimizin içinde yıllarını vermiş değerli parti
büyüklerimizdir. Bazıları yaşamlarını yitirdi, bazılarıyla birlikteyiz. Bu
partiye emeği geçen, genel başkandan üyesine kadar herkese şükran borçluyuz ve
şükran borçlu olmaya da devem edeceğiz.

Birilerinin hevesi kursağında kaldı, onu çok iyi biliyorum. 'Acaba kavga
mı olacak, dövüş mü olacak, birbirlerine mi girecekler?' Yok öyle bir şey.
CHP'nin kültürü vardır. CHP bu kültürü, tarihsel derinliklerinden, uygarlıktan,
sanattan, edebiyattan alıyor. CHP'de kişisel kavgalar olmaz. CHP, onurlu, dik
duran, topluma, halkına saygılı olan, toplumu çağdaş uygarlığa ulaştırmak için
çaba harcayan bir partidir. Onun için birilerinin hevesi kursağında kaldı. Ama
biz kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz. Halkla beraber edeceğiz ve gücümüzü de
halktan alacağız.''

Kılıçdaroğlu, 81 il başkanıyla, ilk genel başkanları Atatürk'e
gittiklerini, sevgilerini ilettiklerini dile getirdi.

Atatürk'ün, 1923'te, ''Milletin karşısında namuslu olmak, namuslu hareket
etmek lazımdır. Milleti aldatmayacağız. Millete daima ve daima gerçeği
söyleyeceğiz. Belki hata ederiz, gerçek zannederiz. Fakat onu millet düzeltsin.
Kendimizi kimsenin üzerinde görmeye de hakkımız yoktur'' dediğine işaret eden
Kılıçdaroğlu, bu sözlerin, 2010 Türkiye'sinde de geçerli olduğunu söyledi.

Kılıçdaroğlu, geçen hafta Bülent Ecevit ve Erdal İnönü'yü andıklarını
anımsatarak, Ecevit'in ilkelerini, halkçılığını beraber, kararlılıkla
sürdüreceklerini belirtti.

Erdal İnönü'nün, Doğu ve Güneydoğu ile ilgili ilk raporu hazırlayan kişi
olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, ''O raporda yazılanlar o dönemde
yapılabilseydi bugün farklı bir Türkiye ile karşılaşacaktık. Ama o dönem, kısır
siyaseti topluma egemen kılanlar, en ağır suçlamaları yaptılar. Aradan 30 yıl
geçti, bugün geriye baktığımızda Erdal Bey'in öngörülerine hepimiz hayran
kalıyoruz'' dedi.

Türk-İş'e dün yaptığı ziyarete de değinen Kılıçdaroğlu, CHP'nin çalışma
hayatına yönelik yaptıklarını anlattı. Kılıçdaroğlu, işçilere, ''Eğer sizler
gelecekte daha güvenli, örgütlü bir toplum, daha güçlü sendikal hareket
istiyorsanız tek yeriniz, tek çatınız vardır, el ele verin, o çatının adresi
CHP'' diye seslendi.

Daha kararlı, tutarlı, örgütlü, çağdaş bir toplum olmak istediklerini
dile getiren Kılıçdaroğlu, bunun için güçlerini birleştirmeleri gerektiğini
söyledi. Türkiye'nin bir yol ayırımında olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu,
işçileri yanlarında görmek istediklerini vurguladı.

Kılıçdaroğlu, kayıt dışılıkla mücadele etmeleri gerektiğini, ancak
iktidarın adeta kayıt dışılığı özendirdiğini öne sürdü. Kılıçdaroğlu, kayıt dışı
çalıştırılanların, geleceğin yoksulları olduğunu söyledi.

AK Parti'nin gizli gündeminin bütün kesimlerin bilmesi gerektiğini ifade
eden Kılıçdaroğlu, dünyada yoksul sayısı arttığı için övünen tek siyasi partinin
Türkiye'de olduğunu ileri sürdü.

Bir vatandaşın kendisine gönderdiği, ''işsizlik, yoksulluk ve içinde
bulunduğu durumun umudunu kırdığına'' yönelik satırların yer aldığı mektubu
okuyan Kılıçdaroğlu, ''Umudun kırılmasın. Biz varız, halkın umuduyla,
beklentisiyle iktidara geleceğiz'' dedi.

Şanlıurfa Viranşehir'de 13 yaşındaki bir çocuğun, çöp toplarken
buldozerin altında kalarak yaşamını yitirdiğine işaret eden Kılıçdaroğlu, aileyi
aradığını, konuyla ilgilenmeleri için parti yetkililerine talimat verdiğini
anlattı.

Bunun 21. yüzyılın Türkiye'sine yakışmadığını dile getiren Kılıçdaroğlu,
''O çocuğun okulda, öğretmenleriyle olması lazımdı. Hükümet sessiz kalsa da biz
sessiz kalmadık. Bir belediye başkanımızdan rica ettik, 5 çocuğa eğitim bursu
sağlandı, ailenin temel ihtiyaçları karşılandı. Taşeron işçisine sahip çıktık,
gücümüz yettiği kadarıyla yoksullara da sahip çıkacağız'' diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, edep ve terbiyeden söz
ettiğini, bir başbakanın bundan söz etmesinden mutluluk duyduğunu belirterek,
şunları söyledi:

''Bir başbakanın edep ve terbiyeden söz etmesi güzel, saygı duyuyoruz.
Edep ve terbiye sınırları içinde siyaset kalırsa bundan gurur duyarız. Bu konuda
umarım Sayın Başbakan, verdiği sözü tutar. Başbakan, 'Milletin derdini bir kenara
bırakıp, kendi dertlerine düştüler' diyor. Parti içindeki değişim, birilerinin
kursağında kaldı. Biz kendi derdimize düşmüyoruz, halkın derdiyle ilgileniyoruz.
13 yaşındaki bir çocuk, biz ilgileniyoruz. Sen Türkiye Cumhuriyeti Başbakanısın
ilgilendin mi? Hayır, biz derhal ilgilendik. Ben mi halkın derdiyle ilgileniyorum
acaba o mu ilgileniyor? Biz halkın her derdine ilgi duyan bir partiyiz, böyle
olacağız. Ama Başbakan'ın bir itirafı oldu, bu da güzel bir şey. Sayın Başbakan,
milletin derdinden söz ediyor. Biz eskiden millet dertli derken, Başbakan itiraz
ediyordu, şimdi 'milletin derdi var' diye itiraf ediyor. Bunun için teşekkür
ediyoruz. Bu milletin derdi var ve derdi Sayın Başbakan'ın düşündüğünden çok daha
fazla.''

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Prof. Dr.
Mehmet Haberal'ın açtığı tazminat davasında mahkum olan yargıçların davadan
çekilmeleri gerektiğini söyledi.

Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Haberal'ın
tutuklanma sürecini ve tahliye edilmesine karşı çıkan iki yargıç aleyhine açtığı
tazminat davasını anımsattı. Tazminat kararının Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca
onaylandığına işaret eden Kılıçdaroğlu, yargı kararında Anayasa ve Avrupa İnsan
Hakları Sözleşmesinin ilgili maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin
örnek kararlarına yollama yapıldığını belirtti. Kılıçdaroğlu, ''Şimdi o
saygıdeğer yargıçlara bir görev düşüyor. Yargı etiğini korumak istiyorlarsa,
yargıya olan güvenimizi pekiştirmek istiyorlarsa, o davadan çekilmeleri lazım''
dedi.

Bayram öncesinde bulunulduğunu anımsatan Kılıçdaroğlu, haksız yere
tutuklananların adaletin gereği olarak bırakılmaları gerektiğini ifade etti.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, dünyanın en pahalı kurbanını Türk
yurttaşlarının keseceğini ileri sürerek, ''Çünkü, tarımı öldürdüler. Bunu görmek
istiyorlarsa, kurban pazarına giderek yurttaşlarla görüşsünler. Türkiye, bunu hak
ediyor mu?'' diye sordu.

Mevcut durumda en ciddi sorunu yaşayanların işsizlerden sonra emekliler
olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, TÜİK verilerine dayanarak son 5 yılda emekli
aylık artışları ile tükettikleri maddelerin fiyatlarında meydana gelen artışları
karşılaştırdı.

Emeklinin, aylığına yapılan zamdan daha fazla gıda maddelerine, suya,
kiraya gelen zamlarla perişan durumda olduğunu ileri süren Kılıçdaroğlu, şöyle
devam etti:

''Bu toplumda faturayı ödeyenler maalesef düşük gelirliler. Bugün Sayın
Başbakan'ın bir gazetede demeci var. Diyor ki Sayın Başbakan, 'gariban bir
vatandaşın yanık sesini duyduğunda gönül teli titremeyenler, halkın gönül telini
titretemezler.' Doğru söylüyor aslında. İtirazımız yok. Ama Allah aşkına;
emekliyi bu hale getiren, emekliden gönül teli mi bekler? Ben mi emekliyi bu hale
getirdim? Sanki yırtık ayakkabı ile siyasete girip köşeyi dönen ben mişim gibi.
Doğruları söyleyeceğiz. Devamında Sayın Başbakan'ın başka bir lafı daha var. O da
çok doğru bir laf. Diyor ki 'halkın sofrasına oturup soğuk çorbaya kaşık
sallayamayanlar iktidara geldiklerinde halkın sofrasını zenginleştirmek için
mücadele veremezler.' Ne kadar doğru söylüyor. Teşekkür ederiz. Emekliyi niye
perişan ettin? Halkın zenginleşmesine siz hizmet veremezsiniz. Sizin amacınız
başka, bizim amacımız başka. Biz halk zenginleşsin, onlar fakirleşsin istiyoruz.
Temel farklılığımız bu. Sayın Başbakan garibandan söz ediyor. Merak ediyorum; bu
zenginlik, garibana niye bir türlü uğramıyor? Kim önündeki engel? Garibanlara da
emeklilere de söylüyorum: Kim sizin önünüzdeki engel? Onu bulduğunuz anda
Türkiye'ye demokrasi gelecek demektir. Onu arayın ve bulun.''

''Gariban hep gariban mı kalacak?'' diye soran Kılıçdaroğlu, ''Gariban
üzerinden edebiyat yapıyorsun. Sen iktidarsın. Gariban, gariban olmasın. O da
varlıklı olsun, zengin olsun, araba alsın, tatile gitsin. O yurttaşlarıma da
sesleniyorum: Sizin zenginleşmenizin önündeki engel kim, kimler? Bensem,
gelsinler konuşacağım. Birileri engelse sandıkta gidip onlarla konuşsunlar. O
vatandaşlarıma bir şey daha soruyorum; bu süre içinde kimin sofrası zenginleşti?
Kendi sofralarına da birilerinin sofralarına da baksınlar. O yurttaşlarıma
söylüyorum, vallahi ben altın çilek yemedim'' diye konuştu.

İran'a, sözleşme gereği, kullanılmayan 605 milyon dolarlık doğalgaz için
ödeme yapıldığını öne süren Kılıçdaroğlu, ''Ankara, Samsun, Adana, İstanbul
illerimizin varoşlarında oturan vatandaşlarımıza soruyorum: 605 milyon dolarlık
doğalgaza kullanmadan bedel ödedik. Peki siz doğalgaz kullanabildiniz mi? Eğer
ülkeni, insanlarını seviyorsan, onlara 605 milyon dolarlık doğalgazı bedava
kullandırtabilirdin. Önünde engel mi vardı?'' dedi.

Umutsuz olunmaması, acı bile olsa gerçeklerin görülmesi gerektiğini ifade
eden Kılıçdaroğlu, ''Halkımıza güven vererek gerçekleri değiştirmeye
çalışacağız'' açıklamasında bulundu.

Kılıçdaroğlu, partililerden bayramda halk ile iç içe olmalarını, yoksul
aileleri ziyaret etmelerini, kardeş aile edinmelerini istedi. Emeklilerin,
işsizlerin, yoksulların sıkıntılarını bildiğini söyleyen Kılıçdaroğlu,
''Sıkıntıyı aşmak bizim elimizde. Gönül birlikteliği içinde beraber olursak,
gücümüzü birleştirirsek aşamayacağımız engel yok'' diye seslendi.

Kılıçdaroğlu, herkese iyi bayramlar diledi. (15.00)
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.