TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

CHP'Lİ KART'IN BASIN TOPLANTISI…


CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Hrant Dink kararı ve Hükümet - Yarsav ilişkileri hakkında değerlendirmelerde bulundu.

17 Eylül 2010 Cuma


CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Hrant Dink kararı ve Hükümet - Yarsav ilişkileri hakkında değerlendirmelerde bulundu.

CHP'li Kart, Hrant Dink olayı sürecinde Hükümet odaklı olarak yaratılan skandallar, bilgi kirliliği ve karartmalar olduğunu iddia etti.

Temel hak ve özgürlükler, demokratik dönüşüm, ileri demokrasi söylemlerini dilinden düşürmeyen hükümetin; aslında ırkcı ve bölücü bir anlayışa sahip olduğunu, bu anlayışa sahip olan kamu görevlilerini nasıl himaye ve terfi ettirdiğini iddia eden Kart, " Bunu yapanların bir taraftan da düşünce özgürlüğüne, insana ve hukuka sahip çıkan hukukçuları nasıl karaladıklarını anlatacağız." dedi

CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, sözlerinde şunları kaydetti:

" Bilindiği gibi, AİHM'de Hrant Dink ile ilgili yargılama esnasında Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti adına hazırlanan savunmada, Hrant'ın yazılarıyla Nazi anlayışı arasında bağlantı kurularak, bir anlamda Hrant'a yönelik cinayet hafifletilmeye çalışılmıştır.

Bu savunmanın kamuoyuna yansıması üzerine, hükümet kamuoyundan gelen sert ve haklı talepler sebebiyle, savunmaya katılmadığını beyan etmiştir.

Hükümet'in özür anlamında ifade ettiği bu beyanda samimi ve dürüst olmadığı hemen ortaya çıkmıştır. Adalet Bakanlığında Genel Müdür Yardımcısı olan ilgili bürokrat, Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığına Daire Başkanı olarak atanmıştır. İlgili bürokrat terfi ettirilmiştir." Dedi

Başbakan, referandum süreci boyunca Yarsav'ı hedef alarak, Yarsav'ın da darbeci olduğunu, Yarsav bünyesindeki Yargıçlara güvenmediğini sıkça ifade etmiştir. Başbakan, hükümet nüfuzunu kötüye kullanarak Yarsav'ı hedef göstermiştir. Yarsav'ın kamuoyu neznindeki saygınlığını kendince yok etmek istemiştir.

Başbakan ve Hükümetin kurumsal olarak hedef aldığı Yarsav'ın o dönemdeki Başkanı olan Ömer Faruk Eminağaoğlu, Hrant Dink davasında acaba ne yapmıştır?

Eminağaoğlu; Mahalli Mahkemenin mahkumiyet kararının bozulması için gerek temyiz, gerek karar düzeltme aşamasında 40 sayfayı bulan gerekçeli temyiz ve itiraz dilekçeleri hazırlamıştır. Temyiz ve itiraz dilekçelerinde; Türklüğe yönelik tahkir ve tezyiften söz edilemeyeceğini, sanığın eleştiri sınırları içinde kalan ifadeler kullandığını, hatta mensubu olduğu Cemaati-Diaspora yönetiminin özeleştirisini yaptığını tespit etmiştir.

Adı geçen akademik nitelikteki bu çalışmasıyla, aslında hukuktaki değişim ve dönüşüme nasıl sahip çıktığını, temel hak ve özgürlüklerin vazgeçilmezliğini ortaya koymuştur. Fikir ve düşünce özgürlüğünün önünü açmıştır."

Adalet Bakanı'nın 30 Mart 2004'te TCK'daki yetkisini kullanarak Dink hakkındaki dava sürecini başlattığını ifade eden Kart, Hükümetin, izin mekanizmasını ve Dink kararını mesleki platformda eleştiren dönemin YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu hakkında da soruşturma açtığını belirtti.

Kart, Dink cinayetiyle ilgili kitap yazan Gazeteci Nedim Şener hakkında onlarca yıl hapis cezası talebiyle dava açıldığını anımsattı.

CHP'li Kart, ''Bu süreçlerden sonra ortaya çıkan Hükümet fotoğrafında birinci karede, bu sürecin birinci derece sorumlusuyken bir taraftan da Dink ailesinin acısını ve ızdırabını istismar eden bir Hükümet... Yani ikiyüzlü bir siyaset anlayışı. Başbakan ve Hükümet için demokrasi, adalet, hukuk, temel hak ve özgürlüklerin hiçbir önemi yoktur. Hükümetin böyle bir hedefi de yoktur'' diye konuştu.

Kart'a, ''CHP yönetiminde komitacı anlayışın sona ermesi'' gerektiği yönünde dün yaptığı açıklamalar da soruldu.

''Baykalcı'', hiçbir grubun ve kişinin adamı olmadığını, CHP'li olduğunu ifade eden Kart, ''Sayın Deniz Baykal, bir dönem genel başkanımdı, saygı duyduğum bir genel başkandı, tıpkı şimdi Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na olduğu gibi'' dedi.

Kişilerin, hemen gruplandırılmaması gerektiğini dile getiren Kart, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Hiç kimseyi kişisel olarak hedef almadan söylüyorum; CHP'nin temel yanlışı, nitelikli olmayan örgüt yapılarına sahip çıkmak, 'bana yakın olsun da kim olursa olsun' anlayışı, temsil yeteneği olmayan örgütlere kişisel ve siyasi yaklaşımlarla sahip çıkmak, himaye etmek. Bunun yanlışlığını bir kişiye yükleyemezsiniz. Bu, siyasetteki hasta anlayıştır. Bu, diğer siyasi partilerde de var. Bu eleştirilerimi 8 yıldan bu yana, açık ortamlarda, kongre ortamlarında söylüyorum. 'Komitacı' kelimesini, partinin seçim organlarını tüm partililere
açmamak, kadroculuk anlamında söylüyorum. CHP, yönetim anlayışındaki kadrocu anlayış aşılabildiği takdirde kendi kadrolarını her an için oluşturabilecek, değiştirebilecek potansiyele sahiptir.''

Eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın tüzük değişikliği önerisine yönelik değerlendirmelerinin sorulması üzerine Kart, tüzük değişikliğinin hayata geçmesi kanısında olduğunu söyledi. Kart, bunların kamuoyunda değil, partinin yetkili organlarında konuşulması gerektiğini ifade etti.

Kart, referandum sürecinde iktidarın İran'dan yardım aldığına yönelik iddiaların sorulması üzerine, ''Bu iddia sabit olursa, Siyasi Partiler Yasası ve Anayasadaki düzenlemeler anlamında, AK Parti hakkında yeni bir ihlalin söz konusu olacağı açıktır'' diye konuştu. (12:59)
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.